Buz, Viski, Çikolata Sosu ve Hostesim (1)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Buz, Viski, Çikolata Sosu ve Hostesim (1)
İşten çıktıktan sonra, sitenin havuzunda hayat bitmediyse, bende havlumu alıp inerdim. Ağustos ayının sıcaklığından olsa gerek akşam 8 e kadar insanlar oluyordu. Genelde aileler ve kız kesmeye gelen apaçiler olsa da, zaman zaman olgun güzellerde geliyordu. Birkaç akşamdır, biri sarışın biri esmer iki güzel kızla yakın şezlonglarda güneşleniyorduk. Yaşları benimkine yakındı. Sonradan öğrendiğime göre esmer olanın ismi Fatma idi ve 30 yaşındaydı, sürekli telefonuyla oynuyordu. Sarışının ise Sevilay’dı ve 32 yaşındaydı, yüz üstü yatıp güneşleniyordu. Çevreyi kontrol etme amaçlı kafamı kaldırdıkça göz göze gelmeye çalışıyordum. İkisi de güzeldi. Fatma hiç pas vermese de zaman zaman Sevilay ile göz göze geliyorduk.

Birkaç kere Sevilay ile havuzda kesiştikten sonra, Fatma ile duşta karşılaştık. Tipik yol verme ve teşekkür etme gibi bir konuşmamız oldu. O bayan tarafına ben erkek tarafına girip duş aldık. Ben içerde Fatma’nın çıkmasını bekledim. Ayak seslerini duyunca bende hareketlendim, holde karşılaştık.
– “Sıhhatler olsun.” deyip gülümsedim.
– “Teşekkürler.” dedi.
– “Bir çok insan duş almadan giriyor havuza, sizi tebrik ederim dedim.” dedim.
– “Doğru söylüyorsunuz, birini uyardım, tersledi. Biz evde duş aldık. dedi.” dedi.
Konu artık açılmıştı. Frekansı yakalamıştım. Site zaten günlük kiralıklarla doluydu. Ya kız bulup getiririm diye ev tutmuş cahil kobiler ya da burada karı kız çok diye gelmiş apaçiler vardı. Tipleri ofsayt, tavırları ofsayt selam verilmeyecek hırbolar ya da leş kezbanlar. Konuşmaya buradan girdim. Sitedeki tiplerden bahsederken oturduğu şezlongun yanına kadar geldik. Orada Sevilay ile tanıştırdı beni. Sevilay yüz üstü yatıyordu. Kafasını kaldırdığında taş gibi göğüslerine bayıldım. Sevilay beni gördüğüne şaşırmıştı. Doğrulup elimi sıktı, kendini tanıştırdı. İki şezlong yanlarında yatıyordum. Gidip havlumu aldım, hemen yanlarındaki şezlonga yattım. Sohbete devam ediyorduk. Fatma telefona dalmış, konudan kopmuştu. Sevilay hostes olduğunu, Fatma’nın hemşire olduğunu anlattı. Birlikte kalıyorlardı. Fatma’nın erkek arkadaşı vardı ki, sürekli telefonla oynamasından belliydi. O akşam 9 a kadar havuz kenarında tavla oynayıp, sohbet ettik.

Sonraki iki gün havuzda yoktular. Telefonunu henüz istememiştim Sevilay’ın. Cumartesi günü erkenden indim havuza ve beklediğim olmuştu. Sevilay benden yarım saat sonra çantası kolunda geldi. Altında bikinisinin üzerine giydiği streç bir şort, dolgun göğüslerinin sıkıştırdığı askılı bir tişört, bordo ojeli el ve ayak tırnakları, 165 civarı boyu, spor yaptığını belli eden dolgun baldırlar, yumuşak ama ince bir bel ve karın. Civciv sarısı boyanmış saçları ve etli fakat küçücük ayaklarıyla taş gibi bana doğru yaklaşıyordu. Selam verip yanımdaki şezlonga oturdu. Biraz boş sohbetten sonra Fatma’nın sevgilisinde kaldığını öğrendim. O gün akşama kadar gelmeyecekti. Biraz daha sohbet edip yüzdükten sonra karnımız acıkmıştı. Ona yemek yapmayı teklif ettim, zaten güneş tepedeydi ve hava çok sıcaktı. Eve geçip klimayı açtık. Ona menemen yaptım, çay, simit, menemeni yerken ilişkilerden bahsettik.

Yemek bitip balkonda kahveleri içtikten sonra yine içeri, klimanın yanına geçtik. Televizyonun karşısındaki kanepeye geçip, birer kahve daha yaptık. Artık zamanı geldiğini düşünüp hızlı bir hamleyle dudaklarına yapıştım. Kendini geri çekti. Bir kere daha dudaklarına eğildim. İyice geriye çekilmişti. Dayanamayıp koltuğun bittiği, biraz daha kaçarsa düşeceğini söyledim. Gülümsedi. Dudaklarına yapıştım. Uzun uzun öpüştük. Sırt üstü kanepeye uzandı, üzerine çıkıp boynunu, dudaklarını öpüyordum. Elimi kalçasında göğüslerinde gezdirdim. Göğsünün biri bikinisinden çıktı, askılı tişörtünden başı belli oluyordu. Kafamı göğüslerinin arasına gömüp yalamaya başladım.

Sevilay tavındaydı. Vücudu çok seksi, yüzü güzel, ve işi bilen bir kadındı. Koltukta bacaklarını belime dolayıp kucağıma aldım. Elimle kalçasını okşayarak, bir yandan da öpüşe öpüşe kucağımda yatak odasına götürdüm. Yatağa sırt üstü yatırıp, yine üzerine çıktım. Bir yandan üzerindekileri çıkartıyordum. Şortunu ve bikinisini çıkartırken bacak arasına indim. Traş edilmiş ve havuz suyunda yumuşamış amının dudaklarının arasına dilimi yerleştirdim. Tuzlu tadı hoşuma gitti. Dilimi klitorisine gezdirdim. Bu onu çıldırttı. Kafamı tutup daha da bastırıyordu.

Sevilay’ın bacak arasından kafamı kaldırıp, göğüslerini biraz okşadıktan sonra bir şey söylemeden odadan çıktım. Arkamdan şaşkın bakıyordu. Prezervatif almaya gittiğimi düşünmüş olacak ki bozulmuştu. Onu yalamam çıldırtmıştı ve biraz daha yalanmak istiyordu. Evde buzla karıştırıp yemek için aldığım Carte d’Or çikolata sosu vardı. Buzdolabından buzu ve çikolata sosunu alıp, yatak odasına geri döndüm. Bir elini göbeğinin üzerine koymuş, bıraktığım pozisyonda bekliyordu. Elimde buz kalıbı ve çikolata sosunu görünce şaşırdı. Fakat ne olacağını da tahmin ediyordu.

Buz kabından bir adet buz alıp göbeğine bıraktım. Soğukluğu onu ürpertti. Göbeğindeki tüyler dikildi. Dilimle buzu göğüs kafesinde gezdiriyordum. Buzu ağzıma alıp göğüs uçlarını emmeye başladım. Sıcak havanın etkisiyle buz göğüslerini sırılsıklam yapmıştı. Bir buz daha ağzıma atıp, bacak arasına kafamı soktum. Buzu dilimle klitorisine itiyordum. Hoşlanmakla acı çekmek arası gidip geliyordu. Buz klitorisini uyuşturuyor, dilim yine ısıtıyordu. Buz eriyene kadar klitorisini yaladım. Bir buz daha alıp parmağımla genişlettiğim amının deliğine dilimle ittirdim. Dilimle buzu içeri ittikçe kasılıp dışarı itiyordu. Parmaklarımla klitorisini uyarırken, dilimle buzlu fantezime devam ediyordum. İçindeki buz ermiş, akan sular götünü parlatmıştı. Dilimi göt deliğine yerleştirdim. İttirebildiğim kadar içine ittirip, buzdan gelen soğuk suyu içine dolduruyordum. Parmaklarım klitorisinde kaydıkça, karnını yukarı kaldırıyor, iyice kasılıyordu. Birkaç dakika içinde çığlıklarla titremeye başladı. Orgazmı öyle uzun sürmüştü ki, dilimi götünden çıkmak zorunda kaldım. Klitorisini emmeye başladım. Artık dayanamıyordu, kafamı ittirmeye çalışıyordu. Ben kafamı daha çok bastırıp daha fazla çığlık atmasını sağlıyordum. Bacaklarıyla kafamı sıkıştırıp itekledi. Başaramayacağını anlayınca bir hamleyle kendini yatağın yan kısmına attı. Nefesleri öyle sıklaşmıştı ki konuşamıyordu. Titremesi yatağı sallıyordu.

Şortumu henüz çıkardım. Yatağın kenarında ayakta duruyordum. Kolundan tutup kendime doğru çektim. Dizlerinin üzerinde domalmış vaziyette önümde duruyordu. Yarağımın başını ufak ufak yalayarak başladı. Tükürüğüyle ıslatıp eliyle sıvazlıyordu. Yarağımı sokabildiği kadar derine itiyordu. Yarağımın başı boğazına değiyor, nefesini kesene kadar köklüyordu. Yarağımı ağzından çıkarıp elime çikolata sosunu aldım. Yarağımın üzenine çizgi halinde sıkıp ağzına dayadım. Diliyle bir hamlede yalayıp yuttu. Bu sefer yarağımın başına biraz çikolata sosu sıkıp yine uzattım. Ağzına alıp emmeye başladı. Sertleşmiş başı emilmeyi hissetmiyordu artık. Yine ağzından çıkarıp bu sefer yarağımın her yerini çikolataya bulayıp ağzına soktum. Deli gibi emip yalıyordu. Taşaklarıma, kasıklarıma, karnıma döktüğüm tüm çikolatayı yavaş yavaş yalattım. Çikolatayı bırakıp yarağımı boğazının derinliklerine bastıra bastıra nefesini kesip kusacak duruma getirene kadar yalattım.

Domalmış şekilde yatakta bırakıp mutfak dolabından Jack Daniel’sı alıp yatak odasına geçtim. Yatağa çıkıp yarağımı ağzına soktum. Bel çukuruna biraz viski döküp emme başladım. Viski belinden ince çizgi şeklinde karnına akıyor, dilimi o ince çizgilerde gezdiriyordum. Çikolata sosunu sırtına döküp viskiyle sulandırıp emiyordum. Dilim sırtında, belinde gezdikçe sikimi daha bir şevkle emiyordu. Saçından tutup kafasını kaldırdım. Ağzına viski döküp dilimi soktum. Viskiyi onun ağzına döküp meme emer gibi emiyordum. Viskiyi bırakıp kucağıma aldım. Bacaklarını kollarıma asıp yarağımı amına dayadım. Zevkten taşlaşmış yarağım amını arıyordu. Gardıropun aynasına dönüp götünü havaya kaldırdım. Yarağımı amına hizalayıp yavaş yavaş kalçasını indirdim. Kollarımda birkaç kez zıplattıktan sonra yarağım amına yerleşmişti. Eve geldiğimizden beri kalkık olan yarağım sonunda yuvasını bulmuştu. Kucağımda sabitleyip deli gibi sokup çıkarmaya başladım. Amı esnedikçe çığlıklar atıyor, sırtımı çimdikliyordu. Zevkin doruklarındaydı. Eliyle kalçasını tokatlamaya başladı.

Kollarım yorulmuştu. Hemen arkamızda duran radyatöre oturtup içinden çıkmadan pompalamaya devam ettim. Her vuruşumda sırtı duvara çarpıyor, bana geri dönüyordu. Artık kontrolü tamamen bırakmış, vuruşlarımda kafası duvara çarpmasın diye dudaklarıma yapışmıştı. Ellerini radyatörün üzerine koydurup, bacaklarından tutup kendime çektim. Boşalacağımı hissedebiliyordum. Saniyede iki kere gidip geliyordum. Tam boşalacağım sırada içinden çıktım. Saçından tutup önümde dizlerinin üzerine çöktürdüm. Yarağım artık dayanamıyordu. Boynuna ve göğüslerine çikolata kokulu döllerimi fışkırttım.

Devam Edecek…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nasıl Bir Evlilik Yaptım2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nasıl Bir Evlilik Yaptım2

Herkese merhaba,
evliliğimin 2. yılında karımın başkalarına kendini siktirmeye başladığını öğrenmiştim.Kim olduğunu bilmesem de, eşimin bunu öğrendiğimden haberi olmasa da beni delirtiyor çok heyecanlandırıyodu. Bu olayın üzerinden bir kaç ay geçmişti. Karım kendini dışarıdan birilerine siktiriyor, ben de götümü birilerine siktiriyordum. 2 ayı aşkın bir süredir ilişkiye girmemiştik ama ne karım ne de ben bunu sorun ediyorduk. Aksine beraber sinemaya gidip, bi kaç günlük tatillere çıkıyor, beraber vakit geçiriyordul boş zamanlarımızda.
Kış aylarından bir gün hastanede gece nöbeti tutup eve geldiğimde, eşimin yine her zamanki gibi işe gitmiş olduğunu gördüm ve uyumak için yatağımıza girdim. Yatağımızda eşimin ya da benim olmayan farklı bir ter kokusu vardı. Yorganı kaldırıp yatağı incelediğimde 2-3 tane kıvırcık kıl gördüm. Muhtemelen bacak kılı. Eşim artık benim olmadığım gecelerde eve de birilerini getirip kendini siktiriyordu anlaşılan. Hemen kalkıp 31 çektim boşaldım mutlu bir uyku çektim. Eşimden isteğim, sex ihtiyacını dışarıdan karşılaması, sevgi ve aşk duygularını da benden almasıydı. Gerçekten de bunu başarıyordum. Eşim beni, ben eşimi deli gibi seviyorduk. Ama aramızda hiç cinsel anlamda birşey geçmiyordu. O akşam eşim işten geldiğinde onu karşıma aldım ve o sabah yatakta karşılaştığım manzarayı ona anlattım. Panik yapar gibi oldu ama anlayışla karşıladığımı, kızmadığımı belirtip ona güven aşıladım. Nasıl ki evlenmeden önce hayatında ben yokken cinsel ihtiyaçlarını başkalarından karşılıyor olması benim için normalse, şimdi de geçici bir süre de olsa benim veremediğim cinsel ihtiyaçlarını başkalarından karşılamasının onun en doğal hakkı olduğunu ona söyledim. Sonunda üzgün bir tavırla dün gece iş arkadaşlarından biriyle birlikte oludğunu, pişman olduğunu, dün gece yaşadığının onun için ilk ve son olduğunu söyledi. 3 aydır onun sikildiğini bildiğimden haberi hala yoktu anlaşılan. Kızmadığımı tekrar söyleyip, nasıl olduğunu ayrıntılarını anlatmasını istedim. Hemen karşı çıktı ama ısrarlarım sonucu iş çıkışı çalıştığı hastanenin yemekhanesindeki bir garsonun onu eve bıraktığını, kahve içmek için garsonun bize geldiğini, sonrasında da garsonun eşime ten teması sağlayıp onu tahrik ettiğini, hislerine yenik düşüp bir kere ilişkiye girdiğini, sonrasında da garsonun hemen evden gittiğini söyledi. Ama yalan söylüyordu yine, çünkü sabah eve geldiğimde yatak hala yabancı bi adamın terinden nemliydi. Anlaşılan sabaha kadar siktirip, sabah da beraber işe gitmişlerdi.
O günden sonra eşim yine beni aldatmaya devam etti ama artık bana çaktırmamaya çalışıyodu. Hakkını vermek gerek bazı aylar tek bir ipucu bile bulamıyordum sex yaptığına dair ama yine de hal ve hareketlerinden anlıyordum sikiştiğini.
Eşime bir gün eski sex hayatımıza geri dönmek için farklılıklar yapmayı önerdim, beraber porno filmi izleyebileceğimizi söyledim. Kabul etti. Porno izlerken bazen elini amına götürdüğünü fark ediyordum. Güzel bi oral sex yapıp, amını yalıyor onu boşaltıyordum. Ama istesem de sikim karıma kalkmıyordu. Porno izlerken ne tarz pozisyonlardan hoşlandığını, nasıl sikilmeyi sevdiğini tek tek öğrendim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Türbanlı Annem-Seri 9 – Başka Bedenler

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Türbanlı Annem-Seri 9 – Başka Bedenler
Merhabalar annemle ilişkimiz ilgisiz babamın da katkılarıyla son sürat devam ediyor. Canımız sıkıldığında istediğimiz gibi sikişir olduk artık. Hatta bu sikişlerde önceden ben istekliyken şimdilerde annem daha istekli. Ama sizlerle paylaşmak istediğim şey annemle devam eden seks serüveninden çok annemin gönüllü olarak birisi ile sikişmesi. Yani beni takip edenler bilir annemi birisi ile sikişirken izlemek en büyük arzularımdan birisiydi. Belki birçoğunuz bu durumu hoş karşılamıyor yada yadırgıyor olabilir ama zevk ve renk konusunda pek tartışmak ta istemem insanlarla.

Gelelim bahsettiğim olayın gerçekleşmesine. Geçen hafta köyden haber geldi. Teyzem çok hastaymış, hani ölüm döşeğinde derler ya öyle işte. Annem ve diğerleri ile helalleşmek istemiş tabi dolayısıyla. Haber gelince annem köye gitmek istedi. Tabi aile ile çok ilgilenen babam hemen topu bana attı “ben gelemem siz oğlanla gidin” dedi. Oldum olası bu huyundan hiç haz etmedim ama sonuçta baba işte atsan atılmaz satsan satılmaz. Annem ile iş yerlerinden bir hafta izin alıp köyün yolunu tuttuk.

Köyde kendimize ait bir evimiz var, köye gelince ilk iş eve yerleşip soluğu teyzemlerde almak oldu. Kardeşler olarak onlar hasret giderirken bende teyze oğlumla köyde gezindim. Akşamüzeri tekrar teyzemlerdeydik. Diğer akrabalarda gelmiş hep birlikte oturduk gece 10 a kadar. Hep birlikte sohbet ederken gözümden kaçmayan bir şey vardı. O da teyze oğlunun anneme bakışlarıydı. Annem her ayağa kalkışında giderken teyze oğlu annemin kalçalarına öyle bakıyordu ki anlatamam. Sanki sikecek gibi bakışları annemin de dikkatinden kaçmamıştır o an eminim. Ki kaçmadığını da akşam kendisinden öğrendim zaten. Annem köye göre serbest bir giyim tarzındaydı sonuçta. Üzerinde siyah bir bluz, altında belden oturtmalı ve kalçalarını saran gri bir etek, gri renkli değişik renkli çiçeklerle bezeli ipeğimsi bir eşarp ve ten rengi külotlu çorabıyla ben bile kendi evimize gitmeyi sabırsızlıkla bekliyordum.

Annem çay dağıtırken bluzundan aşağıya sarkan dev göğüslerine teyze oğlu düşecek gibi bakıyordu. Annemin göğüs çatalından gözünü alamıyordu ve bunu da belli etmek ister gibiydi sanki anneme. Annem ne zaman eğilse kalksa teyze oğluna göz attığımda annemi yan gözle keserken buluyordum. Sanki annem de bu frikikleri biraz bilinçli veriyormuş gibi geliyordu bana. Çünkü evde ne iş görülecekse hemen atılıyor dağıtma, toparlama gibi servis işlerini annem yapmak istiyordu. Tabi o yaptıkça da teyze oğluna göz ziyafeti doğuyordu. Hatta bir an öyle daldı ki annemin kalçalarına elindeki çay devrilecekti. Bunu fırsat bilip “teyze oğlu çaya dikkat üzerine dökülecek” dediğimde kendine geldi. “dalmışım ya teyze oğlu” dedi, “belli belli” dedim bende hafif sırıtarak. Çay faslından sonra teyze oğluyla dışarı sigara içmeye çıktık. Sağdan soldan muhabbet ederken yavaştan konuya girdim “hayırdır dalıp gidiyorsun teyze oğlu” dedim “sorma ya anlamadım gitti bugün” “neyi anlamadın len” dedim gülerek imalı imalı “yanlış anlıyon valla teyze oğlu” “neyi yanlış anlıyorum” “şey işte yaaaa” “ney la” “bak teyze oğlu valla kötü bir niyetle bakmıyodum, dalıp gitmişim öylesine” “belli belli” dedim sırıtarak. Muhabbet bitince içeri geçtiğimizde millet de dağılıyordu yavaş yavaş. Annem de teyzemden müsaade istedi. Annem toparlanırken teyze oğlu hala annemi süzüyordu. O sıra da göz göze geldik. Teyze oğluna yaklaşıp vedalaşmak için sarılırken imalı imalı sırıtıp “düşcen amına koyim düşcen içine” dedim fısıldayarak. Teyze oğlu da ben böyle deyince gülmeye başladı. Teyzemlerden ayrılıp yavaş yavaş köyde evimize geldik.

Köyde ev deyince her yaz iyi kötü uğradığımız için evimiz de düzenlidir. Çay, şeker, kuru bakliyat ve bunun gibi gıdalar her zaman bulunur yani. Evde annemle şöyle bir sağa sola bakındıktan sonra, direk anneme yumulup “aşkım bir hafta boyunca tamamen bana aitsin” dedim. Kıkırdayarak gülmeye başladı annem sonra da “oğlum allasen babanın buraya girdiği çıktığı mı var. Aylardır zaten sadece sana aitim ben” dedi amını tutarak. Aslında şaşırmıştım bu duruma “ne yani sen babamla ilişkiye girmiyor musun” “yok oğlum 3 aydır sarıldığı bile yok doğru dürüst, hoş ihtiyacımda yok nasılsa sikicim var benim” diyerek annem kollarını boynuma dolayarak dudaklarıma yumuldu. Annemle öpüşürken ellerim yavaşça kalçalarına doğru kaydı. Saten eteğinden ellerim kayarak kalçalarını sıkıyordu. “harikasın annemmmm” “ohhhh oğlummmm” dudaklarımız birbirine öyle kilitlendi ki deliler gibi yiyişmeye başladık. Bir hafta boyunca babamın bizi basma korkusu olmadan rahatlıkla annemle sikişebilirdik. Ama aklımda öyle bir fikir vardı ki teyze oğluna yemi de atmıştım. Bakalım zokaya düşecekmiydi. İşler düşündüğüm gibi giderse annemi de ikna edebilirsem teyze oğlu ve annemi sikiştirecektim kafayı koymuştum buna. Biraz annemle öpüştükten sonra annem “hadi yatağı serelim de öyle devam edelim, sende sobayı yak” dedi, annemin dudaklarından ayrılırken “tamam annemmm” dedim. Annem yer yatağını sermekle uğraşırken bende sobayı yaktım. Aslında havalar bu ara ılık gidiyordu ama yine de sabaha karşı üşümemek için temkinli olmak lazımdı.

Anneme yaklaşıp belinden sarıldım ve yer yatağına doğru çektim. Sobanın alevi çıtır çıtır sesler çıkararak yanarken annemi öpmeye başladım. Annem üzerindekileri çıkarmaya yeltendiyse de ellerimle onu engelledim ve öpüşmeye devam ettik. Gün geçtikçe annem seks konusunda daha cüretkar oluyor ve bu da sevişmelerimize zevk üstüne zevk katıyordu. Dillerimiz ağzımızın içinde birbiri ile dans ederken ellerimizde vücudumuzu okşuyor gittikçe kendimizden geçiyorduk. Annemin siyah bluzunun v yakasından taşan göğüslerini öpüyor ve dişliyordum. Elimi saten yumuşak eteğinin altına doğru sokup baldırlarını okşamaya başladım. Külotlu çorap üzerinden bacaklarını kalçalarını okşarken elimin yumuşacık çorabının üzerinde kayıp gitmesi çok hoşuma gidiyordu. İyice zevk girdabında kaybolurken anneme de yemi atma vakti gelmişti “bugün çok davetkardın anneciğim” dedim “ımhhh nasıl yani” “nasıl olacak anne yeğenine göstermedik yerini bırakmadın” “yok canım sana öyle gelmiştir” “heee kesin öyledir, sen sağını solunu gösterdikçe çocuk perişan oldu” “yok be aslanım” “hadi hadi itiraf et hoşuna gitti demi izlenmek” annemden ses çıkmadı bir süre. Elim eteğinin altında öylece bacaklarını okşadı. Annem susuyordu ama yeğenine vücudunu sergilemekten zevk aldığını biliyordum. “hadi ama söylemeyecekmisin” dedim elini göğüslerine atarak. Kocaman göğüs uçlarını mıncıklamaya başladım hafiften elimin birisi bacaklarında diğeri göğüsünde dolanırken annemden hafif iniltiler çıkıyordu “öyle bakıyordu ki dayanamadım bende biraz şey yapayım dedim” dedi “ne yaptın biraz” “ehh işte söylettirme illa ki” “söylesen ne olur anne” “kendimi sergileyeyim dedim işte” “hımmmm teşhircilik yaptın yani” “he işte ondan” “peki o gözlerini senden alamazken sen ne hissettin” “bilmem hoşuma gitti ama” “peki anne yeğenin seni sikse” “yok olmaz yapamam” “neden anne düşünsene sana öyle bakan birisi seni ne güzel siker” “oğlum korkuyorum istemediğim bir şey yapar diye, başka birisi ile yapmak istiyorum ama yaşadığım şey aklıma gelince çekiniyorum” “bence yeğenin öyle birisi değil, sana öyle bir bakıyordu ki anlatamam” “yok oğlum istemiyorum” “peki bende siz sikişirken yanınızda olsam böylece olmadık bir şey yaptığında engel olurum” “bilmem nasıl olur ki” “anne düşünsene benden başka birisi ile sevişiyorsun ve gençliğinin verdiği azgınlıkla deli gibi sikiyor seni” “aslında canım çekmiyor değil onu ama yine de çekimserim” “diyorum ya bende olsam yakının da olmaz mı” “nasıl olacak o” “ya işte evde saklanırım bir köşede eğer olumsuz bir şey olursa hemen engel olurum olay başlamadan” annem bacaklarında dolaşan elimi tuttuğu gibi amına götürdü ve “illa ki bu amı birisine daha siktireceksin” “ya öyle değil sadece sen yeni yeni zevkler al diye öyle istiyorum” “peki o zaman tamam” “harikasın annemmmm” “oğlummmmm”. Artık annem ikna olmuştu geriye teyze oğlunu ayartıp annemle sikişmesini sağlamak kalıyordu.

Annemi ikna edebilmiş olmak beni o kadar azdırdı ki eteğinin altında olan elimle apış arasındaki külotlu çoraba asıldığım gibi parçaladım ve elimi amına daldırdım. Annemin konuşmalarımızdan azmış olduğu belliydi, amının suları seller gibi taşıyordu. Orta parmağımı kanırtarak amının içine soktum ve göğüslerindeki elimle de ipek eşarbından yakalayıp dudaklarını tekrar kendime doğru çektim ve hayatında hiç kadın görmemiş bir erkeğin azgınlığı ile dudaklarını öpmeye ısırmaya başladım. Annemde beni okşamaya ve öpücüklerime karşılık vermeye çalışıyordu. Ne kadar bu şekilde seviştik bilmiyorum. Eteğinin altına girip amını emmeye ve azgınlıktan akan sularını içmeye başladım. “Ohhh azgın orospum benim, yeğenin seni sikecek diye amının suları seller gibi akıyor. Azgın annem merak etme teyze oğluna kanırta kanırta siktirecem seni” “Imhhhh erkeğim sen sik isteğin siksin, yarağa doyur beni. Bu yaşımdan sonra senin yüzünden yarak hastası oldum ben. Ohhh siktir beni” “Sikecem de siktirecem de annem. orospu annemmmmm” “oğlum aslanım siktir ama önce sen sik ananııııı ımhhhh” diyerek amını dillememe dayanamayan annem boşalmaya başladı. Boşalmanın etkisiyle tüm sularını ziyan etmeden içtim tabi.

Daha sonra annemi kaldırdım ve önce eteğinin fermuarını açıp aşağıya doğru sıyırdım elimle arası yırtılmış külotlu çorabını çekip çıkardım yine parçalayacak gibi, sonra vücudunu saran bluzunu üzerinden çıkardım. Sutyeninin kopçalarını açtığımda kocaman memeleri salıverdi kendini aşağıya doğru. Annemin bu hali aynı heykeli olan bereket ana gibiydi. Bu topraklarda esk**en beri yaşayan insanlar ağzının tadını biliyordu demek ki. Yoksa öyle şişman tombik bir kadını neden tanrıça yapsınlar ki. Atalarımız gibi bende yanımdaki bu kadına tapıyordum. Benim ilahemdi annem, seks tanrıçamdı. Sonra ayağa kalktım annem de yavaşça benim üzerimdekileri çıkardı sırayla en son baş örtüsünü yavaşça aldım başından. Tamamen çıplak ikimizde yer yatağının üzerinde duruyorduk. Yavaşça dudaklarına yumulup annemi yatağa doğru çektim. Annemi alta alıp kocaman bacaklarını aralayarak kasıklarının arasında yerimi aldım. Yaklaşık bir saattir sevişmenin etkisiyle sikim demir gibiydi vakit kaybetmeden amına birkaç defa sürtüp içine gidim. Yavaşça üzerine doğru abandığımda annem derin bir “ohhhh” çekti. İçine girip çıkmaya başladığımda annem tiz şekilde inliyordu. Evde sağ sol duyar diye kendini bu konularda kasan annem köy yerinde kendi evimizde olmamamızın rahatlığıyla tatlı tatlı inliyordu. Onun inlemelerine kasıklarımızın birbirine çarpan sesleri eşlik ediyordu. “Annem harikasın bu gece” “Senin için oğlummm sen daha iyi zevk al diye” dedi, “demek benim için böyle ateşli ve cilvelisin annem karıcığım benim. Sikişgen annemmmm” “oğlum erkeğim evde korkumdan ses edemiyordum burda rahat olunca sen de bende zevk alalım diyedüşündüm” “ohhh annem iyi düşünmüşsün azgın annem benim ohhhh” “ımhhhh erkeğim oğlummmm” ateşli konuşmalar eşliğinde annemi seri seri sikmeye başlamıştım. Annem inlerken bende annemin en derinlerine kadar sikimi sokuyordum. Sobanın da sıcaklığı ve uzun zamandır sevişmemizin etkisiyle vücutlarımız sırılsıklam ter içindeydi.

Annemin üzerinden kalkıp domalmasını istedim. Sikimi amının yarığına sürüp ıslatarak sikimi göt deliğine dayadım ve bu zamana kadar sadece kendimin siktiği o daracık göte giriş yaptım. Annem daha yeni yeni alıştığından önce bir ayh sesi çıkardı ama ben tamamen içine girip bir süre bekledim ve gelip gitmeye başlayınca rahatladı ve kendini ritme uydurdu. On dakika kadar daracık götü kalçalarına çaplaklar ata ata siktim ve “anne geliyorum” dediğim de “amıma gir çabuk oraya istiyorum” dedi. Sikimi göt deliğinden çekip amına kökledim ve gelip gitmeye başladım. Ben boşalmaya başlamadan annem kendini kasarak inleye inleye boşalmaya başladı tabi kasılmalarının da etkisine bende dayanamadım ve amının içine döllerimi doldurmaya başladım. “ohhhh annem harikasın sen” “oğlum sikicim esas sen harikasın senin yarağın harika” “annem benimmmm” “oğlummmmmm”

Birbirimize ettiğimiz sevgi sözcükleri ile yanına yığıldım. Bir süre dinleneyim yine sikerim diye düşündüm ama uyuyup kalmışım. Uyuyup kaldığımı da gece bir ara uyandığımda üzerimde yorgan örtülü annemin kollarının arasında kendimi bulunca anladım. Hiç şeklimi bozmadım öylece tekrar uykuya daldım. Sabaha kadar mışıl mışıl uyumuşum. Sabah annemin sesi ile uyandım “oğlum hadi teyzenlere kahvaltıya gideceğiz” “hımm saat kaç anne” “kaç olacak yedi” “anne yedi de kalkılır mı yaaaa” “oğlum burası köy ne yapacaksın ya öğleye kadar yatacan mı” “tamam tamam kızma aşkım kalktım” annem yanıma gelip yatağın baş ucundan dudaklarıma hafif bir öpücük kondurdu “erkeğim benim hadi kalk” ben üzerimi giyinirken altıma eşofman üzerime de swit giydim. Annem ise altına köylü donu dediğimiz geniş, çiçek desenli donlardan giymiş, üzerinde gri gömleği ve basit tip beyaz çiçekli desenli yazma denilen başörtüsü ile karşımda duruyordu. Kocaman kalçaların üzerine salıverdiği gömleği ile arkadan bakınca insanın annemi altına alıp sikesi gelmezse bende adam değilim. O görüntüsü ile anında sikim direk gibi oldu. “anne harika görünüyorsun” “nesi harika oğlum işte köyde nasıl giyiniliyorsa öyle giydim” “öyle ama kalçaların arkadan donun içinde öyle harika gözüküyor ki anlatamam sana” hımmm yoksa azdın mı lan sen” “azdım valla anne” “hadi hadi millet oturmuştur kahvaltıya” “tamam tamam”

Hızlı adımlarla teyzemlerin evin yolunu tuttuk. Eve girince dün görmediğimiz ne kadar akraba varsa anne tarafından gelmişti. Herkes yer sofrasına kurulmuş kahvaltıya başlamıştık. Kahvaltı sırasında öyle bir düzen denk gelmişti ki tam istediğim şekilde annem ile tayze oğlu yan yana oturuyordu. Annemin gömleğinden taşan memeleri eğildikçe sanki siniye düşecek gibi oluyordu. Teyze oğlunun kaçamak bakışlar attığının farkındaydım zaten. Ama teyze oğlu bir yandan da beni kontrol ediyordu acaba ben onu izliyor muyum diye. Sofrada dikkatimi çeken başka bir şey de teyze kızı Ayten ablanın bana bakışlarıydı. Dün evli olduğu için teyzemlerde değildi ama bugün anneme hoş geldin demek için gelmiş bizle kahvaltı yapıyordu. Ayten ablayı en son gördüğümde cılız bir kadındı şimdi ise tam deyimiyle balık etli bir kadın olmuştu. Ayten abla sürekli kaçamak gözlerle beni süzüyordu. Sık sıkta bu nedenle göz göze geliyorduk. Her göz göze gelmemizde onun başını utangaç bir şekilde kaçırması gülümsememe sebep oluyordu. Sanırım teyze oğlu da bu durumu çakozlamıştı ama bende onun anneme sürtünmelerini sık sık onunla konuşuyormuş gibi yapıp dizine dokunmalarını farkediyordum. Kahvaltı bittikten sonra biz teyze oğlu ile gezmeye çıktık. Köyde dolanırken konu dönüp dolaşıp kadınlara geldi. “Teyze oğlu anlat bakalım İstanbul’da nasıl oluyor bu avrat işleri” dedi “Nasıl olacak teyze oğlu gönlünü ettiğini götürüyorsun işte. Ama şehir kalabalık mutlaka karşına birisi çıkıyor” “Yapma ya. Burda öyle olmuyor valla köydeki gençler eşeklere abone amına koyim” “Ne eşeği la” “Ne eşeği olacak oğlum yosma karı denk geldi mi zaten kapısının önü türbe gibi oluyor biz gençlere de çakallardan düşmüyor eee ne yapacan bizde dişi eşek denk getirdik mi bak sen keyfe” deyince beni bir gülmek tuttu. “Gülme la” “Tamam tamam teyze oğlu da çok komik be” “Oğlum azgınlık başa vurdu mu ne yapacan anamızı bacımızı mı sikelim” dedi. Önce durdum sonra işi şakasına vurur gibi “Eşek bulamasan sıra onlara gelecek herhal” dedim o da biraz durdu ve kahkahayı bastı. “Hakket la eninde sonunda eşek kalmazsa yakınımızdakilere saracaz galiba” dedi, “Hımmm” dedim “Hayırdır neden hımmm dedin teyze oğlu” “Yapan vardır belki” “Olmaz mı köyde abasını siken bir sürü var” “Gerçek mi” “Gerçekten bak” “Değişikmiş teyze oğlu” diye yemi attım bir daha. “Değişik meğişik ne yapacak olum adam köy yerinde abazanlıktan denk getirdiğini gönlünü ettiğini sikiyor işte. Eşek sike sike de bi yere kadar insanın canı gerçek amcık çekiyor, kerane mi var amına koyim gitsin millet işte abasını mı siken dersin yengesini mi siken dersin hala teyze gidiyor öyle” “Ooooo amcaoğlu neler dönüyormuş la köyde öyle” “Ya herkes yapmıyor tabi de yapan biliyorum etrafımda” “İtiraf mı ediyorlar yoksa yakalanıyorlar da öyle mi biliyorsun” “Yakalansa köy yeri millet biribirini keser teyze oğlu, anlatıyorlar bazen ordan biliyoruz yoksa öyle şeyler ulu orta yerde de konuşulmaz” “Hımmm aslında kötü fikir değil, kol kırılır yen içinde kalır hikayesi herşey aile içinde kalıyor” “Öyle” dedi. Biraz suskunluktan sonra “Teyze oğlu senin öyle bir anın var mı” “Nasıl yani la” “Hani aile içi ilişki gibi” “Yok” dedi kestirdi aslında yüzü kızarmıştı. “Ne kızdın yav sordum” “Sorma amına koyim o zaman” “Tamam la kızma” “Kızmadım oğlum dedim ya ulu orta konuşulcak şey değil bunlar” “Olum dağın başındayız ağaçlar mı duyacak merak ettim de sordum hem…” dedim kaldım öylece. “Eeee ne dicektin” “Boşver” “Bu sefer de sen söyle bakam hem dedin öyle kaldı” “Hem varsa da ne olacak veren alan razı hikayesi” “Ya aslında abam ile evlenmeden bir iki kere bir şey olduydu” “Sahi mi” “Gerçek ama kimse bilmesin teyze oğlu” “Ayfer ablamla mı” “He ya” “Peki nasıl bişey oldu” “Ya işte götten siktim birkaç kere” “valla mı” “la söylediğime pişman ettin. Gerçekten yaaa. Birkaç kere yaptık” “Süper bir şey oğlum” “Nasıl la yadırgamadın mı beni” “Oğlum neden yadırgayayım hoş bir şey bence” “Ulan teyze oğlu bende söyliyim mi söylemiyim mi diye düşündüm durdum” “La neden söylemeyeceksin bence güzel bir şey. Hem heyecanlı hem zevkli” “heyecan çok oluyodu teyze oğlu akşam annemler yatınca gizli gizli elleşiyorduk bazen de sağda solda fırsat yakalayınca götten sikiyordum” “Başka birileri oldu mu” “Yok la başka kim olacak” “Teyzem felan” “Yok la anne ile yapılır mı” “Yapılmaz mı” “Olum çıktığın deliği mi sikecen saçma bence” “Bilmem aba sikilirse ana da sikilir bence” “Sen sikermiydin” “Sikmem mi annem verse sikerim” “Alla alla la teyze oğlu sen benden de manyaksın demek şehir adamı manyak ediyor” “oğlum abanı kardeşini sikiyon anne olunca ne oluyor” “bilmem garip geldi o fikir bana” “peki teyze” dedim bu sefer yemi sağlam atmıştım bakalım ne diyecek derken “bilmem hiç düşünmedim” “hımmm verseler olur bence” “verseler de kim verir” “o da doğru teyze oğlu ama sana bir şey diyecem” “de bakalım” “oğlum dün gecedir bugündür anneme fena şekilde bakıyon la yoksa gözüne mi kestirdin” “olum öyle deme bak yanlış anladın” “la oğlum ne yanlış anlıcam annem sana verse neden verdin mi diyecem” “Ulan teyze oğlu ne diyem sana nerelere geldi muhabbet” “ne yani yalan mı amına koyim sikecek gibi bakmadım de hadi” “yaa öyle değil diyorum sana” “peki ya nasıl” “teyze oğlu sıkıştırma beni işte boşver” “teyze oğlu bak ben açık bir insanım annemle yani teyzenle yatmak istersen ve o da isterse ben saygı duyarım sonuçta sen erkek o kadın. Hem sen dedin ya Ayfer abamla götten yaptık diye benim de teyzenle yakınlaşmam oldu birkaç kere. Anlayacağın annem senin yarağını isterse feda olsun amına koyim amı götü sana” dedim. Teyze oğlu önce durdu sonra ciddi olduğumu anlayınca “teyze oğlu bir şey diyecem” “söyle” “teyzem hakketten ilgimi çekti ama benimle sence yatar mı” “yatmaz mı amına koyim neyin eksik” “bilmem teyzem ya” “oğlum orasını bana bırak sen onunla yapmak istermisin istemezmisin” “valla yanlış anlama teyzem tam benlik karı. Tombul tombul bıngıl bıngıl ne sikilir biliyon mu” “he biliyom” “nasıl la” “dedim ya birkaç kere yakınlaştık diye” “sen ciddisin la anneni mi siktin” “evet” “manyaksın la sen” “sen abanı sik akıllı ol ben annemi sikince manyak olayım öyle mi teyze oğlu” “sen de haklısın amına koyim. Aban demişken senin de Ayfer abama bakışlarını görmedim sanma” “oğlum esas aban baktı önce bana hatta ben güldüm durdum o bakışlarını kaçırdıkça” “Doğru diyon aslında abam sana abayı yaktı galiba” “hımmm valla balık etli tam sikimlik kadın ama kocası var olmaz o iş” “olmaz deme la” “olur mu peki” “bizim enişte mal gütmeye gider geceleri abam müsait olursa olur” “hakket mi la teyze oğlu” “valla len” “oğlum ben sana teyzeni siktireyim sen bana Ayfer ablamı olur mu” “hımm olur la teyze oğlu ama önce ben teyzemi sikecem” “la tamam ilk sen sik” “peki nasıl olacak” “nasıl olacak söyleyeyim. Akşam biz eve gidince ben seni çaldırıp kapatacam. Bi bahane bulup evden çıkacam sen eve gel. Anneme o kadar dokundun şey ettin ses çıkarmadı. Yine yanaşırsın baktın gönlü var devamı gelir. Haa anneme yumuşak davran gerisi kolay” “tamam teyze oğlu anlaştık” “Ayfer ablayı da ayar etmeyi düşünme ben kendim hallederim” “nasıl yani” “oğlum o da bana kalsın”

Akşama kadar konuştuk durduk teyze oğluyla. O bana Ayfer abla ile ilişkilerini anlattı, bir iki felan diyordu ama anlattıkça teyze oğlunun hala ablasını siktiğini anlayabiliyordum. Zaten sonunda da kendisi söyledi. Bende ona annemle sikişmelerimizden anlattım biraz. İkimizde anlattıkça siklerimiz kazık gibi olmuştu zaten. Akşam evde teyze oğlu fırsat yakaladıkça annemi sıkıştırdı, sağını solunu okşadı. Böylece niyetini de belli etmeye başlamıştı aslında. Bende Ayfer ablayı mutfakta denk getirdim bir ara sadece arkasından geçerken kulağına eğilip “teyze oğlum çok şanslıymış” dedim. Benim geçtiğim tarafa dönüp kızarmış yüzü ile hafifçe gülümseyip elindekilerle içeri gitti. Fırsat denk gelecekti elbet ama esas amacım annemle teyze oğlunu sikiştirmekti şu an. Gecenin olmasını iple çektim ve sonunda herkes evlerine dağıldı. Teyze oğlu ile ben Ayfer ablayı eve bırakıp geldik. Yolda giderken tenha bir yerde kalçasını öyle bir sıktım ki bir adım ileri atladı hareketimden. Bende açık açık Ayfer ablaya niyetimi belli etmiştim. Onu eve bırakıp dönerken kapı önünde hoşça kal niyetine sarıldık öpüştük ama ben bir yanağından öptükten sonra öbür yanağına doğru hamle yaparken dudaklarından öpüverdim bir anda. Ayfer abla imalı imalı bakıp iyi geceler diledi bu yaptığımdan sonra. Teyze oğlu ile planları gözden geçire geçire eve geldik. Ben içeri girmedim kapı önünde annemi bekledim. Annem gelince evin yolunu tuttuk annemle. Eve gelip sobayı yaktık yatağı serdik. Bu işlerle uğraşırken ben anneme olanları anlattım. Heyecanlanmıştı istiyordu ama itiraz etti. “Ne yani anne senin için o kadar uğraştım kurtul şu aklındaki saçma şeylerden” “oğlum ne bileyim çekiniyom işte” “yok yok çekinme. Bak ben öbür odada olacağım ama teyze oğluna evden bir yere kadar gittiğimi söyleyeceğim tamam mı. Kötü bir şey olursa hemen olaya müdahale ederim yok işler yolunda giderse yeğenin seni bir güzel siker” “ufff oğlum ne bileyim yaaa” “hadi istiyormusun istemiyormusun” “tamam tamam istiyorum. Ama kötü bir şey olursa hemen olaya karışacaksın” “tamam dedim merak etme” “tamam o zaman yolla mesajı” “tamam annemmmm” diyerek annemi öptüm ve teyze oğluna da gel diyerek mesaj attım.

Ben yan odaya girdim saklandım. On dakika geçmeden kapı çaldı. Annem kapıyı açtı teyze oğlu içeri girdi. Soba kenarına sandalye koyup muhabbet etmeye başladılar. Sağdan soldan boş muhabbetler ederken teyze oğlu annemin bacaklarına dokunup duruyordu. “Eee teyze anlat bakalım şehir nasıl” “iyi oğlum nasıl olsun” “bilmem büyük yer ya ondan sordum” “merak mı ettin” “he teyze ya” “oğlum benim ki işten eve evden işe” “anladım teyze oğlu nere gitti” “bilmem dolaşacam ben biraz dedi giderken de senin geleceğini söyledi” “anladım teyze” “eee sen anlat bakalım köyde neler oluyor neler bitiyor” “ne olsun işte teyze gördüğün gibi köyde değişen bir şey yok” “ne zaman evlendirecez seni ha” “evlenmem ben teyze” “nedenmiş o” “köyde alıncak kız yok” “alla alla şuna bak sen neden yokmuş” “kafa dengi kız yok teyze milletin burnu bi karış hava da” “hıııı öyle mi essahtan” “öyle ya teyze. Bizde böyle olunca bekar kalacaz işte” diyerek kafasını öne eğdi teyze oğlu. Annem “üzülme sen oğlum buluruz sana bir kız” diyerek teyze oğlunun başını alıp göğsüne koydu. Teyze oğlu bundan cesaret alıp anneme sıkıca sarıldı önce. Sonra da yavaşça sırtını okşamaya başladı. Annem ses etmeyince okşamasına devam etti bir süre daha, sonra annem “ne o len teyzene mi hallendin” deyince kendini geri çekip “özür dilerim teyze kötü bir niyetim yoktu” dedi. Annem gülmeye başladı “kötü niyet ne oluyor ki” “işte şey oluyor” “ne oluyor” dedi annem ve teyze oğluna doğru yaklaştırdı başını gülümseyerek. Teyze oğlu “teyze dayanamayacağım artık seni çok istiyorum ben” “dur yapma oğlum” “teyze ne olur engel olma” “dur oğlum falan gelir rezil oluruz” “ne olursa olsun teyze seni istiyorum ben” “oğlum dur yapma” derken annem aslında çok güzelde naz yapıyordu ama teyze oğlu çoktan annemi sarmalamıştı. Annemi oturduğu sandalyesinden kaldırıp ayakta anneme sarıldı ben heyecanla olacakları izliyordum. Annem “kapıyı bari kitleseydim oğlan gelir” “yok yok teyze gelmez o” “nerden biliyon gelirim bir saate kadar demişti” “ben yolladım onu bir yere sırf seninle konuşmak seni istediğimi söylemek için” “bak sen uyanığa” “boşver teyze hadi seni istiyorum” “demek bana hallendin ha” “evet teyze seni deli gibi arzuluyorum gel artık ne olur sana sahip olamama izin ver” diyerek annemi ayakta öpmeye başladı. Annem önce naz yapar gibi kaçmak istedi ama sonra o da teyze oğluna karşılık vermeye başladı. Teyze oğlu annemin çiçekli basmadan yapılmış donunu ayağından alıp çıkardı önüne çömelerek, sonra da beyaz külotuna asıldı ve annemin traşlı kaymak gibi amı gözünün önüne geldi. Eliyle annemin amını okşadı ve ayağa kalkıp gömleğinin düğmelerini çözdü. Annem naz yapıyordu hala açtırmak istemiyor gibi. Sonra annemin başörtüsü ve atletini aldı üzerinden. Sütyenin kopçalarını da çözünce annem çırılçıplak kalmıştı. Teyze oğlu annemin dudaklarına yumulup öpmeye başladı. Aynı zamanda da göğüslerini ve kalçalarını istemsizce okşuyordu. Annemde yavaş yavaş yeğenini okşamaya başlamıştı. “hadi teyze yat artık teyze oğlu gelmeden işi bitirelim” annem ses etmeden yatağa uzandı. Teyze oğlu bir hışımla üstündekileri çıkardı attı. Şöyle bir süzdüğümde benim boylarımda benden ince olan teyze oğlunun benimkiyle hemen hemen aynı ama ince bir siki olduğunu gördüm.

Annemi yere yatırıp “teyzem dellendirdin beni iki gündür” diyerek annemin amına hemen girdi. Girdiği gibi de köylü işi hızlı bir şekilde git gele başladı. Seri şekilde annemin bacak arasında hareket ederken annemin memeleri yana devrilmiş sallanıyordu. Annem dudaklarını ısırmış yeğeninin başını okşuyor kendine doğru bastırıyordu. Bu sırada sikimi çıkardım ve otuzbir çekmeye başladım bende. Teyze oğlu “teyzem benim offf tombul rüyalarımı süsleyen teyzem. İşte sikiyorum seni” “ohh yeğenim sik daha derine ohhhh” “teyzem benim çocukluktan beri senin vücudunu hayal eder otuzbir çekerdim ohhhhh harikasın” “yeğenim aslan yeğenim sik teyzeni ımhhh” “harika tombul vücudun harika. İşte sonunda altımdasın ohhhhh” “evet evet böyle devam et. Sende harikasın ımhhhh ımhhhhh” annemin kalçalarını yukarı kaldırmasından orgazm olmaya başladığını anlamıştım. Annem kendini kasıp boşalmaya başlayınca teyze oğlu da hızlı bir şekilde git geller yapmaya başladı. Annemin üzerine iyice abanıp son bir hamle daha yaptı ve annemin de ona sarılmasından anladığım kadarı ile boşalmaya başladı. O sıra da bende döllerimi zevkten etrafa fışkırtmaya başlamıştım ama ne boşalmaydı o öyle. Döllerim iki metre uzağa fırlıyordu resmen. İçeri doğru baktığımda teyze oğlu üzerine yığılıp kalmıştı annemin öylece. Annemde yeğeninin sırtını okşadı bir süre o dinlenirken. “hadi yeter artık toparlanalım” dedi annem “haklısın teyze ama müthiştin bundan bir daha isterim” “tamam tamam oğlan gelmeden giyinelim” “gelse ne olur ki bekli birlikte sikeriz seni” “manyak manyak konuşma hadi giyin” “tamam tamam teyze kızma” dedi teyze oğlu ve giyinmeye başladılar. Annem iç çamaşırlarını giymeden gömlek ve donunu ayağına geçiriverdi. Teyze oğlu hazırlandıktan sonra “en iyisi teyze oğlu gelmeden ben gideyim” dedi “sen bilirsin” dedi annem “teyze kalacam da şimdi sen ve ben yalnız olunca canım yine seni çekecek” “deli seni hadi o zaman git sen” “tamam gidiyorum bakalım ama söz ver bir daha yapacaz” “tamam bir daha yaparız denk gelince” “teyze söz ama değil mi” “aaaa söz tamam” “ama uzun isterim” “haaa bak ona bir şey diyemem oğlana ne diyecem, nerde yapacaz” “tamam o zaman ama seni çok arzuluyorum teyze ben” “hadi hadi başka zaman tamam dedim” “tamam teyzemm” diyerek anneme sarıldı ve dudaklarından öptü annemin, annem de ona karşılık verdi tabi bu sefer. Sonra annem kapıyı açtı teyze oğlu çıktı gitti, iki dakika geçmeden de olay tamamdır teyze oğlu diyerek mesaj attı. Artık sonunda amacıma ulaşmıştım. Annemi birisi ile sikişirken izlemiştim ve bu bana aşırı derece de zevk vermişti. Sırada teyze kızı Ayferi sikmek vardı.

Odadan çıkıp annemin yanına geldim. Annemin yüzü utancından pespembeydi. “Annem” diyerek sarıldım ve dudaklarına yumuldum “mutlu oldun mu” dedim “evet güzeldi” dedi. “tamam işte bak her seks kötü olacak diye bir şey yok” “evet oğlum haklısın önemli olan zevkini alabilmekmiş” “nasıl teyze oğlu iyi becerebildi mi işini” “sen gibi uzun sevişmesek te iyiydi işte” “kısa oldu öz oldu diyosun ha” “ha işte öyle oldu” derken annem annemi yatağa doğru çektim ve yatağa devrildik. O gece teyze oğlunun döllerinin üzerine bir posta da ben attırdım annemin amına döllerimi. En nihayetinde de sarılarak uykuya daldık. Bakalım köy günleri bize ne getirecekti.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

günlerin acısını ..(1)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

günlerin acısını ..(1)
42 yaşında, dul, iki çocuk sahibi bir kadınım. Eşimden 2 yıl önce, aşırı kıskançlıkları ve vazgeçemediği bazı alışkanlıklarından dolayı ayrılmak zorunda kaldım. Şu anda dulum ve iki çocuğumla beraber yaşıyorum. Sizlere anlatacağım olay, tamamen zorunluluktan yaşadığım bir olay, yani öyle başladı. Sanırım bunu anlatarak hem rahatlayacağım, hemde sizlerin zevk almasını sağlayacağım.

Gençliğimden beri erkeklerin ilgisini çekmek, onları tahrik etmek, her kadın gibi hoşuma gidiyordu. Ama ilk erkeğim kocam olmuştu, ondan önce ufak tefek bazı sevişmeler dışında çok bir deneyimim yoktu. Seks’i kocamla beraber sevdim. Oldukça güzel fantaziler ve birliktelikler yaşıyorduk. Maddi durumumuz oldukça iyiydi. Ancak bir süre sonra, kocamın çevresinin değişmesiyle her şey allak bullak oldu ve ayrıldık. Dedim ya, kocamın maddi durumu iyiydi. Ancak ben koca parası yiyen bir kadın olmayı asla kendime yakıştıramadım. Kocamdan ayrıldıktan bir süre sonra, verdiği yüklü nafaka ve parayla geçiniyordum. Ama günlerim evde yalnız geçiyordu, sıkılıyordum. Evliyken bazı sektörlerde çalışmıştım. Bazen, kocamın şirketinde de çalışıyordum. Yani bu kadar sıkılmıyordum.

Bundan birkaç yıl önce aklıma oldukça güzel bir fikir geldi. Bir cafe benzeri bir yer açıp, hem daha rahat geçinip, hemde sıkıntımı bu yolla geçirmeyi düşündüm. Yaptığım araştırmalarla, cafeye uygun bir yer bulabilmiştim. Hemen kiraladım, içine de ufak tefek eşyalar alıp, kendi ekmek teknemi açtım. Biraz daha farklı olması için ev yemekleri üzerine çalışıyordum. İlan verip, bir garson, birde aşçı buldum. Bazen mutfakta aşçımıza ben yardım ediyordum. İşlerim de iyi gitmeye başladı, oldukça lezzetli yemeklerimi tadan müşterilerim resmen abone oluyorlardı. Ancak açtığım yer, artık yetmemeye başladı. Geliştirmek istiyordum, fakat bunun için kafeden kazandığım para yetmiyordu.

Eski kocamdan para almayı düşündüm. Zaten bu işe başından beri karşı olan kocam, bana tek bir kuruş bile vermeyeceğini, onun durumunun da bozulmakta olduğunu söyledi. Bir kere kafama koymuştum, mutlaka yapacaktım. Hal böyle olduğu için aile dostumuz olan Ahmet’ten yardım istemeyi düşündüm. Ahmet, 40 yaşlarında, evli, fakat çocuğu olmayan bir adamdı ve aile dostuyduk, birlikte büyüdük denilebilir. Onun da durumu oldukça iyiydi, hatta bazen kocamla ortak iş bile yaparlardı. Ahmet bana borç olarak 30 Bin TL verebileceğini söyledi. Faiz de koymayacağını söyleyince çok mutlu olmuştum. Hem elime para geçmiş, hemde çalıştığım yeri büyütme fırsatı geçmişti. Kabul ettim ve birkaç gün sonra Ahmet cafeme geldi. Doluluğu görünce, o da çok mutlu oldu. Hatta ortaklık bile teklif etti, ama kabul etmedim. Ortaklığa genelde karşıydım, özellikle böyle küçük bir cafe için ortaklık bana çokta mantıklı gelmiyordu.

Ahmet bana paranın ilk kısmını verdi. Bu parayla yaptığım ilk iş, cafeye yeni mobilyalar almak oldu. Bir süre sonra, dahada büyütmek istediğimden farklı bir yere dükkanımı taşımak istedim. Uygun bir kira bedeliyle, başka, daha büyük bir yere geçiş yaptım. Aslında alışılan muhitten ayrılmak ne kadar akıllıca olurdu biliyordum, ama yaptım işte böyle bir hata. İşlek bir caddeye taşındık, fakat bu caddede bizim rakiplerimiz çok daha etkiliydi. İşler tam tersine dönmüştü, yaptığım masraf nerdeyse boşa gitmiş, dükkanda sinek avlar olmuştuk. Ahmet’e olan borcum vardı, üstelik artık cafeye kendi cebimden para vermeye başladım. İyice sıkışmıştım, geceleri uykularım kaçıyordu. Ahmet’ten borç almak artık uygun olmamaya başlamıştı.

Bir süre daha böyle devam ettik. 2 garsondan birini, kemer sıkma politikası olarak işten çıkardım, tazminatını da verdim. Ancak bu tedbir de işe yaramıyordu. Üstelik Ahmet’e olan borcumun günü de geçiyor, iyice sıkışıyordum. Bir gün Ahmet’i aradım, durumu anlattım ve borcu erteleyebilme ihtimalini sordum. O da gayet insancıl bir şekilde kabul etti. Aradan bir süre daha geçti ve ben borcu ödeyemedim. Ahmet’e karşı da oldukça mahcuptum, kısacası rezalet bir durumdu. Kocama başvurmak istedim, ama gene kapılar kapanmıştı. Kurtulmak için çırpınıyordum. Cafeyi kapatmak zorunda kaldım. Artık ne yapacağımı bilmez durumdaydım, banka kredisi çeksem, banka kredisinin borcu olacaktı. Biraz altınlarım vardı, onları sattım, ama borcum kapanmıyordu. Ahmet de artık homurdanmaya başlamıştı. O kibar adam gitmiş, yerine tam bir alacaklı gelmişti.

Kaçmayı düşündüm, ama imkansızdı. Ahmet’i aradım, buluşup görüşmek istediğimi söyledim. Kabul etti, beni evden aldı ve bir cafeye gittik. Ben durumumu anlatıyordum, ama Ahmet parasını istiyordu. Uzun bir süre tartıştık. Benim aile dostu olduğumu, biraz daha vakit vermesini istiyordum. O ise parası için ısrar ediyordu. Tüm yollar kapanmıştı bana. Kalkıp gittim, banka kredisi için araştırmaya başladım. O gece telefonuma Ahmet’ten bir mesaj geldi, “Borcunu ödemek için bir yol bulmalıyız!” diye. Ben de cevap attım, “Neymiş o?” dedim. O da, “Telefonda olmaz, yarın görüşelim. Evden alırım seni!” deyince onayladım.

Ertesi gün Ahmet beni evden aldı. Arabayla gidiyorduk. Sesim çıkmıyordu. Sessizliği bozan o oldu, “Borcunu gerçekten ödemek istiyor musun?” dedi. Ben de, “Tabiki! Ama nasıl olacak, gerçekten bilmiyorum. Çok zor durumdayım!” dedim. O da, “Eğer kabul edersen bir yol var tabiî ki…” dedi. Merak ettim, nasıl bir yol olduğunu sordum. Ahmet, “Eğer, beni mutlu edersen borcunu taksit taksit silerim Günseli!” deyince, döndüm ve bir tokat attım ve “Çek sağa hayvan, ağzına sıçayım senin, orospu çocuğu!” diye küfürler ederek arabadan indim. Arkamdan, “İyi düşün, yoksa nasıl kurtulacaksın?” diye bağırıyordu.

Biraz yürüdüm. Sinirim hala geçmemişti. Resmen onunla yatmamı istiyordu. Bütün gece teklifini düşündüm. Aslında yapacak çokta bir şeyim yoktu. Kabul etmek zorundaydım, yoksa başıma neler gelir tahmin bile edemiyordum. Ahmet’i aradım, “Yarın beni evden al. Konuşmamız lazım!” dedim. Kabul etti. Ertesi gün gene beni evden aldı. Arabayla giderken ona, “Teklifin halen geçerli mi?” dedim. Bana döndü gülümseyerek, “Geçerli!” dedi. “Kabul etmeme gibi bir şansım yok. Sen adi bir herifsin, evli barklı bir adamsın ve dul bir kadını hallere soktuğunu biliyor musun?” dedim. Gene çok sinirlendim ve küfürler etmeye başladım. Ama Ahmet dinlemiyordu, sadece gülümsüyordu. Bir süre sonra sustum. Nereye gittiğimizi dahi bilmiyordum. O arabayı sürüyor, ben susuyordum.

Bir yamaca geldik. Önümüzde deniz vardı. İndim arabadan, biraz hava almak için. O da indi, yanıma gelip elimi tutarak, “Bak Günseli, senden çok hoşlandım hep. Hep çok güzeldin, halen öylesin. Ama iş ayrı, aşk ayrı. Senden aşk istemiyorum. Sadece borcunu ödemenin yollarını sana sunuyorum. Hem böyle zararsız bir şeyden ne çıkar. Dul bir kadınsın. Her şekilde ihtiyacını gideririm. Kimsenin bilmeyeceğini söylememe gerek bile yok aslında. Kabul et bence!” dedi. “Ne yani, beni kuma mı alacaksın?” dedim. “Hayır, sadece birlikte olmak istiyorum seninle!” dedi. “Peki, istediğini yaparsam, borcum silinecek mi?” dedim. “Bak güzelim, borcun çok fazla. Benimle birkaç kere birlikte ol. Taksit taksit sileyim borcunu. Merak etme, bitince görüşmeyeceğiz bile!” dediğinde rahatlamıştım. Çaresiz kabul ettim. Tekrar arabaya bindik…

Arabada bana, “İlk taksidi bugün ödemek ister misin?” deyince, evde çocuklarımın olduğunu söyleyip reddettim. Elini bacaklarıma attı, kot pantolonumun üstünden okşamaya başladı. Eşimden ayrıldığımdan beri ilk kez bir erkeğin elleri üstümdeydi ve çok heyecanlanıyordum. Sessizce okşamasını izliyordum. Elleri yavaşça kasık arama doğru geldi ve oralarda gezmeye başladı. Ben sadece izliyordum onu. Elini iyice amcığıma doğru getirip, “Sıcaklığını buradan hissediyorum. O da istiyor. Özlemiş belli ki…” dedi. Benim heyecanım artmaya başlamıştı.

“Bence ilk taksidini şimdi öde tatlım. Dayanamacağım çünkü!” deyince, tekrar evde çocukların olduğunu, bugün olamayacağını söyledim. “Ozaman burda ufak bir başlangıç yapalım!” diyerek kemerini çözdü, boxerının içinden hafif kalkık yarağını çıkardı. Ne yapmamı istediğini anlamıştım. Yavaşça eğilip sikini ağzıma aldım. Siki ağzımla kavuşunca, “Ohhh!” diye bir inledi, sonra etrafa baktı. Kimse yoktu bizden başka. İlk kez kocamınkinden başka bir siki ağzıma alıyordum. Kocamınkinden daha kısa olan bu sik, eninde sonunda içime girecekti, kaçışım yoktu. Hızlı hızlı emmeye başladım. Ahmet iyice kaykıldı ve külodunu indirerek kıllı sikini açığa kavuşturdu. Emmelerim artmıştı. Şimdi sikin tamamı ağzımda, dil darbeleriyle yalanıyor ve Ahmet gözlerini kaydırıyordu. Ahmetin elleri kafamda, saçlarımla oynuyor, ben ise sikini yalıyordum. Yavaşça taşaklarına doğru indim. Keskin bir ter kokusu geliyordu, kıllı siki dişlerime değiyordu. İyice yalamaya devam ettim. Kafamı hiç kaldırmadan, elimden gelen en iyi şekilde yalıyordum sikini.

Bir arabanın sesini duyunca düzeldim. Ahmet te hemen kontak çevirip, arabayı sürmeye başladı. Ordan biraz uzaklaştık ve hemen ensemden bastırıp sikini ağzıma verdi yine. Sikinin kafasını yalıyordum, çabucak boşalması için. Dilimi ucuna değdirip, yalamaya başlayınca, Ahmet hırlayarak tüm döllerini ağzıma bıraktı. Boşaldıkça boşalıyor, boşalırken de anırıyordu. Dölleri ağzımın kenarından akıyordu, onları toplayıp, kapıyı açıp tükürdüm. Ahmet sikini sıvazlıyor, “Müthişsin, harikasın, ohhh!” diye inliyordu resmen. Siki de inmiş, artık külodundaki yerini almıştı. Ağzımdaki döllerin hepsi çıkmamıştı, halen vıcık vıcık birşeyler vardı dişlerimde. Onları da çaresiz yuttum.

Aslında döl yutmayı severim. Ama o an Ahmet’e bir orospu olarak görünmemek için iğrenmiş gibi yaptım. Ahme ise, “Bebeğim, bence bırak bu numaraları. Nasıl döl yuttuğunu kocan anlatıyordu zaten!” dedi. “Benim hakkımda mı konuşuyordunuz?” dedim. “Yoo, sadece senin hakkında değil. Erkek muhabbeti işte!” deyince rahatlamıştım. “Hadi, götür beni eve!” dedim. Ahmet arabayı çalıştırdı ve evime bıraktı. Eve girer girmez, hemen koşup küloduma baktım. Gri külodumda lekeler kalmıştı, ıslanmıştım. Külodumu hemen kirliye atıp, duşa girdim.

O kadar stres arasında, her zaman bakımlı olan ben, am kıllarımı ihmal etmiştim. Am kıllarım uzamıştı. Elime bir jilet alıp, traşlamaya başladım amımı. Birkaç saat önce boşalttığım yarak aklıma geliyordu. Acaba daha kaç kere boşalacaktı o yarak? Kaç kere girecekti bana o yarak? Ahmet beni altında inletecek miydi? Bütün bu düşünceler, tanıdık bir sıcaklık yaymıştı kasıklarıma. Şimdi, traş bıçağının sapı amımın içindeydi, sokup sokup çıkarıyordum. Kesik kesik inliyordum, Ahmet’in beni becerdiğini düşünerek. Ve boşalmıştım, kasılarak, inleyerek. Elimi arka deliğime attım. Orası da kıllıydı. Jiletle aldım ordaki kıllarımı da. Bacaklarım, deliklerim, her yerim kılsızdı şimdi. İster istemez, kendimi Ahmet’e hazırlıyordum. Unuttuğum bir his tekrar canlanıyordu içimde ve bu beni fazlaca heyecanlandırıyordu.

Resmen unutmuşum kadınlığımı. Bazen çok azdığım zamanlarda yaptığım gibi, bir cinsel sohbet sitesine girdim. Evli olmayan birini bulup, Webcamda seks yaptım. Konuştuğum adamın Webcamdak iri siki benim amıma doğru boşalıyordu. Ve artık kuduruyordum ben. Her deliğimi parmaklıyordum, kocamın sikmekten zevk aldığı götümü bile. Ahmet’i istiyordum, ne kadar yanlış olsada, ne kadar iğrenç olsada. Özlemiştim bir erkeğin bana sahip olmasını. İnlemeyi, çığlık atmayı, ‘Sik beni kocacığım!’ diye bağırmayı. Şimdi Webcamda tanımadığım bir erkeğe, “Kocacığım!” diyordum, “Sikicim!” diyordum. O ise, “Orospum, kaltağım, yarak hastası fahişem!” diyordu ve bu kelimeler benim amımı dahada sulandırıyordu. Ahmet’le sikişecektim. Yaptığım orospuluk değilde neydi? Para karşılığı veriyordum kendimi ona, her ne kadar zorunda kalmış olsamda.

Ertesi gün Ahmet aradı. “Nasılsın canım?” deyince, kendimi ağırdan satıp, “İyiyim!” dedim. Onun nasıl olduğunu sormadım bile. “Bugün müsait misin, gelebilirmiyim?” dedi. “Evet, gel…” dedim. Saat 17:00’ye kadar kimse yoktu evde, çocuklar okuldaydı. “Tamam, geliyorum hemen!” dedi. Seviniyordum, Ahmet geliyor diye, sikicim geliyor diye. Beni anırtaracak, ılık ılık dölleyecek olan sikicim geliyordu. Hamile kalmayım diye korunmaya bile başlamıştım. Bugün zevk alacaktım, ne olursa olsun. Ama saat 15:00 olmuştu, halen yoktu. 15:30, 16:00 derken, saat 16:15’te kapı çaldı. Ahmet gelmişti. Ama çocuklarımın gelmesine çok az kalmıştı. Ona, “Çok geç kaldın, çocuklarım gelecek, şimdi veremem, sikişemeyiz!” deyince, “Birşey olmaz, onlar gelene kadar sikerim seni canım!” deyip, beni hemen mutfak masasına domalttı.

Ben böyle sikilmek istemiyordum ki. Özlediğim o hissi bu şekilde yaşamak istemiyordum ki. Ama Ahmet’in umrunda değildi. Yarım saate kadar kızım gelecekti ve ben mutfak masasında domaltılmış, gri eşofman altım çıkarılmış, külodumla sikilmeyi bekliyordum. Öylece duruyordum, kollarımı uzatıp masanın diğer kenarından güç alıyordum. Perde açıktı, karşıdan biri görse ne derdim bilmiyordum. Ahmet’in aklına geldi bu, gitti kapattı geşdi ve “Hazır mısın aşkım?” dedi. “Hı hı!” dedim. Ve külodumda inmişti. Şimdi, yeni kıllarını aldığım göt deliğim ve alttan amımın deliği karşısındaydı. Ben halen masanın kenarına tutunuyor ve içime girmesini bekliyordum. Büyük hayal kırıklığı içindeydim.

Ve sessizliği Ahmet’in fermuarının açılış sesi bozdu. Fermuarı açıldı, külottan yarağını çıkardı ve bir hamlede amıma soktu. İçime girince, “Ihhh!” diye bir inleme çıktı benden. “Özlemişmisin yarak yemeyi kaltak!” deyince, “Sik ve git!” dedim. Çok üzülmüştüm, resmen kullanılıyordum. Oysa hayallerim çok daha farklıydı ki benim. Ahmet’in orospusu olmaya, yarağını yemeye hazırlanan ben, sanki bir paralı orospu gibi, E5 orospusu gibi hızlıca sikiliyordum. Ama yinede zevk alıyordum. Uzun zamandır yarak girmemiş olan amım kasılıyor, sularım bacaklarımdan aşağı doğru akıyordu. Ahmet ise küfürleriyle acele acele sikiyordu beni. Kısık inlemelerim sessizliği bozuyordu. Hayatımda ilk kez bu kadar hızlı sikiliyordum.

Şimdi zevkten bağırıyordum. Ama bu zevk, yaklaşık 5 dakika sonra bitti. 5 dakika sonra, amım ılık ılık dölleniyordu. Ve Ahmet gene, “Orospu Günseli! Kaltak Günseli!” diye anırıyor ve boşalmasına devam ediyordu. Boşalması bitince içimden çıktı. Ben donup kalmıştım. Nolmuştu ya? Sikilmiş miydim ben şimdi? Resmen donmuştum. Gözüm masanın üstünde duran selpağa gidiyor, (Al Günseli, sil bunla amını!) diyen beynime vücudum karşı koyuyordu. Ahmet ise inlemesi bitince külodunu çekti, pantolonunu giydi, ve kapıyı çektiği gibi gitti. O anki sessizlik beni resmen korkutmuştu. Öylece duruyordum, amımın deliği açık, Bilinçaltımda sanki girecek yarağı bekliyordum. Ama yoktu. 5-6 dakika kaldım öyle, düşündüm. Halen döller sızıyordu bacaklarımdan.

Düşünüyordum, neydim ben, kimdim ben? Resmen bir orospuydum ve orospu muamelesi görüyordum. Salak Günseli! Gerizekalı Günseli! Bok mu vardı kafe açacak? Bok mu vardı o piçten borç alacak? Adam resmen 31 çekmek yerine gelip beni sikip gitmişti. Belki 31 çekmesi bile daha uzun sürüyordu. Ben şu ana kadar her yaptığım sekste deliler gibi boşalırken, 40 yaşımda ilk kez böyle aşağılayacı bir muameleye maruz kalıyordum. En azından zevk alsaydım ya! Bir kez boşaltsaydı beni ya! Ben çirkin bir kadın değildim ki! Borç içinde olmam, neden aşağılanma sebebim oluyordu?

Ahmet’in döllerini ağlaya ağlaya sildim selpakla amcığımdan, sonra da çektim külodumu. Halen ıslaklık geliyordu. Eşofmanımı çektim, halen ağlıyordum. Banyoya gidip, elimi yüzümü yıkadım. O sırada çocuklar gelmişti eve. Onlara biraz rahatsız olduğumu söyleyip, odamdan çıkmadım…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KOCAMIN FANTAZİSİNE UYDUM, ALMANA SİKTİRDİM (CALIN

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KOCAMIN FANTAZİSİNE UYDUM, ALMANA SİKTİRDİM (CALIN
Slm arkadaşlar. Anlatacaklarım Almanyada yaşayan benim gibilerine örnek olsun. Kocamla Türkiyede tanıştık ve evlendik. Beni buraya o getirdi. Evleneli 9 yıl olmuştu. Her geçen gün kocam benden uzaklaşıyor ve artık beni gözü görmüyordu. Kocamın beni yok gibi saymasına çok içerliyordum, ama elimden birşey gelmiyordu. Bir gün yataktaydık ve kocama, “Ne olur söyle, neden böyle olduk? Bir hata mı yapıyorum sana karşı?” falan derken, kocam ağzındaki baklayı çıkarmıştı. Benim sexte onu tatmin edemediğimi, kendisinin çılgınca şeyler istediğini ve benim çok kapalı ve tutucu olduğumu anlattı. Benim kafamın halen Türkiyede olduğunu, oysa kendisinin düşüncelerde başka bir dünyada yaşadığını uzun uzun anlatmıştı. Ben de, “Ne yapabilirim kocacım? Ben de böyle olmak istemiyorum. Sen benim kocamsın, ne yapmamı istiyorsan söyle ben yapayım.” dedim.

Bunun üzerine kocam, “Senin azgın bir kadın olmanı istiyorum, beni etkilemeni istiyorum, fantazilerini anlatmanı istiyorum, yatakta (sikişli, amlı, yaraklı) konuşmanı istiyorum, yeni heyecanlar istiyorum!” dedi. Kocama, “Ne anlatmamı istersin kocacım?” dedim. Kocam da, “Mesela rüyanda veya hayallerinde hiç mi başka bir erkekle sikişmedin, onu anlat!” dedi. “Tamam aşkım, anlatayım.” dedim. Oysa hiç öyle şeyler yapamamıştım, ama kocamı etkilemek istiyordum, yapmışım gibi anlatmaya başladım: “Alman komşumuz sen işteyken evimize geldi. Yakışıklı adamdı. Yeni banyo yapmıştım, bornozla kapıyı açtım, adamı içeri aldım. Karşısına oturup bornozu açtım, altımda hiçbirşey yoktu. Adam amımı görünce siki kalktı, kocaman oldu. Dizlerimin üzerinde sürünerek, adamın önüne gittim, sikini çıkarıp ağzıma aldım yaladım.” deyip, yavaşca kocamın sikine doğru eğildim ve yalamaya başladım. Hem kocamın sikini yalıyor, hem fantazi anlatıyordum.

Kocam da, siki de çıldırmış gibiydi, gözlerini kapatmış, “Karıcım devam et, evet, işte böyle, devam!” diyordu. “Onu bu yatağa getirdim. Hemen soyunduk, sonra adam kalın yarrağını amıma yerleştirip çılgın gibi sikmeye başladı. Beni evire çevire siktikçe ben zevkten inliyordum.” diye anlatırken, kocam beni deli gibi sikmeye başladı. Hemde nasıl sikiyor, terden sırıl sıklam olmuş, kuduruk bir halde beni sikiyordu, delirmiş gibiydi. Ben de bu delice sikişin tadını alıyordum, kocam uzun zamandır beni böyle istekli sikmemişti. Kocam sonunda içime patlarcasına boşaldı ve yanıma uzandı. “Harikasın karıcığım, muhteşemsin!” diyerek boynumu, boğazımı öpüp kokluyordu. Sanki yeni evlendiğimiz zamanki gibiydik. “Karıcım yeni heyecanlara ihtiyacımız var, bak nasıl kendimizden geçtik, işte böyle olalım.” diyordu durmadan. Anlattıklarıma kendim de şaşırmıştım, fakat kocamın beni sikişi ve iltifatları çok hoşuma gitmişti.

Kocam ertesi akşam, “Hadi bir çılgınlık yapalım, telefonda rastgele birini arayalım, erkek çıkarsa sen onla telefonda sex yapacaksın, ben de seni (o adam sikiyormuşcasına) sikecem.” dedi. “Tamam.” dedim. Hemen aradık rastgele birisini. Alman bir erkek çıktı. Adam telefonda daha, “Halo.” deyince, ben adama direkt, “Beni telefonda boşaltırmısın?” dedim. Adam şaşırmıştı. “Lütfen, telefonda sex istiyorum!” dedim. Adam dünden razıydı. Başladık konuşmaya, adam telefonda ne diyorsa kocam bana aynısını yapıyordu. Almana, “Amımı yalamanı, dilini amıma sokmanı istiyorum, hadi dilini sok canım…” falan diye konuşuyordum, kocam da kuduruklar gibi amımı yalıyordu. Üstümden utanmayı her dakika daha da atıp, telefondaki Almana, “Beni kocamın yanında domaltıp sikmeni istiyorum!” deyiverdim. Kocam beni domalttığı gibi, arkadan amıma sokup deli gibi sikmeye başladı. Telefondaki Alman’ın boşalmasıyla, kocam da kendinden geçercesine boşaldı…

Sevişmelerimiz bir müddet böyle devam etti. Yine azdığımız bir gün, kocam, “İstermisin seni bir başkası gerçekten siksin, ben de seyredeyim?” deyince, “Sen istiyorsan, evet, istiyorum kocacım.” deyivermiştim. Kocam bu kararımı sevinçle karşıladı ve bana karşı davranışları olumlu yönde değişmişti. Artık kocam evde benle ilgileniyor ve her dediğimi yapıyordu. Bense çok değişmeye başlamıştım, kendime olan güvenim geliyordu. Daha dekolte elbiseler, seksi iç çamaşırlar giyiyordum. Saçlarım, makyajım değişiyor ve kadın gibi kadın oluyordum.

Kocam o günden sonra internetten beni sikecek erkek aramaya başladı. Bir akşam bana, “Gelirmisin canım, bak online bir Alman çift var, onlarla tanışalım.” dedi. Alman çiftle karşılıklı Webcamları açtık ve birbirimizi tanıttık. Onlar daha önce bu tür ilişki yaşamışlar. Webcamda karşılıklı soyunduk, sanal seks falan yaptık. Önce Alman, karısını sikerken Webcamda bize izlettirdi, ardından da kocam beni sikti, Alman çift izledi. Muhabbeti iyice ilerlettik ve bu Alman çiftle buluşmaya karar verdik. Bizi evlerine davet ettiler, kabul ettik, haftasonu için randevüleştik.

Haftasonu olmuştu. Alman çiftin yaşadığı şehre gittiğimizde heyacan son noktada idi. Evlerine yaklaştıkça, hem kocam, hemde ben titiriyorduk. Zili çaldığımızda mükemmel bir şekilde karşılandık. Kadın bana sakin olmamı, ilk defasında kendisinin de böyle heyecanlı olduğunu anlatıyordu. Yemek yedik, birer kadeh şarap içtik. Sonra kadın bana, “İstersen alışman için ilkinde ayrı ayrı odalarda yapalım.” deyince, “Sen bilirsin.” dedim. Kadın oturduğu yerden kalktı, “Evet beyler, artık işimize bakalım.” dedi. Kocası da gülümseyerek, “Evet, değişik zevkler yaşama zamanı geldi.” diyerek karısını öptü ve kocama, “Evet, dostum, karımı sana teslim ediyorum. Artık senin karın sayılır, onu mutlu et!” diye kocama sundu. Kocam ve ben kıpkırmızı olmuştuk. Kadın hemen kocamı kaldırıp elinden tuttu, “Hadi aşkım, öbür odaya geçelim.” dedi ve yan odaya götürdü.

Ben adamla yalnız kalınca titriyordum halen. Adam çok kibar davranıyordu bana, “Lütfen sakin ol. Eğer istemiyorsan yapmayız, yeterki sakin ol.” diyerek yanıma oturdu. Konuşuyorduk ve şaraplarımızı yudumluyorduk. Öbür odadan karısının inlemeleri duyulmaya başladığında, adam bana gülümseyerek, “Gel.” dedi ve koridora çağırdı. Yanına gittiğimde, kapı aralığından karısını ve kocamı gösterdi. Çırıl çıplak soyunmuşlar, kocam Alman kadının amını yalıyordu. Kadın kendinden geçmiş şekilde inlerken deli gibiydi. Ben bakarken adamın arkamdan yavaşca bana sarıldığını hissettim. “Şu an kocan ve karım sikişin ön hazırlığındalar, ben de seni istiyorum, bak çekinecek birşey yok!” diye yavaşca beni kulaklarımdan öpüyordu. Kızarmam artmış, fakat ‘yok, yapma’ demiyordum. Adamla tekrar salona geçtiğimizde, aklım kocamla kadının biraz sonra sikişecek olmalarıyla meşguldü.

Salonun ortasında, adam bana arkamdan sarılmış, yavaşca elini önüme, amıma atmıştı. İlk defa kocam dışında bir başka erkeğin eli amımdaydı. Önce eteğimin üzerinden okşadı biraz, sonra elini külodumun içine soktu. Zaten nemli olan amım iyice ıslanınca, dayanamadım birden döndüm ve adamın dudaklarına yapıştım. Artık iyice azmıştım. Adam dudaklarımı koparırcasına beni yatakodasına götürdü. Önce beni soydu, sonra kendi soyundu ve beni yatağa uzattı. Her tarafımı öpüp yalamaya başladı. Dudakları amımı yalarken, sadece onun usta bir sikici olduğunu düşünüyordum, kendimi bırakmıştım. Adam amımı yalayarak beni boşalttıktan sonra, beni ters çevirdi ve götümü yalamaya başladı. Kocam da bazen götümü yalardı, fakat göt deliğimi bu kadar uzun yalandığını hatırlamıyorum. Götümün yalanmasından müthiş zevk alıyordum. Birden pozisyon değiştirdik, 69 olduk. Tüm iştahımla o kocaman yarağı yalıyordum. Adam zevkten inliyor, “Süper, bravo!” diye beni motive ediyordu…

Derken beni sırtüstü çevirip bacaklarımı ayırdı ve yavaş yavaş yarrağını amıma sokmaya başladı. O uzun ve kalın yarak amıma girdikçe beni delirtiyordu. Ne yalan söyleyim, siki kocamınkinden daha iyidi ve ustaca sikiyordu. Amıma yüklendikce ben kendimden geçiyordum, gözlerim kapanmış, orgazmdan orgazma sürükleniyordum. Gözümü bir ara açmıştım ki, kocam ve kadın yanımızdalardı, sarmaş dolaş, gülümseyerek bize bakıyorlardı. Adam kocamdan ve karısından çekinmeden, halen deli gibi sikiyordu beni. Kadın yanıma diz çöktü, üzerime eğildi ve gözümün içine bakaraktan beni dudaklarımdan öpmeye başladı. İlk defa bir kadınla öpüşüyor olmama rağmen, çılgınca öpüşüyorduk. Kocam da kadının arkasına geçti ve kadını sikmeye başladı. Beni siken adam hızlanmıştı iyice, “Jaaa, ich komme!” diye bağırarak, sikini amımdan çıkardı ve memelerime boşaldı. Kocama dönerek, “Süper karın var, müthiş sikişiyor!” dedi. Kocam, “Senin karın da süper sikişiyor!” dedi ve çok geçmeden kocam da kadının sırtına boşaldı…

Ardından banyoya girdik temizlendik. O gün sabaha kadar, çeşitli pozisyonlarda sikiştik, kocamın fantazisi gerçekleşmiş, ben de başka bir erkekle sikişin tadını almıştım. İleriki zamanlarda kocamın daha renkli, daha değişik fantazileri oldu, hepsini gerçekleştirdik. Kocamın fantazileri sayesinde seks hayatımız artık monoton ve sıkıcı geçmiyor. Kocam bana yeniden aşık oldu! Kocama minnettarım ve buradan teşekkür etmek istiyorum: “Sağol kocacım! Bana başka zevkler tattırdığın için teşekkür ederim aşkım!”

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

A Tangled Web Ch. 03

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

All Sexual Activity Is Between Characters Who Are 18+ Years Old

******

Edward Trotter walked along the empty corridor leading to the main office of George Washington High School. He was homeward bound after having just deflowered young Cynthia Hart in his last period Algebra class, which, coincidentally, she was failing. He gave his armpits a quick sniff and was relieved that his body odor seemed no different than at the end of any other long humid day of teaching math in the stuffy old building.

In the office he waved to Miss Thompson, the spinster secretary to the Principal, Mr. Fowler. “Good night, Miss Thompson,” he called cheerfully, knowing she kept tabs on the teachers’ comings and goings and was quick to report delinquencies. “Have a nice weekend.”

He was turning toward the faculty mailboxes when Miss Thompson gratuitously reminded him, “Check your messages, Mr. Trotter… your wife called nearly forty-five minutes ago.”

“Cheese Louise,” Trotter thought to himself, “thank goodness the old biddy didn’t take it upon herself to BRING it to me!” He waved again and pulled the paper slip from his pigeon-hole. “Thanks! Got it…” he replied as he left the office.

Once again alone in the hall, he opened the note and read, “Pick up son at home and meet wife at White Star Café at 6 p.m. Don’t be late!” Ted did not know what Mary actually said, but he was certain Miss Thompson had appended the command herself. Shoving the note in his trousers, he consulted his silver Elgin pocket watch and noted he had exactly one hour to collect Art and get to the café. “Plenty of time, Pal,” he said to himself, “but you won’t be able to shower or shave.”

Trotter stroked his five o’clock shadow and smelled his shirt front. “No tell-tale scents,” he mused, “and she’ll not mind my scratchy face, so long as I shave before we fuck tonight. Exiting the building, he pondered what occasioned dinner out. “Must have burned the chicken,” he muttered with a chuckle as he pushed the door’s crash bar and stepped into the sultry mid-May late afternoon.

At 46 1/2 Garvey Street, Arthur Trotter was in his room, between his parent’s bedroom and the front parlor, building play forts out of dominoes, on a Samson folding card table. When he heard Ted come in the front door, he ran into the hall and called, “Hey, Pop! Is Mother with you? She wasn’t here when I got home from school.”

Ted picked the boy up in his arms and skyed him up to the ceiling in the entry way, exclaiming, “Hey, there, Champ! How’s my boy?” Putting him back on the wooden floor, he continued, “Yeah, son, I don’t know… something came up, I guess… I got a message at school that WE are supposed to MEET her at the White Star.” He playfully Dutch-rubbed Arthur’s towhead brush cut. “Grab your cap and let’s take a hike!”

“Hooray!” Arthur shouted gleeful approval of the idea and scampered back to his room. When he re-appeared with his favorite green felt beanie, Ted took his hand and led the way to the alley. They laughed over nothing as they went. Trotter strolled while the boy he thought was his own skipped beside him.

A block-and-a-half later they reached the café at 105 Central Avenue on the corner of Flint Street, where Jock’s thirteen-year-old maroon-and-red REO sedan was parked at the curb. Arthur waved through the restaurant’s painted plate-class window at Cecilia McGuinness, while Ted held the café door open. Katy Oleson greeted them heartily and led them to the last two open chairs at the big table, already populated with Cecie, Mary, Isabel and Jock, who bellowed, “HERE’S the rest of the ‘fam-damily’ at last! Bring on the Blue Plates, Katy!”

After a hearty meal, including big slabs of hot apple pie, the jubilant family set out for the Bijou Theatre, two blocks away, at 220 Dorchester Avenue. They were early for the 7:30 p.m. showing of ‘Pinocchio’, which was a good thing. The popular animated film was ending its run that night and the ticket line was longer than they had expected. While the rest of the family chattered about this and that, Jock noticed a familiar feminine form ten feet ahead of him in the crowd. Excusing himself, he stepped forward.

The good-looking, mid-thirties, brunette woman who had attracted Jock’s attention was conversing with a younger, darker-haired, girl and did not notice his approach. She turned, slightly startled, when Jock touched her shoulder and asked, “Arlene? What are YOU doing here? I thought you were sick.”

Arlene Hart coughed and replied, “Oh, good evening, Mr. McGuinness… well, YES, I WAS ill… this MORNING.” Her black straw fedora brim tilted as she cast her eyes to the pavement and lowered her voice, “Umm, you know… women’s, er, issues. I’m sorry I couldn’t come to work, but I’m feeling much better, now.” She looked Jock in the face and smiled apologetically.

“Huhn!” Jock snorted and felt helpless. He took in Arlene’s shapely figure, wrapped lightly in an open-back pale green pendik escort cotton dress with huge sunflowers all over it. The gold metal buckle of her wide black belt, high at her waist, accented her full top while the dress skirting hugged her hips before flaring out to her knees in shallow pleats. “Well, I MISSED you… I had to get someone else to come and deal with the payroll reports for the home office.”

“Oh gosh,” Arlene said, “I AM sorry about that, really. Can I make it UP to you at all?”

While they talked, Trotter walked over. He recognized the girl beside the unknown woman and was moderately concerned about the conversation’s potential. Jock introduced him, “Ted, this is my accounting clerk, Arlene Hart… Arlene, this is my son-in-law, Ted Trotter.” Ted smiled warily, and made surreptitious eye-contact with the girl beside Arlene. She smiled back at him with twinkly brown eyes.

“Trotter?” Arlene asked with arched eyebrows, showing surprise. “How INTERESTING.” She indicated to her right with an open palm. “I KNOW you know my DAUGHTER, Cynthia, from your Algebra class, but WE have never met.” She swung her hand toward Ted and added, “What a pleasure, Mr. Trotter. I have some concerns about my daughter’s, umm, FUTURE… perhaps we can talk later?”

Ted shook Mrs. Hart’s black cotton-gloved hand and replied, “How nice to meet you, Mrs. Hart.” His voice was steadier than his nerves. Nodding to Cynthia, he said, “And what a coincidence, Cindy, that we should all be in the same movie line.” Relieved that neither the freshly fucked eighteen-year-old virgin’s facial expressions, nor her mannerisms, gave anything away, Ted started a turn to go back to Mary and the others.

“Yes,” said Cynthia to Trotter, interrupting his pivot. “Ma wanted to see ‘Rebecca’ at the Town, but I WON when I reminded her this was the last day for ‘Pinocchio’ and I hadn’t SEEN it.”

Arlene reached out and touched Trotter’s elbow as she explained to the men, “I was so happy to be feeling stronger.” She gave Ted a strange sharp look as she continued, “and Cynthia got some welcome news… so I thought we should have a ‘girls’ night out’, so to speak.” She let go of Ted and hugged her daughter. “DIDN’T I say just THAT, Cynthia?” Looking again at Trotter, Arlene asked, “Perhaps you could telephone me, tomorrow morning, Mr. Trotter? Arbor one-two-two-one… after nine?”

Ted blinked. “Certainly, Mrs. Hart. I look forward to it.” Hoping the prickly heat on the back of his neck did not show in the evening shadows and marquee lights, he said, again, “Nice to meet you.” Cynthia still gave no outward sign of their intimacy, but inside, her tummy turned over and her cunny clenched involuntarily on itself.

Turning away to follow his son-in-law, Jock breathed, sotto voce for Arlene’s benefit only, “Meet me in the loges a few minutes after the show starts… if you want to ‘make it up to me’ for playing hooky.” He wondered, as he left the women alone, if she would keep the appointment.

Over dinner, Arthur and Cecilia had agreed, and gotten the adults’ permission, to sit by themselves in the very first row, closest to the screen. As soon as Jock handed the tickets to the doorman, they bolted to claim the best seats still available. Luck was with them and they landed dead center, beating out three other competing children for the prime spots.

Chuckling as they watched the kids scuffle for positions below them, Artie’s and Cecie’s parents, and Trotter, were satisfied to take left-side seats halfway down and just under the balcony. Mary sat first with Ted next to her. Beside him sat Izzy while Jock settled into the aisle seat. The remaining four seats, between Mary and the wall, were vacant and never claimed throughout the film.

As Jiminy Cricket flipped open the Pinocchio storybook, after finishing his song, ‘When you wish upon a star’, Jock whispered in Isabel’s ear, “I’m going to get something to eat… be right back. Can I bring YOU something?”

Isabel smiled in the dark. Turning her face, she kissed her husband’s nose and replied, barely audibly, “You’re sweet, but NO… I’ll be OK, dear… you go ahead.”

Jock slid silently from his seat and walked up the aisle. On the other side of the theater, Arlene Hart saw him stand, silhouetted against the bright screen. Leaning in to her daughter, she quietly excused herself, “Powder room… be right back.” Cynthia, already deeply engaged in the Disney story, paid no attention to her mother’s departure. Walking up the aisle, ahead of, and parallel to, her boss, Arlene entered the lobby and waited for him.

When Jock stepped through the heavy velvet curtains and turned right, up the sweeping stair to the mezzanine, Arlene copied him, on her side of the lobby. Upstairs, she followed Jock into a set of enclosed box seats, which were on this particular evening, as was often the case, otherwise unoccupied. Jock impetuously swept her into his kağıthane escort arms and ground his lips onto her mouth. She clutched his shoulders and returned as good as she got, moaning into the back of his throat as her body turned on within his embrace.

“Oh, GOD!” Arlene exclaimed, when Jock gave her a chance to breathe. “I felt so CRAPPY this morning… goddamned cramps! I COULDN’T even STAND UP, let alone get to work, Jock…” She plastered herself against him and kissed him hard once again, before concluding, “THANK you for being such an understanding boss!”

“Oh, I ‘understand’ alright,” Jock growled. Her heat was taking away the surliness he had felt when he saw her in line, but it was creating a conflict. “So how are you going to ‘make it up’ if you’re having your, you know… monthly THING going on?”

Arlene rapidly opened the buttons on his shirt and scraped her red painted fingernails through his matted chest thatch. Kissing him lightly while she talked, she buzzed, “We don’t have to FUCK, you know.” She lowered her right hand and grabbed Jock’s stiffening cock through his trousers. “I could just KISS you to death, COULDN’T I?”

Working her fingers, while her lips cruised over his chin and down his throat, she freed his thick erection and slid her hand to its base. Squeezing and tugging, she asked in a sultry voice, “Why don’t I just turn this wooden puppet into a REAL boy? The ‘Blue Fairy’ isn’t the ONLY magical woman in this theater, you know.”

Without waiting for an answer, Arlene dropped to her knees and stuffed Jock’s joint in her cheeks. He gripped the seatbacks on either side of his hips as he stood in the row. She did not need a map to know her boss’s sensitive spots and she went straight for them. As she puffed her jowls in and out, her busy fingers tugged his nuts in their bag while her thumb pressed with steady pressure on the base of his root.

When Jock was ready to shoot they both knew it. He pulled Arlene’s head to his crotch, and swung his pelvis forward, forcing his cock deep to the back of her mouth. She gargled unintelligibly as she bobbed on the bone. With a stifled protracted groan, Jock opened his hips and swayed back, thrusting himself that much further into her throat while he ejaculated. Unfazed by the powerful spurts, Arlene guzzled every gob. His meat muffled her moans as she happily sucked him to completion.

When he knew he had no more to give, Jock let go of his clerk’s wavy brunette hair and pulled out of her salivating maw. He grinned and said, huskily, “Well, I GUESS I can forgive you, Lena.” Patting her cheek, he asked, “Will you be… all WELL… by Monday?”

Arlene smiled and stood. When she heard him use her pet name she knew everything was as it should be. “Absolutely, Jock,” she assured him. “My… er, problem… NEVER lasts longer than three days. Do you think you will WANT me… earlier than usual… you know, to ‘make up’ for the lost time? I could COME… anytime.”

Jock laughed as he buttoned his pants and straightened his shirt and tie. “As you wish, Lena,” he said. “You’ve worked under me long enough to know what the Monday load is like.” Giving her a quick peck, he turned to the curtained exit and advised, “Wipe your mouth. You’re drooling.” With a wink, he disappeared.

As soon as Jock McGuinness stood up and left for his rendezvous, Ted Trotter draped his arms around the shoulders of both his wife and his mother-in-law. Taking advantage of the theater’s darkness, he hugged them to his sides, chuckling in a low voice, “Don’t fret, ladies… I’M still here to protect you.” He demonstrated his guardianship with two quick soft simultaneous squeezes on each woman’s outer breast.

Isabel’s heavy left boob was squashed into Trotter’s ribs above the seats’ dividing armrest. Her thin cotton dress afforded no protection for her plump right nipple against his groping pinches and her slip-sliding rayon lingerie traitorously aided and abetted the tickling tormenting tease. She dared not move or speak, however, so she sat staring at the on-screen antics in Geppetto’s workshop, as if nothing was happening. Her blind pussy had no such distraction to save it. It tingled from Trotter’s bold move and turned on the taps.

Mary, on the other hand, recoiled instantly to her left and pulled her husband’s mitt from her tit. “Be-HAYYYVE yourself, Teddy!” She hissed as he grinned in the dark and squeezed her bare bicep instead. “I MEAN it! I REALLY… want to SEE… the MOVIE!” Realizing Ted did not intend to stop his rambunctious rogue rubbing, Mary got out of her seat and scooted two seats away to the left in a huff.

While Trotter continued gently palping Isabel’s breast, he thought merrily to himself, “Oh well, Pal, ‘a bird in the hand is worth two in the bush’!” Izzy, however, did not want her bush ignored and, as her fire spread, her thoughts were on a bird of a different sort. maltepe escort Wordlessly, she twisted her torso toward Ted, slipped his arm over her head, and laid his hand in her lap.

Pressing Ted’s cooperative palm to her pussy, Isabel slid his hand to her hemline and returned, dragging her slip up with the cotton dress. Adding two plus two, the mathematics teacher curled his fingertips and scratched her moistening slice through her cotton briefs. Insinuating his knuckles under a leg seam at the crotch, Ted burrowed through her beaver. Isabel moaned low in her throat and separated her knees on the theater seat.

Having gotten her son-in-law started in her nest in earnest, Izzy moved her right hand over the armrest. Unbuttoning Ted’s linen slacks, she foraged in his underwear until his cock was happily in hand and growing in strength. It was Ted’s turn to groan. He shifted on his seat and canted his hips toward Izzy. She ran her thumb around his prick’s velvet nose. When his pre-cum oozed, she smeared the tacky viscous drops lightly on the sensitive top. Ted hopped involuntarily in his seat, driving his stiff staff through Isabel’s loose fist.

While Izzy stroked slowly from rim to root, Ted actively slid between, and along, her soaking cunt’s slippery lips. She bit the inside of her cheeks to contain her delighted cries while he tweaked her clit in its hood and pushed through her gate. Her pelvis rocked against his wriggling fingers. Her theater seat squeaked, and she did, too.

The discovery danger of their public masturbation, and particularly Mary’s close proximity to the scene of the crime, was gasoline on an already hot flame. Isabel’s hand flashed up and down, squeezing as she went. Ted’s fingers rapidly plunged as far as his awkwardly bent wrist allowed, which was far enough. Izzy sucked her lips over her teeth, squinched her eyes tight and flooded around the driving digits. Ted lunged in his seat. Its back creaked from the sudden stress as his semen flew out of his cock like a geyser.

Isabel swiftly covered the spewing spout with her hand and drew her fingers up the pulsing shaft’s sides, eliciting more manly milk into her palm as the spurts subsided. When he relaxed back into his seat and his prick finally quit pumping, she brought her hand to her mouth and cleaned herself. Ted, too, withdrew, and savored Izzy’s essence before parking his penis and re-buttoning his trousers.

No sooner had they realigned in their seats and resumed watching the film, than Jock appeared and sat down. Noticing the distance between Mary and Ted, he leaned across Isabel and asked, “What’s going on? Did you get in a fight with Mare?”

Trotter shook his head and answered, “No, I was just bothering her… too much chit-chat, I guess… didn’t realize cartoons were so engrossing.” He laughed quietly. “But, you know what? IZZY and I REALLY got into it! You better sit back before she bites YOU for blocking her VIEW!” Jock grinned, squared himself in his seat and adjusted his shriveled satisfied stump in his boxers while Isabel glared warning daggers at the daring cuckolding younger man.

After the movie, the Harts caught a trolley home. Walking along to the corner streetcar stop, Arlene noticed Cynthia’s sash bow, after an hour-and-a-half in the theater seat, needed tightening. “Wait a second, Sweetie,” Arlene said, pausing on the sidewalk. “Your waist needs to be retied.” When she remade the bow, she saw a gap, and a missing red button, just above the sash knot. “Sweetie, you’ve lost a button!” Mrs. Hart exclaimed. “We must go back to the Bijou and look for it.”

“Oh, Ma,” Cynthia replied, “I noticed that earlier. It wasn’t at the theater, though I don’t know WHERE I lost it. I’m sorry… first thing tomorrow I’ll go to Woolworth’s.” She had not known her button was torn away, but, of course, she knew exactly when, where and how it must have happened. “If I can’t MATCH it, I’ll get all new ones and sew them myself.” Showing her mother lots of teeth, she swore, “I PROMISE!” Then, pointing to the corner, Cynthia added, “LOOK, Ma! There’s the CAR… HURRY!”

On board with fares paid, Mrs. Hart changed the subject to her more pressing concern. “Mr. Trotter seems a nice man, but I’ve seen the quarterly warnings he has included with your grades. I must find out more about how it is your Algebra has improved so much.” She patted her daughter’s knee as they sat on the trolley bench, rolling up Edison Street toward Arbor Heights. “Of course, I’m DELIGHTED… but, it IS a worry. What if he mistook YOU for another student when he told you this afternoon you were in no danger of failing?” She squinted thoughtfully.

“MA!” Cynthia insisted. “I TOLD you already… there IS no mistake.” She wiggled her bottom on the wood slats as she remembered Ted’s driving dick deflowering her, against the classroom wall, and filling her virgin cunny with his semen, as if she was an éclair. Thinking of it now, she could still scarcely believe how much pink-tinged cum she had laved from her ravaged pussy in the girls’ bathroom. “He said I was a ‘natural problem solver’ and then he gave me something REALLY HARD and watched me WORK it… right in FRONT of him.” Cynthia grinned and said, wide-eyed, “HONEST, Ma… he was VERY satisfied with the result.”

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Passionate Crossing

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bdsm

Thank you to Eviant, a wonderful editor!

Lt. Col. Bradley Lawless, United States Marine Corps, sat at gate 34 at Miami International Airport. He looked at his watch and then out the window, only to see the rain still coming down in buckets and lightening illuminating the sky. He went back to reading his Time magazine until the PA system announced that flight 786 to Charlotte was canceled and that passengers should report to the Customer Service Desk in order to rebook their travel. Lawless looked up at the ceiling as if he expected an explanation from God as to why his flight was canceled. After a short pause, he stood up and straightened out his uniform. He placed his cover under his arm, picked up his luggage and headed over to the Customer service Counter where he took his place in line.

When he approached the counter, he was greeted by Patrick, a somewhat nerdy looking young man behind the ticket counter. “What can I do for you sir?”

“My flight to Charlotte was canceled and I need to rebook.”

Patrick started typing. “Well there are no flights this evening due to the storm; I will have to book you on a flight in the morning.”

Lawless grunted an indistinguishable reply as Patrick continued to type. Lawless looked down in disbelief and examined his rugged hands. The year in Afghanistan had taken a toll on them. He noticed the tan line where the wedding ring used to be. His marriage was another casualty of the tour.Do I really need to go back to Charlotte to sign these divorce papers, he thought to himself angrily? He couldn’t believe that his wife could not hold on for another few months.

“Ok, Sir, you are all set for tomorrow on Flight 726 to Charlotte, departing at 9:05 am. Here is your boarding pass and your luggage can be picked up downstairs on belt 7. Is there anything else I can do for you?”

“Yes,” Lawless replied. “I need a hotel room for the evening.”

“Well, I am sorry sir; I can’t help you with that.”

Lawless took a deep breath and looked into Patrick’s eyes. He leaned over the counter and motioned Patrick to come closer with his finger. “I am going to go to the head, that’s the naval term for bathroom, to take a piss. When I come back you will have called someone that you know at a hotel close to the airport and get me a room paid for by the airline. If you don’t, I will rip off your head and shit down your throat. Do I make myself clear?”

Patrick was stunned and in no way doubted the threat based on the look in Lawless’s eyes. He meant every word and probably would not hesitate to carry out the threat. Without waiting for a reply, Lawless turned and walked toward the restroom. After 5 minutes he returned to the Customer Service Counter.

“Colonel Lawless sir, I made you a reservation at the Hilton. Here is the address, sir, and we regret any inconvenience caused by this canceled flight. Is there anything else I can do for you?” The thin nervous looking Patrick swallowed visibly and his hand shook with tiny tremors as he held out a small white card.

Lawless took the address, thanked Patrick, and began to walk toward the baggage claim. After collecting his bags, Lawless got in a cab and headed to the Hilton. Arriving at the hotel, Lawless saw that the lobby was packed. Each receptionist had a line of 5 people, all looking for rooms. A manager saw Lawless in line and wanted to facilitate the Marine’s check-in. He walked over to Lawless and asked him to come to his desk. There, Lawless was given the card key to suite 1206. Lawless thanked the manager and was walking toward the elevator when he came across a woman with tears streaming down her cheeks. “Are you okay miss?”

Kim was wrecked. The past week had been non-stop stress and she had just reached her limit. She was very afraid that, in the morning, she wouldn’t be boarding a plane for Haiti, but instead on one back home to Memphis. At the moment, the urge to tuck tail, go home and crawl back to Daniel was much stronger than to go on and live the life she had dreamed of.

At the sound of a strange man’s voice, she wiped tears from her eyes and looked up. Standing in front of her was a tall, good looking man in a Marine’s uniform. Her first thought was,Oh god he looks so hot in that uniform, followed closely by embarrassment at getting caught crying her eyes out. Shaking her head in a quick “no”, she returned to her huddle on the small hard chair.

She couldn’t stop the flood of thoughts going through her mind any more than she had successfully stopped the tears. Was she really making a mistake by taking this job in Haiti? Kim had worked as a nurse at the same hospital for five years now and felt like it had just turned into a paycheck. All her life, she had dreamed of being a nurse and actually helping people. The routine of the job had put her in a rut she was afraid she would never escape.

When the announcement that the hospital was taking applications for three nurses to go to Haiti to work in a newly built, sister hospital, Kim knew that was where she needed kadıköy escort to go. The tiny country was still struggling horribly after the devastating earthquake there and they desperately needed help. The decision had been very easy for her to make. Telling her family and Daniel, her fiancé though, that was not as easy.

They all thought she was crazy. Giving up her safe secure job and her safe secure life to go to a shaky, unstable country, rife with disease and crime, was simply the most stupid thing Kim could do. She had been told that repeatedly by family, by friends and worse by Daniel. Not one person outside the hospital supported her decision. Hell, some people in the hospital even had told her not to go.

She looked down at her ring-less left hand. If she squinted she could see a tiny indention where her engagement ring used to sit. She still couldn’t believe that she had given back the small pretty ring she’d worn with such pride.

But Daniel had finally given her an ultimatum. They had fought long and hard for weeks over her decision. When he told her it was him or Haiti, her heart had simply broken in two. She’d pulled off her ring and handed it to him. They hadn’t spoken since.

Suddenly she realized the Marine was still in front of her. He knelt on one knee before her. “Miss, are you sure you don’t need any assistance?”

She looked into concerned brown eyes and felt another tear slip down her cheek. In this whole awful trip, this was the first nice person she’d come across. “I don’t think you can help me. But thank you very much.” Her soft voice carried just a touch of southern twang.

“Mam, I’m not leaving you until I’m sure you’re okay. Is there someone with you? Are you alone?” His voice was strong and rich and seemed to soothe her frazzled nerves. Just then another resounding crash of thunder rattled the hotel windows and Kim nearly jumped out of her skin.

Closing her eyes against the old fears crawling around inside her, she took a shaky breath. Once she felt she could talk without screaming hysterically, Kim tried again to send the Marine on his way. “I’m fine, really. I just need a few minutes before heading back out.”

“Back out? Don’t you have a room here?” Lawless narrowed his eyes. This woman was scared out of her mind and she was going out into a tropical storm? He didn’t think so. He wouldn’t leave a wounded man behind in the war he just left, and he wasn’t going to abandon this scared and crying, and rather pretty, young woman.

Kim could only shake her head “no” and try to calm her shaking limbs. “There’re no more rooms here, or anywhere in the city. I have to go back to the airport and just wait it out until morning.”

“No. You’re not going out in this. You’re already scared out of your mind I’m not leaving you alone until I know you have somewhere to go.” He stood and strode back over to the desk. Kim watched him speaking to a clerk.

He really was being awfully nice. He really was mighty good looking. She guessed him to be about 5’10”. Not too tall, but certainly tall enough. He was trim and fit like all the military men she had ever met. His dark tan and short black hair coupled with those gorgeous brown eyes gave him an almost exotic look. The broad chest of his jacket was nearly completely filled with colorful ribbons, the gold airborne pin above shining with pride. Kim decided he was older than her by quite a few years and must have been in the military for a long time to have such a collection of decorations.

She noted the exchange at the desk didn’t seem to be going well. When the guy behind the desk was joined by another guy Kim knew it was hopeless. She’d already been told there were simply no rooms left anywhere. The storm had all the planes grounded and all the passengers scrambling for shelter for the night. She broke down again burying her face in her hands.

She looked up to see the Marine returning from the desk. Kim could see that he was thinking as he was walking. She buried her face as she continued sobbing. When he arrived in front of her he again got down on one knee. She looked up at him and he brushed her brown hair away from the front of her face. He presented her with a card key from the hotel. “I would like you to have this room. It is a suite and it will help you relax and get yourself together so you can continue your journey tomorrow.”

Kim started to reach for the piece of rectangular plastic and then stopped. “How did you get a room when they are all occupied?”

“Well this is the key to my room; I would like you to have it.”

“But where will you sleep? I can’t do that.”

“Miss, I have lived and slept in many places, both good, but mostly bad. There is a USO lounge at the airport and they have some comfortable chairs and that will be an improvement from the accommodations I have had for the past year.”

“No, I can’t do that.” Kim said shaking her head and tucking her hands üsküdar escort together as if to keep herself from taking the refuge this stranger was offering.

“I insist, young lady.” With that, the Marine sat the key card in her lap, got up and picked up his luggage. He walked towards the door, knowing that the USO lounge was going to be packed as well, and that he would probably end up sleeping on the floor.

Kim was truly impressed by the chivalrous Marine. She couldn’t let him go out in that mess and sleep on a chair. “Wait!” Kim called out. “You said this was a suite?”

“Yes.” He replied.

“Can we share it?” Kim inquired. “It must be large and may have a second bed or sofa bed. Please, I insist.”

Lawless, knowing that his back would appreciate something better than the floor, contemplated the offer.

Then Kim said without thinking, but blurted out a thought that came from her subconscious. “Please, I could use the company.” She bit her lip as if amazed the words had just left her mouth.

Lawless gave it some thought while looking into a pair of pretty, green eyes. With an inner shrug he wondered what was the worst that could happen. “Okay, but you get the bedroom.”

Kim beamed with joy. The first smile of the evening and it struck the heart of Lawless. She wasn’t a super model in looks or physique. She was an attractive, hometown girl with a beautiful smile that touched his heart and stirred his loins. He had been without a woman’s touch or sex of any kind for over a year. He tried to get any idea of taking advantage of this nice young woman out of his head.

Lawless got the attention of a bellman. “Please load this young lady’s bags on the cart with mine and take them to room 1206. Lawless held his hand out to help her out of the chair. When she placed her hand in his, it was if the circuit was closed and an electrical charge went from his heart to hers and then back again. He gently grasped her soft gentle hands that immediately soothed the Marine’s hard heart.

“Are you hungry?” He gave a jerk of his head in the direction of the restaurant. “Let’s go grab a bite to eat. It’s still a bit early.”

Just then Kim’s stomach growled loud and long. She quickly grabbed herself around the middle and gave an embarrassing giggle. Lawless couldn’t hold back the laugh; this girl was a breath of fresh air sweeping through a tired body. Keeping her hand snug in his, they headed for the restaurant.

Kim’s insides were still quaking like she was experiencing an earthquake from inside her body. What had she just done? Oh god, she’d agreed to share a hotel room with a strange man. Kim was no prude; hell she was nurse and you simply couldn’t be shy when a bunch of crazy nurses got together to talk men. She and Daniel had a nice sex life, but he was the only man she’d ever been with.

This Marine even smelled good. The hand holding hers was hard and rough and was causing exciting tingles all through her arm. She felt hysterical bubbles of giggles rising in her throat and fought them back. She was freaking 30 years old and acting like a silly girl! She had to get a hold of herself, and fast.

They had reached the door to the restaurant but a crowd of people stood blocking it. The Marine told her to stay there and he went to talk to a frantic looking employee trying to control the crowd. When he came back moments later, the scowl on his face was a bit frightening.

“There’s no getting in there, probably not for hours.” Lawless rubbed his hand over his head in frustration. He didn’t regret his offer of helping this little lady, but spending hours sitting around a hotel room with her and keeping his hands off of her was going to be more of a challenge than his mind or body wanted to undertake.

Kim’s mind scrambled for a solution but she was starting to feel the effects of the emotional roller coaster she’d been on today and couldn’t seem to focus. When another couple walked past carrying a small basket of dinner rolls and complaining about having to use room service, the Marine and Kim looked at each other and smiled. At Lawless’s smile, a flutter of sexual excitement whispered through Kim’s body.

“Be right back.” he said and left her in line again. Kim spent the time lecturing herself over her body’s reaction to the stranger. Now was not the time to get freaky over someone she’d just met. When Brad returned carrying his own basket of warm fragrant rolls, Kim’s stomach growled again in response.

He took her hand in his again and started leading her to the elevators. “This is it; I got as many as they’d give us. They also said room service will take at least an hour, if not more.”

“It’ll be fine.” Kim’s voice seemed to pick up a bit more of a southern drawl as her exhaustive day seemed to be settling on her shoulders.

They had to squeeze into the elevator as it was crammed with people. Lawless pulled her back against him and kept a light hand at her waist. The fact that his hand tuzla escort was causing a warm wave to wash through her body was a bit worrisome. She really didn’t think this room sharing idea was a good one, but she also knew that she really didn’t want to be alone tonight.

Lawless couldn’t stop himself from taking a deep breath of the softly fragrant hair just under his nose. This soft tender woman smelled like heaven and felt even better. After a year of hot sand and sweaty Marines, he just couldn’t stop smelling her sweet fragrance. A drifting scent of something that seemed almost sparking, but with a musky undertone that went straight to his gut.

He tried to shift back a bit from the firm round butt pressed into his groin. He was afraid that once she felt his body’s reaction to her, she’d run screaming out into the storm. They may have been in a crowded elevator, but his body only recognized the female form gently pressing into him. He wanted to curse his wife again, but Kim simply felt too good. Maybe he should thank her instead, he thought with a rueful grin.

Finally, they reached their floor and squeezed out through the crowd into the hallway. A short minute later they had found the room and Kim used the key card to open the door. Stepping inside, Kim looked around in dismay. This was a suite?

The small sitting room held a very uncomfortable looking green couch, a small wooden table with two chairs and a large dresser with a fairly big TV. She walked over to another door and found the standard white hotel bathroom with a door there leading into the bedroom. It was about the same size as the sitting room, containing only a king size bed with an ugly maroon spread, nightstands and a mirrored closet. So much for luxury, she thought.

Going back into the sitting room she found the Marine separating out their luggage. He placed his bag beside the couch and hers beside a second door into the bedroom. Looking into her dismayed green eyes, he shrugged. “It is what it is and it’s better than an airport floor, right?”

“Oh my,” she said. “I don’t even know your name.”

“Lieutenant Colonel Bradley Lawless,” he replied, “but please, call me Brad.”

“I am Kim Foster. I’m a future nurse at Mercy General in Haiti. I just left St. Francis Hospital in Memphis.”

“Pleased to meet you Nurse Kim.” This time when he smiled Kim caught a little glimpse of dimples in his strong face. Her stomach gave another of those quick flutters in response.

As if scripted, another boom of thunder shook the room. Kim closed her eyes and took a deep breath.At least he would be close by…there was no way to get away from each other, she thought, fighting a hysterical giggle. She crossed to the table where Brad had set down the basket of rolls.

“I’ll go find us some ice and see about drinks. Anything in particular you like or don’t like?” Brad asked grabbing the ice bucket from the dresser.

“Anything would be wonderful, really.” Spotting the tiny coffee maker she asked, “Would you like me to make coffee?”

Brad considered. “Probably should hold that until morning. I don’t see things getting any better and that may be all we get for breakfast.”

“You’re right. My flight’s at 8:20, when’s yours?”

“9:05.”

“Then unless we get up at 4 or 5, there won’t be any breakfast here. But I can grab something at the airport. You can have the coffee in the morning.”

Brad smiled. She really was the sweetest thing he’d come across in years. He gave her a quick salute, waved the ice bucket and taking the key card, left the room. As he walked down the hall, he adjusted the semi erection his pants, trying to find a bit of relief. He took a couple of deep breaths as he filled the ice bucket knowing that he will have to use all of his discipline to stay a distance from Kim. The selection in the soda machine reflected the hotel as a whole. Everything was sold out with the exception of Dr. Pepper. “Hmmm, let me see. Two Dr. Peppers please,” he said to the vending machine, mocking the hotel.

He returned to the room to find Kim sitting on the couch, watching the weather. She had already taken the initiative of buttering each of the rolls and was licking the butter off of her fingers when Brad walked in. There was a pregnant pause as Brad looked at her with her index finger in her mouth. When she realized what she was doing, she pulled her finger out of her mouth and wiped it off on a napkin, turning a light shade of red. “The storm is going to be over us for the next few hours,” she said, trying to divert attention to a new subject.

“Well we have Dr. Pepper and some rolls,” Brad said, placing them on the table next to the rolls. “That should get us by until tomorrow morning.” Brad began to undo his belt and unbutton the blouse of his uniform.

Kim watched, well actually, stared as undid the last button and took it off. He hung it in the closet, straightening it out on the hanger. Next Brad took off his tie and hung it over the blouse. He turned toward her and caught her stare, but thought nothing of it. He unbuttoned the first two buttons of his shirt and walked over to the ice bucket. Brad grabbed a couple of glasses, put a few ice cubes in each and then sat down next to Kim on the couch. Kim’s heart was racing now and she could feel herself breathing heavily.Get ahold of yourself, she thought.You can’t let this happen.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Outdoor Training

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

A buddy of mine has, for the last few years, taught city slickers about camping, canoeing, the works. Somehow he makes a lot of money at it. Unfortunately he had to go into the hospital for a few days and was not going to be able to make a scheduled group from the east coast. He managed to talk me into taking his group for him, just a simple overnight canoe trip. “Easy peasy for someone like me.” He said. Over the years I have done a lot of things for fun, many of them outdoors. I love to fish, hunt, camp and generally enjoy myself in the great outdoors. I’ve had the immense pleasure of teaching girl scout leaders about high adventure camping, which the last time, turned out to be an incredible experience. A year later I had managed to keep that particular exploit under wraps from my wife, the ladies all assuring her that I was a perfect gentleman the entire trip.

Yeah, it was probably true, easy to do, until you factor in a bunch of people who have no clue at all about which end of a paddle goes in the water or which part of a tree to pee behind. As the weekend drew closer I had the feeling that I was going to regret agreeing to do this.

Saturday morning dawned bright and clear, thank god, and I headed toward the river, enjoying the drive down the twisting turning highway leading to the river. It was hard to believe that the road, running along the long ridge top, ever got to the river so far below. From where I was it was easily five hundred feet down into the valley to the river.

My Camaro carved around the tight corners like it was on rails, the tires not even making a squeak as I accelerated out of the apex of each turn, setting up for the next one as it came into view. I was having a great time, until half way around one nice tight corner overlooking the river.

I grabbed all the brakes the car had, the ABS groaning to prevent the extra wide, low profile tires from turning into molten balls and causing my beautiful car to shoot over the cliff, giving me a whole new look at the river below. My Camaro did what it was designed to, and the tires held the road, allowing me to carve a little bit tighter curve than was ever intended, missing the car sitting half in and half out of the road in the middle of the curve.

I sat for what seemed like an eternity, getting my heart back into my chest where it belonged, and my shaking hands stilled, before I opened the door and climbed out to see what kind of totally moronic idiot would stop in the middle of a blind curve.

I walked back toward the Toyota and noticed the license plate. “East coast idiot!” I swore under my breath when I saw the Massachusetts license plate. The door to the Toyota opened and slender woman stepped out. She was slightly shorter than I was, with short curly hair and a nicely shaped body. She wore a pair of very small pink shorts and a gray Harvard t-shirt that seemed to be quiet well filled out.

“Are you ok?” she asked, clearly concerned.

“I am. Why in the hell are you stopped in the middle of a fricking curve?” I asked, not worried about how much irritation showed in my voice.

“My tire blew out and I just stopped to try to fix it.” She said, looking up and down the road to make sure another car wasn’t coming.

“Yeah. Well… let me go park around the corner and I’ll help you fix the damn thing.” I said as I turned to walk back to my car. I climbed in and fired it back up, pulling a huge smoking burnout doughnut to turn around, pumping some of my irritation out in the gas pedal. It only took a few seconds to scream past her and throw it into a tight slide, skidding it onto the shoulder facing the way I had originally started. I flicked on the flashers and climbed out again.

“Well, that make you feel better?” she asked, standing behind her car with her arms crossed in front of her, pushing her tits up even larger.

“Yeah, it did, until I regret the thousand miles of rubber I just pasted to the pavement. Now, how about we get that tire changed so we can both get the hell out of here.”

“Ok hot shot.” She said, turning around to open the trunk. I couldn’t help but admire her cute ass in the tiny shorts as she bent over to dig the jack out. The pink shorts pulled tight across her round curves and across her pussy, giving me an unintentional profile of her meaty lips through the thin material. I took the tools she handed out after several minutes of digging, my irritation long since evaporated and replaced by an inconvenient bulge in my exercise shorts. I walked around the car and set the jack under the front and started lifting the small car, hoping she didn’t notice me readjusting myself as I worked.

I looked up and saw her staring at me, much as I stared at her while she was digging in the trunk. She quickly looked away, realizing she had been caught while I picked up the wrench to pull the lug nuts off. It only took a few more minutes to get the tire changed and the car back on the ground. I loaded the blown tire into the trunk with the anadolu yakası escort jack and handed the keys back to the lady.

“Thank you. I appreciate the help.” She said nicely.

“You’re welcome. Next time, try not to stop in the middle of a curve, ok?”

“Sure thing speed racer.” She answered as I turned to walk back to my car. I looked back once and saw her still standing next to the car, watching me walk away.

“Women.” I said under my breath as I opened my car door. I fired up the engine and was blasting past her, before she even had her engine started, realizing that I was now late for meeting my group. Great way to start a weekend.

I pulled into the canoe rental place my buddy worked out of after another fifteen miles of tight curves worked me down to the river level.

“Well, I see you made it!” Joan, the owner, said as I walked into the small office area. “Most of your group is here, just waiting for one more to show.”

“So what do I have?” I asked her, picking up the clip board.

“You’re gonna love this one. How Tom managed to talk you into this bunch is beyond me. You have five middle age women from the east coast. None of them seem to know a thing about the outdoors from what I can tell. You’ll see what I mean when you meet em”

“Great. Tom said you had the trip plan already. What’s he got in mind?”

“You’re supposed head down to the big gravel bar by Pulltite. We’ll drop your gear there around four. Before that, you got lunch stuff in your canoe.”

“Ok.” I said with a sigh. “Gonna be a long weekend.”

“I bet.” Joan said with a laugh. “Let’s go meet your group.”

“Might as well.” I said, following her out of the back door of the office.

“Ladies… This is Mike, your guide for the next two days. It’s his job to teach you what you need to know. Listen to him, obey him, and I can assure you he will keep you safe and make sure you have a good time.” Joan said to the group of four women. She turned and handed me the clipboard. “Have fun!” she said with a grin, leaving me to face the group of smiling women.

“Sorry I’m late!” I heard a woman call from behind me as I faced the group. To my surprise the lady from the highway came running up and joined the other four.

“Tina, this is our guide, Mike. We were given strict instructions to obey him and he would guarantee we would have a good time!” One of them said, the tone of her voice clearly implying more than her words.

“Oh, really? Well, I hope he’s in a better mood than he was half an hour ago.” She said, turning to look at me with a cockeyed smile on her face, her arms crossed and pushing her tits up again.

“You know him?” A forty something woman wearing a tiny yellow bikini asked.

“Oh just a bit. He helped me change my tire up the road a ways.” She said, still watching me for a reaction.

“Well, just the same, now that you’re here we can get started. Let’s start by getting names and what experience you have in the outdoors. As you already know I’m Mike, and you are?”

“Tina.” The lady in pink said. “Never been canoeing or camping, if that’s what you’re asking. But I’ve done a bit of rock wall climbing, day hiking and biking.”

“Sounds good. Next?”

“I’m Jenny.” a lady in a skimpy bikini said. “I’ve never canoed before either, but I’ll ride anything I can get my hands on!” I guessed she was mid thirties or so, and filled the small red outfit out pretty well. I got the distinct impression that she was mentally undressing me as I stood in front of them.

“Oh Jenny!” The lady behind her said, “You are so damn bad!” She was wearing a long t-shirt, reaching half way down her thighs, hiding pretty much everything except her well shaped legs, muscular arms, pretty long blond hair and green eyes. “My name is Amanda, and I’ve been canoeing once, well sort of. My boyfriend took me on a lake once, until we dumped over, that is.”

“I’m Sue. I’ve never been canoeing either.” A thirty something looking woman said. She was very slim with small perky breasts that showed easily through the top of one of the tiniest bikinis I had actually ever seen anyone wear. I was pretty sure that she also was either completely or mostly shaved, based on the almost non-existent bottom to the green suit.

The last lady stepped to the front and introduced herself as Teresa. She was a bit larger than the rest, what I called a plus size, the floppy shirt hiding pretty much any more detail. She was by far the quietest of the group, seeming almost shy.

“Ok ladies. As you may know, Tom couldn’t make this trip and asked me to take it for him. We’re going down river for two days, along the way we’ll stop and see some of the really beautiful parts of nature, do some swimming, and then camp tonight on a relatively secluded gravel bar. I’m afraid that there won’t be any bathroom facilities, so if you would like to use anything remotely civilized, you better do that before we leave. ataşehir escort Hopefully you all got the equipment list and have it packed in a drybag. I’ll take those in my canoe, along with our food, just in case someone dumps. We’ll break into three canoes. Someone can ride with me. You can all decide who that will be, and then split who’s left into pairs. Once we get to the river I’ll give you some instructions and then we’ll head down river! So grab your gear and let’s go have some fun!”

I turned and headed toward the bus that would take us up to the put-in point, grabbing my pack off the back steps of the cabin as I walked by.

“So, how about I ride with you?” Jenny asked as she came up next to me.

“That’s fine with me. Or you can swap around if you want. I’m pretty easy.” I answered as I climbed the steps.

“Ohhhh good.” She said quietly. “I like easy.”

“Not that way.” I said, a bit surprised at her forwardness.

“Too bad. You’re a good looker too. When Tom sent us your picture and bio, well we knew we hit the jackpot!”

“Damn.” I said, looking down at her. “Are you all this forward?”

“No, only when we’re horny, and for us, that’s most of the time.”

I shook my head as I dropped into the first seat, Jenny sitting down next to me, her hip pressed against mine.

The bus ride was only fifteen or so minutes long, and by the time we got to the end my dick was rock hard, jenny’s hand spending most of the ride up the leg of my suit squeezing me. It was almost a relief to remove her hand and stand up to lead them off the bus. I looked around and was pleased to see we were the only group putting in at this point this late. That would make my job a lot easier as we tried to get downstream. I called them into a group to give them some initial instruction.

“Ok Ladies, that blue canoe is mine.” I said pointing to the canoe the driver was loading a large cooler into. “You are free to choose any other canoe you want. I guess Jenny volunteered to ride with me. Go ahead and drop your gear into my canoe. I need to change into my suit and be back in a moment.”

“You don’t need to go anywhere, you can change right here.” Jenny said, holding my arm to keep me from running away.

“I don’t think that’s a good idea.”

“Well, we’re all going to be getting real close the next two days, no point in being a stranger.”

I shook my head. “Ok fine. Go get your stuff in the canoe and wait over there.” I told her.

“Oh goodie!” she said like a teen just told she could have the car that night.

I set down my bag and pulled off my shirt, stuffing it into one of the compartments. Next I pulled out a towel and my swim suit. It only took me a second to wrap the towel around my waist. I learned a long time ago how to get rid of a wet swim suit in public. Had the technique taught to me by a young lady who stripped in the middle of a parking lot this way before getting into the car. I quickly pulled my shorts off and then got ready to pull my trunks on. I looked over at the canoe and damn near fell over. The little gal, Sue, was bent over digging in the canoe, looking completely naked. It took me several seconds to realize that her suit consisted of pieces of material in front, but nothing in the back except a few strings.

I pulled up my suit, trying to divide my attention between what I was doing and looking at that naked ass. In the process, I didn’t pay as much attention to what I was doing, and as I pulled my suit up my legs, the towel slipped from around my waist, the knot I tied coming loose. I struggled for a second to get my quickly growing dick in my trunks, giving any of the ladies a quick glimpse of my cock in all its glory. Not at all what I intended.

“WOOO HOOO!” Jenny cried loudly as she clapped. “Way to go!”

I turned red as I picked up my towel and shorts and put them into my dry bag, rolling it closed and clipping the buckle. Jenny was still grinning from ear to ear at her catch when I walked over to start giving instructions.

“Ok ladies, Everyone pick up a paddle and come with me.” I said as I walked knee deep in the cold water. The girls all squealed as the cold water hit their skin, causing me to grin at the harness quickly growing in their tops. Nothing like a little cool water to make the old nipples hard. Maybe this was going to be a fun trip anyway.

I spent the next ten minutes teaching them how to paddle, demonstrating the J stroke, straight stroke and draw stroke. I wasn’t sure why exactly, but I felt like Tina knew a lot more than she was letting on. And it was quite clear that Sue’s entire energies were focused on trying to rub her practically naked body against mine. Not that I minded all that much, but I did have to slow her down when her hand reached behind her and grabbed my hard cock through my suit. Tina seemed to think it was funny, and had a little grin on her face almost the whole time. Dealing with a groper can often be difficult, but ümraniye escort I could usually scare them away by being more forward, since they tended to feed on the reaction.

I reached around Sue with both hands to show her how to move the paddle for the J stroke and pressed my hard dick into the crack of her ass. “If you keep this up I’m going to have to find someplace quiet to strip you naked and fuck you senseless.”

“OH god please do. I’ve been waiting for this trip for almost a year.” She said seductively. “You look lots better than Tom and your dick is even bigger.”

I almost jumped back from her at that comment, wondering just exactly what they had heard and what Tom had done to who?

Tina stood aside, watching my face with that little grin, before stepping over. “Can you help me? I don’t quite seem to be getting it.”

“Sure! Just like this!” I said as I put my arms around her and helped her move the paddle. She pressed her shorts covered ass into my hard dick and squirmed, driving me absolutely nuts.

“Like that?” she asked, looking over her shoulder, her face inches from mine.

“Um yeah.” I replied, taking a breath. “Just like that.”

“Good, I’d hate to get you all upset like on the highway.” She said with that grin still there. “Not with such a nice big fat dick. I wonder how long it’s going to be before Sue has it in her hot little mouth or wet pussy. You know she bought that suit just for this trip.” She whispered.

“Oh.” I gulped. I may be slow, but it was pretty clear that these ladies were expecting some “fun” on this trip that went well beyond canoeing.

“Ok ladies. Time to hit the water!” I said, stepping back from Tina, so turned on I was ready to slide a hand up her shirt and squeeze one of her firm looking tits. “I’ll hold back at first to make sure everyone gets going, but when it comes to the first rapids down there, I’ll go first. Each of you follow the same path I take, ok?”

Jenny stepped into the canoe as I held it from the shore inadvertently showing me her full round ass, barely covered by the red triangle of material. I adjusted my rock hard dick as I sat down in the canoe and then waited while the ladies climbed into the other two canoes.

It was only a matter of time. Despite being told to stay low and sit down quickly and smoothly, Sue allowed Tina to get settled in the bow of the canoe, and then pushed it out deeper into the river, only then trying to step into the canoe from the knee deep water. An experienced canoeist can get back into a canoe, even if they can’t touch bottom. Someone new to canoeing should never attempt to get into a canoe from water deeper than maybe ankle deep. Sue, apparently eager to get going, pushed the canoe out until she was knee deep, and then tried to climb up into the canoe.

The whole inevitable process happened in slow motion. Sue lifted one foot up and over the side of the canoe, and then tried to lever herself up and in. The more she pulled to pull herself up, the farther the canoe tipped. Tina, in the bow, realizing the canoe was rolling to the side, tried to compensate, putting one hand on the gunwale and pushed off, leaning in the opposite direction to try to balance the slowly rolling craft. Before I could shout a warning, Sue hopped upwards, quickly leaning across the canoe to try to get in and stop the roll at the same time. As I watched, the canoe, and its occupants went from rolling hard port, to swinging back across to a starboard roll, and continued on taking both Tina and Sue head first into the cold water.

I was moving before their canoe even settled its roll, jumping out and bounding in huge jumping steps through the water. I reached Sue first, and wrapped an arm around her, pulling her sputtering out of the water. She was surprisingly light, and hardly slowed me down as I took the last few steps to reach Tina, who was starting to sit up, choking and gagging on the lung full of water she swallowed.

I slipped an arm around her from behind and hauled her up to a standing position, setting Sue down in the water next to her. I stood there for what seemed like an hour while the two women choked up the water they swallowed and regained their balance.

In my efforts to rescue the two women, I had complexly dislodged Sue’s top, and was only now realizing that I was holding onto her with my hand firmly cupping one of her small firm tits. The other thing I realized was that Tina’s tiny pink shorts had become mostly translucent and slipped nearly off of her when they got wet, and it was quite obvious from my view of her cute bare backside, that she had no underwear on. Between these two discoveries, my hard dick grew even harder, poking Sue in the ass through my wet trunks.

“Well, we know what turns him on!” Sue said between coughs. “Give him a hand full of tit and a flash of bare ass and he’s all over you!”

“He’s already seen your ass.” Tina answered between gasps.

“Yeah, I wasn’t talking about mine.” Sue said with a laugh while I somewhat reluctantly removed my hand from her tit and took half a step back. Pulling away from the two women meant that my leg, which had been holding Tina’s shorts up, no longer provided that function, and they slid all the way down her legs until they floated in the water around her knees.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ooh Wendy

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

It was her eyes which first attracted me to Wendy. They were light blue, the colour of a radiant sky. When she looked at you with them you could not refuse her bidding. It was in this powerless situation which I found myself when I went for a night on the town all by myself.

My friends, Adrian and David cried off sick, so what had started out as an evening out with the lads quickly became a solo project. I was still determined to have a good time, but come the end of the night, in a local disco, it looked as though solace was to bring me no joy.

It was then I bumped into Wendy. Although she was three years younger than me, at 19, I knew her quite well through her friendship with my sister, who was the same age. As a kid she had been gawky, but she still had those blue pools for eyes. When her body filled out, not even her pert figure could draw attention away from those mesmerising eyes.

Now, in the flush of adolescence and at her physical prime she looked more radiant than ever. Her strict training regime – which she described as gym three times a week, no junk food and plenty of sex – had kept her in superb shape.

Her tight white top accentuated the smooth curves of her chest and waist, and as was the style her top left a narrow strip of tanned stomach exposed before the rest of her body disappeared beneath a pair of tight black hipsters which done their job of highlighting her tight firm bottom and of course those oh-so-sexy knicker lines.

As I started talking to her I felt like the snowball taking a chance in hell, but as our conversation continued I began to wonder whether she wanted to play ball with me instead. When her petite hands began to stroke my knee I decided to throw caution to the wind and use every ounce of my charm to get this young woman into bed.

With the end of the music quickly approaching I suggested to Wendy that we leave early to avoid the crowds. She agreed and went on to ask a question which I never thought such a ‘sweet’ girl would have spoken. “Where do you want to fuck. My place or yours?”

I stood agog for a moment before spluttering out the only line I could think of – “How about yours?” Wendy could detect my astonishment at her vulgarity and she laughed as I responded to her question.

Her job as a beautician gave the young lady plenty of disposable income and she had managed to find herself a flat only ten minutes from the nightclub, which was untroubled by noisy or drunken passers-by.

She entered the flat first and quickly pulled me in from the corridor to deliver a full mouthed French kiss. We stood holding each other for a few seconds, me running my hands over her back and hips. When she broke off the kiss there occurred a strange and awkward silence in which Wendy looked forlornly around the room before pointing to the couch and telling me to sit down.

I thought we were in for a bit of heavy petting, but Wendy had moved past that stage. She abandoned me momentarily and went into the bedroom. She emerged a minute later clutching something behind her back. She came over to the couch, sat down beside me and spoke.

“I’m afraid I have a confession to make, Alan. I’ve fancied you like mad ever since I found out what sex pendik escort was. Whenever I used to call over to your sister’s house I used to hope that you were there. Does that sound strange?” She didn’t give me time to reply. “Well what if I was to tell you that I have not had a boyfriend now for four months, and that sometimes I fantasise about what it would be like for you to fuck me.”

“The point I’m trying to make is that I’ve brought you this far for a purpose. I want to have sex with you. I want to feel what I’ve been dreaming about, and I want you to love it too.”

The thought of having to live up to one of her dreams was daunting admittedly, but I felt excited and hugely aroused by the challenge. I took her brief pause to interject. “How do you want to start.” She continued. “Like I said I haven’t had a boyfriend in four months, so I’ve had to use a substitute. I’ve imagined what it would have felt like with your shaft inside me, or your hand holding onto my toy at least. Will you help me?” With that she exposed what had been hiding behind her back, a soft latex vibrator, about seven inches in length and fairly slender.

She handed me her love toy and whispered softly “Be gentle.” She stood off and peeled away her top, in the excitement of the occasion I had not noticed that she had removed her bra while in the bedroom. Her firm tits sprang out at me menacingly.

Casting her top aside she moved down to her hipsters, removing them and her high heeled slingbacks simultaneously, but gracefully. She now stood before me in only her red silk panties. She slid her hand down from her navel to her own soft spot and, for no more than a minute, stood there stroking her quim, eyes closed, in a dream world.

She slowly slid her panties over her hips and let them fall to the ground. She stepped out of them and directed her gaze at me, nodding her head only once. A little hesitantly I moved the vibrator to between her legs, which she had spread slightly apart. My hand nuzzled against her pussy for a moment as I found her entrance.

The narrow tip of the vibrator slid easily in and slowly I began to feed half of its length into her dripping vagina. She was breathing in and out through quivering lips, her eyes closed, again off in her fantasy world. When almost four inches of the toy was inside her I switched the machine on to maximum power and revelled in her sudden squeal of delight.

Slowly I began to draw the vibrator out of her pussy. I used the tip of the shaft to tickle her outer lips before pressing the vibrating head against her most sensitive area. She drew in a gasp of air before breathing out a quiet yes. She began to sway with the ripples of pleasure slowly spreading all over her body. She placed her hand on my shoulder to steady herself against my teasing.

I slid the head down the length of her pussy to where her vagina lay invitingly for her glistening love toy. I slid almost all of the vibrator into her this time, rubbing my thumb on her engorged clitoris when just the butt of the toy was visible.

Wendy was quickly coming to climax. I could sense in the quickness of her breath and the wild abandon with which she was wailing and tossing kartal escort her head about. I began to smoothly pump the vibrator in and out of her, feeling her inner walls put up more resistance.

Suddenly she took over proceedings herself. She began to rapidly push the vibrator in and out of her, still with her hand on my shoulder for support. She let out one final long, lingering moan before she collapsed onto her knees. She looked up at me and smiled wickedly before whispering a faint “Thank you.”

Positioned as she was, between my legs, it did not take her long to consider the next course of action. Still staring and smiling at me she began to rub the front of my jeans where a large bump had certainly made itself noticeable. She beckoned me to stand up, and when I did she undid my top button, pulled down my zip and slipped her warm hand down my shorts to where my cock was standing to attention.

She stroked it for a few moments under the cover of my shorts before pulling it clear to behold in all its eight inches of glory. Because she herself had not stood up while unveiling my manhood, she now knelt facing it. She snaked her tongue out initially, tasting my cock and wetting it too. She then took just the head of it into her mouth.

I cast my head back for a few moments, savouring the sensation of her tongue and lips with my eyes closed. When I chose to look down I could see a most sluttish picture of this blonde head bobbing up and down on my engorged dick.

She was a long way from a deep throat expert, but she done the basics right, taking as much of my thick shaft into her mouth and allowing her tongue to slide over my purple helmet with gentle force. She removed my cock from her mouth and began gently stroking it, peeling back the foreskin and rubbing the underside with her thumb.

“Do you want to come now or will you save it?” she asked me. “Go for it ” I said, I’ve got plenty more where that came from.” With that she began to vigorously pump my cock with her hand, while clamping her mouth over my swollen helmet once again.

The joint forces of her hand and tongue proved too much for me to handle for long. The first ripple of orgasm had barely passed through me before my hot juices were served up to her greedy palate

She never once flinched as my load hit her tongue and she could taste its rich saltiness. When she had squeezed the final drops from my partially erect cock she licked her lips in genuine satisfaction. She continued to stroke my cock as she proclaimed “You don’t look ready just yet, but I’ve got more toys if you’re interested. And unlike boys, us girls can keep going All Night Long.”

I was most definitely interested and even though my cock was quickly loosing its rigidity I knew there was more fuel in the tank. I let her escort me, cock first, into the bedroom. “That vibrator you used isn’t bad, but I need some extra filling in my bread. Try the top drawer over there.”

I looked in the top drawer as instructed and uncovered a black babe botherer which was a foot long if it was an inch. Now I had read about women who were loose enough to take these kind of monsters, but judging by how much force Wendy exerted maltepe escort against her smaller mechanical friend, I didn’t think she was one of them. How wrong I was.

Wendy instructed me to position the black helmet at the entrance of her pussy and push it in gently. Still slick with her own honey lubricant, the head of the vibro slowly slid into her pussy, and sure enough the inches went in unopposed until at least ten inches were inside her. With her own hands firmly pinching her engorged nipples she asked me to do the honours and switch on the beast.

There was only two steps involved in this machine, off and jackhammer. I switched it on from the base and watched in awe as Wendy writhed in pleasure on the bed, arching her back and letting out a slow, loud, erotic, moan. She asked me in a breathless voice to pump the shaft in and out, and being the humble slave, I succumbed.

At first I only began drawing an inch or two of this massive shaft out if her cunt and then pushing it back in again, at a fairly slow rate. However, with her shouting encouragement I began to pull almost eight inches of the shaft out of her gaping hole before ramming it’s full length back up again.

I kept having to switch arms to keep up. I realised pretty quickly that she wasn’t going to come as quick as she had done in the sitting room. Eventually I heard those telltale yelps emanating from her mouth. I pushed the vibro in and out even more frantically before a foundation shaking yell fell from her lips. I gradually began to wind down the ferocity of the pumping before eventually leaving the entire length inside her and collapsing back on the bed myself, truly in awe of the experience I had just had.

Unbelievably Wendy had enough energy left to withdraw the shaft from her swollen pussy and turn her attention to me. She took my rapidly rising prick in her mouth again, working the helmet with her tongue as she rubbed up and down the shaft with both hands.

In a matter of minutes I was standing to attention again. Having succeeded in waking my dozing giant Wendy then took over proceedings. She rolled over onto my lap and guided my cock into her ever willing pussy with her hands. When the tip was in she sank onto its full length with a sigh and a smile.

Everything up to this had been frantic and exhausting, but now Wendy was more gentle. She rocked up and down on my tool with ease. Both of our wanton lusts and desires for immediate pleasure had been satisfied. Now it was time to sit back in our orgasmic retirement and take it slowly.

After a time on top I rolled Wendy off my stomach and spread her legs wide so I could get all of my shaft into her. We must have fucked for a half an hour at least, nothing frenetic, just gentle and sensual. Eventually the pace increased when I felt my orgasm building. And then it was over. We came together, bonded by our sex organs, our body heat and our unmistakable love of sex. We only spent one night together, neither of us wanted any more than the sex, and when the first night was as good as that surely the future would have a hard act to follow.

Mind you I still see Wendy around in clubs and pubs. She eventually did find herself a regular boyfriend. It was no surprise when I learned that he was a tall black basketball player from America who coached a local team. She had revelled in the delight of her ebony monster that night, and no doubt she’d doing something similar with her guy, maybe even at this moment in time. He is a Very lucky man.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

One Look Ch. 04

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gangbang

Waking to the warmth of Jamie’s naked body wrapped around him was becoming a habit. But an unbelievably pleasant one, Clark decided smiling as he gently brushed back her long, blonde silky hair to get a look at her face, still deep asleep in dream land. And god, she was beautiful. Insanely long lashes resting on those high cheekbones, skin so perfectly smooth and pale, and with the prettiest pink lips, that were utterly irresistible.

And now he had to decide what to do to keep her.

Gently pressing his lips to hers, he smiled at her sexy little whimper, and the way her long smooth leg instinctively wrapped around him, her hot little pussy already damp on his thigh, as though even asleep, she wanted him, too. Reaching between them, he ran his hand teasingly along her folds, spreading her open so he could push the tip of his finger inside her, slowly working it in and out, he smiled as her soft little mewls turned to moans, rocking her sex against his hand, her lips sought his, as she reached up and stroked her hand over his stubbled cheek, murmuring contentedly against his mouth, “Mmm, I just love waking up with you.”

Although he’d come to realize that he just plain loved her, waking with her hot little body ready and willing in his arms was like icing on an already pretty damned delectable cake. His thick heavy morning wood aching to fill her, Clark cupped her sweet ass giving it a squeeze, and reaching lower, he lifted her thigh over his hip till she was spread open nice and wide, just the way he wanted her.

And just from the incredible sensation of pushing his cock inside her, his eyes actually rolled back in his head. There was no denying it. Nothing had ever felt this good. Surrounded in all that tight heat, her inner muscles clenching as he flexed his hips and filled her – damn, it was like the best thing he’d ever felt. But the tightness in his chest as he gazed at her looking all flushed and so damn sexy, told him this wasn’t just sex anymore with her, somehow things had changed between them, and it had become so much more.

And the feel of her hot little tongue trailing a path up his neck to his ear, had him groaning. Fuck. Talk about paradise. He’d definitely found it with her. Sliding his cock into her slick little pussy was like slipping into heaven. Insanely tight and hot, it always felt so amazing with her – every fucking time.

Rubbing a teasing little circle around her clit with this thumb to help get her off, he picked up his pace and really began to pummel her, slamming his eyes shut as a wave of mind-numbing bliss washed through him. Feeling himself exploding inside her like the craziest fireworks ever; he took her mouth in a fiery kiss as he thrust in deep and froze. His cock pulsing hard with his release, he watched her quivering every bit as hard, actually shaking in his arms as she came. Holding her tight, pressing his lips to her cheek, both of them panted breathlessly as their hearts nearly beat out of their chests. Skin to skin, buried in her nice and deep, smiling at how gorgeous she looked all flushed and sated, Clark thought if this was how he eventually met his end, he’d be okay with it, because he couldn’t imagine a more perfect way to go.

But when she tipped her head and looked into his eyes, smiling that wicked little grin of hers, he’d already come to know meant trouble, and then tried pushing him onto his back for a little extra bit of fun, as much as he’d have loved to linger in bed with her a while longer, and of course play some more, especially to discover what she had in mind, he knew they had to stop. They had a junk trip to take, with friends waiting, so one of them had to be strong. And unfortunately, it was him. Smiling up at her pretty face, he shook his head back and forth, letting her know it wasn’t going to happen. Chuckling at the way she wrinkled her cute little nose, playfully pouting her disappointment even as he pulled her to his chest and hugged her hard. God, she had to be the sweetest woman alive.

Rolling her onto her back and then getting to his feet and picking her up and tossing her over his shoulder like a sack of potatoes, he loved the feel of her laughing against him, especially with the comical way she squealed in protest when he gave her ass a little smack, telling her, “Time for a shower, my little sex kitten. Remember we’ve got people waiting for us, so it’s time we got ready to go.”

Running her hands down all those nice tight muscles on his back, Jamie tried her damndest to reach down far enough to paddle his ass right back, but he was just too quick, depositing on her feet in his bathroom before she got a chance to retaliate. Grinning at her, knowing what she was up to, Clark reached in and turned on the shower then tipping up her face, he kissed her, telling her, “Don’t worry. We can always take up where we left off later. And you’ll get your chance.”

Jamie narrowed her eyes, slowly nodding. Now she was counting on it. But watching her istanbul escort plot her revenge, all he did was laugh and pull her into the shower so he could have the pleasure of washing her from top to bottom – especially looking forward to running his soapy hands over her lush, toned little bottom, oh – and of course those perfect perky tits.

God, she really did have the best body ever.

Later, once they’d driven across the island to Aberdeen Harbor, Jamie’s eyes went big when Clark walked her along the dock to the huge white luxury yacht moored beside so many others just like it. Staring up wide-eyed at the hulking white vessel, gleaming in the bright morning sun, waving her hand at it, she said, “I thought you told me we were taking a junk trip. I was expecting some kind of little sampan thing with sails, not a monster of a thing like this.”

“In Hong Kong, lots of boats are called junks,” Clark explained with a casual shrug. “And this is my junk.” Jamie grinned and looked around him to get a look at the junk in his jeans making him laugh as she wiggled her eyebrows teasingly.

Chuckling, at her antics and shaking his head, he said, “Come on, you,” taking her by the hand and leading her up the ladder onto his boat.

Once onboard, he took a moment to introduce her to Tao, a middle aged man with a delightfully engaging smile who Clark explained would be piloting them around for the day from his post at the helm on the upper deck. Then Clark shot a smile as Luis, a wiry young man coming bounding up the steps from down below. “Hey, Luis, we have everything we need?” Clark asked him.

Luis nodded, sounding slightly breathless, undoubtedly from all the last minute running around he’d been doing to prepare for Clark’s guests. “Yes,” he said, “and Marcus is busy working on lunch. So everything’s good.”

After being introduced to him, too, Jaime looked around the deck, scattered with chairs, imagining there’d be lots of people joining them. Never having been on anything so big or luxurious, it occurred to her just how wealthy Clark really was. Although he didn’t act like so many of her other well-to-do clients, with their noses in the air, there was no escaping the fact he travelled in very different circles than she did. Way, way different circles, since she was still getting back on her feet after having been swindled by that creep David she’d been foolish enough to get involved with. And a tiny part of her began to wonder if she even belonged with him.

Once Tao and Luis went back to their posts, slipping his arm around her, Clark pressed a kiss to the top of her head and told her, “There are a couple of staterooms you can change in below decks whenever you want to get into your bathing suit.”

Gazing out at the other boats heading out of the harbor, she said, “I might just wait till we’re out on the water.” Deciding it might be a good idea to have her clothes on when she met his friends, especially for the first time.

He nodded, his face suddenly breaking into a smile when he spotted a few of his buddies heading along the dock toward them. “Well,” he said, as the first one came aboard, “long time no see, stranger,” clapping him on his back and firmly shaking his hand.

Jamie stared wide-eyed up at the tall, handsome musclebound blue-eyed blond with the most amazingly bronzed skin as Clark possessively squeezed her to his side as he made the introductions. “Jamie, this vagabond is Steve, who’s just come back from a year abroad.” Looking past him, confused, he asked, “You’re on your own today?”

Steve shrugged. “I invited Tina, but who knows if she’ll show.”

Turning to Jamie, wearing an unabashedly affectionate grin that spoke volumes about how he felt about her, Clark said, “And this lovely lady is Jamie.”

Steve lifted a brow at the possessive way Clark had his arm wrapped around her, telling him, “You know if you let go of her for a minute, I might actually be able to say hello.”

Jamie laughed and extended her hand and told him, “A pleasure to meet you, Steve.”

Giving her a slow once over, without letting go of her hand, Steve said with a sly grin, “Believe me, the pleasure’s all mine, Jamie.”

Even as a few other people were coming aboard, Clark shot him a look as he quietly murmured, “Back off, asshole.”

Steve just laughed, accepting an icy cold beer from young Luis, who would also be catering to their every need for the day. Then Steve, with a questioning nod of his head at Jamie, asked Clark without words if she was the real deal. And Clark responded with a nod his head to the affirmative, letting him know he was definitely serious about this one.

Burly, bearded Bruce was one of the next to board, after helping a strikingly beautiful raven-haired Becca precede him up the ladder. Jamie quickly realized that Clark’s friends all seemed to come from similar backgrounds, judging from the pricey avcılar escort looking watches most of the men were wearing, and the designer duds and expensive looking jewelry dripping off the women.

Thankfully everyone seemed pretty friendly though, all greeting her with warm enthusiasm as they were introduced by Clark. But she couldn’t help but notice how they all seemed to be carefully sizing her up, too – either just out of curiosity, or possibly even wondering if she was good enough for their friend. No one gave outright her the stink eye though, which Jamie took as a good sign.

Once everyone was onboard and accounted for, Clark gave Luis a nod of his head and he then went up top to let Tao know they could head out.

As soon as they’d gotten underway, Jamie closed her eyes, finding the breeze coming off the water felt so welcomingly refreshing. Still unaccustomed to the extreme humid heat of Hong Kong, even in September, she was glad to find some shade from the unrelenting sun under the overhang from the upper deck. After accepting a glass of chilled white wine from Clark, he said into her ear, “I’ll show you where we can change whenever you’re ready.”

She nodded, thinking it might be cooler in a bikini, since most of the others had already changed. And from what she could see both the men and women had amazing bodies, like all they did was work out and stand around looking gorgeous all day. Biting into her lip, feeling a little self-conscious, she wondered how she’d ever be able to measure up.

Finally deciding it was just too hot to be in jeans, or to care what anyone else thought, she pushed up on her toes and said in Clark’s ear, “Maybe we should go and change.”

With a nod, he put down his beer. Holding his hand out for her to precede him down the stairs, he led her into a stateroom that she noticed even had its own head, with a sink and toilet behind a partition. Glancing around at the white and blue décor, Luxurious didn’t even begin to describe his yacht. It was like sex on the water, it was just so well appointed.

Coming up behind her, Clark took hold of the hem on her little white top and began to lift it over her head, pressing his warm lips to her neck. And the slow deliberate way he did it, had Jamie smiling over her shoulder at him. Surely they weren’t going to go at it with his guests all up on deck, were they? Then she felt the damp heat of his tongue gliding up to her ear, sending a delectable shiver down her spine, confirming her suspicions. But what literally drove it home was the steely hard pressure of his erection tight against her backside, thrust perfectly into her seam of her jeans. And oh, damn, with the way he’d gotten her pulse racing, never mind the heat pooling between her thighs, suddenly she couldn’t have said no to him if her life depended on it. It was crazy the way he could turn her on, with just a touch of his hand, or even a just look. Damn, but the man was lethal.

Turning around, reaching for his glasses, slipping them off and tossing them on the bed, she playfully murmured, “This could get rough.” And she sure as hell wasn’t talking about the waves outside.

Softly chuckling against her lips as he drew her closer, till they were chest to chest, gazing down into her pretty blue eyes, he whispered back, “Actually I’m counting on it.”

Both of them naked in a heartbeat, his hands on her hips, he turned her to face the built-in dresser with a large wall-mounted mirror above. His heated gaze reflected back at hers, he pressed his lips to her shoulder and slowly licked, moaning as he savored the taste of her. Reaching around and tweaking a nipple between his fingers as his other hand travelled a delectably warm path over her belly to her mound, he whispered, “Just look at you – so damn sexy. No wonder I can never keep my hands off you.”

Her gaze locked on his in the mirror, his perfect body looking so buff, she murmured, “Oh, god, same goes.” Her eyes falling shut, she uttered a desperate little moan at the feel of his fingers slipping into the heat of her pussy.

Wanting her to see what he was seeing, he breathed into her ear, “Open your eyes, baby. I want you to watch us make love.” Gently nipping at her neck, he began to work his fingers in and out of her tight little pussy. “Now you can see how we look together when I’m inside you – and how incredible you look as you come apart in my arms.”

Eyes riveted on his, she nodded, her heart pounding, blood racing through her veins like a tidal wave of lust as he brought her closer and closer to climax, overwhelmed and desperately beginning to tug at her own nipple as he finger-fucked her, thrusting her ass against his cock, she began to helplessly pant. It was just felt so insanely hot, seeing every last thing he was doing to her.

Just seeing her like this, full lips parted, breasts heaving, and restlessly squirming with need was getting him achingly hard. Pulling şirinevler escort his fingers out of her, he replaced them with his cock, sliding into her nice and slow, to really draw out the incredible feeling of pushing inside her. Her eyes never leaving his as he filled her more and more with every thrust of his hips, he just couldn’t hold back and told her what he was feeling, murmuring against her ear, “Damn, I love you, Jamie.”

Her heart squeezing in her chest at how incredible it felt to hear him say it, it would have been so perfect if only she had the courage to say it back. But she was still conflicted, that niggling fear of committing herself always in the back of her mind, just in case…

Wrapping his hand around her calf, he lifted her leg, setting her knee on the edge of the low dresser, exposing the wonder of her glistening pussy to his gaze, flexing his hips harder, he pushed in deep, blown away by the erotic sight of his cock sliding in and out of her tight little cunt, seeing his every thrust reflecting back at them in the mirror, he thought he’d come on the spot. Never in his life had he seen anything hotter than Jamie, circling her arm around his neck thrusting out her breasts and begging for his mouth as he fucked her hard and deep, while they could see themselves so intimately joined.

As the rush of impending release raced through him, his heart nearly beating out of control, squeezing her tighter, digging his hands into her flesh, picking up his pace, he plundered her pussy with everything he had. Tongues tangling in a fiery hot kiss, arms cupping the fullness of her breasts holding her close, her body beginning to tremble, whimpering desperately against his mouth, her cry of elation swallowed in their kiss as he felt her coming hard around his cock, as his dick pulsed and pulsed and pulsed, shooting off inside her, filling her with every last thing he had. Damn, what a ride.

Nothing was more perfect than this with her. So erotic and wild, even more with the hum of the engine and the laughter filling in the air from above them, he finally lifted his head and looked into her eyes in the mirror. Looking sexier than any woman had a right to look, delectably heavy-lidded and sated, her whole body sagged against him, as she muttered, “I don’t think I’ve ever come that hard before.”

And neither had he. Pressing his lips to her cheek, smiling at their reflection, he murmured, “I know. If we were alone right now, I think I’d never want to leave this room, because fuck that was hot. And now all I want is more.”

Happily grinning with her heart still pounding wrapping her hand around his neck smiling into his eyes, as she fought to breathe, she murmured breathlessly, “You can say that again.” Now she wondered if she’d be able to walk enough to make it back up on deck.

Once they finally got back up and re-joined the others, Jamie bit into her lip looking up at Clark as most of his buddies gave them knowing looks, and teasing little wiggles of their eyebrows, as every last one of them checked her out in her tiny pink bikini. Aware what they must be thinking, about why they took so long in his cabin, Jamie accepted a juicy shrimp from Marcus, keeping her eyes on the islands coming into view she popped it into her mouth, trying her damndest not to blush – or laugh about getting caught.

“So, looks like someone’s landed the biggest fish in the pond,” Steve said out of the side of his mouth to Bruce, smiling appreciatively at the sight of Jamie’s rocking little body.

Chuckling, Bruce muttered back under his breath, “Yeah. And I’ve got a pretty good idea what she used for bait.”

Narrowing his eyes on his buddies, Clark told them, so only they could hear, “Hey, for your information, you jerks, she’s actually a super nice lady, and smart as a whip, too.”

Steve laughed, “So, then I guess we’re wrong, and you’re holding out and waiting to consummate your relationship until after you’re married, and you didn’t just nail her in your cabin.”

Watching Jamie striking up a conversation with one of the other women, Clark couldn’t hold back a sigh as he ate up the sight of her taught little body clad in her tiny little swim suit. No damn wonder he was always hard around her, with a body like that. Finally he said to his friends, “Believe it or not, it’s about way more than sex with her. But you’d just have to know her like I do, to understand. There’s just something about her. She’s like no one else I’ve ever met.”

Eyebrows wiggling suggestively, Bruce asked, “Does that mean you’d be willing to share?”

“Yeah, when hell freezes over,” Clark nearly growled at him, playfully punching his friend’s shoulder. “No, you dick, I’d never share Jamie, not in a million years.”

Nodding, looking impressed, Steve said, “Then it must be serious. Because I don’t think you’ve ever really given a shit about anyone you’ve gone out with before – at least from what I could tell.”

He could be right, because until Jamie, Clark had never even considered anything long term. One night stands had mostly been the norm for him, and if he needed a date for a function, there were plenty of women he could call. A confirmed bachelor who’d always laughed whenever one of his friends got hitched, he sure as hell wasn’t laughing anymore.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

kurtköy escort erotik film izle gaziantep rus escort escort ümraniye escort malatya escort kayseri escort eryaman escort pendik escort tuzla escort kartal escort kurtköy çankaya escort ensest hikayeler pendik escort pendik escort pendik escort pendik escort pendik escort marmaris escort fethiye escort trabzon escort kayseri escort gaziantep escort escort ataşehir escort üsküdar escort kartal escort mersin izmir escort escort izmir gaziantep escort tuzla escort izmir escort kocaeli escort kocaeli escort webmaster forum canlı bahis illegal bahis illegal bahis kaçak bahis canlı bahis güvenilir bahis bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort