komsum turbanli cikti odemeyi tahsil adim

komsum turbanli cikti odemeyi tahsil adim
Merhaba 31’ci arkadaşlar. Ben Murat, 28 yaşında, üniversite mezunu bir gencim. Annemle beraber yaşıyorum. Babamı birkaç yıl önce kaybettim. Evde yalnız olduğum zamanlarda genelde internette porno sitelerine takılıyorum, seks hikayeleri okuyorum. Sizlerle türbanlı komşumuz Nermin ablayı nasıl siktiğimi paylaşmak istiyorum.

Komşumuz Nermin abla evli, 3 çocuk annesi, kapalı bir kadın. Boyu 1,60 kadar var. Yeşil gözlü, beyaz tenli, güzel bir kadındır. 3 çocuk annesi olmasına rağmen, hafif bir göbeği dışında başka da göze çarpan bir kusuru yoktur. Arada sırada bize gelir. Ya annemle oturmak için gelir, yada çocuklarından birinin dersine yardımcı olmam için. Kocası ile genç yaşta evlendiği için, şimdi kendi boyunda çocukları var. Böyle zamanlarda fark ettirmeden ona bakar dururum. Kapalı bir kadın olmasına rağmen genelde dar kıyafetler giyen biri. Örneğin giydiği eteklerin altından poposu, yada vücudunu saran bluzunun içinden memeleri belli olan bir kadındır. O nedenle onu düşünerek 31 çektiğim çok olmuştur.

Bir Cumartesi sabahı erken bir saatte dışarıdan gelen seslerle uyandım. Odamın perdesini hafif açıp bakınca, Nermin ablanın kızıyla kendi bahçelerinde halı yıkadığını gördüm. Onların bahçesi ile bizimki yan yanaydı. Bahçeler evlerin arkasında kalıyor, sokaktan görünmüyordu. Nermin abla geniş ve uzun bir etek giymiş, üzerinde de ince bir kazak vardı. Başını arkadan bağlamıştı. Dizlerinin üzerine çökmüş, elindeki fırça ile halıyı fırçalıyordu. Bu sırada götü sağa sola sallanıyordu. Kızı elinde hortumla su tutuyordu. Nermin abla kızına söylenip duruyor, büyük bir güçle halıyı fırçalıyordu. Üzerindeki etek ıslandıkça ağırlaştığı için belinden kayıyordu. O nedenle bazen götünün çatalı ve altındaki beyaz külotunun kenarı görünüyordu. Sikim kalkmaya başlamıştı. Nermin ablanın vücudu güneş görmemişti ve süt gibi beyazdı. Onlar beni göremiyordu, ben bir elim sikimde, diğeri ile perdeyi aralamış izlemeye devam ediyordum.

Bir ara Nermin abla benim tarafıma doğru dönerek halıyı fırçalamaya başladı. Üzerindeki kazağının boğzından sütyeni görünüyordu. Memeleri sütyenin içinden taşacakmış gibiydi sanki. Bu şekilde belki yarım saat kadar izledim. Daha sonra Nermin abla halıyı yıkama işini bitirdi. Bahçelerimizi ayıran duvarın üzerine astı ve içeri girdiler. Ben de perdeyi kapadım. Soyundum ve çırılçıplak yatağa uzandım. Nermin ablayı düşünerek 31 çekmeye başladım. İnanılmaz bir zevkle ve sarsılmayla boşaldım. Döllerim yarağımdan havaya doğru fışkırıyordu. Nermin ablayı gerçekten sikmek istiyordum. Ama kapalı ve tutucu bir kadın olduğu için bunun mümkün olmadığını da biliyordum.

Ertesi gün, yani Pazar günü Nermin abla bize geldi. Üzerindeki beyaz bluzunun altından sütyeni, siyah uzun ve dar eteğinin içinden kalçaları ve poposu yine belli oluyordu. Hafif te bir parfüm kokusu geliyordu. Bu kadını sikmek için yanıp tutuşuyordum. Annemle havadan sudan konuşurlarken ben de yanlarına gittim. Biraz sohbetten sonra Nermin abla bana, “Ee, seni ne zaman evlendiriyoruz?” diye sordu. Ben de, “Bakalım, kısmet…” dedim. “Var mı bir aday? Yoksa bulalım!” dedi gülerek. Ben cevap vermedim, sadece gülümsedim. “Vardır sende, okumuş birisin sonuçta, kendin gibi bir kızla evlenirsin. Bizim gibi cahil birini alacak değilsin ya?” dedi. Ben de, “Yok canım ne alakası var, önemli olan anlaşmak!” dedim. Annem de bu konuşmaya, “Umarım, oğlumu helal süt emmiş bir kızla evlendiririm!” diyerek dahil oldu.

Neyse bu şekilde konuşurken, Nermin abla hastaneye gideceğini ve benden internetten randevu almamı istedi. Ben, “Tamam!” diyerek odama geçtim, açtım bilgisayarı. Ama randevu için Nermin ablanın kimliği gerekiyordu. Nermin abla yanında olmadığını söyledi ve getirmek için evine gitti. Biraz sonra elinde kimliği ile geldi. Kimliğini bana verdi ve kendisi içeriye annemin yanına geçti tekrar. Dediği şekilde randevuyu aldım. Nermin ablanın kimliğinin üzerinde türbanlı bir resmi vardı. Yüzünde ve gözlerinde hafif bir makyaj olduğu, dudaklarına da açık bir ruj sürdüğü belliydi. Nermin ablanın 31 yaşında olduğunu görmek beni çok şaşırtmıştı. Benden sadece 3 yaş büyüktü. O zamana kadar gerçek yaşını bilmiyordum. Kimliğini tarattım ve resim olarak kaydettim. Sonra içeriye geçip kimliğini verdim. Nermin abla çok teşekkür ederek evine gitti. Bense odama girdim. Kaydettiğim kimliğin resmini açtım. Nermin abla şimdi gülümseyen bir yüzle bilgisayarımın ekranından bana bakıyordu. Sikimi çıkardım ve resmine bakarak 31 çektim. Daha sonraki günlerde de resmine bakarak 31 çekmeye devam ettim.

Bir gün annemle evde otururken Nermin abla geldi. Sıkıntılı bir hali vardı. Konuşmaya çekiniyor gibiydi. Ama sonunda derdini anlattı. Benden borç para istiyordu. İstediği tutar benim için de biraz fazlaydı. Annemin de ısrarıyla parayı vereceğimi söyledim. Ertesi akşam bize geldiği zaman parayı verdim. Bana sürekli teşekkür ve dua ediyordu ve bu paradan kocasının haberinin olmamasını istiyordu. Ben şaşırdım, fakat, “Tamam!” dedim.

Aradan zaman geçti. Nermin abla bir akşam yine benden para istedi. Daha önce aldığını vermemişken şimdi yine para istemesi beni kızdırmıştı. Ama yine araya annem girdi. Bu sefer de istediği kadar olmasa da, istediğine yakın bir miktar para verdim. Nermin abla günler geçmesine rağmen aldığı parayı getirmiyordu. Ben de paraya sıkışmıştım ve ona verdiğim paralara ihtiyacım vardı. Birkaç defa kendisine hatırlatmama rağmen parayı getirmeyince, kocasına durumu anlatacağımı söyledim. Çok ısrar etti, “Kocama söyleme! En kısa zamanda ödeyeceğim!” dedi. Ama aradan zaman geçmesine karşın parayı getirmedi.

Bir akşam yine bize gelmişti. Annem de ona karşı soğumuştu. Annem kendisine bu konuda çıkışıyordu. Nermin abla ise sürekli bizden zaman isteyip duruyordu. Bir ara annem tuvalete gitmek için kalktığında, Nermin ablayla yalnız kaldık. Ben kendisine bu para meselesini unutacağımı, ama bunun için bir şartım olduğunu söyledim. Bunu duyunca sevinir gibi oldu ve “Nedir?” diye sordu. Ben yanına yaklaştım ve fısıltıyla, “Benimle birlikte olursan bu meseleyi hallederiz!” dedim. Bunu duyunca kıpkırmızı oldu, hiçbir şey demedi. Ben bu konuda ısrarcı olduğumu, yoksa kocasına her şeyi anlatacağımı söyledim. Gözleri doldu. Yanından kalkarken, teklifimi düşünmesini, bu konunun aramızda kalacağını söyledim ve eline telefonumu yazdığım kâğıdı sıkıştırdım. Annem salona geri döndüğünde, Nermin abla, “Beni evden aradılar. İyi akşamlar.” diyerek çıktı.

Birkaç gün geçmişti, ama ben Nermin ablanın ne cevap vereceğini bilmiyordum. Derken bir gün telefonum tanımadığım bir numaradan arandı. Kim olduğunu bilmiyordum ama açınca Nermin ablanın sesini duydum ve rahatladım. Bana teklifimi kabul ettiğini, benimle bu akşam bizim bahçedeki kömürlükte buluşacağını söyledi. Ben bu işin öyle kömürlük köşelerinde olmayacağını, beraber bir eve, yada otele gitmemiz gerektiğini söyledim. Bunu duyunca duraksadı, ama kabul etti, “Yerini ve zamanını sen ayarla ozaman!” dedi. Ben de, “Tamam!” diyerek telefonu kapadım. Onunla sağlam ve güzel bir şekilde sikişmek istiyordum. Öyle gecenin bir vakti kömürlükte, karanlıkta ve çuvalların arasında ayaküstü sikişemezdim. Ama şimdi nasıl, ne zaman ve nerede bunu yapacağımı düşünmeye başladım. Nermin abla çoğunlukla günlerini evinde, yada mahalledeki diğer kadınlarla geçiren bir kadındı. Öyle kendi başına bir yere gitmezdi. Şimdi kalkıp ona (Falanca yere gel!) desem nasıl gelirdi. Bunu kocasına, çocuklarına, komşularına nasıl anlatırdı.

O haftasonu komşulardan birinin düğünü vardı. Ben annemle beraber düğüne gitmek için çıkacakken, Nermin ablanın kızı geldi ve onları da düğüne götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben de, “Tamam!” dedim. Arabanın içinde beklerken Nermin abla kızıyla beraber göründü. Nermin abla uzun ve dar bir etek giymiş, üzerine de eteğine uyan bir ceket giymişti. Başını renkli bir türbanla bağlamış, ayağında yüksek topuklu bir ayakkabı vardı. Annem herzamanki gibi arkada oturuyordu. Kızı arkaya annemin yanına oturunca, Nermin abla da benim yanıma oturdu. Arabaya binince parfümünün kokusu içeriyi kapladı. Güzel bir makyaj yapmıştı. Yolda giderken ara sıra göz ucuyla kendisine bakıyordum. Ceketinin altındaki beyaz gömleğinin düğmeleri kopacakmış gibiydi. Benimle hiç konuşmuyordu.

Derken düğüne geldik. Düğünde de aynı masaya oturduk. Annem diğer masalardaki tanıdıklarla görüşmek için masadan kalkınca, Nermin abla bana doğru eğildi ve “Yeri ayarladın mı?” diye sordu. Ben henüz ayarlayamadığımı söyleyince, “Bu hafta içinde bitirelim şu işi, kocam şehir dışında çünkü!” dedi. Acaba benimle sikişmek mi istiyordu, yoksa başka çaresi kalmadığı için mi böyle diyordu, bunu bilmiyorum. Ama onu düşündükçe sikim kazık gibi oluyordu sürekli. “Annene uyku hapı içir, sizin evde yapalım!” deyince, bunu nasıl olup da düşünemediğime şaşırdım. Ama haftasonu olduğu için Eczaneler kapalıydı, nöbetçi Eczaneyi de nerden bulacaktım. Ona uyku hapını anca haftabaşı alabileceğimi söyleyince, çantasından küçük bir kutu çıkararak verdi, “Bunu kaynanam kullanıyor bazen, ondan yürüttüm birkaç tane. Bu gece annene 2 tane içir, yarın öğlene kadar uyanmaz! Ben de sabahtan size gelirim!” dedi. O gece düğünden ayrılmadan hepimize meşrubat aldım geldim. Annemin içeceği Vişne suyuyna, Nermin ablanın dediği gibi 2 tane uyku hapı atmıştım. İşe yarayıp yaramayacağını bilmiyordum. O gece gözüme uyku girmedi. Sabah olunca rüyalarımı süsleyen Nermin’i sikeceğimi düşünmek beni uyutmuyordu. İnanılmaz heyecanlıydım.

Sabah erkenden kalkarak annemin odasına baktım. Horul horul uyuyordu. Saat 9 gibi Nermin abla geldi. İçeri geçti. Fısıltıyla, “Haplar işe yaradı mı?” diye sordu. “İstersen kendin bak!” diyerek onu annemin odasına götürdüm. Annemin uyuduğunu görünce, “Nerede yapalım?” diye sordu. Ben de birşey demeden elinden tuttum ve odama götürdüm, kapımı kapadım. “Evdekilere ne söyledin?” diye sordum. “Merak etme sen, uydurdum bir şeyler!” dedi. Başını arkadan bağlamış, üzerinde uzun kollu bir bluz ve yelekle, altında uzun bir eteği vardı. Onu yatağıma uzandırdım. Soyundum ve çıplak kaldım. Nermin önümde yavaş yavaş kalkan sikime bakıyordu. Hemen dudaklarına yumuldum. Dudakları etliydi ve onları emmeye başladım. Dudaktan öpüşme konusunda tecrübesizdi, kendisini bana bırakmasını söyledim. Şimdi ben ne dersem onu yapıyordu.

Bluzunun üzerinden memelerini avuçladım. Dilimi ağzının içine soktum. Nermin’den hafif iniltiler geliyordu. Dilini çıkarmasını söyleyince çıkardı. Dilini, dudaklarını emiyor, ısırıyordum. Nermin iki elliyle başımı avuçlamış, beni kendisine çekiyordu. Elimi memelerinden çekip eteğinin içine soktum. Elim kalçalarına değince hafifçe ürperdi. Şimdi dudaklarını emerken kalçalarını avuçluyor, onları sıkıyordum. Dudaklarını emmeyi bıraktım ve eteğini yukarı sıyırdım. Bacaklarını iki yana doğru iyice açtı. Bembeyaz bacakları ve kalçaları şimdi önümde uzanıyordu. Kalçalarını öpmeye, emmeye ve yalamaya başladım. O anda artık zevkten kendimi kaybetmiştim, deli gibi kalçalarını avuçluyor, öpüyordum. Kalçaları kaymak gibiydi, tüy veya kıl yoktu.

Dudaklarım kasıklarına yaklaştıkça Nermin’in inlemeleri artmaya başlamıştı. Beyaz külotunun altından amı belli oluyordu. Külotunun üzerinden amına parmağımla baskı yapmaya başlayınca, “Immm!” diye bir ses çıkardı. Başımı okşuyor, inliyordu. Külotunu kenarlarından tutup yavaşça sıyırmaya başladım. Belini yukarı kaldırdı ve külotu bacaklarından çıkardım. Şimdi tüysüz bir şeftali gibi duran etli amcığı karşımdaydı. Am dudaklarına yumuldum. Hafif bir parfüm kokusu geliyordu, amına parfüm sıktığı belliydi. Amcığı kılsızdı. Ona yeni mi traş ettiğini sorunca, “Dün gece!” dedi. Ben amını yalarken, Nermin’in inlemeleri odayı doldurmuştu. Başımı amcığından kaldırdım ve bluzunu yukarı sıyırdım. Bej renkli sütyeninin kenarlarından memeleri taşacak gibiydi sanki. Sütyenini alta doğru sıyırıp memelerini ortaya çıkardım. Meme uçları koyu kahve renkli, iki iri zeytin tanesi gibiydi. Onları emmeye, ısırmaya başladım. Nermin’in inanılmaz zevk aldığı belliydi. Onları deli gibi emiyordum.

Sikim kazık gibi olmuştu, o nedenle üzerindekileri tamamen çıkarmasını söyledim. Daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Nermin şimdi yatağın üzerinde çırılçıplak yatıyordu. Bana, “İçime boşalma!” dedi. Ben de, “Merak etme boşalmam, ama seni bulutların üzerinde uçuracağım!” dedim. Sikimi tutmasını istedim. Önce çekindi, ama sonra ürkekçe de olsa tutmaya ve eliyle sıvazlamaya başladı. Ona kocasının sikinin benimki kadar olup olmadığını sorunca, “Hayır. Onunki şu kadar anca var…” dedi ve eliyle sikimi tam ortasından halka gibi tutarak, ortadan yukarısını gösterdi. Nermin sikimi sıvazlarken ben zevkten havalara uçuyordum. Neredeyse boşalacaktım. Ona, “Yan dön ve bir bacağını kaldır!” dedim. Benim yatağım tek kişilikti, iki kişi yan yana yatamazdı…

Dediğim şekilde sol yanına yattı, sağ bacağını dizinden bükerek hafifçe kaldırdı. Ben bacağını tutup iyice yukarı kaldırdım. Bacağı adeta pergel gibi açılmıştı. Biraz zorlandığı belliydi. Amı ortaya çıkmıştı. Sikimi tuttum ve amına sokmaya başladım. Sulanmış amı sikimi kolayca içine almıştı. Nermin’den derin bir, “Oohhh!” sesi geldi. Amının içi sıcacıktı. Bir süre içinde bekledim ve daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Nermin başını sağa sola sallıyor, “Devam et, ohh, ohhh!” deyip duruyordu. Nermin’in bacağını omzuma koydum ve ellerimle yatağın başından sıkıca tutundum. Şimdi daha hızlı ve daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Tek kişilik yatak şimdi kırılacakmış gibi sallanıyordu. Az önce zevkten inleyen Nermin şimdi altımda, “Ahh, ahh, yavaş, ahh!” deyip duruyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amına giriyordu. Nermin altımda iki büklüm olmuştu, “Ahh, yavaş ol, lütfen, ahh, yalvarırım yavaş!” diyor, ama ben daha hızlı ve daha sert sikiyordum.

Nermin benim rüyalarımın kadınıydı, onu düşünerek 31 çekiyor, rüyalarımda onu sikiyordum. Ama artık rüyalarım gerçek olmuştu ve onu gerçekten sikiyordum. Memeleri sürekli sallanıyor, yüzünde acı ifadesiyle, sürekli, “Ahh, yavaş!” diye haykırıyordu. Elleriyle yatağa sıkıca tutunmuş, destek almaya çalışıyordu. Ama onu dinleyecek durumda değildim. O kadar şiddetli sikiyordum ki, Nermin’in kafası sürekli yatağın başına çarpıyor ve ‘Donk donk’ sesler çıkarıyordu. Ne kadar zamanın geçtiğini bilmiyorum, ama vücudumu bir titreme dalgası sardı. Boşalacağımı anladım ve yarağımı ani bir hareketle amından çıkardım. Nermin’in omuzumdan kayan bacağı duvara sertçe vurdu. Nermin’in üzerine çıktım, onu altıma almıştım ve yüzüne doğru bütün döllerimi fışkırttım. Başını sıkıca tutmuştum, bir yere oynatamıyordu. Döllerim yüzünü kaplamış, saçlarına bulaşmış, ağzının, burnunun içine girmişti. Boşalmıştım, ama 31 çeker gibi yarağımı kökünden ucuna kadar sıvazlıyor ve içinde kalan tüm dölleri Nermin’in memelerine akıtıyordum.

Nermin ağzına yüzüne fışkıran döllerimden iğrenmişti. Böyle bir şeyi daha önce yaşamadığı belliydi. Bir süre daha vücudunun üzerinde oturdum. Altımda nefessiz kalmıştı. Üzerinden kalktım. Yatağın ortası çökmüş gibiydi. Nermin Ahh’layarak yatakta doğrulmaya çalışıyor, bir taraftan da yüzündeki döllerimi elleriyle temizlemeye çalışıyordu. İçeri geçip annemin odasına baktım, annem halen uyuyordu. Nermin’e bir havlu götürdüm. Bununla yüzünü sildi. Hiçbir şey demiyordu. Yataktan kalktı ve üzerini giyinmeye çalışırken, “Ne yapıyorsun?” diye sordum. “Eve gidiyorum, istediğini aldın!” deyince, “Dur bakalım, bu kadar kolay değil. Sana o kadar para verdim, o parayla kaç karı sikerim ben biliyormusun? Bir yere gidemezsin daha!” dedim. Suratıma anlamsız anlamsız bakarak, “Ne istiyorsun daha?” diye sordu. Ben de, “Daha devam edeceğiz! Annem uyanana kadar! Bunu sen istedin!” diyerek, elinden külotunu ve sütyenini alıp yastığımın altına koyunca, Nermin başka çaresinin olmadığını anlamıştı…

“İyi hadi ozaman yap!” diyerek sırtüstü yattı ve bacaklarını ayırdı. Ona, “Kocanla hiç götten yaptın mı?” diye sorunca, yüzünün şekli değişti ve “Töbe töbe!” diye cevap verdi. Ben ısrar edince, birkaç defa yaptığını söyledi. Ben, “Kaç defa?” diye tekrar tekrar sorunca dayanamadı ve cevapladı. Kocasının 3 çocuktan sonra tekrar hamile kalmaması için kendisini birkaç yıldır çoğunlukla götünden siktiğini söyledi. Bunu duyunca az önce inişe geçen yarağım tekrar kalkmaya başladı. Ona, “Kocanla kaç defa sikişiyorsun?” diye sordum. Bu sefer sorularıma bekletmeden cevaplar veriyordu, “Ayda 1-2 defa.” dedi. “Seni hangi pozisyonda sikiyor?” diye sorunca, “Yüz üstü uzandırıp, arkadan götüme sokuyor.” dedi.

Ona yatağın üzerinde ellerinin ve dizlerinin üzerine çökmesini söyledim. Dediğim gibi yaptı ve köpek pozisyonunu aldı. Yatağım duvarın kenarında olduğu için başı duvara doğruydu, götüyse bana doğru. Bacaklarını iki yana iyice açtım ve götünün yanaklarını iyice ayırdım. Vücudunun başka hiçbir yerinde hiç kıl tüy olmamasına rağmen, göt deliğinin etrafı oldukça kıllıydı. Ben göt yanaklarını ayırınca, kendiliğinden açılan göt deliğinin ağzı 50 kuruşluk madeni para kadar vardı. Daha önce götünden çok sikildiği için deliği oldukça büyümüştü. Götünün deliğine biraz tükürük bırakıp, yarağımı yavaş yavaş sokmaya başladım. Biraz zorlansam da başı götüne girmişti. Kalanını da yavaş yavaş içeri doğru sokuyordum. Kocasınınkine oranla benim yarağım daha büyük ve kalındı. O nedenle Nermin yine az önceki gibi Ahh’lamaya başladı. Sürekli, “Çıkar, yapma, seninki çok acıtıyor!” diyordu. Ama ne olursa olsun, ben onu götünden sikmeye kararlıydım…

Onu belinden tutarak kendime çektim. Ayakta, dizlerimi hafifçe kırıyor ve yarağımı daha derinlere sokmaya çalışıyordum. Sonunda 1.60’lık Nerminin götüne yarağım taşaklarıma kadar girmişti. Nermin ise acıdan kıvranıyor, deli gibi bağırıyordu. Ben hızlı hızlı götüne sokup çıkardıkça, götünün deliği bir açılıyor, bir kapanıyor, sokarken delik yarağımı vakum gibi kendine çekiyordu. Fakat yine de amını sikerkenki kadar rahat girip çıkamıyordum götüne. Buna rağmen bir süre sonra daha da hızlandım. Dizlerimi kırarak yarağımı daha derinlere sokuyor, sonra hafifçe doğruluyordum. Daha sonra sağ ayağımı yatağın üzerine koydum ve götünü bu şekilde sikmeye devam ettim. Nermin’in bağırmaları odamın duvarlarında yankılanıyordu. Bu şekilde götünü kaç dakika siktiğimi hatırlamıyorum, fakat ilk defa bir göt sikmenin heyecanıyla bir türlü boşalamamıştım…

Bir süre sonra, her soktuğumda, Nermin de inleyerek götünü kasıklarıma vurmaya başlayınca, inanılmaz bir zevk almaya başladım. Evet şimdi boşalmak üzereydim. Yarağımı taşaklarıma kadar götüne sokmuş, götünün yanaklarından sıkıca tutmuştum. O şekilde bir süre götünün deliğinde kımıldamadan kaldım ve döllerimi boşalttım. Boşalmam bitince yavaş yavaş yarağımı çıkardım. Yarağım tamamen çıktığı zaman Nermin’in kocaman açılmış göt deliği yavaş yavaş kapandı. Ama götü yıllardır sikildiği için, yine bir madeni 50 kuruş kadar açık kaldı. Tamamen kapanmıyordu. Nermin acı içinde doğrulduğunda götünden döllerim süzülüyordu. Paramın karşılığını aldığımı düşünerek, yastığın altına koyduğum külotunu ve sütyenini verdim. Üzerini giyinirken, “Beni mahvettin, hayatımda böyle sikilmedim!” dedi. Giyindikten sonra birşey demeden çıktı gitti. Ben de banyoya girip yıkandım. Annem de öğleden sonra uyanmış ve “Amma da uyumuşum!” diye söyleniyordu.

Ertesi gün işten döndüğüm zaman, annem Nermin’in parayı getirdiğini söylediğinde şaşırmıştım. Nermini cebinden aradım, ama açmadı. Ben de mesaj attım, “Madem parayı getirecektin, kendini niye siktirdin?” diye yazdım. Cevap gelmedi. Gece geç bir saatte telefonuma bir mesaj düştü, “Ben de seninle sikişmek istiyordum!” diye yazmış. Ben de ona, “Tadın damağımda kaldı. Şu an seni düşünerek 31 çekiyorum!” diye yazdım. Bana mesajında sadece öpücük gönderdi. Ondan yeşil ışık almıştım böylece. Fırsatını bulunca onu yeniden sikmek için yanıp tutuşuyorum.

OLGUN MARKETÇİM

OLGUN MARKETÇİM
[i ][/i ]faikten sonra olgun erkeklere ilgim iyiden iyiye artmıştı artık.Nette takılıyor olgun erkekleri bulmakniçin aranıyordum.Bir nedeni yoktu canım sıkılmıştı sadece. MSN de takılıyor, boş zamanlarımda sorunluda olsa buraya girip video izliyordum. Böyle günlerim geçerken birgün MSN de bir ekleme talebim geldi. Normalde habersiz kimseyi kabul etmiyorum çünkü sadece MSN adresimi TANIŞTIĞIM KİŞİLERE VERİYORUM.Kendisi 45 yaşında, avcılar da market sahibi bir beydi. Duldu ve tek yaşıyordu. Tanıştık, sohbeti hoştu ve kibardı. Benimle kabul edersem görüşmek istediğini falan söyledi bende hemen olmayacağını tanışma faslından sonra olabileceğini söyledim. O da tamam dedi. Bir gün, iki gün derken bir hafta oldu biz sohbet ediyoruz. Havadan sudan çok şeker biriydi konuşması çok düzgün ve insan halinden anlayarak konuşuyordu. Neyse benimle cam açmak istediğini söyledi. Bende akşam olabileceğini söyledim. Tamam dedi, akşam oldu odama geçtim ve MSN de onu bekledim. Çok olmadı kendiside online oldu. Biraz konuştuk ve hazırsan açalım mı dedi. Olur dedim ve istek yolladı kabul ettim. Ben zaten hazırdım iç çamaşırımı giymiş koca kalçalarımı kameraya çevirmiş bekliyordum.
Onunda ekranı açıldı, oda penisi elinde bekliyordu. Kulağımda kulaklık konuşuyorduk. Hafif göbekli biriydi. İlk defa böyle biriyle görüşecektim. Derken 1 saate yakın birbirimizi okşayarak geçirdik ve onu boşalttım. Eee canım görüşmek istiyor musun dedi. Olabilir dedim yer ve zaman önemli dedim. Neyse bana 2 gün sonra evine kabul edebileceğini söyledi tamam dedim. 2 gün sonra paslaştık ve evine gittim. İçeri kabul etti salonda oturduk derken gelmeme çok sevindiğini ama daha fazla dayanamayacağını söyledi ve istersem içeri geçelim dedi. Daha 10 dk bile olmamıştı ama azdığı çok belliydi.Odaya geçtik, sen burda hazırlan ben geliyorum dedi. Ben hemen yanımda getirdiğim eşyalarımı giydim. Çorap, tangamı,sütyenimi yani. Yatağa yüz üstü uzandım. Kapı açıldı içeri girer girmez off harika ya dedi. Hemen üstünü çıkardı ve yanıma uzandı. Bir bacağını bacaklarımın üstüne attı diğer eliylede kalçalarımı okşamaya başladı. Süpersin bebeğim dedi gerçekten kamerada gördüğümden daha güzel dedi. Güldüm. Okşamaya devam etti bende sol elimle göğüsünü okşuyor ellerimi gezdiriyordum. Hafifçe gelip boyunumu öpüyordu. Bir anda kaltım ve üstüne çıktım. Üstünde sürünüyordum ellerimi gögüsüne götürüp kıllı gögüsünü öpüyordum o ise elleriyle kalçalarımı sıkıyordu. Harikasın bebeğim diyordu. Elllerimi vücudunu kaşır gibi göğüslerine gezdiriyordum. Hafifçe göbeğinden aşağı doğru inmeye başladım ufak öpücüklerle ve sonunda çıplak olan sikine ulaşmıştım. Siki 15 cm, çok kalın olmayan güzel birşeydi.Bir doğruldu ellerini arkasına koydu ve sikini bana doğrulttu. Bende yalamaya başladım tamamen kıllarından arınmış beyaz sikini yalıyordum o ise ohh süper bu diyordu. Çok iyisin diyordu. Suratına bakarak sikinin kafasını ısırıyordum. Hafif hafif kalkmaya başlamıştı siki bu ufak siki boğazıma kadar alıyor sonra geri çıkarıyordum. Tamamiyle ağzıma aldığımda ohhh çekiyordu derinden. Sikini kökünden tutup yukarı başına kadar yalıyordum. Daha sonra biraz daha eğilip taşaklarını yalıyordum. Bir elimle sikini okşuyor diğer yandan taşaklarını yalıyordum. Uzun süre uğraşımdan sonra siki artık kalkmıştı. İnanılmazsın gerçekten dedi ve artık sıra bende dedi.Camın önüne geçtim, hafifçe belimi kırdım ellerime kalçamı okşayıp kıvırtmaya başladım. O ise yere diz üstü çökmüş eliyle sikini okuşuyordu diğer eliyle bacaklarıma dokunuyordu. Biraz yaklaş dedi. Biraz geri geri yürüdüm elleriyle kalçalarımdan tutup biraz belimi eğdi deliğimi tam suratının izasına getirdi ve tangamı kenara çekti. Off kara kutu gibi dedi. Elleriyle iki yana ayırdı ve dilini deliğime deydirdi. Daha sonra hızlanmaya başladı kafasını götüme resmen gömüyor öylece yalıyordu deliğimi elleriyle kalçalarımı suratına doğru bastırıyor o baskıda deliğimi yalıyordu inanılmaz güzeldi. Deliğim vıcık vıcık olmuştu. Bende ayağımla sikini dokunuyordum.Ayağa kalktı ve sırası geldi dedi. Sikini kökünden tuttu beni biraz cama yasladı ve deliğime girmeye başladı. Deliğime tamamen kökledi ve ohhh işte bu yaa dedi. Ellerini camın kenarına koydu tamamen yapıştı ve ensemden öpmeye başladı. Biraz sonra biraz geri çekildi beni biraz daha eğdi tam domalma pozisyonuna getirdi ve gitgellere başladı. Gitgel yaptıkça sırtımı okşuyordu. Siki içimde kurudukça yukardan deliğime doğru tükürüyor tam tutmaya tükürüklerini eliyle deliğime sürüyordu. Kalçalarımı okşuyor tokatlıyordu. Bebeğim inanılmazsın diyordu. Camdan dışarıya bakıyor bir yandan da arkadan sikiliyordum çok zevkliydi. Biraz yorulmuştum gel salona geçelim dedi. Salonda camlarının önünde koltuk vardı tek kişilik ona doğru domalttı dizlerimi koltuğun kenarlarına koyarak domaldım gitti ve perdeyi açtı. Yaz akşamı deniz manzarasına karşı sikecekti beni.Arkama geçti ve sikini tekrardan içime soktu. Ohh harika diyordu. Ben elimle kalçalarını sıkıyordum. Biraz daha siktikten sonra bakalım son durama dedi ve içimden çıktı. Yere diz çöktü ve kalçalarıma baktı delik büyüyor dedi ve dilini yaklaştırıp deliğimin içine sokuyordu kafasını ileri geri yapıyor diliyle sikiyordu. Dilini içime gömüyor kalçalarımı yanlardan sıkıp tokat atıyordu. Bir süre sonra tekrardan kalktı ve içime girdi. Ben ellerimi kalçalarımı ayırmak için geri attım. Ellerimi koyar koymaz kollarımdan tuttu ve sertçe girmeye başladı. KÜT KÜT diye sesler geliyor inanılmaz acıtıyordu canımı ama çok güzeldi. Sert sert sikiyordu. Ahhhh süpersin ahhh diyor nefes alışverişleri hızlanmıştı ve sikmeye devam ediyordu. 40 dkdır devam ediyorduk artık boşalması an meselesiydi. Artık geliyorum dedi. Bende içime boşal istersen dedim.Bakarız dedi. Sikmeye devam etti. Artık boşalacaktı bir anda sikini içimden çıkardı ve kalçalarımın üstüne ohhhhlayarak boşalmaya başladı. Sırtıma kadar tazikli tazikli boşalıyordu. Bir an durmayacak sandım ama tamamiyle boşalmıştı. Sikiyle kalçalarıma yayıyordu döllerini daha sonrasında döllü sikini içime soktu biraz gezdirdikten sonra içimden çıktı. Ohhh öldüm bittim bu neydi ya dedi. Bense kalçalarımın üstündeki dölleri temizledim ve gittim yanına oturdum. Süpersin dedim. Gerçekten beklenmedik bir performanstı dedim. Sağol bebeğim beni sen getirdin bu hale dedi. Daha vaktim olduğunu söyledim, çok sevindim çünkü birkez daha istiyorum dedi. Olur dedim bir soluklanalım devam ederiz dedim.
Biraz dinlenelim o zaman dedi gel yerde uzanalım bari dedi yere koltuk minderlerini attı, üzerine uzandık ben başımı göğsüne koydum. Çok sevmiştim nedense onu anlam veremedim ama hoşuma gitmişti hafif göbekli amca işinide iyi biliyordu. O ise bir elini omzuma attı televizyonu açtı televizyon izliyorduk. Muhabet ediyorduk bir arada işte ne zamandır pasifsin aktifsin falan derken elimi sönük olan sikine götürdüm ve tutup okşamaya taşaklarını okşamaya başladım. Dudaklarımsa göğüsünde öpüyordum. O ise elleriyle sırtımı okşuyordu. Bir süre sonra tekrardan kalktım ve önüne geçtim ve domaldım sikini ağzıma kaldım ve yalamaya başladım. Taşaklarını sikini yalıyordum arada apış arasını yalıyordum baldırlarını öpüyordum. Hızlıca kalkmasını sağlamak için tüm şeyleri deniyordum.
Hafifçe sikini kalkıyordu. Önümde ellerini başına koymuş uzanıyordu. Bir süre sonra iki bacağıyla beni kıstırdı. Bacaklarını sırtıma sardı, hoşuma gitmişti ve yalamaya devam ediyordum. Daha sonra bacaklarını sırtıma saldı o pozisyonda bana yalatıyordu. İnanılmaz hoştu değişik şeyler denemek güzeldi. Artık siki hazırdı. Hiç onu yormadan kalktım ve suratım ona dönük şekilde sikinin üstüne yavaşça oturdum. Siki tamamiyle içime gömüldü. Ellerimi göğüsüne destek olarak dayadım ve zıplamaya başladım. O ise ellerini belime götürdü ve okşamaya başladı baldırlarımı okşuyor bacaklarımı vücudumu eliyle keşfede keşfede okşuyordu. Ben ise zıplamaya devam ediyordum. Çok güzelde devam ediyordum. Biraz sonra bacaklarını kaldırdı ve bana durmamı onun sikeceğini söyledi. Ben hafifçe öne doğru eğildim altımdan hafif hafif vurmaya başladı. Ben ise kendimi ona bırakmıştım. Ohh süpersin bebeğim devam et diyordum bir yandan da inliyordum bu onu daha da azdırıyordu daha da hızlanmaya çalışıyordu. 10 dk boyunca bi o bi ben derken o pozisyon yormuştu beni.Beni kaldırdı üstünden yan yatırdı. Bir bacağımı havaya kaldırdı o ise önüme çöktü ve içime girdi o pozisyonda beni sikmeye başladı. Baldırlarımı okşuyor bir yanda da sertçe sikmeye devam ediyordu süpersin bebeğim öldüreceksin beni diyordu. Arada yukardan kuruyan sikine tükürüyor ıslak sikini tekrardan içime sokuyordu. Durmadan sikiyordu hiç ara vermiyordu. Daha sonra beni kaldırdı ve tekrardan cam önündeki koltuğa götürdü. Oturdum önüme geldi bacaklarımı kaldırdı ve içime soktu sikini. Hafifçe bana yüklemdi kollarını koltuğun yanlarına destek olarak koydu ve gitgellere başladı. İnanılmaz sert sikiyordu. Acıtıyordu ama dediğim gibi çok zevkliydi hiç durmasını söylemiyordum aksine inlememe devam ediyordum. Gerçekten üstümde bir genç varmış gibi yorulmadan sikmeye devam ediyordu. Hayran kalmıştım kendisine süperdi. 10 dk boyunca sikmeye devam etti. Daha sonra beni kaldırdı. Yere domalttı. Arkama geçti kalçalarımı ayırdı ve deliğime koca bir tükürük attı. Bu tükürüğü direk sikiyle destekledi ve içime gömdü. Üstüme üstüme biniyordu resmen.

Benim inlemelerim artmış onunda nefes alışverişleri artmıştı. Sikini çıkarıyor bir anda içime köklüyordu tekrar tekrar yapıyordu. Artık boşalacağı belliydi. İçimden çıktı ve koltuğa oturdu. Gel bebeğim boşalt beni dedi. Hemen önüne geçtim ve yalamaya başladım Sikini kaldırıyor taşaklarını yalatıyordu. Boşalmak için eliyle sıvazlamaya başladı, bense baldırlarını öpüyor taşaklarını dilliyordum. Artık geleceği belliydi aç ağzını dedi. Sikini tam ağzıma getirdi bir iki sıvazlama sonucu döllerini ağzıma bıraktı ve sikini ağzıma soktu. Hem emiyordum sikini hemde dölleri ağzımda tutuyordum. Artık ikimizinde pili bitmiş benim kalçalarım acıyordu hemen ağzımdakini lavoboya tükürdüm ve yanına geldim. Dinlenmek için yerdeki minderlere uzandık.Çok eğlendiğini, böyle güzel olabileceğini aklından bile geçirmediğini falan söyledi. Bende aynı duyguları paylaştığımı söyleyerek hazırlanmaya gittim.hazırlandıktan sonra içeri geldim beni çok beğendiğini tekrar görüşmekten mutlu olacağını söyledi ve beni evime kadar bıraktı.

DÜRTÜ

DÜRTÜ
2009 Ekim ayıydı. O yıllarda lisede okumaktaydım. Kız arkadaşımdan yeni ayrılmış ve pişmanlık yaşıyordum. Ergenliğin verdiği saçma sapan duygularla kendimi içime kapatmış ve çevremden soyutlamıştım. Arkadaşlarımla çok vakit geçirmez genelde evde takılırdım. Bir gün arkadaşların zoruyla dışarda hep beraber eğlenmeye çıktık. Ortamda tanımadığım bi kaç kişi daha vardı bunlardan birisi de Zehraydı. Zehra da benim gibi çok konuşmayı sevmeyen benden bir yıl ve bi kaç ay büyük bi kızdı. Başlangıçta çok dikkatimi çekmese de zamanla hareketleri çok hoşuma gitmeye başlamış ve kendisine olan ilgim artmaya başlamıştı. O gün eve geldiğim de ilk defa eski sevgilimi değil de bi başkasını Zehrayı düşünüyordum. Bi kaç gün aradan sonra arkadaşım fatoşla konuşurken bana Zehranın benden hoşlandığını ve tanışmak istediğini söyledi. Benimde bunu düşündüğümü ancak bunu söylemeye bir türlü fırsat bulamadığımı ona söyledim. daha sonra Zehrayı facebooktan ekledim. Küçük bi tekrar tanışma faslından sonra muhabbet etmeye başladık. Babası alkolik ve baskıcı bir adamdı. Bu yüzden onun işte olduğu zamanlar konuşur ve kapatırdık. Daha sonra bir gün dışarıda buluşmaya karar verdik. Ona ondan hoşlandığımı söyledim. Daha sonra ergence bir şekilde çıkma teklifi etmiştim. Kabul ettirdikten sonra bi kaç ay böyle takıldık ama ya 3 ya 4 sefer dışarı çıkmışızdır. Onunla sadece normal konularda konuşup sohbet ederken işin rengi okul tatile girip onun da akrabalarının yanına bir kaç haftalıgına ziyarete gittiğinde birdenbire değişmeye başladı. Az çok okulda ve nette görüşüp, konuşabilirken bunların da kalmamasıyla sadece mesajlaşmayla idare etmeye başladık. Bu arada benimde başka bir şehre akrabalarımın yanına gitmemle araya iyice mesafe girmiş o geri dönse bile bi kaç hafta daha buluşamıyacak netten görüşemeyecektik. Bir gece onu çok özlediğimi ona dokunmasam bile yanımda olmasını istediğimi söyledim. Bana geldiğinde isterse ona dokunabileceğimi söyleyince şaşırıp ve birazda cesaret alıp “nerene ?” diye birden bire soruverdim. O da “nereme dokunmak istersin ?” diye bir mesaj atınca göğüslerinin ve kalçalarının çok hoşuma gittiğini ve dokunmayı çok istediğimi birden bire söyleyiverdim. Zehranın vücut hatları kendi yaşı 18 olmasına rağmen daha olgun ve daha büyüktü. Büyük yuvarlak hafif sarkık göğüsleri balık etli vücudu dolgun kalçaları ona okul kıyafetiyle özellikle daha sonraları etek boyunu okulda kıslatmasını istediğimde ortaya çıkan görüntüyle herkesin beraber olmak isteyeceği tam bir afetti. Zehra bu mesjımdan sonra beğenilmek hoşuna gitmiş olacak ki geldiğinde onun istediğim heryerine dokunabileceğimi söyledi. Daha sonra ilişkimiz muhabbetlerimiz sex üzerine yoğunlaştı. Akrabalarda geçen vakti sürekli onunla mesajlaşarak geçiriyor onunla sex hakkında her şeyi konuşup birbirimizi azdırıyor ve beraber geceleri mesajlaşarak mesturbasyon yapıyoduk. Bir gün telefonun internet işaretinin kendiliğinden açıldıgını gördüm biraz beklediğim de bir mms (multimedya mesaj)geldi açıp baktıgımda Zehra göğüslerini çekip göndermişti. Saha sonra yuvarlak kalçalarını okul eteğini giymş bi şekilde arka tarafını ayırabildiği kadar ayırıp çekip göndermiş bana bütün güzelliklerini resimleyip atıyordu. Daha sonra amının fotoğrafını da gönderdiğinde beni benden aldı bitirdi. Amı delicesine sulanmış ve orta parmağını ağzıyla emerken göndermişti. Defalarca fotoğraflara bakıp 31 çektim. Daha sonra akraba ziyaretimiz bitmiş ve geri dönüyorduk. Eve vardğımızda ilk işim odama çekilip bilgisayarı açıp msnden Zehrayla görüntülü konuşmayı açmak oldu. Evde sadece küçük yeğenin olduğunu söylediğinde ona soyunmasını söyledim. Çocuk var deyince daha küçücük çocugun bişey anlamıycağını söyleyip acele etmesini istedim çocugu diğer odaya götürüp geldiğinde hemen soyunup karşılıklı mesturbasyon yapmaya başladık. Memelerini uçları tam çıkmamısına rağmen memeleri gerçekten çok büyüktü. Memelerini sıkarak amını okşuyo orta parmağını sokup çıkarıyordu. Daha sonra domalmasını istedim ve okşamaya devam etmesini istedim. Kalçaları resimden daha geniş ve daha seksiydi. Elleriyle ayırmasını söyledim tam ayırmıştı ki çocuk birden Zehra abla diye içeri girdiğinde topralanmak zorunda kaldı daha sonra çocugu çıkartıp hemen atletini alıp amına sürtmeye başladı daha sonra kendinden geçmiş gibi üç parmağını birden bire sokup çıkartarak memelerinin uçlarını sıkarak inlemeye başladı. Deli gibi terlemiş ve yığılıp kalmıştı. Ben de boşaldıktan sonra toparlanıp üzerimizi giyindik. Daha sonra ben bir defa daha boşalmak istedim ve yine soyunup beni boşalttıktan sonra haftaya annesiyle babasının şehir dışına çıkacaklarını söyleyip onların evine kahvaltıya gelmemi istedi … bu giriş kısmıydı asıl hikaye henüz başlamadı..

Çook Uzun Bir Hikaye…(2)

Çook Uzun Bir Hikaye…(2)
Eniştemin bana karşı olan davranışlarındaki bu değişimin sebebini çok düşünmeme gerek yoktu aslında, ilk aklıma gelen onun da halam gibi kamera görüntülerini izlemiş olmasıydı. Okulun da tatil olması sebebiyle tüm günümü evde geçiriyordum, halam tatile gitmeden önce dolabımdaki tüm erkek iç çamaşırlarını atmış, sadece kendi aldıkları ve benim daha önceden satın aldığım kız iç çamaşırlarını bırakmıştı, artık onları giymekten başka çaremde kalmamıştı.
Ertesi gün utana sıkıla akşama doğru alt kata indim, eniştem işten dönmüş televizyon karşısında oturuyordu. Akşam yemeğini dışarıdan söylemişti, bir an önce yemeği bitirip tekrar odama çıkma derdindeydim. Pek bir şey de konuşmadık zaten eniştemle yemekte, yemeğimi bitirip tam odama çıkmak üzere kalkarken eniştem kolumdan tutup, gel bakalım dedi biraz sohbet edelim seninle. Usulca peki diyebildim, koltuğa oturduğumda o da hemen yanıma ilişti, bacaklarımız birbirine değiyor, sol elini benim omzuma atmış sağ elini de bacağımın üzerine koymuştu. O anda konuştuğunu fark edebiliyor ama ne anlattığını duyamıyordum sanki sol eli omzumda dolaşırken sağ eliyle de tembihler gibi bacağıma vuruyor yavaşça, ardından da bacağımın üzerinde gezdiriyordu. O da halam gibi, ondan çekinmemem gerektiğini, artık uzun süredir birlikte yaşadığımızı, hiçbir sıkıntımın olmaması gerektiğini, nasıl rahat ediyorsam öyle yaşamam gerektiğinden falan bahsettiğini hatırlıyorum, ama o esnada elleri boş durmuyor sürekli olarak omzumda ve bacaklarımda geziniyordu. Konuşmaya devam ederken, elimi alıp kasıklarının oraya koydu, tam olarak sikini avuçlamasamda, elimin kenarıyla sikini hissedebiliyordum, elimi çekmeme de fırsat tanımıyor, elini elimin üzerine koymuş, konuşmasının sonu gelmiyordu. Sikini hissedebiliyordum, ne dimdik olmuş ne de uyur vaziyette, yarı sertleşmiş bir şekilde kıpırdamadan yatıyordu iç çamaşırının içinde, geçen gün banyoda gördüğüm şeye artık dokunuyordum, her ne kadar pijamasının üstünden olsa da. Neyse, ben fazla kafanı şişirmeyeyim senin istersen çık odana dediğinde, teşekkür edip yanından ayrıldım ve o anı unutmak için hemen yattım…

Ertesi günün çoğunu yine odamda geçirdim, öğleden sonra eniştem kapımı çalıp alt kattaki banyonun hala sorunlu olduğunu benim banyomda duşa gireceğini söyledi, aradan 15 dakika geçmeden banyodan bana seslendiğini duydum, ilk başta duymamazlıktan gelsem de o ısrarla çağırmaya devam edince kapıyı çalarak banyoya girdim, sırtı bana dönük bir şekilde, şu lifi sırtıma sürer misin dedi, malum halan kaç gündür yok, ee o olmayınca iş sana kaldı deyince bende itiraz edemedim. Elimden geldiğince uzaktan ve mesafeli bir şekilde lifle eniştemin sırtını köpürtüyordum, bana o gün duş alıp almadığımı sordu, hayır dediğimde, fıskiyeyi eline alıp beni ıslatmaya başladı, enişte dur ne yapıyorsun diyene kadar ben sırılsıklam olmuştum, gülerek, çıkar hadi üzerindekileri de duşa gir deyince, sen bitir daha sonra girerim ben desemde, kolumdan tutup, ıslak ıslak dolaşacaksın sonra hasta olup halandan azar işittireceksin bana demesiyle beni kendine doğru çekti, kalçalarımdan kavrayıp pijamamı indirdiğinde, pembe külotum ortaya çıktı, nasıl olduğunu anlamadan t-shirt’ümü de çıkarınca, kurtulma çabamın nafile olduğunu anladım, iri yarı eniştem ve karşısında tıfıl ben. Böyle külotumla alayım enişte diyebildim ben duşu, o da hadi bu seferlik öyle olsun deyip arkama geçmişti bile, artık sikini belimde hissedebiliyordum, dünden farklı olarak tamamen sertti, eniştem arkamda beni yıkama bahanesiyle ellerini vücudumda gezdirirken, sik**e tenimde dolanıyordu. Elleri göğüslerimden, bacaklarıma, oradan da kalçalarıma iniyor, avuçluyor ve tekrar yavaşça yukarı çıkıyordu. Sanırım artık ufak tacizlerden sıkılmış olacak ki, işi ilerletmek istiyordu, korkumdan itiraz edemiyordum, karşı çıkarsam aileme tangayla çekilmiş videolarımı göstermesi aklımın hep bir köşesindeydi. Ellerini omuzlarıma koyup yavaş yavaş bastırmaya başladı, o güce karşı koyamıyor, yavaş yavaş önünde eğilip ardından dizlerimin üzerinde kalakalmıştım. O, hemen bir adım atıp önüme geçti, artık siki dudaklarımın ucundaydı, elleriyle kafamı yavaşça tutup kendine doğru çekti, sikini ağzıma yerleştirmesi ve ağzımın içinde gidip gelmeye başlaması çok uzun sürmedi. Ahhhh sesiyle sikini ağzımın içinde ileri geri hareket ettiriyordu tepemizden akan sularla birlikte, bu şekilde dakikalarca devam etti, arada sikini ağzımdan çıkarıyor, avuçlayıp kaldırıyor, taşaklarını ortaya çıkarıyor iyice, sol eliyle de kafamı kendine doğru çekip, taşaklarını yalatıyordu. Birkaç dakika sonra sikini tekrar ağzımdan çıkardığı an, 3-5 saniyelik sıvazlama sonrası bağırarak suratıma boşaldığını hatırlıyorum, o sırada güçlü bir şekilde titremiş ve bağırmış, kalan son damlasını da bıraktıktan sonra dudaklarıma döllerinin, sikine su tutmuş ve banyodan çıkıp gitmişti. Ben ise duşa kabinin içinde oturmuş, tepemden yağan sularla birlikte ağlamamak için kendimi zor tutmuştum, hep hayal etmiştim böyle bir şeyi ama ne eniştemle, ne de zorla…

(Devam Edecek)

Bekçi Haşim

Bekçi Haşim
Geçen yaz, bayram tatili için kız arkadaşım Buğda’nın ailesi Çesmede’ki yeni yazlıklarına gitmemize izin zorla verdiler. Ablası Oya da bizimle gelecekti. Site daha bitmemişti. Örnek olarak yapıldığı için bir tek onların villası hazırdı. Kimse olmayacaktı dağ başında. İnşaat şirketine telefon edip bir bekçi olduğunu öğrendikleri zaman içleri biraz rahat etmişti.

Ben 22 yaşındayım. Buğda 21 yaşında. İkimizde ayni universitede okuyoruz. Altı ay önce çıkmaya başladık. Minyon, guzel bir kızdır. Çok muntazam bir vücudu vardı. Minik göğüsleri, ince beli yuvarlak kalçaları narin bacakları, kısa sarı saçlarıyla herkezi bastan çıkarır okulda.

Oya ise 25 yaşında ve kumral, orta boylu, iri göğüslü, tombul kalçalı. Ayni seksilikte bir kız. Buğda’nın daha önce çok erkek arkadaşları olduğunu ve onlarla cinsel ilişkisi olduğunu biliyordum Bakire değildi ve duyduğuma göre seksten çok zevk alıyormuş. Buna rağmen benimle daha hiç yapmaması beni rahatsız ediyordu. Artık bu tatilde bana vermesini bekliyordum. Uzun bir yolculuktan sonra site ye gelmiştik Kapıdaki bekçi tam içeri girerken

“Hey! Nereye giriyorsunuz” diye bağırdı.

Durduk ve ona şu en yakındaki evin bizim olduğunu anlatmaya başladık. Bekçi 35 yaşında esmer uzun boylu. Zayıf ama yakışıklı denebilecek biriydi. Şivesinden doğulu olduğu belliydi. Böyle bir otoriteyi ona verdikleri için onu kullanmaktan zevk aldığı belliydi. Bir türlü bize izin vermiyordu. Ve gittikçe bağırmaya başlıyordu. Ben de biraz sert çıkayım dedim ama iki cümle sonra yediğim sert bir tokatla sersemledim.

“Ne konuşuyon lan sen? Kızların yanında hava atacan aklınca” dedi ve üstüme yürümeye başladı. Kızlar bir refleksle beni çektiler. Hepimiz korkmuştuk bu adamla şaka olmayacağını anlamıştık. Özür dileyip biraz sakinleştirmeye çalıştık. Tanıdığımız bir iki isim saydık. Doğruyu söylediğimizi anlamıştı. Orada onun sözünün geçtiğini bize ispat etmiş olduğu için girmemize izin verdi.

Hızlı adımlarla 25 metre uzaktaki eve doğru yürüdük. Eve girdiğimizde bayağı titriyorduk. Ben ayrıca tokat yiyip rezil olduğum için utanıyordum. Bir şey söylemeden eşyalarımızı yerleştirmeye başladık. Arka odalardan bekçi ve kulübesi görünüyordu. Biraz sonra pencerenin önünde bikinisiyle duran Oya’nın bekçiye baktığını gördüm.Herif de ona bakıyordu. Görmemezlikten geldim.

Plaja indik. Kendime gelmek için hemen denize girdim. Kızlar kumların üstünde konuşuyorlardı. Gittikçe daha heyecanlı ve keyifli konuştuklarını fark ettim. Gülüşüyorlardı. Ben yanlarına gelince sakinleştiler. Oya birini bekler gibi sık sık arkaya bakıyordu.

İki saat sonra kalkıp eve doğru yürüdük. Oya, yolda elini arkaya götürüp bikinisinin arkasını yana kaydırdı. Ben göremiyordum ama poposunun yarısı tamamıyla ortada olmalıydı şimdi. Eve girmek için tam bekçinin önünden geçiyorduk. Oya ona yan bir bakış attı. Eve girdik. İki kız kardeş sessizce gülüştüler. Ben hiç farkında değilmişim gibi davrandım.Oya

”Akşam yemeği için bekçiyi de çağıralım” dedi. Buğda

”Çok iyi olur adama iyi davranalım da bize bir kötülük yapmasın” dedi.

Oya benim bir şey söylememe fırsat vermeden fırladı gitti. Uzun bir süre gelmeyince merak ettik. Kulübenin içinden ışık geliyordu. Buğday’la yaklaştık. Gördüğümüz manzara ikimizi de şok etti.

Bekçi sandalyesinde oturmuş pantolonu ayak bileklerinde, üstü çıplaktı. Oya sadece bikinisinin altıyla önünde diz çökmüş, başını herifin bacak arasında indirip kaldırıyordu. Bekçi parmaklarını Oya’nın saçlarına geçirmiş idare ediyordu. Biraz daha yaklaşınca seslerini duymaya başladık. Bekçi

“Al ağzına orospu.! Köküne kadar al! ” diyordu.

image

Oya sadece inleyebiliyordu. Böyle bir süre devam ettikten sonra, bekçi Oya’nın başını saçlarından kavrayıp kaldırdı. Yarağı görünüyordu şimdi. Çok güzeldi. Kapkara kalın ve uzundu. Bütün vücudunu kaplayan kıllar orada daha da gürleşmişti. Oya,

“Erkeğim senin olmak istiyorum” diye soludu. Bekçi onun arzulu gözlerinin içine bakarken,

“Demek sizin oğlanı tokatlamam seni tahrik etti ha Orospu? Al o zaman daha da tahrik ol” deyip suratına bir tokat geçirdi. Oya

“Aah…” diye inledi. “Evet erkeğim. Çok güçlüsün sen…” dedi.

Benim hakkımda söylediklerini Buğda’yla beraber duymamız ben garip bir duygu içine soktu. Ona döndüm. Minik eli bikinisinin içindeydi. Kendisiyle oynuyordu. Gözleri ablasını beceren bu adama kilitlenmişti.

Bekçi Oya’yı kaldırdı. Kendisi de kalkıp pantolonundan kurtuldu. Oyanın altını çıkardı. Oya’yı böyle çırılçıplak ilk defa görüyordum. Taş gibiydi sikim. Ben de oynuyordum kendimle. Amına bakıyordum. Kıllı ve dudaklı amı muhteşemdi.

Daha fazla bakamadım çünkü bekçi onu çevirip masaya dayadı ve eğdi. O heybetli poposu harika görünüyordu. Sikilmeye hazırdı. Arkasına geçti. Yarağını kavradığı gibi arkadan bacak arasına dayadı. Hafifçe ittirip başını soktu. Orası sırılsıklam olmalıydı. Arkadan sonuna kadar ittirdi. Oya

“Ohhhhh!” diye inledi. image

Onunla aynı anda Buğda’nın da inlediğini duydum yanımda. Ben de çok etkilenmiştim gördüğümden. Herifin kıllı kalçaları ileri geri gidip gelmeye başladı. Artık Oya’nın kalçalarından asılıyordu. Bir yandan da

“Amını siktiğimin orospusu.” diye bağırıyordu. Oya tamamiyle kendinden geçmişti. Ah’ların oh’ların arasında

“Sik beni erkeğim! Sik beni kocam” diye bağırıyordu.

Arkadan yedikçe iri göğüsleri masaya yapışıp eziliyordu. Yüzündeki ifade, olduğu durumdan ne büyük zevk aldığını bize çok iyi anlatıyordu.Birazdan inlemeleri arttı. Önce Oya gelmeye başladı. Deli gibi sarsılıyorlardı. Az sonra Bekçi de gelmeye başladığında her şey sarsılmaya başladı. Deli gibi sokup çıkartıyordu. Ter içindeydiler. Oya zangır zangır titrerken. çılgınca bağırtılar arasında ikisi de boşaldılar. Bekçi

“Amına koduğumun orospusu. Akıttım içine” dedi.

Oya’nın konuşacak hali yoktu. Bekçi yarağını çıkarttı. Oyanın bacak arasından dölleri akıyordu. Poposu kıpkırmızı olmuştu. Bekçi pantolonunu giyerken o hala yarı baygın masanın üstünde durmaya çalışıyor

Buğda ve ben de hipnotize olmuş gibi kala kalmıştık. Ben birden bizi görmesinden korkup Buğda’yı kolundan çekip eve doğru sürükledim. Buğda gözleri geride benimle eve kadar yürüdü. Eve girer girmez.

“Ne adam be!” diye soludu. “Beni bile getirdi.”

Onun geldiğini fark etmemiştim. Ne yapacağımızı bilmiyordum. Gelecekler miydi? Kendimizi toparlamaya çalıştık. Onbeş dakika kadar sonra Oya yanında Bekçiyle içeri girdi. Nasıl davranmam gerektiğini bilemedim. Ağzımdan bir

“Merhaba” çıktı. Bekçi de

“Merhaba” dedi.

Oya bizim isimlerimizi ardından da onun ismini söyledi: Haşim. Biz hala plaj kıyafetlerimizleydik. Haşimin üstünde demin gördüğümüz kot pantalon ve önü yarım iliklenmiş bir gömlek vardı. Oya onu koltuğa oturttu. Mutfak tarafında Buğda’yla sessizce konuşmaya başladı. Ben rakı şişesini, peynir ekmek gibi şeyleri getirmeye başladım. Haşim, bana

“Kusura bakma öğlen biraz asabım bozuktu” dedi. Şaşırmıştım.

“Önemli değil” dedim.

“Otur sen de şöyle bakalım. İçelim beraber” dedi.

Konuşmaya başladık. Urfa’lıymış. İki senedir bu civarlarda çalışıyormuş. OTuzaltı yaşında ve hiç evlenmemiş. Gittikçe rahatlamaya başlamıştım. Birazdan kızlar da kikirdemelerini bitirip geldiler. Yiyip içmeye koyulduk.

Saatler ilerledikce kafalarımız iyi oluyordu. Haşim’in kaba el şakaları Oya’yı ve Buğda’yı güldürüyordu. Ara sıra ciddileşiyor, tekrar gülüyordu. Sık sık da benimle dalga geçiyordu. Artık iki kız da onun ağzının içine bakıyordu. Oya’nın onu tekrar arzuladığı besbelliydi. Onun bayağı el şakalarına cevap verirken, Haşim onu yakaladı ve kabaca öpmeye başladı. Oya bir süre sonra

“Gel, içeri gidelim” dedi. Onu odasına sürükledi.

Buğda arkalarından bakakaldı. Ben de tabii. Buğda’nın çok azdığı belliydi. Bu gece bana verecektir artık diye düşündüm.

“Hadi biz de yatağa gidelim” dedim. Onların yan odasına geçtik. İnlemeye başlamışlardı bile. Buğda’ya sarılıp öpmeye başladım. Önce biraz karşı koyar gibi oldu sonra

“Tamam hadi gel” dedi.

O güzel vücudunu kollarımda hissedince zevkten mahvoldum. Ama aklı benimle değildi. Beni üzmemek için sevişiyor gibi geldi. Bikinisini çıkarttım. Ben de mayomu sıyırdım. Sikim taş gibi olmuştu ona bir an evvel sokmak istiyordum.

Yatağa uzandık. Sırt üstü yattı. Üstüne çıkıp, amına dayadığımda sırılsıklam olduğunu fark ettim. Kolayca içine kaydı. Benim ki o kadar büyük değildi. Onu getirmek istiyordum. Yan odadaki inlemeler artıyordu. Ben,

“Oh Buğda Sevgilim. Seni çok seviyorum” diye sayıklıyordum. Sikim içinde ileri geri kayıyordu. Bir yandan da O güzel minik memelerini okşarken o hiç bir şey olmuyormuş gibi yatıyordu.

“Hadi gel artık” dedi. “Ama gelirken dışarıya çıkar. Tamam mı?”

”Olur Aşkım” dedim. “Sen nasıl istersen.”

Ama çok garip bir durumdaydım gelemiyordum. Biraz sonra Buğda beni hafifçe ittirdi yana doğru ve altımdan sıyrıldı. Kalktı. Dudağıma bir öpücük kondurdu.

“Dayanamiyorum. Aklım yan odada aşkım…” dedi. “Ben de istiyorum Haşim’i”

Arkasına bakmadan odadan çıktı. Çılgınca inlemelerin geldiği yan odaya gitti. Öylece kalmıştım. Sikim kalkık… Ne yapacağımı bilmeden durdum bir süre. Sonra bir cesaret toplayıp kalktım. Gidip yan odanın kapısının aralığından seyretmeye başladım.

Görüntü dayanılır gibi değildi. Oya yatakta sırt üstü yatıyordu. Ayakları Haşim’i omuzundaydı. Haşim kasıklarını ileri geri oynatarak onu sikerken yanında çırılçıplak duran Buğda’nın dudaklarını emiyordu. Bir eli sevgilimin yuvarlak pürüzsüz poposunu mıncıklıyordu.

İki kız bu bekçiyi tatmin etmek için ellerinden geleni yapıyorlardı. İnlemeleri beni deli ediyordu. Haşim ne zaman ağzını açsa onlara sövüp sayıyordu. Daha acımasız patlatıyordu. Biraz sonra Haşim,

“Hadi, yer değiştirin” dedi.

Aman allahım! Sıra sevgilime gelimişti. Buğda hemen Oya’yı çekiştirmeye başladı. Biraz sonra kendisi yatıyordu Oya’nın yerinde. Haşim ustaca onun minik ayaklarını omuzuna yerlestirdi. Oya’ya

“Hadi tut sikimi sok kardeşinin amına “dedi.

Oya bu muazzam erkeği kız kardeşiyle paylaşmaktan memnun görünmüyordu ama yine de dediğini aynen yaptı. Bir kardeşine bir de Haşime bakıp

“Sik orospunun amını..” dedi.

Herif ittikçe sevgilimin yüzü gerilmeye başlıyordu. Bu defa Oya kendinden geçmişcesine herifin vücudunu okşuyor dudaklarıyla dolaşıyordu. Haşim ağır ağır sevgilimin içine giriyordu. Durduğunda sevgilim

“Ahhhhhhhh!” diye inledi. Artık sonuna kadar köklemişti anlaşılan. “Erkeğim senin oldum “dedi.

Herif gidip gelmeye başladı. Sikinin girip çıktığını görüyordum. Pırıl pırıldı. Gittikçe hızlandı. Herif geçirdikçe biricik sevgilimin minik ayakları havada çaresizce sallanıyordu. Gözlerim kırmızı ojeli parmaklarına takılmıştı.

Çok kısa bir süre sonra Buğda haykırarak gelmeye başladı. Herif de artık dayanamamıştı. Deli gibi sokup çıkartıyor. Ana avrat dümdüz gidiyordu. Altındaki sevgilimi eze eze geldi. Yığılıp yanına düştü. Siki dışarı çıktığında sırılsıklamdı.

Oya onun üstüne eğilip okşamaya başladı. Bir kaç dakika sürdü Haşim in kendine gelmesi. Gözlerini açınca kapı aralığında beni fark etti. Utanıp kaçmaya çalıştım bağırıp beni çağırdı. Odaya çekinerek girdim.

“Gel lan buraya ” dedi. Oya’yla Buğda bana bakıyorlardı. “Çıkart donunu. Sevgilinin amını yalayıp temizle”

Ne yapacağımı bilemedim. Ama itaat ettim. Soyunup yatağa çıktım. Başımı sevgilimin bacak arasına dayadım. Vıcık vıcıktı. Yalamaya başladım. Haşim’in erkekliğini tadıyordum.

Birden kendime hakim olamadım. Döllerini yalayıp yutmak istiyordum. Benim sikemediğim sevgilimi siken bu erkeğin gücünü kabul ediyordum. Onun yanında hiç şansım olmadığını biliyordum. Tuzlu dölünü yalayıp yuttum. Haşim hafifçe gülümsedi. Kızlar da bana gülmeye başladılar.

Haşim yattığı yerden doğrulup arkama geçti. Korkuyla dönüp baktım. “Haaaak!” diye avucuna tükürüp sikini sıvazladı. Kalanını da götüme sürdü. Dehşetle dona kaldım. Buğda altımdan kalktı herifin yanına gitti. Onu okşayıp öpmeye başladılar. Oya başımı yatağa doğru bastırıp popomu havalandırdı. Buğda, herifin sikini alıp deliğime dayadı.

“Hiç acıma! ” diye fısıldadığını duydum.

Zaten hiç öyle bir niyeti yoktu adamın. Üzerime abanmaya başladı. Oram yırtılıyor zannettim. Öne doğru kaçmaya çalıştım. Ensemden yatağa bastırdı.

“Kıpırdama ! Fena döverim ” dedi.

Hangisinin daha kötü olacağını bilemedim ama onun olmak istediğimi hissettim. Beni sevgilimin ve Oyanın yanı da bir paçavra sikmesini aşağılamasını arzuladım.

Tam bir erkekti. Bunu hak ediyordu. Onu mutlu etmek için ne isterse yapacaktım. Buğda’ yı kaybettiğimi biliyordum. Popomu daha da yukarıya kaldırdım. Beni kasıklarımdan yakaladı. Asılmaya başladı. Çığlık çığlığa bağırıyordum. O gittikçe içime giriyordum.

Acı dayanılmazdı. Refleks olarak kaçamaya çalıştım. Oya’nın üstüme oturduğunu hissettim. Kaçmamı engelliyordu. Yüzüm yatağa yapışmıştı. Herif son bir hamleyle sonuna kadar kökledi. Mahfolmuştum. Kıçım yanıyordu. Öylece durdu sonra, gidip gelmeye başladı. Ne kadar kocamandı içimde… Bir piston gibi oynuyordu.

“Götünü siktiğimin ibnesi..” diye kükredi.

Oya’nın dudaklarına yapıştığını duydum. Oya üstümden kalkıp yanına diz çöktü. Öpüşmelerine devam ettiler. Buğda da öteki yandan öpmeye çalışıyordu. Onunda dudaklarını biraz öpüp bir şey dedi. Buğda arkadan dolanıp bacak arasına girdi. Herifin iri taşaklarını yalamaya başladı.

Kim bilir götümün sikilişi nasıl görünüyordur oradan diye düşündüm. Aldığım acılı zevkle popomu dalgalandırmaya başladım. İniltilerim onlarınkine karışıyordu. Zevk aldığımı artık herkes biliyordu. Ben,

“Erkeğim! Erkeğim!” diye haykırırken, kızlar da aşklarını ilan ediyorlardı. Güçlü kasıkları yuvarlak popomu acımasızca döverken “Şak! Şak!” diye sesler çıkıyordu. Onun içimde daha da büyüdüğünü hissettim. Faraş gibi olmuş göt deligimin içine sıcak tohumlarının fışkırdığını hissettim. Parmakları kalçalarıma gömülmüştü. Beni kendine çekerek geliyordu. Onun önünde bir yaprak gibi sarsılıyordum.

“Götünü siktiğimin ibnesi…” diye bağırıyordu. İçim sırıl sıklamdı. Birden bire sikini çıkarttı. Beni kaba bir hareketle yana ittirdi. Boşalmiş bir torba gibi yığıldım. Oya’yı kolundan tuttuğu gibi yüzü koyun yatırdı.

“Faraş gibi oldu ibnenin götü..” dedi. Hayretler içinde hala dimdik olduğunu gördüm. Oya’nın göt deliğine dayadı. Hiç beklemeden soktu. Oya öyle bir bağırdı ki acıdım kıza. Herif hiç durmadı. Adeta daha da zevklenmişti. Buğda yı Oyanın üstüne oturtup öpüşmeye basladı.

Ben bu kadar güçlü bir erkeğin varlığından iyice pısırıklaşmıştım. Sessizce seyretmeye ve otuzbir çekmeye başladım. Gözlerim tekrar Buğda’nın kırmızı ojeli güzel parmaklarına takılmıştı. Usulca uzanıp ayaklarını öptüm. Ardından da o minik parmaklarını emmeye başladım. Parmak aralarını dilimle yalayıp dolaşıyordum. Ara sıra aldığı zevkle geriliyordu. Onları ibadet edercesine öpüp kokladım. Sevgilimin ayaklarına yüzümü gömüp,

“Seni seviyorum Buğda!” diye haykırdım. O sırada o, Haşim’in kıllı taşaklarından akan sıcak taze dölünü yutmakla meşguldü. Bir kaç dakika sonra sessizlik hakim olmuştu odaya. Kızlar usulca ona sarılıp uyumaya koyulurlarken bende popomun sızısını unutmaya çalışıp, ayak uçlarında uyuyakaldım

Bütün tatil boyunca üçümüz Haşim’in hizmetindeydik. Buğda ve Oya’nın yanında utanç verici zevkleri tattım. İstanbul’a döndüğümüzde ise sevgilim ve kız kardeşi yaptıklarımızı ballandıra ballandıra arkadaşlarına anlattılar.

(alıntı)

Erkeğimden istediğim benimle olması

Bizim erkek evlendikten sonra çok değişti hem alkol ilaveten.
info alıyor hemde eve geç geliyor zaten uzun yol şoförü olarak çalışıyor yüzünü zor görüyorum beni umursamaz tavırları artık boğazıma kadar geldi ya başka kadın var yada artık beni istemiyor düşüncelerine kapıldım konuşmayı çok deneyim ama adam umursamıyor bağırıp çağırıyor bana

başlamıştı ve ses çıkaramıyordum bi anda çok güzelsin üzülmek yakışmaz sana dedi ve ayağıma öpücük kondurdu çok şaşırmıştım hiç tanımadığım biri ayağımı öpmüştü sonra tekrar öptü ve eli baldırımdan yukarı doğru çıkarken ıslak eteğimide yukarı sıyırıyordu ayağımdan sonra ayak bileklerimi öpmeye başladı eli baldırlarımda dolanıyordu o kadar hoşlanmıştımki ses çıkarmıyordum baldırlarımdan sonra kasıklarıma kadar gelmiş vajinamın etrafını bursa escort öpüp yalıyordu çok hoşuma gidiyor bi yandanda o bölgeyi yalamasını bekliyor istiyordum ama birilerinin görmesindende korkuyordum nolur yapma birileri görür dedim kimse görmez çok güzelsin derken nefesinin sıcaklığı beni delirtiyordu çamaşırımın üstünden vajinamı yalarken bi anda hadi arkaya geçelim diyip minübüsün arkasına geçtik evet artık kimse göremezdi tekrar dudaklarıma bi anda yapışıp emmeye başladı bende karşılık veriyordum tişörtümü çıkarttı bende eteğimi sıyırıp attım oda pantolonunu çıkarttı ve tekrar beni öpmeye başladı sanki neyden hoşlandığımı çok iyi biliyordu ensemden sırtıma oradan öperek belime kadar geldi bu arda sütyenimi

açmıştı çamaşırımdan kocamın büyük dediği kalçamı öpüyor diliyle escort bursa baskı yapıyordu sonra çamaşırımı çıkarttı ve bi anda arka deliğimle birlikte vajinamı yalamaya başlamıştı kendimden geşmiştim ben domalmıştım oda iyice altıma yatmış yalıyordu nerdeyse bitecektim dilini içime kadar sokuyordu bende bişeyler yapmalıydım ters dönüp adamın boxerını çıkarttım inanılmaz güzel görünüyordu bi filmde gördüğüm penise çok benziyordu iri uzun ve dümdüzdü önce elimi sürmeden dilimle kafasından aşağı doğru yaladım sonra ağzıma alıp emmeye başlamıştım ama ağzıma yarısını bile zor alıyordum beni yaladıkça dahada emmek istior benim aldığım zevki o da alsın istiyordum derken bi anda boşalmaya başladım biraz daha 69 a devam ettikten sonra adama yüzümü dönüp üstüne oturmaya başladım yavaş yavaş bursa escort bayan

içime giriyordu her oturmamda biraz daha ilerliyordu ben aşağı doğru inerken oda içime doğru itiyordu artık kendimizi kaymetmiş sesime hakim olamıyordum adam dudaklarıma yumuldu artık sesim daha az çıkıyordu ama çok güzel vuruyordu sonra beni domalttı ve tekrar yavaş yavaş içime girmeye başladı

tamamını soktuktan sonra bi anda hızlanıp girirp çıkmaya başlamıştı resmen uçuruyordu beni bağırmamak için elimi ısıryordum bi süre böyle devam ettikten sonra sırt üstü yatırdı ve bacaklarımı omuzuna alıp girip çıkarken göğüslerimi avuçluyor çok güzel olduğumu söylüyordu sonra bacaklarımı omuzundan indirim iki yana açtı ve bana dahada yüklenmeye başladı sanki daha derine inmek istiyordu bi yandan o şekilde bana girip çıkıyor boynumu ve göğüslerimi emiyor ve o vurdukça taşşakları kalçamı dövüyordu bu arada ben yine boşalıyordum biraz daha böyle bana girerken geliyorum dışarımı boşalıym dedi hayır hepsini içime istiyorum dedim

Resmen Yarak Hastası Oldum! (6)

Resmen Yarak Hastası Oldum! (6)
Eyüp’ün söylediğine göre akşama kadar evde kimse olmayacaktı. Ben de saat 10:00’a kadar falan yattıktan sonra duşa girmek için çıktım yataktan. Evi bir dolaştım. Başka birisinin evinde çırılçıplak dolaşmak insanın içini gıcıklıyordu. Burak’ın odasının kapısı kilitliydi, ama Osman açık bırakmıştı kapısını. Odaya girdim. Odası sıradan bir bekar odasıydı. Bir yatak, bir dolap, bir masa ve üzerinde laptop vardı. Yatağına uzandım. Osman dün akşam bu yatağa girip, benim inlemelerimi dinlemiş, beni siktiğini hayal etmişti mutlaka. Bunu düşünmek ıslanmama sebep olmuştu. Şimdi aynı yatakta ben çırılçıplaktım ve Osman’ı ben hayal ediyordum. Şimdi burada olsa beni nasıl sikerdi acaba? Bugüne kadar hiç aklımdan Osman’la ilgili cinsel birşey geçmemişti, ama şimdi onun yatağında çırılçıplak yatmış onunla sikiştiğimi hayal ediyordum. Amımla oynamaya başladım…

O duyguyu biraz daha yoğun hissetmek için dolabını karıştırıp Boxerlerinden birini aldım. Önce koklayıp yüzüme bastırdım, kasıklarına yumulup ona sakso çektiğimi hayal ederek. Bir taraftan amımı okşuyordum. Sonra Boxerini de amıma sürtmeye başladım, kasıklarımız birleşmişti böylece. Bu şekilde kendimi tatmin ediyordum. Ben tam orgazm olmak üzereydim ki dış kapı açıldı, biri gelmişti. Hemen yataktan fırladım, oda kapısının arkasına geçtim. İnşallah gelen Osman değildi. Yoksa direk odaya girecek ve beni o halde yakalayacaktı. Gelen Eyüp olsa zaten seslenirdi diye tahmin ediyordum.

Gelen her kimse mutfağa geçmişti, mutfaktan tıkırtılar geliyordu. Ben de o fırsattan istifade çıktım, hızla koridoru aşıp Eyüp’ün odasına kaçtım. Mutfaktaki her kimse beni görmüşmüydü bilmiyordum. Hemen üstüme Eyüp’ün tişörtünü geçirdim, altıma da eteğimi giydim çıplaklıktan kurtulmak için. Gelenin kim olduğunu kestiremiyordum. Burak olsa, kapısı kilitli idi açma sesini duyardım. Osman’sa Boxerini ortada görecekti ve Boxerin ıslak olduğunu fark edip benim orda bir haltlar karıştırdığımı anlayacaktı.

Ve sonunda Osman’ın, “Elif gel birşeyler atıştıralım, dışardan birşeyler aldım!” diye seslenişini duydum. Uyuyor numarası yapamazdım, mutlaka beni kaçarken görmüştü ki seslenmişti. “Sen devam et, ben aç değilim…” dedim. Osman, “O zaman gel birşeyler iç bari!” dedi. Baktım olacak gibi değil, zaten bir şekilde yüzleşecektim, “Tamam, geliyorum…” deyip odadan çıktım. Osman mutfakta değildi, salona gitmiş olmalıydı. Salona geçerken odasına bir göz attım, Boxer falan görünmüyordu. Gerçi ben de aceleyle nereye koydum bilmiyorum, ama ortalıkta yoktu. Ya görmüş almış, ya da daha hiç fark etmemiş olabilirdi.

Neyse, salona vardım. Salonda televizyona karşı konmuş bir kanepe ve önünde büyük bir sehpa var, çoğu zaman yemekleri bile mutfak yerine bu sehpada yiyorlardı. Osman da aldıklarını sehpaya koymuş yiyordu. Ben de başka yer olmadığı için kanepede onun yanına oturdum, “Afiyet olsun!” dedim. “Buyur beraber olsun!” diyerek dolu olan kola bardağını benim önüme doğru koydu. Ben kolayı alıp arkama yaslandım.

Birşey yemedim. Birşey de konuşmuyorduk. Olayların ne kadarından haberi olduğunu bilmediğimden temkinli davranıyordum, bilmeden ağzımdan birşey kaçırmayayım diye. Osman, “Ee nasıl gidiyor, anlat!” diye lafa girdi. Ben de, “İyi işte, nasıl olsun?” dedim. “Sen hem okuyor hem çalışıyorsun, çok yoruluyorsundur?” dedi. Ben de, “İş o kadar yorucu değil, sonuçta müşteri geldikçe iş oluyor, haftasonu daha yoğun, ama o zaman da okul yok, dengeliyor birbirini…” dedim. “Eyüp’le nasıl gidiyor?” diye sordu. “İyi valla, Allah bozmasın…” diye cevap verdim. Osman, “Belli, belli!” dedi gülerek. Ben de gülerek karşılık verdim. Osman, “Eyüp’ün işi de zor!” dedi. “Nasıl zor?” diye sordum. Osman, “Sana yetişemiyor sanki!” dedi. Mevzuyu akşamki sekse getirecekti. Ben de, “Yoo, iyiyiz!” diye cevap verdim.

Bir müddet sessizlikten sonra, Osman, “Etekle rahat değilsin, sana bir kapri falan vereyim, eteği dışarda giyersin, hem kırışmasın!” diyerek, benim birşey dememe fırsat vermeden kalktı ve odasına yürüdü. Az sonra, “Yatağın üstüne bırakıyorum, burada giyersin!” diye seslendi. Sonra salona geldi. Ben emrivaki yaptığı için birşey demedim ve kalktım odasına geçtim üstümü değiştirmek için. Bir kapri vardı yatağın üstünde. Kapriyi elime aldım ki ne göreyim, içine benim sabah amıma sürttüğüm Boxeri koymuş. Osman bu davranışıyla resmen her şeyden haberim var mesajı veriyordu bana.

İşler biraz sarpa sarıyor gibi hissediyordum. Ama bir taraftan da, acaba hazır kimse yokken Osman’la sevişsem ve sabahki fantazim gerçeğe dönüşse mi diye orospuluk damarım tık tık atmaya başlamıştı. Eteğimi çıkardım. Madem giymem için bırakmıştı, Boxeri de içime giyeyim diye düşündüm. Boxeri giydim, böyle de baya sexy olmuştum. Acaba kapriyi giymesem mi diye düşündüm ve Osman’a seslendim, “Millet ne zaman gelecek?” diye. Osman da, “Burak bugün yok, arkadaşlarında kalacak. Eyüp’ün de normalde 5’e kadar dersi var, ama ne zaman gelir bilmiyorum…” dedi. Yani rahattık. Madem Osman Boxerle bana bir mesaj vermişti, ben de mesajına cevap vermeliydim. Kapriyi bırakıp, tişörtü Boxerin üzerine saldım. Tişört Boxeri anca kapatıyordu. Öylece salona geçtim Osman’ın yanına.

Osman bana bir bakış attı, belli ki içi gitmişti. Ben de, “Madem rahat edeyim diye çıkardım eteği, böyle daha rahat, hem kimse de gelmeyecek dedin!” diyerek açıklama yaptım. Osman, “Yoo güzel olmuş!” diye karşılık verdi. Benim bu hareketim onu cesaretlendirmişti. “Elif, az önce Eyüp’ün sana yetmemesinden bahsediyorduk ya?” diye giriş yaptı. Hissediyordum, ok yaydan çıkıyordu. Gerçi ben de kendimi psikolojik olarak Osman’la sevişmeye hazırlamıştım, ama ya birilerine söylerse, özellikle Eyüp’ün kulağına giderse diye de korkuyordum. Sonuçta aralarının nasıl olduğunu bilmiyordum, bir sıkıntı olduğunda kendini kurtarmak için, yada sadece arkadaşını düşündüğü için bile anlatabilirdi her şeyi.

Benim çekindiğimi görünce, “Elif, sana bir şey anlatacağım, ama bunu bildiğini, hele hele benden duyduğunu hiç kimseye söylemeyeceksin!” deyip, ısrarla benden söz aldıktan sonra anlatmaya başladı. Dediğine göre, Eyüp çok çapkın biriymiş, hayatında benden başka kızlar da varmış, arkadaşlarına benim bu eve gelmek istediğimi anlatmış, ama başta kendisi sıcak bakmıyormuş bu olaya, ben evde olursam rahat hareket edemezmiş… Bunları duydukça şok oluyordum. Demek ki Eyüp’ün son zamanlardaki soğukluğu bu yüzdenmiş.

Osman sonra, “Bak Elif açık konuşacağım, ben seni kendi halinde, mazbut, efendi, Anadolu’dan okumak için gelmiş, hatta ailesine yük olmamak için bir taraftan da çalışan hanım hanımcık bir kız diye tanıdım, bu arada da gönlünü bir delikanlıya kaptırmışsın, o kadar da olur diye düşünüp hep takdir ettim…” diye devam etti. Osman doğru gözlemlemişti beni, birkaç hafta öncesine kadar tam olarak bu anlattığı kızdım. Osman o kadar tatlı ve ikna ediciydi ki, adeta içimden geçen bütün sorulara sanki içimi okurcasına cevaplar veriyordu.

Osman, “Eyüp’e de içten içe kızıyordum, hadi diğerleri neyse de, bu kızla oynamasa bari diye…” devam etti. Baya gönlüm Osman’a doğru kayıyordu. Ama kalbimin atması gibi, bir taraftan da amım kavruluyordu. Garip bir azgınlık vardı içimde, Osman’ın üstüne atlamamak için zor tutuyorum kendimi. Osman, “Yalan söylemeyeceğim Elif, keşke Eyüp yerine benim kız arkadaşım olsaydın diye çok düşündüm, ama aklımdan cinsellikle ilgili hiçbir şey geçmedi, ama dün akşamdan beri aklımda hep sen varsın, seninle olmak istiyorum!” diye döktü içinde ne var ne yoksa.

Ben zaten artık konuşmayı bitirse de icraata geçse diye kendimi zor tutuyordum. Ta başta istekli görünmeyeyim, onun zorlamasıyla oluyormuş gibi yapayım diye aklımdan geçiriyordum, ama beynim çoktan kontrolü kaybetmişti. Osman bana bakıyordu ne diyeceğim diye. Anlattıklarından acayip etkilenmiştim. Ama dahası, fena halde azmıştım, kontrol edemiyordum kendimi. Hiçbir şey demeden dudaklarına yumuldum. Kıtlıktan çıkmış gibi somuruyordum dudaklarını. Amım yanıyordu, o yarağı biran önce içime almalıydım…

Öpüşmeyi çok uzatmadan hemen kasıklarına eğildim, kemerini fermuarını çözüp sikini elime aldım. Elimle bir iki sıvazlayıp ağzıma aldım hemen. Bir müddet sakso çekince yarağı sertleşti. Dayanamıyordum, amım zonkluyordu resmen, “Önce beni bir posta sik, sonra uzun uzun sevişir, keyfine vara vara akşama kadar sikersin!” deyip, hemen Boxerden kurtuldum ve kanepenin kenarına ellerimi koyarak ayakta domaldım. Ben pozisyonumu almış Osman’ı bekliyordum, kanepeden kalkıp gelene kadar asırlar geçti sanki.

Arkama geçti, eline tükürüp amıma sürdü, ama zaten amım ıslaktı. Sonra sikini amımım dudaklarında gezdirmeye başladı, bense bir an önce sikilmek istiyordum. “Hadi sok artık şunu!” dedim. Osman’ın acelesi yoktu sanki, “Ufff, şu göte bak, daracık, ben bu götü sikerim!” dedi. Ben çıkıştım, “Soksana be herif şu sikini amıma!” diye. Osman, “Amı sikeriz o kolay, ama bu götü bana siktireceksin, bu göt bugün bu siki alacak, sarıp sarmalayacak!” diyerek halen götümü istiyordu. Ben artık yalvardım, “Ne olur önce şu amımı bir doyur, götümü sonra sikersin!” diye. Osman, “Bak sözü aldım haa!” diyerek yarağını yavaşça amımın içine saldı. Bir müddet yavaş yavaş gidip geldikten sonra temposunu artırdı, ben de kalçamla daireler çizerek içimde sikinin amımın duvarlarına sürtüp her yerime değmesini sağlıyordum…

Bu seferki anlaşılmaz azgınlığımdan olacak ki, çok çabuk orgazm olmuştum. Ama Osman oralı değildi, sikmeye devam ediyordu. Pozisyon değiştirdik, beni kanepeye sırtüstü yatırıp bir müddet misyoner pozisyonunda sikti. Biraz yorulur gibi olunca tekrar pozisyon değiştirdik. Bu sefer o kanepeye yattı, ben üstüne çıktım ve ata biner gibi sikini içime aldım ve zıplamaya başladım. Bu pozisyonu da sevmiştim, çünkü ben bastırdıkça sikini daha fazla içime, daha derinlere kadar alabiliyordum. Bir müddet sonra Osman beni belimden tuttu ve kasıklarına yapıştırdı, siki bir damar gibi atmaya başlamıştı, içimde hissediyordum. Derken boşalmaya başladı ve tüm döllerini amıma doldurdu. Ben de pelte gibi üstüne yığıldım…

Bir süre öylece kaldık. Biraz dinlendikten sonra Osman’a baktım, ne yapıyoruz der gibi. Osman da, “Daha dur bakalım, yeni başlıyoruz, evin her yerinde sikeceğim seni, finali de o daracık göt deliğinle yapacağız!” dedi. Hiç götten sikilmemiştim. Erkeklerin bu göt sevdasını anlamıyordum, kendim zevk alacak mıydım onu da bilmiyordum.

Banyoya gidip amımı güzelce yıkadım, içimdeki dölleri temizledim. Osman’ın yanına geri geldiğimde pencerenin kenarındaydı. “Gel aşkım!” diyerek yanına çağırdı ve yanağıma bir öpücük kondurdu. Ben de dudaklarından öperek karşılık verdim. Biraz öpüştükten sonra, “Şimdi seni evin her yerinde sikeceğim, ama bu adamı senin hazırlaman lazım!” diyerek, beni omuzlarımdan aşağı bastırdı. Mesajı almıştım, eğilip sikini elime aldım, biraz elimle sıvazlayıp sonra da ağzıma aldım. Az önce bana yaşattığı zevkin bedeli olarak ona güzel bir muamele ile teşekkür edecektim. Güzelce emmeye başladım. Daha tam ereksiyon olmadığı için taşaklarını da beraber ağzıma almaya çalışıyor, sikinin ucunu taa boğazıma kadar sokuyordum, sikini ağzımdan çıkarıp, taşaklarını emiyor, taşaklarının arkasında kalan yerlerin okşuyordum. Ve Osman’ımın bundan çok zevk aldığını görebiliyordum…

Siki kazık gibi olmuştu, ben yüzüne doğru bakınca beni tekrar yukarı kaldırdı, pencereden dışarı bakmamı istedi. Ben dışarıyı seyrederken arkamda yerini aldı ve sikini amıma yerleştirdi. Bu benim de hoşuma gitmişti. Biraz öyle siktikten sonra mutfağa geçtik, orada beni tezgaha dayayıp, yine arkamdan amımı sikmeye devam etti… Sonra Eyüp’ün odasına geçtik, onun yatağında beni domaltıp, “Ya Eyüp efendi, işte böyle, sevgilini orospum yapıp sana boynuzu taktırdım, gavatlık tacını giydirdim sana!” diyerek amıma hırsla pompalamaya başladı. Korkmalı mıydım bilmiyorum, ama zevkten uçuyordum, onu düşünemezdim şimdi…

Biraz sonra oradan da çıkıp kendi odasına geçtik. Daha sabah fantazi kurduğum yatakta, şimdi gerçekten Osman’ın altında inliyordum ve orgazm üstüne orgazm oluyordum. Hiç halim kalmamıştı, “Osman’ım ben bittim, hadi sen de boşal artık!” diye inledim. Osman hızlanmıştı. Boşalmaya yakın sikini amımdan çıkardı ve ağzıma verdi. Kısa bir süre ağzımdan siktikten sonra ağzıma boşaldı. Ben de son damlasına kadar yuttum döllerini…

Osman’la sevişmek çok hoşuma gitmişti. Farklı pozisyonlar denemeyi, benim gibi teşhirciliği seviyordu. Ayrıca iyi de dayanmıştı, uzun süre kendini kontrol edebiliyordu. Kararımı vermiştim, götümden siktirmek konusunda endişelerim vardı, ama bu götüm sikilecekse Osman’a siktirecektim…

[Elif]

Yanımda Çalışan Masum Bakire-1

Yanımda Çalışan Masum Bakire-1
Ben 40 yaşında, mutlu bir evliliği olan, iki çocuk babası bir adamım. Bundan 4 sene önce iş yerime bir bayan eleman aldım, adı Hülya. Kendisini bir giyim mağazasında çalışırken gördüm (daha önceleri de dışarıda görüyordum ve acayip dikkatimi çekiyordu), kendisine iş teklifi yaptım, kabul etti ve geldi. Bana geldiğinde bilgisayarı hiç bilmiyordu, hatta fare kullanmayı bile bilmiyordu. Ama yine de o güzelliğinin hatırı için işe aldım. Hülya 1.60 boylarında, yuvarlak hatlı, yuvarlak kalça, taş gibi memeleri olan bir kızdı. İlk temasımı ona fare kullanırken elinin üstüne elimi artarak, yan yana otururken dizlerimizin dokunmasıyla yaşadım. Ve inanılmaz haz alıyordum!

Hülya çok masum ve utangaç, o güne kadar hiç biriyle çıkmamış bir kızdı. Çok ürkek davranıyordu. Ben de onun o davranışına hep saygı duydum ve mesafeli davranıyordum. Gerçi zaman zaman temizlik yaparken önümde eğilince, o muhteşem kalçasındaki düşük belli pantolonun azizliğine uğrayıp külotunu, yine önümde eğilince askılı tişörtünden sütyeni ve baş döndürücü memelerini görünce saldırmamak için insan üstü sabır gösteriyordum. Çünkü işin ucunda ailem, kızın ailesi, bekareti, hayatı geleceği vs. vs. vardı. Öyle adilik yapamazdım.

Neyse aradan 4 yıl geçti, geldik günümüze. Hülya 25 yaşına gelmiş, daha bir serpilmiş, daha kadınsı hatlara sahip, muhteşem sexy bir kız olmuştu. Ama bunca yılda, 4-5 kişiyle ya çıktı ya çıkmadı. Çıktıklarıyla da öğlenleri buluşup yemeğe giderdi. Daha ileri hiç gitmedi, yani eline erkek eli değmedi anlayacağınız. Nerden biliyorsun derseniz, bana çok güvenirdi ve bütün ilişkilerini en ince ayrıntısına kadar anlatırdı. Ben onun Ömer abisiydim. Yani o kadar samimi olmuştu ki benimle, özel gününü (Aybaşısını) bile söylüyordu, çok utangaç olmasına rağmen. Ayrılmasına sebep olan şey de hep giyimiydi, giydiği mini kıyafetler, dar sexy pantolonlar hep çıktığı erkeklerle problem oluyordu ve taviz vermediği için de ayrılıyordu…

Ben iş icabı ara ara karşıya geçince Hülyayı da yanımda götürüyordum. Bir yağmurlu İstanbul gününde yine karşıda işim vardı, Hülyayı da yanımda götürdüm. Aslında gizli gizli gidiyorduk, yanımdaki diğer çalışanlardan ve tabiki evden gizli gidiyordum. Kaçamak aşıklar gibi. Ufak ufak flört etmeye başlamıştık aslında. Ben bazen kaçamak bakışlar atarken fark ediyor ve vaziyet alıyordu. Kendi de bana bazen kaçamak bakışlar atarken ben de fark ediyordum. Özellikle ayakta yan yana dururken, ben nerdeyse onun iki katıydım (yanlış anlamayın kilolu değilim, biraz iriyim, 1.85 boyundayım ve yapılıyım, gençken body bulding yaptım az da olsa), birde bir hata yapınca yüzüme sevimli bir gülüşle bakıyordu ki, kendimi zor tutuyordum saldırıp öpmemek için….

Neyse, Beyoğlu’nda yağmurun altında şemsiyemin altında Hülya koluma girdi ve koluma sıkıca sarıldı. O sarılmada taş gibi memelerini hissettim. Sanki hissedeyim diye bastırıyordu. Ben kıvranıyordum, belki son zamanlarda bu kadar kuvvetli ereksiyon olmamıştım, pantolonuma dayandı, nerdeyse yürüyemiyordum. Tünele girdik, Vagon hareket edince karşımda duran Hülya da üstüme doğru yıkıldı. Ama ne yıkılma! Bana sıkıca sarıldı, sarılmasıyla bütün vücut kıvrımlarını hissettim. Bendeki çıkıntıyı o da hissetti. Ama ben sonunda o sarılmayla artık kontrolden çıktım. Artık ben bu kızı ne pahasına olursa olsun sikeceğim dedim. Artık ne ailem, ne onun ailesi, ne geleceği, hiç bir şey umurumda değildi. Hemen beynim o işi yapmak için çalışmaya başladı. Gözüm dönmüştü artık…

Tünelden çıkarken koluma girdi, ben de omuzuna kolumu attım, kendime doğru iyice çektim. Bir ara, Kadıköy’e otoparka bıraktığım minibüse götüreyim orada yumulayım diye düşündüm, sonra tehlikeli geldi vaz geçtim. “Gel seni biraz gezdireyim!” dedim. Bu teklifime bayıldı. Çıktık, öyle Beşiktaş’a doğru yürüyerek gitmeye başladık. Bu arada yağmur da iyice artmıştı ve bayağı da ıslandık. Bir Cafeye girdik, oturduk. Derken boğaz kenarında büyük otelleri görünce, “Hiç otelde kaldın mı?” diye sordum. Güldü ve “Ne oteli Ömer abi, ben doğru dürüst Ümraniye’den dışarı bile çıkmadım. Seninle nereyi gezdimse o!” dedi. “Yani benimle hep ilkleri yaşıyorsun…” dedim, güldü. Baktım hafiften titriyor, “Görmek istemez misin 5 yıldızlı oteli?” diye sordum. “Nasıl yani, nasıl görecektim ki?” diye sordu. “İstiyorsan sana bir günlük oda tutayım kal, boğaz manzaralı, ne dersin?” dedim. Güldü, “Valla mı? Doğru mu söylüyorsun?” dedi. “Evet! Hadi gel, şu büyük otele gidelim, bu akşam orda kal!” dedim. Biraz nazlanır gibi yaptı, ama kabul etti.

Kalktık, yola koyulduk. “Önce gel şurdan sana kuru elbiseler alalım, orda değişirsin!” dedim ve bir mağazaya girdik. Birkaç elbise denedik. Elbiselerin biri siyah, dar, mini bir elbiseydi, vücudunda muhteşem duruyordu. İkincisi de daha çok gece elbisesine benziyordu, dantelli mantelli. Hülya soyunma kabinindeyken ordan hemen iki takım da iç çamaşırı aldım ve kasadan ödemesini yapıp çıktık. Taksiye bindik ve otele geldik…

Hülyayı lobide oturttum, bir oda kiraladım. Şimdi o an gelmişti, bakalım ne diyecekti. Anahtarı verdim ve “Hadi odana çık, üşütme daha beter, ben gidiyorum, yarın kahvaltını yapar gelirsin!” dedim. Ve beklediğim cevabı verdi, “Sen de gelsene Ömer abi, en azından biraz otururuz, sonra gidersin!” dedi! İşte şimdi işin bitti bebeğim, kimse seni elimden alamaz dedim kendi kendime. Ve asansörle çıktık yukarı. Bizi getiren çocuğa bahşişini verdim. Bahşişi alırken çocuk biraz sonra olacakları tahmin edip anlamlı anlamlı, biraz da kıskanarak yüzüme baktı, hissettim.

Neyse, odaya girdik. “Hemen üstünü değiş!” dedim. “Tamam! Gelmişken duşumu da alayım bari!” deyip banyoya girdi. Bense boğaz manzarasını seyrederken televizyonda müzik kanalı açtım. Sonra yavaş yavaş yine kendi kendime, aslında yanlış yapıyorum, şimdi bu işi yaparsam, ailem, kızın geleceği vs. vs düşünmeye başladım ve bu işi yapmaktan vazgeçtim. Kız banyodan çıkınca vedalaşıp gidecektim. Kapı açıldı ve o muhteşem siyah dar elbiseyle çıktı! Ve ben bir saniye gözümü ayıramadım, “Çok yakışmış kız!” dedim. “Ömer abi sağ olasın yaptıkların için. Ne desem azdır bana yaşattıkların için!” dedi. “Önemli değil Hülya! Ben gitsem?” dedim. “Ömer abi sen de girsene duşa, iyi geldi doğrusu, sonra gidersin olmazsa?” dedi.

Birden, “Olur!” dedim, girdim duşa. İçerde kendimi yedim yedim bitirdim, bir 31 çeksem, sonra da çıkıp gitsem, hiç bu işlere kalkışmasam diye düşündüm. Tam 31 çekmeye başladım ki, kapı tıklandı ve “Ömer abi, burda buz dolapta içki var, içsem olur mu?” diye seslendi. Ben de, “İç serbest, ama bana da bırak!” diye gülerek cevap verdim. 31 de çekmeden duşumu aldım ve dışarı çıktım. Yatağa oturdum. Hülya kendi içmeye başlamış, bana da, “Ömer abi, araba kullanacaksın ama, az bir şey iç, ne vereyim sana?” diye önümde eğilip buzdolabına uzandı. O muhteşem kalçası domalınca muhteşem bir şekil aldı. Tabii benim yarağım oldu yine bayrak direği. Birde bana, “Tekrar teşekkür ederim her şey için ömer abi, bunları nasıl ödeyeceğim sana bilmiyorum, ha bu arada poşetteki şeyler için (iç çamaşırları kast etti) de ayriyetten teşekkür ederim, giydim tam oldu!” dedi, bende sigorta bir kez daha attı…

Şimdi o siyah iç çamaşırları da giymiş vaziyette, karşımda bir affet duruyor ve ben yatakta malak gibi oturuyorum. Şimdi harekat zamanı dedim ve ayağa kalktım. Hülya da o sırada pencereye gitti ve “Ne muhteşem manzara, değil mi Ömer abi? dedi. “Evet bence de dünyanın en muhteşem manzarası!” dedim. Tabii ben önümde duran o muhteşem vücut için diyordum. Sonra pencereden dışarıya doğru eğildi, yani önümde domaldı. Bende işte o anda filim koptu, arkadan sarıldım, Hülyanın boynuna bir öpücük kondurdum. Aniden döndü ve “Ne yapıyorsun Ömer abii?!?” dedi ve beni itti. Bense ikinci bir hamleyle belinden kavradığım gibi kendime çektim ve dudaklarına yumuldum. Beni tekrar itti ve bir tokat attı bana. İşte o zaman bende kontrol iyice kayboldu, Hülyayı tuttuğum gibi belinden, ayaklarını yerden kestim ve yatağa, ben üste olacak şekilde yatırdım ve altıma aldım…

Önce göz göze geldik. Başını iki elimin arasına aldım ve “Sakin ol Hülya, sana zarar vermeyeceğim, korkma!” dedim. Önce öylece baktı, direnmedi. Sonra dudaklarından öpmeye başladım, yavaş yavaş dozajı artırdım. Dudaklarını adeta eme eme koparacak hale getirdim. Gözlerine bakınca adeta ‘parçala beni!’ der gibi bakıyordu bana. Yavaş yavaş elimi sütyenin kenarından sokup, o 4 senedir hayal ettiğim memelerini kavradım. Sonra dudaklarımı memelerine kaydırdım ve delicesine emmeye başladım. Hiç sesi çıkmadı, altımda kıvranmaya başladı. Artık memelerini, boynunu ve dudağını emmekten yalamaktan dudaklarım uyuştu…

Uzun bir aradan sonra ilk kez konuşmaya başladık. “Ömer abi, ne olur çok ileri gitmeyelim, sonra pişman olacağımız bir şey yapmayalım!” dedi. Bense nefes nefese, “Korkma bebeğim, istemediğin hiçbir şeyi yapmayacağım, söz!” dedim ve icraata başladım. Böylelikle rahatladım, en azından artık direniş yoktu. Önce elbiseyi iyice aşağıya indirdim ve sütyeni tamamen çıkardım. O 25 yaşına gelmiş ve ilk kez bir erkek elinin değdiği ve taş gibi muhteşem memeleri meydana çıkardım ve uzuuun bir zaman yaladım, öptüm. İyice mayıştığını gördükten sonra yavaş yavaş elimi amına doğru kaydırarak yoklama çekmeye başladım. Önce elimi hemen tuttu ve çekti. Sonra yavaş yavaş tepki vermemeye başladı. Bense dozajı küçük küçük artırmaya ve ufaktan amını parmaklamaya başladım. İşte Hülya o zaman başladı inlemeye!

Bunu fırsat bildim ve bacak arasına indim. İtiraz etti inleyerek, ama çok direnmedi. Bense ilk kez bir kadına oral yapacaktım. Daha önce hiç böyle bir girişimim olmamıştı. Karşımda siyah külottan taşan amını gördüm, külodu yana çektim ve dille dokunmaya başladım. Sen misin dokunan, Hülya başladı kasılmaya. Zor tutuyordum ayaklarını. Başımı arada eziyordu. Fazla uzun yapamadım, ben de artık sabırsızlanıyordum, bir an önce o ama sokmak istiyordum. Ama korkutmadan. Son bir kontrolü de yaptım, iyice ıslandığını gördüm. Tekrar altıma aldım ve dudağına doğru uzanınca, bu sefer Hülyanın dudağıma saldırıp öptüğünü gördüm. O şekilde uzun bir süre öpüştük. Ben bu arada yavaş yavaş soyundum ve çırılçıplak kaldım…

Yarağım bacaklarına değdikçe dahada azıyordum. Hülyanın bacaklarını açtım ve tam anlamıyla misyoner pozisyonu almıştık, bir içine girmem kaldı. Külodunun yanından yarağımı amının ağzına dayadım ki, “Ne olur yapma Ömer abi, sonra zor durumda kalacağız, bu kadarı yeter, ne olur daha ileri gitmeyelim!” diye ağlamaklı sesle direndi ve devam etti, “Söz vermiştin, istemediğim bir şey yapmayacaktın Ömer abi!” dedi. “Tamam!” dedim. Ama ben bu kızı burdan sikmeden bırakmayacaktım, kafaya koymuştum. Tekrar öpmeye, parmaklamaya bir süre daha devam ettim. Sonra yavaş yavaş yarağımı amının ağzına doğru sürtmeye başladım. İnlemeyle karışık, “Lütfeen yapmaa!” dediyse de, ben biraz daha ileri gidiyordum. “Korkma, sokmayacağım, sadece ucunu sürtecem, tamam mı?” deyince, kafasıyla onayladı. Ben fırsat bu fırsat, yarağımla sürtmeye başladım.

İleri geri yaptıkça Hülyanın direnci kayboldu. Artık son hamle kalmıştı, külot artık engel oluyordu. Hülyayı altımda tam uygun pozisyona getirdim, bacaklarını iki yana doğru iyice açtım ve Hülyanın o kara gözlerine son bir baktım. O anda anladı yapacağımı. Ve biraz endişeli, ama bir o kadar şehvetli bakışını da görünce, külodu tuttuğum gibi çektim ve yırtarak çıkardım. İşte aramızda başka engel kalmamıştı. Yarağımın ucunu doğruca iyice sulanan amın içine soktum. Hülya kendini biraz kasınca, “Korkma bebeğim, korkma!” diyerek yine kafasını iki elimin arasına aldım ve o şehvetten şişen dudaklarını öpmeye başladım. Öptüm öptüm iyice kendini salmasını bekledim. O da beni öpmeye başlayınca, var gücümle yüklendim. Önce zorlanıyormuş gibi olduysada, bir iki çek sok hamlesiyle dibini buldum…

Tabii Hülyacığım biraz bağırdı, debelendi, ama kim tutar beni, verdim pompayı. Çok uzun sürmedi, öyle bir patladım ki, ben 20 senedir sevişiyorum, böyle bir haz almadım…

Taksici Sevgilim

Taksici Sevgilim
“Yani bu hafta da gelmeyecek misin?” diyebildim kocama…

Çoktan anlamıştım oysa başıma geleni… Teftiş için evden çıkalı bir ayı geçmişti, ben hala salak gibi gelmesini umuyordum. Bugün gelir, bu hafta gelir diye diye, yalnız yatağımda kendimi okşaya okşaya bir ay geçmişti yalnız başıma… Şimdi telefonda yine aynı şey… Aynı haber…

“Karıcığım, teftiş kurulundan talimat geldi, şubede yolsuzluk olmuş, derhal gitmem gerekiyor…” diye vızıldayan sesini duymuyordum artık.

Telefonu suratına kapattım. Masamda oturup boş boş önümdeki pc ekranına, yanındaki kabarık bireysel kredi dosyalarına baktım anlamsızca… Boğulacağımı hissettim bir an… Çantamı alıp üst kata, Şube müdürünün yanına çıktım. Yüzüme baktı,

“Müdür bey, rahatsızlandım, tansiyonum yükseldi herhalde, bugün izin verir misiniz bana?” diyebildim.

Kocam da aynı bankada müfettiş olduğundan, hatta kocamla tanışıp görüştüklerinden, sürekli yalnız olduğumu, teftiş döneminde nadiren bir araya gelebildiğimizi biliyordu namussuz, kıl herif…

O flörtümsü bakışlar, yılışık, versem sikecek yüz ifadesi yine gelip yerleşmişti ablak bürokrat suratına… Iyy… En nefret ettiğim tip… Sağlığımla çok ilgilenirmiş gibi gülümseyerek,

“Elbette Gül, çok rahatsızsan istersen ben bırakabilirim evine…”

“Zahmet etmeyin Müdür bey, ben taksiye binip giderim, teşekkür ederim ilginize…” dedim.

Eve bırakırsın da, evde beni sikmeden bırakır mısın bilemem artık… Bin tane amım olsa birini vermem sana ibne kılıklı…

Sakin kalmaya çalışarak ibne kılıklıya teşekkür edip çıktım. Şubenin önünde müşteri indiren bir taksiye işaret edip atladım. Evin adresini verip arkama yaslandım.

Daha otuzuna gelmemiş, gencecik bir kadındım. Beş senedir evliydim bu adamla… Ama öyle uzun süreler yalnız kalıyordum ki, evli olduğumu unutuyordum çok zaman… Aksi gibi, kocam ne kadar işkolik, ilk zamanlardaki ilgisini yitirmiş, hımbıl herifin tekiyse, ben de o kadar hareketli, civelek, seksi, sekse düşkün karının tekiydim.

Buna rağmen ben sadakat diye bir şey var diyerek yalnızlığıma, çaresizliğime, bacaklarımın arasının örümcek bağlamasına sabır çektikçe, etrafımda bana yılışan, sikmek isteyen erkeklerin sayısı da artıyordu sanki…

İşte onlardan biri… Taksinin şoförü… Bindiğimden beri dikiz aynasından bana bakıp duruyordu güya çaktırmamaya çalışarak… Yirmili yaşlarında, esmer, geniş omuzlu, yakışıklı, konuşkan bir şeydi. Güleç yüzlüydü, gülümsedikçe simsiyah bıyıklarının altından beyaz dişleri parlıyordu aynada… O bıyıkların, etli dudaklarının, dilinin olmadık yerlerime sürtündüğünü hayal ettim elimde olmadan… Hazla ürperdim.

Başımı çevirdim, sanki dalgınlıkla oynar gibi yapıp gömleğimin üstten bir düğmesini daha açtım. İri memelerimin yuvarlaklığını ortaya koyan dantel sütyenim görünüyordu şimdi… Gözleri daha bir irileşmişti şimdi, daha bir dikkatli bakıyordu dikiz aynasından…

O baktıkça ben yayılıp gevşedim. Bacaklarımın arası karıncalanmaya başladı. Bacaklarımı sıkıp şehvetten ıslanmaya, istekle kan dolup şişmeye başlayan kukumu sakinleştirmeye çalıştım. Eh, bazı şeyleri hatırlamaya başlamıştı zavallı kukum… Zevk aldığı, öpülüp yalandığı, ağzını açıp içine sert sert bir şeylerin girdiği sahneler… Kocamdan öncekiler, kocamınki…. Offf…

Bu arada evimin önüne gelmiştik. Eğilip çantamdan para ararken, memişlerimi biraz daha röntgenlemesine izin verdim yakışıklının… Sonunda bir yirmilik çıkarıp uzattım. On lira tutmuştu yol ücreti, on lira para üzeri uzatıyordu bana, elimi uzatıp elini tuttum hafifçe,

“Yoo, üstü kalsın. Ama bana bir kartını verirsen iyi olur. Taksi gerekirse seni çağırırım. Peki, gelir misin?” dedim o karşımdakini, müşterilerimi, bankadaki üstlerimi etkilemeye çalıştığımda kullandığım ve her zaman başarılı olmuş, buğulu yatak odası sesimle…

“Tabi, ne demek…” diyerek bir küçük kağıda telefon numarasını, ismini yazıp verdi. Ben de parmaklarımın ucuyla parmaklarını okşarcasına elinden kağıdı aldım, mini eteğimin açılmasına aldırış etmeden taksiden indim.

Eve girdiğimde heyecanla kapıya yaslandım. Kendime inanamıyordum, resmen şoförü gözüme kestirmiş, orospu gibi iş atmıştım çocuğa…

Kendimi banyoya attım. Üzerimdeki bankacı giysilerimi, külotlu çorabımı, yüksek topukluları sıyırıp Havva anamız giysisiyle, yani çıplak tenimle kaldım.

Kısık gözlerle hilton lavabonun yüksek ve geniş aynasında kendime baktım. Bir erkeğin, bir taksicinin gözüyle baktım kendi çıplaklığıma…

Eh, uzun sarı saçlarımla, iri ve dik memelerimle, incecik belimle, hiç selülitle tanışmamış diri kalçalarımla, uzun bacaklarımla ve arasındaki fazla ellenmemiş üçgenimle beğendim kendimi… Taksici olsam, çapkın, yakışıklı bir erkek olsam, aynadaki kadını sikmek isterdim doğrusu…

Sonra da iyice azmış vaziyette, ılık su doldurduğum, parfümlü köpük boca ettiğim küvetin içine girdim. Suyun üzerini kaplayan köpüklerin arasında, parmaklarım ıslak ve kaygan kasıklarımı, kabarmış klitorisimi okşarken gözlerimi kapattım. Şoförün yakışıklı yüzü gözümün önünden gitmiyordu bir türlü…

Akşamı zor ettim. Kendimi oyaladım, bakımdan geçirdim, ağda, oje, saçlarıma fön çekmeler… Etajere bıraktığım kağıt parçası bana bakıp duruyordu. Yarı çıplak oturduğum koltuktan, bir duvardaki kocamın resmine bakıyordum, bir de telefon numarası yazılı kağıda…

Sonunda kararımı verdim. Daha doğrusu içimdeki sikilmeye aç, zevk almaya muhtaç orospu karar verdi. Dayanamayarak kalktım, kağıdı elime aldım. “Emre” yazıyordu kağıtta, yakışıklı taksicinin ismi, telefon numarası…

Heyecandan titreyen parmaklarımla numarayı tuşladım. Bir iki çalmadan sonra telefon açıldı. O kalın, tok erkek sesi kulağımda yankılandı,

“Efendim?”

“Merhaba, şeyyy, ben Gül… Hani bugün evime bırakmıştın ya? Telefon numaranı yazıp vermiştin.” dedim. Kendime kızıyordum bir yandan… Ergen kızlar gibi heyecan duyuyordum kocamı boynuzlamanın şeytanca niyeti ve hazırlığında…

“Evet, hatırladım… Buyrun, bir emriniz mi vardı?” diyerek cevapladı.

“Şeyyy, çarşıya inecektim de, beni evden alabilir misin?” dedim.

“Ben şu anda çalışmıyorum, ama kendi arabamla gelebilirim. Yalnız biraz da alkollüyüm, size sorun olmazsa geleyim…” dedi. Yanaklarımın kızardığını hissediyordum.

“Sorun olmaz, sen gel yeter!” dedim.

Of, resmen pas veriyordum oğlana… Eminim niyetimin ne olduğunu anlamıştı herif… Telefonu kapatıp yatak odasına koştum. Minik tangamı bacaklarımdan geçirip üzerine bulabildiğim en seksi, en kısa eteğimi, en dekolte bluzumu giydim.

Sütyensiz olduğum belli oluyordu. Memelerimin kabarık uçları bluzu delecek gibiydi ama giymedim yine de… Otomobiliyle evin önüne geldiğinde aşağı indim hemen, yanına oturup,

“Merhaba!” dedim.

“Merhaba, nereye gideceğiz?” diyerek arabayı sürmeye başladı.

“Sen karar ver, tabi işin yoksa?” dedim.

“İşim yok da, siz nereye gitmek istiyorsanız oraya götüreyim!” dedi. Sırtımı yarım kapıya verip ona döndüm cevap verirken,

“Bak Emre… İşin aslı şu… Evde yalnızım. Moralim çok bozuk, canım sıkıldı, şöyle gezeyim dedim. Hazır sen de çalışmıyormuşsun, işin yoksa beraber gezelim. Bir iki kadeh bir şey içeriz, sonra beni bırakırsın! Ücreti neyse veririm, hiç önemli değil…” dedim.

Ona doğru yarım dönen bacaklarıma baktı bir an… Mini eteğimin altında apak parlıyordu yeni ağdalı bacaklarım… Sonra da yüzüme, gözlerime çevirdi kara gözlerini…

Heyecanla ona bakan irileşmiş gözlerimden, kabarmış meme uçlarımdan, aralık duran dolgun dudaklarımdan, kalçama sıyrılmış mini eteğimden, ücretini neyle, nasıl ödemek istediğimi anlamış mıydı acaba?

“Olur, peki!” diyerek önüne döndü, yola devam etti. Deniz kenarında, Kordonda dolaştık, İnciraltı’na uzandık, tekrar geriye, Alsancak’a döndük. Barın birine girip bir şeyler içtik, muhabbet ettik. İlgiyle bakıyor, sessizce beni, saçmalamalarımı dinliyordu bıkmadan…

Kısa sürede, içkinin de tesiriyle anlatmadık ne uzun ve kahredici yalnızlığım, ne müfettiş kocamın ilgisizliği, ne mutsuzluğum kalmıştı. Kadehler yuvarlandıkça dilim açılmıştı iyice, bülbül gibi şakıyıp duruyordum. Sonunda kadehimi tekrar doldurması için barmene uzatırken Emre elimi tutup engel oldu,

“Ne yapalım Gül, yeter mi bu kadar?” dedi. Korkuyla irileşen gözlerimle yüzüne baktım. Evde beni bekleyen yalnızlık irkiltmişti bir anda beni… Umutsuzca, yalvarırcasına teklifimi sundum,

“Evde viski var, içersen evde devam edelim?” dedim.

“Tamam!” dedi. Göz göze geldik. İçki bahaneydi, içmeye gitmiyorduk evime… İkimiz de biliyorduk bunu… Sevişmeye, sikişmeye gidiyorduk. Uzanıp teşekkür edercesine elini tuttum, o da okşadı elimi…

Hesabı istedim, karşı çıkmasına rağmen ben ödedim ve bardan çıktık. Eve geldiğimizde heyecan içindeydim, çünkü eşimi ilk defa aldatacaktım. Dolaptan viskiyi aldım, iki de bardak alıp yanına oturdum, birer duble doldurdum.

Hiç konuşmadan içkimizi iki yudumda içtikten sonra Emre’ye baktım. O da bana bakıyordu. Sessizlik oluştu bir anda… Heyecandan titriyordum. Bakire bir genç kız gibi ürperiyordum erkeğin karşısında…

“Emre… Ben… Kocam… İlk defa…” diye kekeledim.

Parmağını uzatıp dudaklarıma değdirdi, “Şişştt…” diyerek…

Yavaşça yanıma sokulup dudaklarıma yapıştı, ben de ona karşılık verdim. Beni koltuğun üstüne yatırıp, boyunlarımı öpmeye, eliyle de göğüslerimi okşamaya başladı. Sütyensiz diri memelerimi bluzun üzerinden sıkıp avuçluyor, dudaklarını, sert bıyıklarını boynumda gezdirip beni delirtiyordu. Ağırlığını üstüme verip her yerimi okşuyor, öpüyor, mıncıklıyordu.

Kocam gideli, bir erkek tarafından okşanmayalı, sevişmeyeli öyle uzun zaman geçmişti ki… Zevkten deliriyordum.

Bluzumun düğmelerini açtı teker teker… İri memelerimi hayranlıkla seyretti. Eğilip dudaklarıyla yumulurken eli de bacaklarımdan yukarıya çıkıyordu okşaya okşaya… Sıyrılan mini eteğimin altından elini daldırdı bacaklarımın arasına… Külodumun üstünden ıslanmış amımı avuçladı.

Altında kıvranıyordum. Erkek gövdesinin ağırlığı, kasıklarımı ezen bedeni şehvetimi zirveye çıkarıyordu. Dudaklarım lime lime olmuş gibiydi somuran dudaklarının arasında… Bıyıkları sürtünüp duruyordu.

Sonunda dayanamadım, Zorlukla erkeğimi üstümden itip kalktım. Emre bana bakıyordu, Dağılmıştım, memelerim meydanda, saçlarım tarumar, dudaklarım şişmiş… Bir süre ona baktım ayakta… Bakıştık. Onun da etli, erkek dudakları şişmişti. Öpülesi, ısırılası bir görüntüsü vardı ıslak dudaklarının öpmelere yemelere doyamadığım…

Davetkar bakışlarla arkamı dönüp yatak odama gittim ve üzerimde ne varsa bir anda çıkarıp bir tarafa fırlattım. Emre biraz sonra belden yukarısı çıplak, baklavalı karın kaslarıyla beraber arkamdan yatak odama geldi… Bense çırılçıplak yatakta uzanmış yatıyor, çıplak karnımı, uçları fındık gibi kabarmış göğüslerimi okşayarak erkeğimi bekliyordum.

Emre de hemen altındakileri çıkarıp, çırılçıplak üzerime uzandı ve dudaklarıma yapıştı. Deli gibi öpüşüyorduk. Aşağılara öperek inmeye başladı. Amımı yalamaya başladığında, artık ben kendimi kaybetmiştim. İlk orgazmımı diliyle yaşattı bana… Durmaksızın, köpek gibi yalıyor, içimden akan zevk sularımı şapırdatarak emiyordu.

Bir süre amımı yalayıp, tekrar dudaklarıma çıktı ve öpmeye başladı. Kendi kadınlığımın tadını onun dudaklarında tadıyordum. Dudaklarımı öptüğü sırada bacaklarımın arasında, tam amımda erkeklik organının sertliğini hissettim. Ben daha olayı içime sindirmeye, o sert organın zevkini almaya çalışırken o sertliğini içime itmeye başlamıştı bile…

Zaten sırılsıklam olan kadınlığım, penisini tümden içine almıştı bir anda ve Emre de gidip gelmeye başlamıştı.

Off…Şehvetten başım dönmeye başlamıştı. Bacaklarımın arasındaki sertlik öyle zevk veriyordu ki… Bu tadı almayalı öyle uzun zaman geçmişti ki… Ben de uzun bacaklarımı içimde gidip gelen, kazık gibi sert aletini içime sokup çıkaran erkeğimin beline dolayıp,

“Ohhh… Harika… Tadını unutmuşum bunun… Hadi sik beni… Daha hızlı sik… Daha sert!” diye inlemeye başladım kulağının içine…

Fazla geçmeden de ikinci kez orgazm olup boşalmaya başladım. Bacaklarımı beline sıkıca kenetlemiştim. Kollarımla da boynuna sarıldım, resmen kasılmıştım, Emre hareket bile edemiyordu, kurt kapanına kıstırmıştım erkeği…

Bir süre sonra gevşeyip serbest bıraktım, o da içimden çıkıp başucuma geldi ve penisini ağzıma uzattı. Hemen yalamaya başladım. Kocam hiç böyle yapmazdı. Henüz yeni içimden çıkmış ve zevk sularımdan sırılsıklam olmuş penisini yalamak harika bir duyguydu.

Sonra yatağa sırtüstü uzandı, ben de üstüne çıkıp erkekliğinin üstüne oturdum ve zıplamaya başladım. Arada aşağıdan öyle bir pompalıyordu ki, resmen gözlerim kararıyordu. Birden beni üstünden indirip, domalttı. Arkamdan vajinama sokup becermeye devam etti. Elini de klitorisime atıp, okşamaya başladığında, ben tekrar kasılıp orgazm oldum ve yüz üstü yatağa yattım.

İçimden çıkmıştı. Aniden beni çevirip sırt üstü yatırdı. Bacaklarımın arasına girip, penisini içime soktu ve seri bir şekilde sikmeye başladı. Herhalde o da gelmek üzereydi. Ama o kadar sert ve seri bir şekilde sokup çıkarıyordu ki, ben altında duramıyordum, çarşafı çekiştiriyor, deli gibi,

“Sik beni! Ohhh! Sik beni!” diye inliyordum.

En sonunda amımdan çıkıp ağzıma getirdi. Ben de hemen yarrağını yalamaya başladım ve Emre inleyerek ağzıma boşaldı. İlk defa döl tadına bakıyordum, biraz değişik gelmişti, ama hepsini yuttum…

Boşalması bitince yanıma uzandı. İkimiz de ter içinde, soluk soluğa yatıyorduk. Biraz soluklandıktan sonra duş almak için banyoya gittim. Duşumu alıp çıktığımda Emre salonda oturmuş viski içiyordu, eli de penisindeydi.

Hemen üzerimdeki havluyu atıp, önünde çömeldim ve aletini yalamaya başladım. İyice kıvama getirdikten sonra kucağına oturdum. Oturup kalkarken arada dudaklarını öpüyordum, o da kalçalarımı sıktırıyordu.

Birden beni kucağına alıp kalktı ve yanımızdaki yemek masasının üzerine oturttu ve gidip gelmeye başladı. Ben de ayağımı beline dolamış, sikilmenin zevkini çıkarıyordum. Ama tekrar orgazm olmak üzereydim ve boşalmaya başladım. Emre halen sokup çıkarıyordu. Birden durdu ve kulağıma,

“Ne dersin Gül? Arkadan yapalım mı?” dedi. Ben de o zevkle düşünmeden,

“Neremden sikmek istersen oramdan sik beni!” dedim. Bunca yıllık evliliğimde kocam bu soruyu hiç sormamıştı.

Hemen beni masadan indirip, yerde halının üzerinde domalttı. Sonra da arkamda çömelip, amımla karışık götümü yaladı. Parmaklarıyla biraz alıştırdıktan sonra yarağını bakire götüme dayadı ve ittirmeye başladı. Biraz zorlayarak yarısını soktu, ama benim beynimde şimşekler çakmıştı,

“Emre dur lütfen!“ dedim. Emre durdu. Bir süre sonra acım hafifledi. Ben, “Devam et şimdi, sik beni…!” deyince, yavaş yavaş gidip gelmeye başladı. Daha sonra yavaş yavaş hızlandı.

Artık köküne kadar hızı bir şekilde sokup çıkarıyordu, tabii ben de alışmıştım ve zevkten inliyordum. Emre yine son vuruşlarını yaptıktan sonra inleyerek götümün derinliklerine boşaldı ve içimden çıkıp yanıma yattı.

Ben de yattım, ona bakıp gülümsüyor, kendi kendime “Ne iyi yapmışım da kendimi siktirmişim!” diye düşünüyordum… Sanki aklımı okumuş gibi, elimi tutup parmak uçlarımı öptü,

“Sanırım seni mutlu ettim bu gece… Hayatından memnun gibi yatıyorsun” dedi. Gülümserken daha bir sikici, daha bir yakışıklı oluyordu piç… Yanağındaki kirli sakalı okşadım avuç içim gıdıklanarak…

“Hem de çok memnunum. Gerçekten beni mutlu ettin. Çok güzel siktin beni…” dedim.

Sonra hiç çıplaklığımdan ve götümden süzülen spermlerden utanmadan, o gün tanıştığım, akşamına altına yattığım, bakire götümü delen erkeğimin yanından kalkıp tekrar banyonun yolunu tuttum. Tam duşun altında götümdeki dölleri temizlerken Emre girdi içeri. Yanıma gelip gülümseyerek,

“Temizleme istersen, nasıl olsa şimdi bir daha dolduracağım!” dedi. Ben de gülümseyerek,

“Doldur sen aygırım… Her yerimi doldur. Merak etme, ben bir daha temizlerim!” dedim.

Arkamdaki dölleri temizledikten sonra, Emre yarrağını ağzıma verdi, yalattı bir süre. Banyoda da bir posta arkamdan siktikten sonra, duşumuzu alıp yattık. Sevişmenin zevkini alıp kadın olduğumdan bu yana, hiç bu kadar uzun ve güzel sikilmemiştim doğrusu… Bir kadını nasıl mutlu edeceğini, nasıl zevkten uçuracağını biliyordu bu piç… Her yanım, tüm deliklerim sızlıyordu.

Sabah uyandığımda “Off… Yine erotik rüya mı gördüm?” diye düşündüm gözlerimi açmadan önce… Sonra bacaklarımın arasındaki, götümün deliğindeki ince sızı gerçeği hatırlattı bana…

Başımı yana çevirip Emre’yi yanımda, yarıya kadar çekilmiş çarşafın altında çırılçıplak, uyuyor gördüğümde (Ohhh, rüya değilmiş!) diye sevindim.

Emre’nin geniş, kıllı göğsü inip kalkıyordu nefes alıp verdikçe… Sabah ereksiyonuyla sertleşen siki bacaklarının arasında tek kişilik bir çadır kurmuştu çarşafın altında… Gülümsedim.

Elimi uzatıp çarşafın üzerinden sikini tutup sıktım. Sonra da altına kaydırıp sertliğini avuçladım. Ateşten bir mızrak gibi yanıyordu siki… Daha erkeğim uyanıp ne olduğunu anlayamadan ben sikinin üstüne tırmanmaya başlamıştım bile… Gözlerini açtı sonunda, duyduğu hazla kedi gibi gerinirken,

“Sen azgın orospunun tekisin Gül…” dedi inleyerek… Zevkle kikirdedim.

“Hayır sevgilim, azgın bankacıyım” dedim. Elimle ıslak amcığımın dudaklarını ikiye ayırırken de gülerek, “Bak sana sıcak sıcak, kefilsiz, senetsiz kredi açtım. Hadi al onu… İstediğin gibi kullan…” dedim, sikinin üstünde alçalmaya başladım. Elleriyle belimi kavrayıp sikine bastırdı,

“Ha orospu, ha bankacı… İkisi de aynı şey… Bankacıyken bol bol para veriyorsun, orospu olarak da amını… Yalnız, para işini bilmem ama, daracık amcığın da, minicik göt deliğin de harika aşkım… Ohhh… Çok zevk veriyor…”

Oturup kalktım sikinin üstünde… Yine içimi dolduruyordu kazık gibi sertliğiyle, yine zevk veriyordu bütün gece sikildiğim halde…

“Senin de sikin harika erkeğim… Uçurdun beni…” Bacaklarımı beline kıstırıp yana devrildim, erkeğimi üstüme çektim. Bacaklarımı sonuna kadar ikiye ayırıp cilvelendim. “Hadi şu koca mevduatını yatır bakayım benim küçük daracık bankaya…”

Şu anda Emre benim ikinci kocam, ama beni kocamdan çok o sikiyor ve bana kadın olduğumu hatırlatıyor.

Müfettiş kocam cehennemin dibinde bankanın şubelerini teftiş ederken, taksici kocam da müfettişin boş bıraktığı yatağımda amımı, götümü denetliyor.

Kıza iki kişi kaydık kızın içi dışına çıktı -alınt

Kıza iki kişi kaydık kızın içi dışına çıktı -alınt
Merhaba porno seks okurları ben yakışıklı bir beyim ve benim bir samimi arkadaşım var bir gün onunla oturuken konu sikişten açıldı ve güzel seksi bir bayanın olduğunu söyledi ve istersen onula grup yaparak sikişebiliriz dedi ve benade tamam dedim olay bundan ibaret size iyi okumalar.Ben özel bir şirkette çalışıyorum her gün aynı duraktan aynı saatte aynı otobüse biner işe gider aynı saatte de geri gelirim şaşmaz artık benim için otomatikleşmiş rutin bir davranıştı. Bu her gün böyle otobüste kalabalığın içinde sıkış depiş gidip gelirken bundan bir ay önce benim dikkatimi çeken benim duraktan üç durak sonra genç bir kadın aynı otobüse binmeye başladı gerçekten çok güzel bakımlı aynı zamanda örtülü bir kadındı. Örtüsünün altında dipdiri taze bedeni kendini belli ediyordu ona karşı kendimde değişik duygular uyanmaya başlamıştı. Bir iki gün sonra davet edildiğim dul bayanla birlikteyken sadece otobüste gördüğüm aklıma kazınan örtülü bayanı hayal ederek sikmiştim ve bundan bende beraber olduğum bayanda haz almıştık gerçi onun bundan haberi yoktu ama ben onu hayal ederek siktiğim için biraz daha sert sikmişim dul bayan daha fazla haz almış daha çok mutlu olmuştu. Yine otobüse binmiş gözlerim onu arıyordu yine aynı saatte aynı duraktan bindi bugün otobüs biraz daha kalabalıktı şoför:Arkaya ilerleyelim beyler lütfen bugün kalabalık yolda kimse kalmasın hadi lütfen
diye anons yapınca ilerlemek için herkes biraz kıpırdadı adını daha bilmediğim kapalı kadın önüme kadar geldi onun tutunması için önümde yer açtım geldi sırtı bana dönük tutundu otobüs ilerlemeye başladı kalabalık olduğu için çok yakındım nerdeyse teninin kokusunu duyabiliyordum harikaydı ve benim yarak uyanmış taş gibi olmuştu bir ara otobüs fren yapınca kasıklarım onun kalçalarına yapıştı taş gibi kalçaları vardı kesin yarağımın sertliğini kalçalarında hissetmiş olmalıydı bu duygular içinde kendisinden özür diledim bana dönüp Önemli değil sizin hatanız değildi derken kadife gibi sesi beni bitirmeye yetmişti işte orda bu kadını sikme isteği bende doruğa ulaşmış her ne olursa olsun onu sikme isteği beynime kazınmıştı.Porno İzle.Akşam yine aynı otobüsteydik durağıma gelmeme rağmen inmedim kalabalıkta uzaktan takip edip indiği durakta bende arka kapıdan indim takibe başladım iki sokak sonra sağa döndü tenha bir yerdi burası yüz metre ileride tek katlı müstakil bir eve girdi birkaç dakika sonra evden bir kadın çıktı gitti biraz daha bekledim sonra evime geri döndüm. Artık evini biliyordum gerisi araştırıp soruşturmaya kalmıştı zaten yarında pazardı. Pazar sabahı adetim değildir ama erkenden kalkıp giyindim yürüyerek o sokağın yakınlarındaki köşedeki markete girdim ufak tefek şeyler aldım kasadaki kızla laflayabilmek için şaka yollu lafa girdim.Ortalık baya tenha nerdeyse kimse yok keşke her gün böyle olsa ne güzel olurdu dedim kız biraz da esnercesine daha tam uyanamamış bir ses tonuyla ve gülerek Nerde abi ya öğleye doğru herkes uyanır kalabalıklaşır burası Pazar curcunasına döner dedi. Ona aldığım şeylerden birkaç bisküvi ile bir adet çikolata ikram ettim kahvaltı niyetine yersin ikramım olsun size kolay değil erkenden gelip çalışmak hele Pazar günü siz kahvaltıda etmemişsinizdir diye takıldım güldü teşekkür etti. Oradan ayrıldım bir sokak sonra adını daha bilmediğim o kadının evinin önünden yavaş yavaş geçtim içeriden bebek sesi geliyordu anlaşılan çocuğu vardı ama bu benim onu sikmeme engel değildi. Dikkat çekmemek için fazla oyalanmadım geçtim gittim evime döndüm. Bu hafta sonu takibimi üç hafta daha yaptım kasiyer kızla aramız iyileşmiş ordan burdan sohbet etmeye başlamıştık artık istediğim bilgiyi alabilirdim lafı o afete getirdim şu ilerdeki sokaktayım bende yanımıza bir komşu taşındı akşam bebek sesinden uyuyamıyorum kim olduğunuda bilmiyorum diye zarf atınca kasiyer kız abi onlar yeni taşındı kocası uluslar arası şoförlük yapıyor bir gittimi epey gelmiyormuş bana da mahalleden bir kadın anlattı kadın işe gittiğinde çocuğuna bakıyormuş kadının adı da cemileydi sanırım daha 22 yaşındaymış 1.5 yaşında da kızı varmış bana bunu anlatan Zehra teyzede çocuğa hayrına bakıyormuş. Kocası çok ilgisiz duyarsız biriymiş eviyle ilgilenmez kadın çalışıp evine bakarmış dedi. Kadının kimsesi de yokmuş buralarda.Ben üzülmüş gibi gerçekten onun için çok üzüldüm zavallı derken içimden oynamak geliyordu nerdeyse orda zıplayıp kasiyere sarılıp teşekkür edecektim bundan güzel haber olamazdı benim için. Ben alacağımı almıştım şimdi cemileyi sikmenin planlarını yapacaktım o kadın kocasız yaraksız kuduruyor olmalıydı ona yardım edecektim onu yarağa doyuracaktım, işime devam ediyor bir taraftanda planlar yapıp bozuyordum bir türlü işin içinden çıkamıyordum. İş yerinde bir gün o kadar dalmışım ki iş arkadaşım kasım kemal hayırdır bu ne hal olum öyle dalmışsınki sikseler fark etmeyeceksin dedi kendime geldim. Kasım 42 yaşında benim gibi bakımlı ama evli benim kankamdı onunla aramızda sırrımız olmaz o bana her şeyini ben ona her şeyimi anlatırdık. Ona olanları olduğu gibi anlattım güldü olum kafaya taktığın bumu bir akşam beraber gider evine girer sabaha kadar sikeriz orospuyu dedi. Heyecanlandım neden olmasındı tamam dedim ama ne zaman yapalım bunu. Kasım biraz durdu iki gün sonra yengen annesinin evine gidecek bir gece kalacak bana başının çaresine bakarsın diyordu ben sana haber veririm dedi konu kapandı. Gerçekten çarşamba sabahı kasımın yüzü gülüyor kemal dostum gözün aydın yengen yarın akşama evde yok yarına hazır ol senin cemileyi sikmeye gidiyoruz dedi. Artık gözümü karartmıştım bu iş olacaktı. Ertesi akşam işten kasımla beraber çıktık otobüse beraber bindik ama ayrı yerlerde duruyorduk o beni takip ediyordu bir sonraki durakta cemile bindi otobüse onu uzaktan takibe aldık gözüme bu gece daha bir çekici görünüyordu başında siyaha yakım mavi bir türban petrol rengine benzer bir renkte altında boydan bir pardösü ayaklarında topuklu ayakkabılar tam bir afetti.uzun bir yolculuktan sonra cemile durağında indi bizde arka kapıdan inip uzaktan izlemeye başladık cemile iki sokak sonra sağa dönüp evine yöneldi biz hala uzaktan takip ediyorduk biliyordum cemile içeri girdikten sonra komşu kadın dışarı çıkacaktı ona görünmemeliydik. Aynen kadın çıktı çıkarken cemile kız ben gidiyorum kızın uyuyo sen yemeğini ye merak etme dedi gitti diş kapıyı kapatmayı unutmuştu ne şanstı ama kimseye görünmeden sokak kapısından ve açık dış kapıdan içeri süzülüp yavaşça kapıyı kapattık. Cemile üzerindekini pardesüyü çıkartmış boydan siyah diz boyu bir elbisesi elbisesinin altında parlak siyah çoraplar bacaklarının güzelliğini daha bir ortaya koyuyordu. Mutfaktan salona geçiyordu tam arkasındaydım kalbim çatlayacak gibi atıyor sesini cemile duyacak diye korkuyordum artık bu işin dönüşü yoktu. Arkasından cemilenin üzerine atıldım kollarımı bedenine dolayıp sıktım cemile neye uğradığını şaşırmış korkudan sanki dili tutulmuş gibi ayakta put gibi kalakalmıştı. Kasım arkamdan geldi cemilenin azgını eliyle hızla kapattı cemilenin gözleri yerinden fırlayacak gibi olmuş korkudan ölmek üzereydi titriyordu. Kendine gelir gibi oldu bağırmak istedi arkasından kulağına sakin ol cemile bebeğim ses çıkartma seni sikip gideceğiz başka bir niyetimiz yok dedim ama beni dinlemeye niyeti yoktu kucağımda debelenmeye çalışıyor bağırmaya yelteniyog boğuk sesler çıkartıyordu. Dediğim gibi daha 22 yaşında tezecik kadındı onu kucağımda tutmakta zorlanmıyordum ama bağırması iyi olmazdı. Kasıma seslendim vur şunun suratına tokatı kendine gelsin küçük orospum dememler kasım cemilenin yüzüne sert bir tokat indirdi cemile kollarımda başı sağa savruldu acıyla inledi başörtüsü biraz bozulmuş tokatın tesiriyle saçlarından bir kısmı ortaya çıkmış ben daha fazla tahrik olmuştum örtünün altında gördüğüm siyah saçlar yüzünden ve muhteşem kokuyordu. Cemileye.Bak içeride çocuğun uyanmasınsesini çıkartma hadi bebeğim sakin ol dedim. Başını tamam dercesine salladı zaten tokatın acısından kendinden geçmişti. Kollarımı açtım cemile yere düşmüş ağzının kenarından kan sızıyordu kasım baya sert vurmuş küçük orospumun dudağını patlatmıştı. Eğildim başörtüsünün kenarıyla dudağından sızan kanı silerken.Bak canım sen rahat ol canını yakmayacağız seni sikip gideceğiz deyince cemile ayaklarıma sarıldı.Abi noolur beni bırakın ben evli çocuklu bir kadınım beni kirletmeyin ne isterseniz yaparım ayağınızın altını öpeyim nolursunuz diye yalvarırken gözyaşlarına burnundan akan sıvılar karışmıştı ben daha çok kudurmuştum.Tamam lan orospu sana ayağımın altını yalatacağım deyip koltuğa oturdum ayakkabımı çoraplarımı çıkardım cemilenin önüne uzattım cemile şaşırmış ne yapacağını bilmez bir vaziyette beklerken kasım cemileyi saçlarıyla karışık başörtüsünden tutup ayaklarımın önüne atıp yala orospu deyince cemile korkuyla ayaklarımın altını yalıyor tükürük gözyaşı ve burnunun sıvıları birbirine karışıyor yüzüne dudaklarına bulaşıyordu cemilenin şimdi parmaklarımı yala dedim cemile ilk defa yaptığı bu şey karşısında şok olmuş ama çaresiz devam etmeye başlamıştı ki daha fazla dayanamadı yere kustu. Kasım odada bulduğu gazeteyi dürüp sopa gibi yapmış cemilenin kalçalarına vuruyor bir taraftan da.Kalk kızım küçük orospum daha benim ayaklarımı yalayacaksın dedi cemile acıyla ve çaresizlikle kasıma döndü onun ayaklarını yalamaya basladı ben cemilenin arkasına geçmiş kalçalarını elbisesinin üstünden okşamaya başlayınca başını kaldırıp bana karşı koymaya kalktı kasım cemileyi başörtüsünden tutup başını yere yapıştırıp yüzüne ayağını koydu.Kıpırdama küçük yosmam devam et deyip öbür ayağının parmağını cemilenin ağzına dayadı cemile karşı koyacak durumda değildi. Karşı koyamıyor ağlıyor ağzında bir ayak anlaşılmaz sesler çıkartıyordu ben arkasından eteğini kaldırdım cemilenin taş gibi bacakları ve kalçaları ortaya çıkmıştı siyah parlak çorapları o beyaz bacaklarının güzelliğine güzellik katıyor beni kudurtuyordu. Kalçalarını oksayarak kasıma.Yaşadık dostum bu genç taze karıyı orospumuz yapalım ne zaman canımız taze am göt çekerse gelir sikeriz dedim. Cemile daha çok korkmuştu kasım cemileye Korkma kızım hiç korkma bak seni sikecek iki erkeğn daha oldu dedi. Ben cemilenin kalçalarının birazını örten dantelli beyaz külotunu ellerimle çıkardım altında yeni ağdalanmış biraz ter kokan şişkin muhteşem bir am vardı bacaklarını ayırıp altına girdim amını yalamak istedim cemile bacaklarını öyle bir sıktı ki canım yandı başımı bacaklarının arasından kurtarıp geri çıktım sonra kalçalarına iki tokat atıp kasıma.Dostum karının başından ayağını kaldır dedim kaldırdı cemileyi sırt üstü yere yatırdım kasıma.Ellerinden sımsıkı tut şu orospunun dedim kasım cemilenin ellerini başının üzerinde yerde birleştirip sımsıkı üstünden bastırdı cemile istesede kaçamazdı benimdi cemilenin bacaklarını zorla ayırdım arasına girdim cemileye.Orospu amını emip yalayıp ıslatacaktım seni daha rahat sikecektim ama sen kaşındın şimdi seni zorla sikeceğim dedim yarağımın kafasını tükürükleyip uzun zamandır sikilmemiş cemilenin amının dudaklarının arasına koyup yukarı aşağı sürtmeye başladım cemile ağlıyor.Yapma ben kapalı bir kadınım Allahtan kork beni kirletme derken yarağımın kafasını cemilenin daracık amının içine milim milim gömmeye başladım cemile acıyla yüzünü buruşturup bağırmaya yeltenince kasım önce öbür eliyşe cemilenin yüzüne bir tokat vurdu sonra yarağını çıkardı cemilenin ağzına verdi cemile şimdi anlamsız sesler çıkartıyor bağıramıyor başörtüsü bozulmuş amında benim yarağım ağzında kasımın yarağı o acıyla kasımın yarağını ısırmaya kalktı kasım cemilenin burnunu sıktırdı cemile ağzını açtı kasım yarağını cemilenin gırtlağına kadar gömmüştü artık cemile nefes bile alamıyordu. Ben yarağımı cemilenin amına sokmaya çalışıyordum ama cemile kendini sıkıyor birde epey sikilmediği için bakire amı gibi daracıktı yarağımı alamıyordu yarağımı çıkardım cemilenin amının dudaklarının üstüne okkalı bir şekilde tükürüp yarağımıda tükürükledikten sonra tekrar yüklendim bu sefer daha kaygan olmuştu orospumun amı zorlada olsa yarıya kadar gömdüğümde cemile garip sesler çıkartıyor ama çaresiz iki yarak arasındaydı yarağımın geri kalanını bir hamlede cemilenin amının derinliklerine oturtmuştum artık cemile altımda acıyla kıvranıyordu ama yarak bir defa oturmuştu dibine kadar. Bu şekilde biraz bekledim cemile elbisesi üzerinde başörtüsü nerdeyse dağilmiş her yerini ter basmış saçları alnına yüzüne yapışmış muhteşem görünüyordu gözüme. Cemilenin amıı yarağıma alışmış biraz daha rahat girip çıkabiliyordum şimdi yavaş yavaş hızlanmaya başlamıştım. Cemilenin amı iyice ıslanmış her vuruşumda memeleri elbisesinin altında zıplıyor kasımda boş durmuyor cemileyi ağzından sikmeye devam ediyordu cemilenin nefes alışları değişmiş içindeki yarağı kabullenmiş bacaklarını biraz daha ayırıp bacaklarını belime dolamış ritme ayak uyduruyordu çok geçmeden cemile kasıldı titreyerek boşalıyordu kendinden geçmiş altımda kıvranıyor tam istediğim gibi alışmıştı artık yaraklara ve sikicilerine cemile zevkle boşalırken kasımda cemilenin ağzının içine boşaltıyordu bütün döllerini cemilenin ağzına akıtıp yutturmuştu cemile uzun zamandır yaraksızlığın hasretini çıkartıyordu şimdi. Amının suları epey gelmiş kasıklarımız her buluştuğunda etrafa sıçrıyor bazen üzerimize yapışıyordu daha fazla dayanamazdım bende cemilenin amının derinliklerine sıcak sıcak boşalırken cemile kasımın serbest bıraktığı ellerini bacaklarıma atmış ritmik olarak beni kendisine doğru asılıyordu ben boşalmaya başlayınca o da kendini bana doğru itip elleriyle beni kendine daha bir bastırıp
Oooooooohhhhhhhhh çok güzel erkeğim boşal içime diye inliyordu ne varsa akıttım cemilenin amının içine. Ben yarağımı cemilenin amından yavasca çıkardım döl ve am suyuna bulanmış yarağım cemilenin amından çıktığında çok güzel bir sesle çıktı cemile elini amının üzerine koyup kapattı bana baktı. Biraz dinlendik cemileyi elinden tutup kaldırdım nede olsa artık ikinci kocası sayılırdım banyoya götürdüm ellerimle soyarken hala abi bitti değimli yapmayacaksınız artık bırakacaksınız bemi değimli diye soruyordu ona banyoya gir ve yıkan dedim girdi az sonra çıkmış daha bir güzel olmuştu sanki. Biz işten doğru geldiğimiz için karnımız açtı cemileye aşkım bize yemek hazırlarmısın dedim tmm dedi çekinerek mutfağa girdi ben kasıma
Bu zilli bir delilik yapmasın ben gidip bakayım dedim kasım Tamam dostum bak gel ben tv izleyeceğim dedi ben mutfağa gidip geldim cemile yemek hazırlamaya devam ediyordu kasım bir cd bulmuş takmış izlemeye başlamıştı iki erkek bir kadını aralarına almış kıyasıya sikiyorlardı biz izlerken cemilede içeri girdi videoyu görünce utandı sanırım evde canı yarak çektiğinde bunu izleyip amına parmak atıyordu başı yerde bize Yemek hazır isterseniz dedi beraber mutfaga girdik yemeği yedik benim aklımda az önce videodaki gibi cemileyi sikmek vardı. Kasım salona gitti ben mutfakta kaldım cemileye yardım ediyordum ama cemile önümde eğilip doğruldukça memeleri bornozdan fırlayıp çıkınca dayanacak gücüm kalmadı cemileyi belinden tutup mutfak tezgahına oturtturdum bacaklarının arasına yerleşip dudaklarına yapıştım o taze dolgun dudakları emiyor arada ısırıyordum dilimi cemilenin azgına sokup dilini bulup onun dilini emiyordum bır elim memelerinde alttan yukarı tutup avuçluyor oksayıp uclarını sıktırıyordum parmaklarımın arasında cemile artık daha rahattı bacaklarını belıme dolamı amını kasıklarıma sürtüyordu dudaklarım cemilenin dudaklarından aşağıya indi boynunu öpücüklere boğarken arada dilimle de yalıyordum nefesim cemilenin teninde sıcak sıcak yankılanıyor cemile kendini bana teslim ediyor gözlerini kapatmış başını geri atmış hafif inliyor elleri saçlarımda başımı okşuyordu dudaklarım kulak memelerine yaklaştığında cemilenin tüyleri diken diken olmuştu titriyordu o güzel kulak memelerini emdim ısırdım elim hala memelerinde cemile titriyor Ooooooooh harika çok güzel durma diyordu kulağıma fısıltıyla dudaklarım aşağıya memelerine indiğimde o portakal büyüklüğünde memelerini sırayla ama bütününü ağzıma alıp emiyor içinde dilimi oynatıp cemileyi kudurtuyordum bir elim yavasca amına inmiş amını okşuyordum cemilenin amının dudakları ıslanmış vıcık vıcık olmuştu boşalması yakındı memelerini acıtana kadar emiyor uçlarını dişliyordum cemile küçük çığlıklar atmaya başlamıştı kasımda duymuş mutfağın kapısından bizi izliyordu. Ben biraz daha aşağıya inip cemilenin bacaklarının arasına yerleştim bacaklarını omzuma alıp amınıı yalamaya basladım cemile dil darbelerime daha fazla dayanamayıp agzıma amının zevk sularını akıtmaya basladığında elini başıma koymus amına bastırıyordu başımı bende dilimi daha derine sokuyordum cemile hırıltıyla rahatlarken basımı amına sımsıkı bastırmıstı cemilenin amının sularını emerek yuttum simdi sıra bendeydi ayağa kalktım cemileyi kucağıma alıp bacaklarını omzuma kaldırdım kollarını boynuma doladı şimdi kucagımdaydı amının dudakalrı karmında ıslak ıslak aşağıya bırakmaya başladım cemileyi yarağımı cemilenin amının dudaklarının arasına elimle yerleştirip bıraktım şimdi cemile yarağımın üstüne kendi ağırlığıyla oturuyor yarağım cemilenin amına milim milim giriyordu kısrağım dudakalrını dudakalrıma yapıştırmış dudakalrımı emiyordu yarağımın kafası cemilenin sıcak nemli amının dudakalrının arasından girmeye amının duvarlarını yara yara ilerlemeye devam ediyordu cemilenin nefes alışları sıklaşmış dudağımı ısırıyordu yarağımın bir kısmı girmişti cemileyi sımsıkı tutup alttan yarağımı amının derinliklerine gömerken cemileyide yarağımın üzerine doğru bırakmıştım cemileden
– Ooooohhhhhh yırttın yine amımı harika dibine kadar yerleşti muhteşem bir yarağın var derken kasımda yanımıza gelmiş arkasından cemilenin memelerini sıktırıyordu kasıma durma ortak sende aramıza katıl dedım ve masadaki tereyağı tabağını gösterdim kasım mesajı almıştı gitti erimeye başlamış tereyağını yarağının her yerine sürdü bir kısmınıda parmaklarına bulayıp cemilenin arkasına geçti yağlı parmağını cemilenin hiç sikilmemiş göt deliğinin etrafını yağlamaya başladığında zevk denizinde yüzen cemlie kendinden geçmiş ordan sikmeyin noolur kocam bile ordan sikmemişti beni diye mırıldanıyor daha fazla birşey yapamıyordu ben alttan her vuruşumda cemilenin memleri zıplıyor bütün bedeni titriyordu ve her vuruşumda yarağım cemilenin rahim azgını zorladığından kısa kısaaay aayy oohh aaay diye sesler çıkartıyordu kasım devam ediyor cemilenin daracık götünün içine yağlı parmağını fazla zorlamadan yavaş yavaş sokmaya başlamıştı cemilenin gözleri kayıyor sadece.yapma lütfen diyebiliyordu kasım cemilenin götüne iki parmağınıda sokunca cemile kendini yukarı çekmeye çalışsada kaçamamış ikinci parmakta götüne zorlada olsa girmiş cemile ter içinde kalmıstı kasıma hadı dostum artık fazla bekletme dedim kasım parmaklarını çekti ben yavasladım kasım yarağının kafasını cemilenin götünün deliğine dayadı ben de cemileyi biraz aşağın indirdim kucağımdan kasımn yarağını daha rahat alabilsin diye kasım bir iki zorlama sonunda yarağını cemilenin götüne sokmuş cemile acıyla aramızda kıvranıyorgötümü yırttın erkeğim parçaladın yanıyor götümün her yeri diye inliyordu ama almıstı artık içine kasımla beraber bir ritm tuturduk aynı anda girip çıkıyorduk cemile ter içinde kalmış acı ve zevkle aramızda nefes alış verişleri tamamen düzensiz ve daha sık olmaya başlamıştı çok geçmeden cemile aramızda ikinci orgazmını yaşarken kasımla kollarımızı birbirine kenetlemiş cemileyi aramızda sımsıkı tutyorduk cemile bayılacak haldeydı ama bizim durmaya niyetimiz yoktu daha hızlı gidip gelmeye cemileyi alttan alttan parçalarcasına sikiyorduk cemilede hayatında ilk defa böyle şiddetli ardı arkası kesilmeyen bir şekilde sikilmenin tadını almış zevkten kollarımızda bayılmak üzereydi ilk ben geldim bu sefer cemilenin amını döllerken kasımda cemilenin götünü dölleriyle doldurmuştu ve üçümüz mutfağın ortasında bayılır gibi uzandık ama aklımız daha sikişteydi çünkü ne kaşar bayan nede biz hayatımızda böyle bir sikiş yaşamamıştık.Porno sikşileri

webmaster forum play casino canlı bahis illegal bahis illegal bahis kaçak bahis canlı bahis güvenilir bahis sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan escort sakarya sakarya escort bursa escort kocaeli escort bursa escort eskişehir escort bursa escort mersin escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort