Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 7. Bölüm

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 7. Bölüm
ALINTIDIR

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 7. Bölüm! ( 30 Y., Konya / Türkiye)

Saat kaçtı bilmiyorum. Dış kapının açılma sesi ile uyandım. Yarı uykulu, yarı uyanıktım. O sırada karım da uyanmıştı. Derken içerden kızların sesini duyduk, teyzelerinden dönmüşlerdi. Küçük kız Esra, “Anne, neredesin?” diye sesleniyordu. Yatak odasının kapısı kapalı idi en azından, yoksa bizi çıplak halde uyurken görebilirlerdi. Karım büyük bir korkuya kapılmıştı, “Geldim kızım, geliyorum!” diyerek yataktan fırladı ve alel acele üzerini giyinerek odadan çıktı. Ben de üzerimi giyinip kendimi toparladım…

Odadan çıktığım zaman Özge’nin bakışları ile karşılaştım. O evde yokken ne yaptığımı biliyordu ve annesini kıskanıyordu. Salona girdiğimde, kızlarla beraber teyzeleri Zarife de gelmişti. Zarife beni görünce kıpkırmızı oldu. Karım da onun yanında kızarmış bir suratla oturuyordu. Bense hiçbir şey olmamış gibi davranıyordum. Eve girdikleri zaman bizim yatak odasında ne yaptığımızı tahmin etmişti. Zarife, “Kızlar beni zorla getirdi valla!” dedi, sanki geldiğine pişman olmuş gibi. Bana bakmamaya gayret ediyordu.

Zarife 40’lı yaşlarda, karım gibi türbanlı bir kadındı. Kardeşinin, yani karımın bir kopyası gibiydi. Ama biraz daha kilolu idi. Oturduğu zaman üzerindeki bluzunun altından göbeği belli oluyordu. Koca memeleri de karnının üzerine düşüyordu. Eteği kalçalarını sıkmıştı. Yüzüne makyaj yapmıştı. Annem Zarife için ‘Zilli!’ derdi. Ne demek istediğini daha sonra anlayacaktım. Kocası çalışmak için başka şehre gitmişti. Bir oğlu vardı ve başka bir şehirde üniversite okuyordu. Zarife ise evde kaynanası ile beraber oturuyordu.

Akşam hep birlikte yemek yedik. Karım ablasını bırakmak istemiyor, “Zaten kaynananla kalıyorsun, bir gece de ben de kal!” dedikçe, Zarife gitmekte ısrar ediyordu. Buna rağmen geç saatlere kadar oturduk. Vakit epey ilerlediği için Zarife’yi ben eve bırakacaktım. Zarife’yle evden çıktık. Evi bizim evden arabayla 10 dakika çekiyordu. Gecenin ilerleyen bir saati olduğundan yollar tenhaydı. Zarife, “Enişte size de ayıp oldu, öyle vakitsiz geldim. Yeni evlisiniz sonuçta!” dedi. Bunu söylerken kızardığını gördüm. “Yok, olur mu öyle şey!” dedim. Zarife evdeki suskunluğunu atmış, dili yavaş yavaş açılmıştı. Hatta biraz işi gevezeliğe dökmüştü…

Bana kocasını şikâyet etmeye başlamıştı. “Kaç zamandır dışarda, eve uğradığı yok, çalışıyorum diye gitti, fakat yeteri kadar para göndermiyor. Çocuk param bitti diye beni arıyor, ne yapacağımı bilmiyorum. Zaten kaynanam ayrı bir dert!” diye anlatıyordu. Çok sıkıntılı olduğu belliydi. Arabayı yol kenarına çektim. Cüzdanımı çıkarıp bir miktar para verdim. İtiraz ediyor, almak istemiyordu. Ama ben çok ısrarcı olunca aldı. Bana çok teşekkür ediyordu. Parayı borç olarak aldığını, geri ödeyeceğini söylüyordu. O sırada göz ucuyla ona bakıyordum. Emniyet kemeri memelerinin arasından geçiyordu. Üzerindeki krem renkli pardesüsüne rağmen belli olan dolgun memeleri bu şekilde gözüme daha da büyük görünüyordu.

Zarife, “Kardeşim iyi kadındır. Seni mutlu eder. İyi kadınlık yapar. Sana bir erkek çocuk doğurmak istiyor!” dedi. Ben bir süre sessiz kaldım. Neden böyle konuştuğunu anlamaya çalışıyordum. Aklıma annemin Zarife hakkında söylediği söz geldi, Zarife gerçekten zillinin biriydi, yoksa neden bana bunları söylesin ki. Cesaretimi toplayıp, “Peki sen iyi kadınlık ediyor musun?” diye sordum. Sessiz kalmıştı. Evine gelmiştik. İnerken ona, “Bir arkadaşım işyerine, yemek ve temizlik için bir kadın arıyor. Çalışmak istersen eğer bana haber ver!” dedim. Zarife de, “Haber vermeme gerek yok, hemen başlayabilirim!” dedi. Ben de, “Tamam o zaman, yarın akşamüzeri benim işyerime gel!” dedim. “Gelirim!” diyerek sevinçle indi arabadan.

Ertesi akşamüzeri Zarife dediği gibi benim işyerime geldi. Özge ile bir süre oturdular. Çıkarken Özge’ye, “Ben teyzeni bir arkadaşın işyerine götüreceğim, sen taksiyle eve dönersin!” diyerek para verdim. Karımı arayıp durumu anlattım. Sonra da Zarife ile birlikte arabama atladık. Zarife iş görüşmesine gidiyor diye çok heyecanlıydı. Güzel görünmek için makyaj yapmış, gözlerine boya sürmüştü. Üzerine çiçekli, uzun ve bol bir etek, uzun kollu bir bluz giymişti. Bluzun üzerinde de dizlerinin üzerine gelen şeffaf bir hırka vardı. Ayağında da topuklu ayakkabıları. Başını parlak çiçekli bir türbanla bağlamıştı. Emniyet kemeri yine memelerini belli ediyordu. Onu bu akşam iş görüşmesine götürdüğümü sanıyordu, ama ben onu sikmeye götürüyordum!

Bir apartmanın önüne geldik. Burası benim bir arkadaşın eviydi, evlenmeden önce sikmek için anlaştığım kadınları buraya getiriyordum. Arkadaşım şehir dışındaydı, anahtarı her zaman ben de olurdu. Zarife ile birlikte merdivenlerden 2. kata çıktık. Ben anahtarla kapıyı açtım ve içeri girdik. Zarife burasının bir ev olduğunu görünce, “Ben arkadaşının işyerine gideceğiz sanmıştım?” dedi. Etraf biraz dağınıktı. Zarife’ye, “Senin işe girmene gerek yok. Bana kadınlık yapman yeterli, ben sana maaşını öderim!” dedim. Zarife anlamsızca yüzüme bakıyordu. Ama yavaş yavaş anlamıştı olayı. Ben ona yaklaştıkça kendini geri çekiyordu. Geri geri giderken ayağı takıldı ve kanepenin üzerine kıç üstü oturdu. Fırsat bu diyerek yanına oturdum hemen. Yavaşça yanına yanaştım, gözlerim sürekli gözlerindeydi. “Çok güzel bir kadınsın, kocan çok şanslı, ama seni ihmal ediyor!” dedim. İyice yanaşarak yanaklarından öpmeye başladım. Zarife ise fısıltıyla, “Yapma ne olur! Bu yaptığın doğru değil!” diyordu. Aslında bu sözlerinin ‘Devam et, sik beni!’ demeye geldiğini biliyordum. Tüylü yanaklarını, çenesini vakum gibi içime çekiyordum.

Yanaklarından öperken, elimi memelerine attım. Bluzu ve hırkası ince olduğundan altındaki dolgun memelerini kolayca hissediyordum. Bluzun altından elimi içeri sokunca çıplak karnına değen elim onu biraz irkiltti. Elimi sutyenin içine sokmuş memelerini hamur gibi yoğuruyordum. Memeleri karımınkinden daha büyüktü. Meme uçları da iriydi. Meme uçlarını parmaklarımla sıkmaya başladım. Zarife inlemeye başladı. Memelerinde gezinen elimi tuttu, gözlerini kapatmış derin derin nefes alıyordu. Yanaklarından, dudaklarından öpüyordum. Elimi memelerinden çektim, elimi bırakmak istemiyor gibiydi. Onu ayağa kaldırdım ve içerideki yatak odasına götürdüm.

Burada daha önce pek çok kadını para karşılığı sikmiştim. Yatağı biraz toparladım. Zarife’yi yatağa uzandırdım, ben de yanına uzandım. Yine yanaklarından öpmeye başladım. Elimi eteğinin içine sokarak kalçalarını okşamaya başladım. Ayağına çorap giymemişti. Dolgun kalçalarında gezinen elime alınmamış tüyleri geliyordu. Ama bu akşam Zarife’yi mutlaka sikecektim, başka yolu yoktu bunun. Eteğini yukarı doğru sıyırdım ve bu sefer kalçalarını öpmeye başladım. Onları öpüyor, emiyordum. Bu sırada Zarife de saçlarımı okşuyordu. Bacaklarını iki yana iyice açmıştı. Bembeyaz kalçaları gün yüzü görmemişti. Kasıklarına yaklaştıkça nefes alıp verişi hızlandı. Amındaki alınmamış kılları pamuklu beyaz külotunun kenarlarından belli oluyordu. Kasıkları da yine öyle bir miktar kıllıydı.

Külotunu lastiklerinden tutarak sıyırdım, bacaklarından çıkardım. Bacaklarını iki yana iyice açınca, oldukça kıllı, kararmış amı ortaya çıktı. Am dudakları etli ve büyüktü. Amı sulanmıştı. Am dudaklarına yumuldum, onları deli gibi emiyor, ısırıyordum. Amının içine dilimi soktukça Zarife yeniden inlemeye başlamış, saçlarımı çeker olmuştu. Zarife’nin amının kılları ağzıma, dilime batıyor; ayrıca amından gelen ter kokuları beni çileden çıkarıyordu. Ama daha önce böyle etli am dudakları görmediğimden, onları yalayıp emmeden bana rahat yüzü olmayacaktı. Doğruldum, o sırada kumaş pantolonumun önünün ıslandığını gördüm. Yarağım sertleşmiş, ama tam kalkmamıştı..

O anda aklıma birşey geldi, mutfağa doğru gittim. Buzdolabı açtım. Tam aradığım gibi bir şeyi buldum. Bir miktar dondurma vardı. Paketi alıp, bir kaşıkla içeri girdim tekrar. Zarife elimdekine bakıp, “Dondurma mı yiyeceğiz?” diye sorunca, “Evet, böylesini hiç yememişsindir!” dedim. Soyundum ve çıplak kaldım. Zarife o esnada yarağımı gördü, gözleri sürekli yarağımdaydı. Paketi açtım, kaşıkla amının üzerine bir miktar dondurma koyunca, Zarife birden irkildi. Soğuk dondurma onu irkiltmişti. Ama bir süre sonra amının sıcaklığı dondurmayı eritmeye başlamıştı. Dondurmalı amını deli gibi emmeye, yalamaya başladım. Amının üzerinde, içinde dondurma sürülmedik yer bırakmamış, her tarafını emiyordum. Zarife ise sürekli zevkten inliyordu. Ağzımın etrafı dondurma olmuştu. Amının sıvıları dondurmaya karışmıştı bu arada.

Zarife halen giyinikti, onu daha soymak istemiyordum. Şimdi bluzunu yukarı çıkardım, çıplak karnına aynı şekilde dondurma döküp emmeye, yalamaya başladım. Bu arada parmaklarımı amına sokmuş, içinde gidip gelmeye başlamıştım. Zarife saçlarımı çekiyor, sürekli inliyordu. Bluzunu iyice yukarı çektim, alttan sutyenin kopçasını açarak çıkarttım. Dolgun memeleri açığa çıkınca, uçlarını emmeye, ısırmaya başladım. Meme uçlarında da alınmamış kıllar, tüyler vardı. Onlara da aynı şekilde dondurma dökerek emiyordum. Parmaklarım halen amındaydı ve iyice sulanmış amı parmaklarımı vıcık vıcık etmişti.

“Şimdi sıra sende!” diyerek yatağa sırt üstü uzandım. Kalkık yarağımı sıvazlamaya başlamıştım ki, Zarife yarağımı avuçlayıp, bu işi benim yerime yapmaya başladı. “Üzerine dondurma dök!” dedim. Dediğimi anlamıştı, dondurmadan bir miktar yarağıma döktü. Ve bu şekilde yalamaya, emmeye başladı. Bu işi pek bilmediği belliydi, ama bunun hiç önemi yoktu o anda. Yarağım patlayacak gibi oldu. Ona, “Biraz dur, bekle!” dedim. Kendimi sıkıyor, boşalmamak için zor tutuyordum. Bu şekilde 1-2 dakika zaman geçmişti. Zarife’ye, “69 yapalım!” deyince, (karım gibi, O nedir? diye sormadı), hemen üzerimde ters döndü ve amı yüzümün üzerine geldi.

Tombul göt yanaklarını avuçladım, birkaç şaplak attım. Götünü iki yana iyice açınca osuruk kokulu göt deliği ortaya çıktı. Zarife’nin göt deliği normal halinde madeni 1 Liralık para kadar vardı. Parmaklarımı götüne sokup çıkartmaya başlamışken, Zarife de inleyerek yarağımı yalıyordu. Yarağımı iki eliyle kökünden kavramıştı bu ara. Ona, “Daha önce götten yaptın mı?” diye sordum, ama o yarağımı yalamakla meşguldü, cevap vermedi. Yaptığı belliydi, yoksa göt deliği bu kadar geniş olmazdı. Ben de bunları düşünmeyi bırakıp amına yumuldum. Yatakta deli gibi birbirimize 69 çekiyorduk. Karımla böylesine ateşli sevişmiyordum. Müthiş bir zevk alıyordum.

Zarife’nin götüne şaplak atarak, “Tamam, bu kadar yeter!” dedim. Zarife nefes nefese kalmış bir halde yarağımı emmeyi bıraktı. “Kalk üzerimden!” dedim. Vücudum ağırlığı altında ezilmişti sanki. “Şimdi sikiş zamanı!” dedim. Üzerindekileri çıkartmasını istedim. Zarife çarçabuk soyundu, yatağa sırt üstü uzanıp, bacaklarını iki yana iyice açtı. Üzerine uzanarak bacaklarının arasına girdim. Amına yarağımı yavaş yavaş sokunca, derin derini “Iğhh, ımm!” diye inledi. Amının sıcaklığını hissediyordum. İçinde gidip gelmeye başladım. Zarife kollarını sırtımda gezdiriyordu. Daha hızlı ve daha sert pompalamaya başladım. “Bacaklarını yukarı kaldır!” dedim bu sefer. Dediğim gibi yapınca bu pozisyonda daha kolayca amına girip çıkmaya başladım. Kalçalarına çarpan kasıklarımdan patlama gibi sesler geliyordu. Yatak ikimizin ağırlığı altında eziliyor ve gıcırdama sesleri geliyordu. Zarife’ye daha şiddetle pompaladıkça onun vücudu ile benimki de yaylı yatağın üzerinde yaylanıyordu.

Zarife şiddetle inliyor, boynumu sırtımı okşuyor, kollarıyla beni sıkıyordu. Bu şekilde bir süre sikiştik, boşalmaya yaklaşmıştım, ama buna niyetim yoktu, kendimi kasıyordum sürekli. Üzerinde doğrularak amından çıktım. Zarife bu yaptığıma kızmış gibiydi, “Gir içime, gir içime!” deyip duruyordu. Onu bu sefer yan çevirdim. Sol yanının üzerine yatırarak, sağ bacağını biraz kaldırdım. Yarağımı bacaklarının arasından amına soktum. Bu pozisyonda sikmeye başladım, Zarife elleriyle yataktan tutunuyor, ha bire inliyordu. Kasıklarım tombul götüne çarptıkça çıkan sesler beni daha da azdırıyordu. İkimiz de terlemiş, su içinde kalmıştık. Artık dayanacak halim kalmamıştı ki, amının içine olanca gücümle patladım. Zarife iki büklüm olmuş gibiydi, suratında acı ve zevk bir arada vardı. Amından akan döllerim bacaklarına, yatağa bulaşmıştı. Karımı sikerken böyle zevk almamıştım. İkimiz de derin derin nefes alıyorduk. Amından çıkıp yanına uzandım. Birbirimize sarıldık.

Çıplak boynunu, göğsünü öpüyordum. Zarife, “Üç yıldır sikişmedim, kocamla sikişeli o kadar olmuştur herhalde!” dedi. “Hayatında başka bir erkek oldu mu peki?” diye sorunca, “Hayır! Sen beni ne zannettin?” dedi. Bu soruma alınmış gibiydi. “Seni incitmek istemedim!” dedim. Sonra daha önce sorduğum ve yanıtını alamadığım soruyu tekrar sordum, “Daha önce hiç götten sikiştin mi?” dedim. “Kocamla birkaç defa yapmıştım, kocam başka kadınlara gitmesin diye onun isteğine boyun eğdim!” dedi. “Benimle de yapar mısın?” diye sorunca, birşey demeden kollarını boynuma doladı. Saat ilerliyordu, fazla zamanımız yoktu, yoksa karım şüphelenebilirdi. Durumu ona anlattım. Kendisini yatakta köpek gibi domalttım. Bacaklarını iyice açmasını ve belini eğmesini istedim. Göt deliği karımınki kadar kıllı değildi.

Göt deliğine bolca tükürdüm ve tükürüğü içine iyice yedirdim. Sonra da yarağımı sıvazlamaya başladım. Yeniden bir göt sikmenin heyecanıyla yarağım tekrar kalktı. Dizlerimin üzerinde iyice doğruldum ve götüne yarağımı hizaladım. Yarağımın kafası kolayca içine girmişti. Yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Göt sikmenin hazzı bambaşkaydı. Pompaladıkça yaylanan ve sallanan göt yanakları bana ayrı bir zevk veriyordu. Yarağım kolayca götünde gidip geliyordu. Zarife dirseklerinin üzerine çökmüş, zaman zaman başını arkaya çeviriyor ve sürekli inliyordu. Bu pozisyonda daha fazla devam etmek istemedim. Bu kez onu yatağa yüz üstü uzandırdım. Tombul götü bir tümsek gibi havaya kalkmıştı. Göt yanaklarını ellerimle iki yana iyice açınca belirgin şekilde açık olan göt deliğine yüklendim. Yarağım kolayca içeri girmişti. Yataktan destek alarak büyük bir güçle götüne girmeye başladım.

Yarağım neredeyse taşaklarıma kadar götüne girip çıkıyordu. Zarife’nin yüzü yatağa yapışmış gibiydi ve boğuk boğuk sesler çıkarıyordu. O anda ölü gibi hareketsiz yatıyordu sadece. Ayakuçlarımdan destek alarak götüne daha çok abandıkça, yatak da zangır zangır sallanmaya başlamıştı. Alt katta kim oturuyorsa mutlaka bizi duyuyordur diye düşündüm bir an. Biraz doğruldum, Zarife’nin terli sırtına tutunarak destek aldım. Bu şekilde götüne girip çıkmaya devam ettim bir süre. En sonunda ise götünün içine patladım. Götüne biraz daha sokup çıkardım. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Zarife halen, “Ahh, ımm!” diye sayıklıyordu sanki. Yarağımı çıkarınca Zarife’den de osuruk sesi geldi. Doğruldum, yatağın üzerinde oturdum. Zarife’de kendine gelmişti, o da yatağın üzerinde doğrularak oturdu. “Karımla böyle sikişmiyorum!” dedim. Zarife de, “Kardeşim içine kapanıktır biraz. İnsanın senin gibi kocası olsa daha başka ne ister?” dedi. Ona sarıldım. Bir süre sonra kalkarak giyindik ve evden çıktık.

Merdivenlerden inerken alt katın kapısı açıldı ve içerden orta yaşlarda, üzerinde minik bir şortla ip askılı bluz olan, sarışın bir kadın çıktı. Elindeki çöp poşetini kapının önüne koyarken, bize bakarak, “İyi akşamlar!” dedi. O sırada kadınla göz göze geldik. Az önce yukarda ne yaptığımızı biliyordu. Zarife merdivenlerden inerken bir ona, bir de bana baktı. Gördüğü görüntü onu şaşırtmış gibiydi. Kadının gözlerinin içine bakarak, “İyi akşamlar!” dedim. Uzun zamandır bu binaya geliyordum, ama bu kadını ilk kez görmüştüm. Gözlerindeki davetkâr bakışı sezebiliyordum.

Zarife’yi arabayla evine bıraktım. İnmeden önce kendisine bir miktar daha para verdim ve “Bundan böyle ne zaman paraya sıkışırsan haber ver!” dedim. Zarife gülümseyerek arabadan indi. Eve geldiğim zaman epey geç bir saatti, karım merakla bekliyordu. “Malesef ablanın işi olmadı, arkadaşım başka bir kadını işe almış!” dedim.

Kısa bir zaman sonra okullar tatile girecekti. Ben de karımla balayına çıkmanın heyecanı içindeydim. Antalya’da bir otelde 10 günlük tatil ayarladım. Ama daha sonra karım kızlarının da gelmesini istedi. Şimdi Özge de bizimle beraber gelecekti. Önümüzde 10 günlük sikiş dolu bir tatil bizi bekliyordu..

Devam edecek…

ALINTIDIR

mofilius ve karısı (alıntı)

mofilius ve karısı (alıntı)
Hikayenin yazarı mofilius tur. Burada birkaç hikayesini kendi hikayeleri gibi yayınlayanlar oldu. Ben tamamını parça parça koyacağım buraya eserlerinin. Eserlerinin diyorum çünkü onun yazdıkları gerçekten birer şaheserdir. Kendisine saygılarımı , karısınada sevgilerimi sunarak ilk hikayesinden başlıyorum.

Hiç hesapta olmayan bir halde yakalanmasına, kocası neden olmuştu. Kapı açıldığında, salondaki divanın üstüne uzanmış, kitap okuyordu. Eteği beline kadar sıyrılmıştı. Kocası içeri yanında üç kişiyle girince gerçi yerinden fırlamıştı hemen ama, bunu yapana kadar her yerini görmüş olduklarından da emindi.

Aslında üzerindeki giysi de, ayakta dururken bile, vücudunun gereğinden çok daha fazla bölümünü adamların gözleri önüne seriyordu. Bu da hazırlıksız yakalanmasının sonucuydu tabii. Kimseyi beklemediği için, her zaman yaptığı gibi, kocasının t-shirtlerinden birini geçirmişti çıplak vücuduna. İnce ve beyaz pamuklu kumaşın, tüm bolluğuna rağmen, vücudunun olmadık yerlerine yapıştığının ve ona son dereçe seksi bir görünüm verdiğinin farkındaydı. Eteği, ancak kalçalarını kapatabiliyordu. Ayakları da çıplaktı.

İşte bunun yüzünden, kocasının yanındaki üç adam şimdi gözlerini ona dikmiş, tepeden tırnağa inceliyorlardı. Öyle konuşmadan geçen birkaç saniyelik süre içinde, o da adamları inceleyecek zaman bulmuştu. Zaten daha ilk anda, üçünün de Türk olmadığını anlamıştı. İkisi genç, biri ortayaşlıydı. Ortak yanları, hepsinin tenlerinin iyice esmer, saçlarının siyah ve kıvırcık oluşuydu. Ortayaşlı olanın, şakakları hafifçe kırlaşmıştı yalnızca. Buna karşılık, üçünün de vücutları sırım gibi adeleliydi. Tek kelimeyle özetlemek gerekirse, hepsi yakışıklıydılar.

Birden oluşan elektrik dolu havayı, kocası bozdu ve adamları onunla tanıştırmaya başladı. İki gencin adı Hasan ve Abdul, ortayaşlınınki ise Ben’di. Üçü de Faslı’ydılar ve anladığı kadarıyla, kocası onlarla ortak bir iş çevirmeye girişmişti.

Faslı’ların üçü yanyana, divanın üstüne oturmuşlardı. Kocası da, yana düşen tek koltukta oturmuş, daha ilk andan itibaren telefonu eline almıştı. Durmadan telefon ediyor, birilerini arıyor, birşeyler konuşuyordu. Divanın karşısına düşen tek koltuğa oturmuş, biraz da olup bitenlerden kopuk kalmış bir halde onları izliyordu. Bu arada, kocası da onu biraz aydınlatmak gereğini duymuş olmalıydı:

“Adamlar çok büyük miktarda havlu ve bornoz almak istiyorlar.” dedi. “Kimseye kaptırmadan bu işi ben bitirmek istiyorum. Bu yüzden de acele ediyorum.”

Faslı’ların kendi dilleriyle biraz Fransızca’dan başka dil bilmedikleri de, bu arada ortaya çıkmıştı. Kocasının telefondaki konuşmalarını anlamadıkları için ilgilenmiyorlardı bile. Bunun yerine, tüm dikkatlerini ona vermişlerdi. Pek de haksız sayılmazlardı hani. Tam karşılarında oturuyordu. Üstüste attığı bacakları olduğu gibi meydandaydı. Adamların gözlerinin, çıplak ayak parmaklarından saçlarına kadar her yerinde gezindiğini farkediyordu. Giderek de, bundan hoşlanmaya başlamıştı.

Sonra kalkıp mutfağa gitti ve kahve yapmaya başladı. Elinde tepsi geri döndüğünde, içeride hiç bir değişiklik olmamıştı. Kocası hala telefonla konuşuyordu. Çömelip, elindeki tepsiyi yere bıraktı. Sonra doldurdugu ilk fincanı, divanın sağ başında oturan Hasan’a uzattı. Bunu yaparken, hala çömelik duruyordu.

Birden, adamların üçünün de gözlerinin alev alev yanmakta olduğunu farketti.

Altı göz birden, kasıklarında kitlenmişti. Hafiçe gözlerini indirip o da baktı kasıklarına. Eteği iyice sıyrılmıştı, bacakları aralıktı ve amı görünüyordu. Aslında hemen toplanıp kalkması gerekiyordu ama, sanki çivilenip kalmıştı.

Faslılar’ın bakışlarının amını yaktığını hissediyordu. Elinde olmadan bacaklarını biraz daha araladı. Sonra da, pozisyonunu değiştirmeden, diğer fincanlara da kahve doldurmaya başladı.

İnadına ağırdan alıyordu. Adamların herşeyi görmelerini istiyormuş gibiydi sanki. Sonunda, fincanları onlara uzatmaya başladığında, birden daha da heyecanlandı. Üçünün de pontolonlarının önünde, kolaylıkla farkedilebilecek kabarıklıklar meydana gelmişti. Kalkıp yine koltuğa oturdu.

Kahvesini içerken, vücudunun ateş gibi yanmaya başladığını farketti. Önce karnının içinde başlamıştı yanma. Sonra biraz aşağıya, kasıklarına inmiş, sonunda da, tüm vücuduna yayılmıştı. Son derece tahrik olduğunu, içini güçlü bir sikilme isteğinin kapladığını hissediyordu.

Göz ucuyla kocasına baktı. Hala telefonla konuşuyordu ve olup bitenlerin farkında olmadığı belliydi. Kahvesini bitirip, fincanı yerdeki tepsinin içine koydu ve yeniden arkasına yaslandı.

Artık bacak bacak üstüne atmaktan vazgeçmişti. Onun yerine, bacakları hafifçe aralık oturuyordu Faslılar’ın karşısında. Yine üçünün de gözleri üzerindeydi ve artık, bundan tanımlanamaz bir haz almaya başlamıştı. Sanki kontrolünü elinden kaçırmış gibiydi. Bakışlardan tahrik oldukça, bacakları biraz daha aralanıyordu. Sonunda, yine amını göstermeye başladı adamlara. Üstelik şimdi, şişmiş ve sulanmıştı da amı.

Acaba bunu farkedebiliyorlar mıydı?

Faslılar’ın aralarında bir şeyler konuştuğunu duyuyor ama, konunun kendisi olabileceğinden başka bir tahmin yürütemiyordu. Artık yalnızca ayak parmaklarının uçları değiyordu yere. Dizleri, elinde değilmiş gibi hareket etmeye, ritmik hareketlerle hafif hafif açılıp kapanmaya başlamıştı. İşin sonunun nereye varacağını bilmiyor, düşünmek de istemiyordu. O andaki durumdan zevk alıyordu ve bundan şikayetçi değildi.

Adamları da mahvetmişti. İçlerinde en kötü durumda olan, sol başta oturan Abdul’dü. Kalkıp pantolonun önünü çadır gibi kabartmış olan sikini saklayabilmek için sürekli çaba harcıyor, öne doğru eğilip, dirseklerini dizlerine dayıyordu. Diğerlerinin durumu da pek farklı değildi.

Bütün bunları görmek de, ayrıca tahrik edici geliyordu ona. Memelerinin uçları da sertleşmiş, ince kumaşın altından birer düğme gibi görünmeye başlamışlardı.

Kendini olup bitenlere öylesine kaptırmıştı ki, kocası yerinden kalkıp içeriye giderken, ona gelmesini işaret ettiğinde canı sıkıldı. Ama herhalde söyleyeceği şeyler vardı kocasının. Yerinden kalkarken eteğini biraz daha açmaya dikkat etti. Sonra içeriye, kocasının yanına gitti.

“Benim Bursa’ya gitmem lazım.” diyordu kocası. “Orada birini buldum ve eğer anlaşabilirsek, bu iş tamam demektir. Ama önce tek bayıma konuşkmam lazım onlmarla. beğenirse, birkaç kilo bir şeyler verebileceğim. Yol gidiş-geliş 4 saat sürer. En az 3 saat de orada kalırım. Şimdi saat 5. Yani gece 12’de filan dönmüş olurum. Şimdi sen bu Faslılar’ı oyalamaya bak biraz. Sakın bir yere kaçmasınlar e mi?”

İşte bunu hiç beklemiyordu.

Baştan beri adamların çekip gideceğini ve kendisinin kocasıyla yalnız kalacağını varsaymıştı ve şimdi tam tersi bir durum çıkıyordu ortaya. Bu kadar zamandır tahrik olup urmuştu. Adamlar gidince kocasıyla sikişmek istiyordu canı. Şimdi hem bunu yapamayacaktı hem de adamlarla yalnız kalacaktı. İşte bunu yemiyordu gözü. Onları baştan çıkarmak için elinden gelen her çılgınlığı yapmıştı.

“Yani beni bunlarla yalnız mı bırakacaksın?” dedi kocasına.

“Ne var ki bunda?”

“Sikerler diye korkmuyor musun? Nasıl baktıklarını görmedin mi?”

“Eee, ne olmuş? Biraz baktılar işte. Biraz daha bakarlar, işte o kadar. Ayrıca işime de gelir yani. Böylece kaçmaları söz konusu olmaz.”

Sonra tekrar salona döndü kocası. Peşinden gittiğinde onu, Ben’le konuşurken buldu. Faslılar, kocasının anlattıklarını dinleyip, bir süre kendi aralarında konuştular, sonunda Ben başını sallayarak onay verdi kocasına. Yanınan geçerken, kıçına hafif bir şaplak atıp kapıya yürüdü kocası. Dışarı çıkmadan da dönüp;

“Hadi ben gidiyorum.” dedi. “Bırak biraz daha seyretsinler seni. Böylece zaman daha çabuk geçer. Ayrıca eminim ki, senin de hoşuna gidiyordur.”

Sonra dışarı çıkıp, kapıyı arkasından kapadı. Bir anda, Faslılar’la başbaşa kalıvermişti. Ne olup biteceğini bilememenin getirdiği huzursuzluk ve hafif bir korku kaplamıştı içini. Ama yüzünü Faslılar’a dönüp, üzerinde sabitleşmiş üç çift gözle tekrar karşılaşınca, işler değişti. Gerçekten de “siker gibi” bakıyordu adamlar. Biraz zaman kazanabilmek için, yeniden mutfağa gitti ve viski bardaklarıyla buz kovasını hazırlamaya koyuldu. Biraz alkolün hiç de fena olmayacağını düşünüyordu.

Tekrar salona döndüğünde, Faslılar’ın üçüne de viskilerini verdi ve bir elinde iyice doldurduğu viski bardağı, geçip tekrar koltuğa oturdu.

Şimdi oldukça ilginç bir durum çıkmıştı ortaya. Bir tarafta o, öbür tarafta yanyana sıralanmış üç Faslı, karşılıklı oturuyorlardı. Herkeste dil zorluğu vardı ve bu nedenle aralarında bir diyalog da yoktu. Bunun yerine elektrik ve seks yüklü yıldırımlar uçuşuyordu havada. Kocası gittiğinden beri, daha da belirginleşmişti bu durum.

Kendini, bir seks kulübünün sahnesinde, müşterilerin aç bakışları önünde oturuyormuş gibi hissetmeye başlamıştı. İşin garibi, bu son derece hoşuna gidiyordu. Kocası gittiğinde duyduğu huzursuzluk artık iyice kaybolmuş, yerini, yeni bir iç gıcıklanması almıştı.

Elindeki viski bardağının neredeyse yarısını, bir dikişte içiverdi. Alkolün onu azgınlaştıracağını biliylordu gerçi ama, zaten bunu istiyordu o da. Madem ki bu adamlarla başbaşa 7 saat geçirecekti, o zaman keyfini çıkarmalıydı. Sonra yeniden koltuğun arkasına yaslandı ve Faslılar’ın değdiği yeri sanki yakan bakışları, ayak parmaklarından kasıklarına kadar her yerinde gezinirken, düşünmeye başladı.

Ne olabilirdi ki, en çok? Faslılar dayanamayıp, sonunda onu sikmeye kalkarlar mıydı acaba? Acaba tek tek mi gelirlerdi üstüne, yoksa hepsi birden mi? Hepsi birden nasıl olacaktı ki? zimdiye kadar hiç üç erkekle birden sikişmemişti. Olabilecekleri gözünün önünden geçirmeyi denedi. Düşüncesi bile tahrik ediciydi doğrusu.

Kimbilir nasıl sikerlerdi onu.

İçini, tanımlanamaz bir sikilme isteğinin kapladığını hissediyordu.

Viskisinin geri kalanını da kafasına dikip, bardağını yere koydu ve ve uzanıp orta sehpanın üzerinde duran viski şişesini aldı. Bu arada bacakları iyice aralanmıştı tabii. Adamların yine amını görebildiklerini farkediyor ve bundan giderek artan bir sevk alıyordu. Sonra Abdül’ün de viskisini bitirmiş olduğunu görüp onun bardağını almak üzere uzandı. Parmakları bin an için birbirine dokunmuş ve bu üzerinde elektrik çarpmasına benzer bir etki yaratmıştı. Kendi viski bardağını yere, ayaklarının dibine koyup Abdül’ün bardağını da doldurdu ve tekrar ona uzattı. Yine dizleri iyice aralanmış, amı ortaya çıkmıştı. Gözlerini, Faslı’nın gözlerine dikmişti. Ama o, aşağıya, doğrudan amına bakıyordu büyülenmiş gibi. Aynı anda ayağı çarpıp, viskisini deviriverdi.

Mutfağa, halıyı silebileceği bir bez almaya giderken “bu aptal kazanın işi böldüğünü” düşünüp kızıyordu ama, geri dönerken bir şeytanlık geliverdi aklına. Nedense bir tutukluk vardı Faslılar’da. Onları bundan kurtarması gerekiyordu anlaşılan. Sikişmek dururken, karşılıklı aptal aptal oturup, her an daha çok tahrik olmanın ne gereği vardı ki. Artık öldürücü darbeyi vurmanın zamanıydı galiba. Adamlara öyle bir şey göstermeliydi ki, ne istediğini açıkça anlasınlar.

Elindeki bezle, Faslılar’ın tam önünde ve arkası onlara dönük olarak, halıya diz çöktü. Sonra öne eğilip, silmeye başladı. Bakmıyordu bile arkaya. Ama meydana gelen sessizlikten, onların canına okuduğunun da farkındaydı. Koltukta otururken hep amını göstermişti onlara. Şimdi ise, vücudunun en güzel yerlerinden birini, götünü seyrettiriyordu. Eteğinin, neredeyse beline kadar sıyrıldığının farkındaydı.

Kalçaları, olduğu gibi meydandaydılar.

Faslılar’ın gözlerinin, artık iyice sulanıp şişmiş olan amında, hemen onun üzerinden göz kırpıp duran götünün deliğinde çılgın gibi dolaştığını neredeyse hissediyordu. Aralarında hızlı hızlı bir şeyler konuştuklarını duyuyor, hiç acele etmeden halıyı silmeye devam ediyor ve bekliyordu. Belki de, adamlardan daha çok o heyacanlanmış, o tahrik olmuştu. Öylece kendini onlara seyrettirirken, beli gelebilirdi.

Arkasındaki hareketlenmeyi farkettiğinde gerçi bunu belli etmedi ama, heyecanı da son kertesine çıktı. Artık isteğinin gerçekleşmek üzere olduğunun farkındaydı.

Birden iki pençe gibi el, kıçının yuvarlaklarını avuçlayıp birbirinden ayırıverdi. Aynı anda da, alev alev yanan bir sikin amının dudaklarını değdiğini hissedip titredi. Sonra kıçını biraz daha havaya kaldırıp, iyice öne eğildi ve beklemeye başladı.

Tek bir hareketle, dibine kadar soktu arkasındaki Faslı. Neredeyse çığlığa benzeyen bir inlemeyle koyverdi kendini. Amı bir anda dolmuştu. Kocaman bir şey olmalıydı Faslı’nın siki. Birden beli gelmeye başladı. Gözlerini kapayıp, kendini artık amına girip çıkmaya başlayan sike bıraktı.

Arkasındakinin kim olduğunun, onu kimin siktiğinin bile farkında değildi. Üç Faslı’tan biriydi işte. O anda önemi olan tek şey sikilmekti ve adam gerçekten güzel sikiyordu onu. Az önce kalçalarını avuçlayan eller şimdi beline kaymış, iki yanından sımsıkı tutmuştu. Sik içinden çıkarken, sanki tüm iç organları da dışarı çekiliyormuş gibi bir duyguya kapılıyordu. Sonra birden yeniden, dibine kadar giriyordu ve beyninde şimşekler çakmasına neden oluyordu.

Tekrar getirdi belini.

Adam sikmeyi sürdürüyordu. Gözlerini aralayıp, aşağıdan kasıklarına doğru baktı. Görebildikleri, koyu renkli bir çift kıllı bacak ve Faslı’nın torba gibi sarkan, hareket ettikçe sallanan ve her geçirişinde amının kıllarına yapışan kocaman taşakları oldu. Yalnızca taşakları seyretmek bile, son derece tahrik ediciydi. Yeniden belini gelebilirdi her an. Elini uzatıp, adamın taşaklarını avuçladı. Vücudu birden kasılıverdi Faslı’nın. Aynı anda amında yangın çıkmış gibi oldu. Birbiri ardına içinde fışkıran yakıcı bel dalgalarını hissetttiği anda, onun da beli geldi.

Küçük titremelerle, halının üstüne yığıldı.

Çeşitli eller dolaşıyordu üstünde. Memeleri, bacakları, kalçaları okşanıyordu. Hafif dönüp gözlerini açtı ve kendini, Ben’le Hasan’ın arasında yatıyor buldu. İkisi de çıplaktı. Sonra, tıpkı onlar gibi çıplak olan Abdul’ün divanın üstünde otuduğunu ve viskisini yudumladığını farketti. Demek ki onu bu kadar güzel siken Abdul olmuştu. Bu arada Ben, tuttuğu gibi onun da giysisini çıkarttı. Artık dördü de çırılçıplaktılar.

Dört elin birden her yerini mıncıklamasına kendini bırakmış, iki yanındaki Faslılar’ı inceliyordu şimdi. Ben, Hasan’dan en az yirmi yaş büyük olmalıydı ama, vücudunda hiç bir sarkma belirtisi görünmüyordu. Aksine, sırım gibi adeleliydi. Siki de alabildiğine uzun ve tüm vücudu gibi, zeytin rengiydi. Bir yay gibi, göbeğine doğru kıvrılmış duruyordu. Başı kocamandı. Hasan’ın siki de en az Ben’inki kadar uzun olduğu gibi, üstelik çok daha kalındı.

Elleri iki yanına uzanıp, sikleri sımsıkı kavradılar. İkisi de ateş gibi yanıyordu sanki.

Bu arada Hasan memelerini yalamaya başlamış, Ben de kocaman açtığı ağzını dudaklarına yapıştırıp emmeye girişmişti. Aralarında eridiğini hissediyordu. Sonra Ben, amını da okşamaya başladı. Alabildiğina açık, alabildiğine sırılsıklamdı amı. Faslı’nın parmağı, bir anda içine kayıvermiş, beynine küçük elektirik dalgaları göndermeye başlamıştı. Kalçalarını oynatıyor, beli kıvrılıp, bükülüyordu. Sağ memesi Hasan’ın bir vantuz gibi emen ağzının içinde, neredeyse kaybolmuştu. Dudakları, Ben’in ağzının içinde dolaşan dilini sımsıkı sardı ve deli gibi emmeye başladı. Tıpkı bir siki emer gibi emiyordu adamın dilini. O kadar güzeldi ki. Bir taraftan da iki elindeki sikleri okşuyordu.

Sarsıla sarsıla belini getirdi.

Sonra bir anda kendini Ben’in önünde domalmış buluverdi. Dibine kadar geçiriverdi Faslı. Kalçaları, artık bir dansözünki gibi dalgalanmaya başlamıştı. Sanki adamın sikini içinde kırmak, dibinden koparıp almak istiyormuş gibiydi. Hasan da önüne gelmiş, dizlerinin üstünde doğrulmuştu. Koca sikini dibinden tutmuş, yüzünün önünde sallıyor, zaman zaman gözlerine, burnuna, yanaklarına hafif hafif vuruyordu. Ağzını açıp bekledi. Genç Faslı sikinin başını dudaklarının arasına soktuğunda da, hırsla emmeye başladı.

Gerçek bir siki emmek, çok daha güzeldi.

Ben, artık sikini sokup çıkarmaya başlamıştı. Önceleri yavaştı hareketleri ama, giderek hızlanmış, sonunda tıpkı bir piston gibi sikmeye başlamıştı. Hasan da, sikini ağzına sokup çıkarıyor, neredeyse aynı hırsla onu ağzından sikiyordu şimdi. İki sikin arasında mahvolmuştu. Tüm benliğiyle sikilmenin zevkine varıyordu.

Sonra Ben götüyle oynamaya başladı. Daha parmağın ilk dokunuşunu hissettiği anda, bir kez daha getirdi belini. Faslı, kalın parmağını götüne sokuverdi yavaşça.

Çıldıracaktı neredeyse.

Kalçalarını amındaki sikle, götündeki parmağın üstüne deli gibi bastırıyordu. Hasan da, ağzını sikmeyi sürdürüyordu bu arada.

Hareketleri de daha da hızlanmıştı şimdi. Çok geçmeden belini getireceği belliydi. Bir taraftan da buna hazırlamaya çalışıyordu kendini. Genç Faslı’nın belini, ağzının en dibine, gırtlağına fışkırtmasını bekliyor, bir damlasını bile kaçırmadan hepsini yalayıp yutmak istiyordu. Bu arada Ben’in hareketleri de iyice hızlanmıştı. Onun da belini getirmek üzere olduğunu anlıyor, dikkatini ne tarafa vereceğini bilemiyordu.

İlk patlayan Ben oldu. Rahminin ağzında fışkıran ilk salvoyu hissetiği zaman, bütün vücudu titremeye, dalgalanmaya başladı. Sanki karnının derinliklerinde bir dinamit patlamış gibiydi. Sonra da Hasan giriverdi devreye ve tohumlarını ağzına boşaltmaya başladı. Daha da hırsla emmeye başladı o zaman Faslı’nın sikini.

Yarı baygın yığılıp kalana kadar da emdi, emdi, emdi.

Şimdi hepsi halının üstünde, daire şeklinde oturmuşlardı. Herkes çıplaktı. Faslılar yeniden doldurdukları bardaklardan viskilerini yudumluyorlardı.

Halinden memnundu. Kocası gideli daha 2 saat olmuştu ve bu hasaba göre, önlerinde daha 5 saat zaman vardı. Gerçi hala tam bir diyalog yoktu onunla adamların arasında ama, yaşadıkları, olaya bambaşka bir hava getirmişti artık. İlk baştaki o “ne olacağını bilememenin getirdiği” gerilim de, tümüyle eriyip gitmişti.

Buna karşılık yine yanmaya başlamıştı amı. Canı, yeniden sikilmek istiyordu. Ama artık bunun için numara yapmasına, Faslılar’ı baştan çıkaracak yeni şeyler bulmasına gerek kalmamıştı. Elini götürüp, amını okşamaya başladı. Kelimenin tam anlamıyla vıcık vıcıktı amı. Faslılar’ın belleri kendi am sularıyla karışmış ve sadece amını değil, tüm kasıklarını sırılsıklam ve kaygan bir hale getirmişti.

Birden yeni bir sessizlik oluşmuştu hepsinde.

Elini uzatıp, yanında oturan Ben’in sikini tuttuğunda, yeniden taş gibi sertleşmiş buldu onu. Parmaklarını çevresine dolayıp, sıvazladı bir kaç kez. Sonra Ben elini getirip, kıçının altına soktu. Kıpır kıpır parmakları bir anda amına ulaşıp, kendi parmaklarının yerini aldılar. Sonra Faslı’nın orta parmağı biraz daha aşağıya inip, bir anda götünün deliğine giriverdi.

Aklı başından gitmişti yeniden. Götünle oynanmasından, içine böyle parmak sokulmasından ve sikilmesinden her zaman zevk almıştı. Vücudunu hafifçe yana eğip, Ben’in eline daha büyük bir özgürlük verdi. Sonra da, Faslı’nın götüne girip çıkan parmağının tadını çıkarmaya başladı. Diğer ikisiyle ilgilenmiyordu bile. O anda onun için, bir götündeki parmak vardı, bir de elinde sımsıkı tutup sıvazlamayı sürdürdüğü Faslı siki. Artık biliyordu ki, bir süre sonra götündeki parmak çıkacak, onun yerini elindeki sik alacaktı.

Bunun düşüncesi bile çıldırtıcıydı doğrusu.

Faslılar’ın arasında götünü korkmadan tek verebileceği de Ben’di zaten. Gerçi onun da siki çok uzundu ama, hiç değilse öbür ikisininkine oranla inceydi biraz. Küçük götü onu bile almakta zorlanabilirdi. Herhalde Ben de farkındaydı bunu. Hiç acele etmiyor, yalnızca parmağını içine sokup çıkararak, kanının iyice kaynamasına, götünü siktirmek için duyduğu isteğin büyümesine neden oluyordu şimdilik. Her geçen an götü biraz daha açılıyor, biraz daha gevşiyor, içine girecek koca Faslı sikine biraz daha hazır hale geliyordu.

Gözlerini kaldırıp Abdul’le Hasan’a baktı. İkisinin de gözleri ateş gibi yanıyordu. Kıpırdamadan onları seyredmekteydiler. İkisinin de siki kazık gibi olmuştu tekrar. Kocaman, kapkara ve alabildiğine kalın iki sik olarak göründüler gözüne. Tanrım, Ben’in parmağı da o kadar güzeldi ki. Biraz daha devam ederse, belini getireceğinin farkındaydı. Zevkten çıldırabilirdi. Eli, Faslı’nın sikini, daha da sıkı kavramıştı şimdi. Parmakları durmadan hareket ediyor, bir taş kadar sert ama aynı zamanda da bir kadife gibi yumuşak sikin en dibinden şişmiş başına kadar, her yerinde geziniyordu.

Birden vücudu sarsılmaya başladı. Götü, Ben’in içindeki parmağını iyice sıkıştırdı. Beli geliyordu.

Faslı onu kalçalarından tutup kucağına çektiği zaman, daha tam kendini toplayamamıştı bile. Faslı’nın sikinin götünü deliğine dayandığını hissediyor, içi gidiyordu. Ayaklarını onun bacaklarının iki yanında yere dayayıp kendini dengelemeye çalıştı. O upuzun sikin başı, yarıyarıya içine kaymıştı bile. Gözlerini kapayıp başını öne eğdi, ellerini Ben’in dizlerine dayadı ve oturmaya başladı.

Yavaş yavaş ve dayanılmaz bir zevk vererek içine giriyordu Faslı’nın siki. Götü gittikçe açılıyor, şimdiye kadar içine giren bu en büyük siki sonuna kadar alabilmek için acele ediyordu. Sonunda kalçaları Ben’in kasıklarına yapıştı. İçinin, neredeyse göbeğine kadar sikle dolduğunu hissediyordu. Ağzından küçük çığlıklar kaçırarak, yeniden belini getirdi.

Vücudunun titremeleri biter bitmez, kalçaları hareketlendiler. Şimdi, elleriyle ayak parmaklarının üzerinde dengelenmiş, götündeki sikin üstünde çılgın bir dansa başlamıştı sanki. Yukarı aşağı, sağa sola, ileri geri, her yöne hareket ediyordu kalçaları. Götü Faslı’nın sikini sımsıkı kavramış, adeta sağıyordu. Gözleri hala kapalıydı. Zevkten kendini kaybetmişti sanki. Kalçalarını her yukarı kaldırışında, o upuzun sik nededeyse ucuna kadar çıkıyordu götünden. Sonra hırsla geri oturuyor, yeniden köküne kadar içine alıyordu.

Birden dudaklarına alev gibi yakan bir şeylerin dokunduğu hissedip, gözlerini açtı. Abdul ve Hasan, iki yandan gelip önünde ayakta durmuşlardı. Kapkara, koskocaman sikleri neredeyse birbirine değiyor, hemen gözlerinin önünde başdöndürücü bir manzara yaratıyordu. Ağzı aralanıp dili dışarıya fırladı ve siklerin, o mantar gibi şişip morarmış başlarını yaladı. Sonra da değiştire değiştire emmeye başladı Faslı siklerini.

Artık uçmuş gibiydi. Bir çok “ilk”i birarada yaşıyordu. İlk kez üç erkekle birlikteydi. İlk kez iki siki birden emiyordu ve bu kadar büyüklerini de şimdiye kadar görmemişti bile. İlk kez Ben’inki kadar büyük bir sik girmişti götüne. Biraz sonra olabileceklerin de farkındaydı ve bunu düşünmek bile çıldırtıcıydı.

Yeniden belini getirmeye başladı.

Sonra Hasan hafifçe geriye doğru itti onu. Elleri şimdi arkasında, Ben’in omuzları hizesında yere dayanmıştı. Bacakları alabildiğine açık, Faslı’nın siki dibine kadar götündeydi. Amı, açık bir ağız gibi duruyordu. Zevkten buğulanmış gözlerle, Hasan’ın bacaklarının arasına girdiğini gördü. O kocaman sik amının dudaklarına arasına girdiğinde, elektrik çarpmış gibi titredi tüm vücudu.

Sonra tek bir harekette, dibine kadar soktu Faslı.

Beyninde şimşekler çaktı bir anda. Yine beli geliyordu. Neredeyse aynı anda Abdul de girdi devreye. Yandan sokulup başını çevirmiş ve sikini ağzına sokuvermişti bir anda. Bir daha getirdi belini.

Şimdi Faslılar’ın üçü birden hareket halindeydiler. Üçü birden sikiyorlardı onu. Aynı anda amından, götünden, ağzından sikiliyordu. Çılgın bir şeydi bu. Kendini tutamıyor, Faslı sikleri içine girip çıkarken, peşpeşe belini getiriyordu artık. Bulutların üstüne çıkmış gibiydi.

Kelimenin tam anlamıyla vermişti kendini Faslılar’a. İstedikleri gibi, hırsla sikiyorlardı onu. Amıyla götündeki sikler, sanki birbirine karışmış gibiydi. Piston gibi girip çıkıyorlardı. Karnının içinde sanki bir alev yumağı oluşmuştu.

Üçüncü Faslı da, ağzını sikiyordu aynı hırsla.

Çevre ve zaman tümüyle anlamlarını yitirmiştiler artık. Tüm evren, merkezinde onun, çevresinde de üç Faslı’nın bulunduğu minik bir noktaya dönüşmüştü. Üç ayrı yerinden vücuduna girip çıkan üç sik de, bu evrenin enerjisini oluşturuyordu.

Yarıyarıya kendinden geçmişti. Belinin gelmesi artık durmuyordu bile. Sürekli o tepe noktadaydı. Sonra Faslılar da, birer birer oraya ulaşmaya başladılar.

Götüne, amına, ağzına fışkıran beller, sel dalgaları gibi onu önlerine katıp, tatlı bir baygınlığa sürüklediler.

Baldıza Yunanistanda Kaydım

Baldıza Yunanistanda Kaydım
Slm arkadaşlar, ismim Semih, 33 yaşındayım. Almanyada yaşıyor ve çalışıyorum. Almanyaya bundan 10 sene önce işçi ailesi olarak geldim. Eşimle görücü usulü evlendik, ama çok sükür çok da mutluyuz. Bu anlatacağım olaya kadar eşimi hiç aldatmamıştım. Geçen sene 7. ci ay geldi çattı, Türkiyeye tatile gideceğiz. Aile büyük olduğu için, 3 araba ile yola çıkacaktık. Bacanak Baldız ve çocukları binek bir arabayla, Kayınço, hanımı çocukları ve Kayınpederle Kayınvalide minibüs tarzı bir arabayla, biz de kendi arabamızla. Son günde bir aksilik çıktı benim çalıştığım işyerinden Telefon geldi ve bizim izin malesef iptal oldu. Moralim sıfırdı resmen. Yapacak birşey yok dedik ve bunları uğurladık, iki araba ile yola çıktılar.

Aradan iki gün geçti, gece yarısı acı acı telefon çaldı. Telefondaki Kayınço idi, bizim Bacanak Yuanistanda rahatsızlanmış ve hemen hastaneye götürmüsler. Apandistten ameliyat olacakmış. Çoluk çocuk perişan olmasın diye Baldızı hastanede Bacanağın yanında bırakıp, çocukları kendi Minibüslerine alarak bunlar tek araba ile yola devam etmeye karar vermişler. Ve benim de uçakla acil Yunanistana gelip Bacanakla Baldıza yardım etmemi istediler. Ben de hemen işyerime telefon açıp durumun aciliyetini bildirip özel izin aldım. Hemen evden çıktım, Taxi ile Hannover havaalanına gittim. Şansımdan 1 saat sonra Yunanistana uçak vardı, bilet alıp atladım uçağa. Sabaha karşı Yunanistana indim ve Taxi ile alel acele hastaneye yetiştim. Bacanak ameliyattan yeni çıkmış ama daha ayılmamış yatıyor, Baldız da perişan halde kapıda beni bekliyor. Baldız beni görünce, garipliğin ve yalnız kalmanın verdigi korku ve endişe ile koştu boynuma sarıldı. Bir ağlıyor ki görmeyin.

Aslında Bacanağı hiç sevmem, kendisine hiç bakmayan odunun teki, inanın bizim Köydeki eşeklerden farkı yok. Herzaman bizlerin yanında Baldızı kırar, rencide eder. Ama Baldız garibim ne yapsın, kader demiş sesini çıkarmamış. Neyse ben doktorlara Bacanağın durumunu sordum. Ameliyat biraz sorunlu geçmiş. En az 5-6 saat kimseyi yanına almayacaklarmış ve kendine geldiğinde de ADAC uçağı ile Almanyaya göndereceklermiş, çünkü Almanya Hastalık Sigortası öyle istemiş. Baldıza bunları aynen söyledim ve “Nasıl olsa görüştürmüyorlar, hastane kapısında böyle sefil bir şekilde beklemenin bir anlamı yok, seni bir otele götüreyim, orda bir duş al kendine gel, biraz uzan dinlen, ben hastaneye geri gelir ilgilenirim, sonra da gelir seni alırım!” dedim. Baldız önce yok dese de, ısrar edince kabul etti. Küçük bir valizi ile onu iyi bir otele götürdüm, odasına kadar çıkardım ve “Kapıyı arkasından kilitle her ihtimale karşı, ben 6-7 saat sonra gelir ve seni alırım!” dedim ve hastaneye döndüm.

Bacanak halen narkozun etkisindeyken başka odaya aldılar, ben de yanında idim. Uyandığı zaman beni görünce nasıl sevindi eşşek herif. Ona durumu anlattım. Bacanak da benden bir ricada bulundu, kendisini uçağa bindirince, hanımını ve arabasını alıp Türkiyeye götürmemi istedi ve “Ben iyileşince uçakla Türkiyeye gelirim. En azından hanım Türkiyede çocukların başında olsun da çocuklar rezil olmasınlar.” dedi. Bana da mantıklı geldi. Hemen işyerimi aradım ve durumu anlatıp müsade istedim. İşyerimden istemeye istemeye bana iki hafta izin verdiler. Akşama doğru gittim otelden Baldızı aldım hastaneye getirdim ve kocasının iyi olduğunu, onu akşama uçakla alacaklarını ve tekrar Almanyaya götüreceklerini, bizim de arabalarıyla Türkiyeye gideceğimizi anlattım, Baldız da kabul etti.

Geceye doğru ADAC nin uçağı geldi, Bacanağı bindirip gönderdik ve doğru otele döndük. Baldıza, “Vakit geç oldu Baldız, bu gece otelde kalalım, sabah erkenden yola çıkarız.” dedim. Baldız da, “Sen bilirsin Enişte.” dedi kabullendi. Odaya çıktık Baldızı bıraktım tam çıkarken, Baldız, “Nereye gidiyorsun Enişte?” diye sordu. “Ben de bir oda tutayım, sen rahatça yatarsın.” dedim. “Olur mu Enişte? Kesinlikle kabul etmem, zaten demin de korkudan gözümü kapamadım, kurban olayım beni yalnız bırakma!” deyince aynı odada kalmayı kabul ettim. “Tamam o zaman, ben de bir duş alayım yatarız.” dedim ve duşa girdim. Duştan çıkınca ben iki koltuğu birleştirip yatak yapmaya başladım. Baldız hemen fırladı ayağa, “Enişte sen delimisin, zaten bizim yüzümüzden perişan oldun, sen yatakta yat, orda ben yatarım!” dedi. İkimiz de birden ısrar edince, Baldız, “Enişte zaten elbisemle yatıyorum, yatak da kocaman, gel bir tarafta sen yat, bir tarafta ben yatayım!” dedi. Benim de kalbimde kötülük yok, Tanrı biliyor, sadece yorgun olduğum için kabul ettim.

Baldızın üzerinde geniş bir etek vardı, çok da ince idi, ama uzuncaydı. “Ben elbise ile yatamam Baldız, bir şort giyip yatayım.” dedim. Baldız da, “Nasıl istersen Enişte.” dedi, şortumu giydim, yattık. Sabaha karşı saat 3 gibi uyandım, acayip susamıştım. Baldız sırtını dönmüş yatıyordu, eteği kalçasının arasına girmiş, şahane baldırları ve bacakları açıktaydı. Tişörtü de biraz yukarı sıyrılmış, beli görünüyordu. Su içtim tekrar yattım yatağa, ama Şeytan işte, uyutmadı beni, sikim demir gibi oldu. Uyuyormuşum gibi yaparak elimi Baldızın arkasından üzerine attım. Baktım Baldız derin uykuda, hiç tepki yok. Biraz daha yanaştım, arkadan benimkini kalçasının arasına dayadım, ama nasıl yanıyor. Baldız halen tepki vermeyince yavaşça elimi göğsüne doğru kaydırdım ve tişörtünün üzerinden sol memesini avcumun içine aldım. Baldızda halen çıt yok, aksine kalçasını bana dayıyor…

Elimi tişörtünün içine sokup resmen memesini avuçlamaya başladım. O sırada Baldız, “Mustafa şimdi sırası mı?” diyerek döndü. (Mustafa benim Bacanağın ismi, beni kocası sanmıştı). Gözlerini açıp benim olduğumu görünce, “Enişteee?” diyerek toparlandı hemen. Sanki şoka girmiş gibiydi. Ben de ne yapacağımı bilemedim, “Baldız af edersin, herhalde uyku sersemliği ile seni ablan sandım, inan özür dilerim!” dedim. Baldız birşey demeden kalktı fırladı banyoya ve kapıyı kilitledi. Utancımdan yerin dibine girebilirdim. Baldız banyoda bayağı uzun süre kalınca, herhalde bana kızdığı için kendini banyoya kilitledi, orda sabahlayacak diye düşünürken ben uykuya dalmışım. Nekadar uyumuşum bilmiyorum, ama yüzümde ve göğüslerimde gezinen bir çift elle uyandığımda şok olma sırası bende idi. Baldız çırılçıplak yanımda yatıyor ve benim göğsümü, yanaklarımı okşuyordu. Gözünün içine baktım, tam birşeyler diyecektim, Baldız işaret parmağını dudağına götürüp, “Enişte sus!” dedi ve dudaklarıma yumuldu…

Artık dönüş yoktu. Belki 15-20 dakika ateşli bir şekilde öpüştük, ve öpüşürken benim üzerimdekileri çıkardık. İkimiz de çırılçıplaktık artık. Baldızı altıma aldım, bacaklarını aralayarak yattım bacaklarının arasına. Baldız dizlerini yukarı kaldırdı, beni direk girecek sandı, ama ben göğüslerini yalaya yalaya göbeğine doğru indim. Göbeğini de yalayıp biraz daha aşağılara indim ki, tertemiz amıyla burun buruna geldim. Zannedersem bir iki gün önce ağda yapmış amına. Ama ne am! Küçücük am dudakları resmen gel beni yala diyor. Baldızın amını öyle bir yalamaya başladım ki, Baldızın yüz ifadesinden amının ilk defa yalandığı belli oluyordu. 5-6 dakika geçmedi Baldız inleyerek sarsıla sarsıla ağzıma boşaldı. Damla bırakmadım, am sularını yaladım yuttum. Sonra ters dönüp (69 pozisyonunda) sikimi ağzının hizasına getirdim, ama Baldızın yine şaşkın şaşkın bakışından, hiç yarak yalamadığını da anladım…

Ben halen Baldızın amını yalıyordum. Ben sikimi dudaklarına yanaştırınca sonunda o da benimkini öpmeye başladı. Sikimin başını hafif hafif yalıyordu, ama acemice. Aradan 5-10 dakika geçti, Baldız yine inlemeye ve sarsılmaya başladı. O esnada sikimi ağzına bir bastırdım, direk gırtlağına kadar soktum. Şimdi olmuştu işte. Baldız yarak yalamanın tadını almıştı artık ve kudurmuş gibi yalıyor emiyordu sikimi…

Baldızın ağzından sikimi zor kurtarıp tekrar Baldızın bacak arasına yattım ve sikimi amının dudakları arasına dayadım ve Baldızın üzerine eğildim. Amı vıcık vıcıktı, nerdeyse kendiliğinden kayıp girecek içine. Baldız boynumu kulaklarımı emerken, “Enişte kurban olayım yavaş, alıştıra alıştıra sok, seninki hem kalın hem uzun, zor alırım onu!” dedi. Yani benim yarak o kadar da deli birşey değil, ama hatırı sayılır yine de. Demek ki Bacanağınki çok küçük diye düşünerek, sikimin başıyla amının dudaklarını aralayarak yavaş yavaş amına girmeye başladım. Ama Baldız haklıymış, sanki o iki çocuğu başkası doğurdu. Amı Keçi tırnağı gibi dardı. Tamamını sokana kadar nerdeyse oteli başımıza yıkacaktı. En sonunda köküne kadar aldı, ama sanki amının içinde mengene var. Öyle şahane dardı ki amı, çıkmak istemez insan. Baldız kulağıma fısıldayarak, “Öldürdün beni aşkım, ne biçim bir yarak bu böyle!” dedi…

Balzın amını belki bir saat kadar siktim, insanın boşalası gelmiyor, o kadar tatlı bir am. Bu sürede kaç pozisyon değiştirdik, Baldız kaç kere Orgazm oldu bilmiyorum, ama en sonunda ben sırtüstü yatıyordum ve baldız üzerimde hopluyordu ve artık patlamak üzereydim. “Baldız geliyorum, in üzerimden!” dememe kalmadı, “İçime boşal aşkım!” deyince, kendimi tutmayı bıraktım ve fışkırmaya başladım. Ben boşalırken Baldızın üzerimde git gelleri yavaş bir tempoda devam ediyordu. Öyle bir boşalmışım ki, döllerim Baldızın amından taşıyordu, çarşaf falan iyice ıslanmıştı. Baldız sikim amının içinde öylece üzerimde oturup kaldı, öne eğilerek kafasını da göğsüme koydu, amından çıkmama izin vermiyordu. Bir kaç dakika o pozisyonda dinlenip kendimize geldik ve sonra kalkıp birlikte duş aldık ve tekrar yatağa uzandık, birer sigara yaktık, konuşuyoruz…

Baldız, “Enişte sen bacımı hep böyle mi sikiyorsun?” diye sordu. “Evet Baldız, bacınla her gece böyleyiz. Ama bunda daha ne var ki, bacını arkadan da yapıyorum!” dedim. Baldız şaşkın şaşkın, “Nasıl arkadan? Yani bacımın götünü de mi sikiyorsun?” deyince, yine benimki ayaklanmaya başladı. “Evet, götten de yemediği zaman duramıyor!” dedim. Baldız kalkmakta olan sikimi eline aldı ve “Enişte yaa, bu nasıl girer oraya, bacım bunu nasıl alabiliyor ki arkadan?” diye sordu. “Alıştı, çok rahat alıyor. Merak etme, sen de alırsın canım!” diyerek elimi baldızın götüne attım ve bir parmağımla götünün deliğini okşamaya başladım. Baldız herhalde niyetimi sezmiş olmalı ki, “Mümkün değil Enişte! Ben bunu amıma alana kadar öldüm geberdim, oraya asla alamam!” dedi. Ben de hınzırca gülerek, “Alırsın, var mısın iddasına?” dedim. Baldız da, “Enişte nasıl alırım yaa?” dedi. “Alırsın alırsın, sen yüzüstü yat bakalım!” dedim. Baldız korkarak yüzükoyun yattı. “Umarım çantanda kremin vardır, yoksa yandın!” dedim ve çantasına uzandım. Ürkek bir sesle, “Var…” dedi.

Çantasından kremi aldım ve Baldızın götünün deliğini iyice kremledim, benimkini de kremleyip, “Aşkım en önemlisi kendini kasma, rahat ol, bak acıyınca girdiği yerde kalırım, hepsi girince yine biraz beklerim, sen kendini bana bırak!” dedim. Baldız tir tir titreyerek, “Tamam…” dedi. Arkasına yanaştım, sikimin başını o küçücük büzüğüne dayadım. Çok yavaş sokuyordum, yine de sikimin başını sokana kadar Baldız yastığı kemirdi yırttı nerdeyse. Sonunda başı girdi, ama Baldız perişan bir şekilde, “Enişte kurban olayım çıkar, götüm yırtılıyor, çıkar ne olur!” diye yalvarmaya başladı. O kadar girmişken çıkılır mı? “Aşkım az sabret, biraz böyle dursun, bak başı girdi, gerisi rahat girer. Sen kasma kendini!” dedim. Hareket etmiyordum. Baldız tam kendini gevşetince, götünün darlığına dayanamayıp birden kökledim. Baldız o saniye, “Anam yandım, götüm yırtıldı!” diye bağırdı. Hemen baldızın kafasını yastığa bastım, fazla sesi çıkmasın diye ve kulağına eğilip, “Aşkım tamam bitti bak, hepsi bu kadardı, artık acımaz. Şimdi içinde biraz kalayım alışır!” dedim.

1-2 dakika bekledikten sonra yavaş yavaş gitgellere başladım. Baldızın ağzında yastık, ‘Ağıhh Uğuhh’ diye inliyordu sadece. Baldızın ensesini ve sırtını hafif hafif ısırarak götüne 10-15 dakika pompaladıktan sonra Baldızın sesi kesilmişti. Durdum ve Baldızın omuzbaşlarını öperek, “Aşkım nasıl, alıştın mı?” diye sorduğumda, Baldız kendinden geçmiş bir şekilde, “Devam et! Devam et!” diye inleyerek götünü oynatmaya başladı. Ordan alamam diyen Baldız çoktan göt siktirmeye alışmıştı bile. Baldızı dörtayak domaltıp, yarım saate yakın götünü siktim ve sonunda bir kez daha abanıp götüne boşaldım. Sikimi götünden çektiğimde, Baldızın götü Avusturya Alplerindeki Tünellerin girişi gibi açık kaldı…

Duşumuzu alıp birbirimize sarılarak öpüşerek yattık. Güya sabah erkenden yola çıkacaktık, ama öğlen vakti yataktan anca kalktık ve yeni aşıklar gibi otelin restoranında kahvaltı niyetine yediğimiz öğlen yemeğinden sonra yola çıktık. Memlekete varana kadar iki kez daha müsait yerlerde sikiştik. Memlekette de geceleri herkes yatınca Baldızın evine gittim, sabahlara kadar sikiştik. Baldızın her amını sikişimde artık götünü de siktirmeden beni göndermez oldu. Baldızla sikişmelerimiz şu anda da halen devam ediyor, fırsat buldukça Baldıza önden arkadan kayıyorum!

Hepinize bol sikişler. Siz siz olun, aldatacaksanız yabancı biri ile aldatmayın, yakın çevrenize bir bakın!

İki Arap Arasında

İki Arap Arasında
ALINTIDIR

bu yaz meral ( benim okuldan arkadaşım) ile marmaris’e tatile gittik. Ilk üç
gün rutin güneşleniyoruz, yüzüyoruz sadece. Hiçbir hareket yok. Ama üçüncü
günün sonundaki gece ben hadi dışarı atalım kendimizi dedim. Ikimizde
resmimden anladığınız üzere turistlere çok benziyoruz. O nedenle biraz açık
giyindik. Biliyorsunuz teşhiri çok seviyorum. Ben üzerime file beyaz bir
body ve altıma yine aynı fileden süper mini bir etek giydim.

Kıçımın yanaklarını zor kapatıyor etek. Içime ise beyaz bir ipkini giydim
sadece. Meral daha mütevazı büstiyer ve süper mini siyah bir etek giydi.
Doğruca sahildeki diskoların olduğu yere gittik. Diskoda biraz alkol ve dans
ve ortamın havası bizi pistte deli gibi eğlendiriyordu. Herkes iç içe
biliyorsunuz zaten orda. Biraz zaman geçtikten sonra iki zenci -ki sonradan
arap olduklarını öğrendim- yanımıza doğru geldiler ve bizimle dans etmeye
başladılar. Ben alkolün verdiği etkiyle ve biraz da kaşarlığımla çocuklardan
birisine sürtünerek dansa devam ettim. Kalçalarımı ona yaslayıp
sürtünüyordum.

Arkamda beliren kabarıklık beni iyice tahrik etti. Kocaman bir alet olduğu
fark ediliyordu. Ve bu koca oğlan kıç deliğime baskı yapıyordu neredeyse.
Meral’e yaklaşıp bu gece uçalım mı dedim. O da “kızım deli misin bunlar
bizimkilere benzemez dağıtırlar bizi kızlığımız bir daha bozulur” dedi. Ama
ben inanılmaz arzuluydum. Bu sırada adı emin olan arkamdaki ingilizce
arkadaşınla bizim otelde devam edelim mi dedi. Ben de arkadaşım korkuyor
dedim. O zaman biz gidelim ister misin dedi. Ben tamam dedim. Meral’i
bırakıp diskodan ayrıldık.

Otele geldik ve odaya girer girmez bu hayvan dudaklarıma yapıştı. Nefes
alamıyordum. Epeydir bir kadınla olmamış gibi saldırıyordu. Bir eliyle
göğsümü yoğuruyor bir eliyle amcığıma masaj yapıyordu. Bende aletini
şortunun üzerinden okşuyordum. Beni belimden kavrayıp yatağa fırlattı. Sonra
bir boğa gibi üzerime çullandı. Bacaklarım doğal olarak ayrıldı ve o koca
aleti –ki ona sik demek küçümsemek olur- amcığıma bastırmaya ve üzerimden
söküp attığı bodymin gizlediği göğüslerimi emmeye başladı.

Aleti ipkinimin üzerinden içime girecekti nerdeyse. Kulağıma eğilip fuck you
baby fuck you diye tıslıyordu. Sonra eteğimi söktü bedenimden ve ayağa
kalktı. şortunu indirdi içinde iç çamaşırı yoktu ve ilk kez bir yaraktan
korktum. Bu kadar iri ve kalınını hiç görmemiştim. Heralde 25 cm rahat
vardı. Ve gördüğüm en kalın yaraktı. Elimle okşamaya başladım. Emin kafamı
bastırıyordu.

Ama ağzıma almaya bile ürperiyordum. Sonra dilimle yavaş bir masaj yapmaya
başladım. Emin ağzıma sikini bastırıyordu. Kafasını zor alıyordum ağzıma. O
ise amımı ve götümü sikeceğini söyleyip duruyordu. Yarağı elimle tutup
taşaklarını yalıyordum. Beni kaldırdı ve belimden tutarak ayakta ters
çevirdi. Ayakta 69 olduk birden. O diliyle beni becerirken ben alete saxo
çekmeye çalışıyordum.

Sonra bir el vücudumda gezinmeye başladı başka bir el. Kafamı kaldırınca
mustafa ile karşılaştım. çıplak bir halde beni okşuyordu. Bunlar anlaşmışlar
benim haberim yok ikisi becerecekler beni. heyecanlandım iyice ve korktum.
Sonra emin beni yere indirdi. Mustafa’nın inik haldeki aleti 13-14 cm
falandı. Emin amımı yalamaya devam ederken mustafa ağzımda büyütmem için
aletini ağzıma soktu.

Tabir yerinde oldu burada çünkü gerçekten soktu ağzıma. Ben yaladıkça
boğazıma kadar değen alet irileşiyordu. Bir süre sonra emin’in sikinden daha
büyük ve kalın bir yarak ağzımı beceriyordu. Kafamı tutmuş boğazıma kadar
sokuyordu. Emin ise iki parmağını içime sokmuş bir parmağı ile de kıç
deliğimi genişletiyordu. Arda bir dilini içime sokup çekiyor ve ben
inliyordum.

Bir süre sonra roller değişti ve beni yalamaya mustafa başlarken diğer iri
alet ağzımı beceriyordu. Ben ise zevk içinde coşarken bu iki aleti nasıl
yerim diye düşünüyordum. Mustafa iyice kıvama geldiğimi anlamış olmalı ki
dili ve parmakları ile becerdiği amcığıma yarağını yasladı. Bacaklarımı
iyice ayırdı ve birden yüklendi. Içim yarılmış gibi yanmaya başladı. 26-27
cm bir yarak içimi matkap gibi oymaya başladı. çığlık atıyordum acıdan.
Bacaklarımı kapatmaya çalışıyor ayaklarımla mustafa’yı itekliyordum.

Ama nafile bir çabaydı bu. Emin bacaklarımı iyice açıp mustafa’nın girmesini
kolaylaştırıyordu. Bu arap yarağı diyordu mustafa her kadının kızlığını bir
daha bozar. Bak bakkalım türklerinkine benziyor mu? Diyordu. 50’ye yakın
farklı erkek sikti beni ama hiç bu kadar canım yanmamıştı. Yarısına kadar
sokup çekiyordu mustafa ve ben ölüyordum altında. Biraz rahatladım dediğimde
yarılışımın öyküsü başladı.

Mustafa belimden sıkıca tutup koca yılanı amımın en derinine kadar itekledi.
çığlığımı oteldeki herkes duymuştur heralde. Köklemek bu olsa gerek. Koca
yarak köküne kadar içimdeydi. Mustafa başına kadar çekiyor sonra dibine
kadar bir daha sokuyordu. Her çekişinde içimde büyük bir boşluk hissi
yaşıyordum. Bana amını yarıyorum seni sabaha kadar sikeceğim diyordu.
Inanılmaz hızlı beceriyordu. Yavaş yavaş zevk almaya başlamıştım bu sırada
emin aletini yeniden ağzıma soktu.

Mustafa altımdan beni kökledikçe ben emin’in yarağını ağzıma zorla
sokuyordum. Sonra beni kaldırdılar. Zaten 48 kiloyum. Oynuyorlardı benimle
resmen. Amımdaki kocaman deliği bana gösteriyorlardı aynada. Mustafa yatağa
uzandı emin beni mustafa’nın kucağına oturttu. Iri aletin üzerinde
zıplıyordum bu sefer. Emin yarağını ağzıma sokarken mustafa belimden tutup
bastırarak dibine kadar sokuyordu. Bu sırada mustafa’nın parmakları kıç
deliğimi zorluyordu.

Sonra emin ağzımdan çekti aletini ve arkama geçti. No no diye bağırdım anda
yüzüme bir tokat yedim mustafa’dan. Türkçe orospu dedi bana. Sonra ingilizce
senin tüm deliklerini yaracağız. Sikilmek nedir öğrenmelisin dedi. Kaçış
yoktu. Emin vazelin çıkartıp çekmeceden önce kıç deliğime ve içine sürdü
sonra aletine sürdürttü bana. Olabildiğince çok vazelin sürdüm.

Arkama geçti ve aletini kıç deliğime bastırdı. Mustafa durmuştu. Başı
girdiğinde çok acımadı. Sonra süresini hatırlamadığım bir yangın başladı
kıçımda. Kıç deliğimin parçalandığını hissediyordum. Nefesim kesiliyordu.
Ben ıkınıyordum içimden atmak için ben ıkındıkça emin daha derine giriyordu.
Sonu gelmiyordu hiç. Sonra gövdesini tenimde hissettim emin’in köküne kadar
kıçımdaydı. Yavaşça çekti yarılıyordum. Bir daha soktu dibine kadar.
Yalvarıyordum ama boşuna herifler boğa gibiydi.

Kıçım biraz genişleyince emin hızlandı tabii mustafa’da. Iki koca alet amımı
ve kıçımı sikiyordu. Ben ise sikilmek ne demek öğreniyordum. götümdeki acı
hiç geçmiyordu. Emin ise çıkarıyor aletini –ki bu arada resmen bağırsaklarım
dışarı çıkıyormuş gibi bir his doğuyordu içimde ve kıçım havalanıyordu-
sonra köküne kadar sokuyordu. Mustafa kıç yanaklarımı olabildiğince
gerdiriyor hem alttan kendisi rahat giriyor hem de emin’e yardım ediyordu.
Sürekli küfrediyorlar. Arpça konuşup gülüyorlardı. Ben ise acıdan
kıvranıyordum.

Sonra içimden çıktılar. Mustafa beni ters şekilde kucağına aldı ve aynanın
karşısına götürdü. Bacaklarımı ayırıp havaya kaldırdığında kıçımda ve
amcığımda iki kocaman delik gördüm. Sonra aletini salladı bana gülerek. Ben
bitti sanırken açılmış kıç deliğime aletini soktu biraz emin2e alışmışken bu
alet daha iri olduğundan içim yine yarıldı. Aynada görüyordum kendim.
Altımdan koca sikini sokup kıçıma çekiyor dört parmağı ile amımı sikiyordu.
Sonra emin önüme geldi ve aletini mustafa’nın parmaklarının girdiği yere
birden soktu. şimdi iki devin kucağında iki kocaman ve kadına aç yarak
deliklerim dövüyordu. Ilk kez böyle hayvanca sikiliyordum.

Acı katlanılmaz boyuttaydı. Sonra ne oldu bilmiyorum birden ayaklarım
uyuşmaya başladı. Uçuyor gibiydim ve emin aletini amımdan çekti ve
titreyerek fışkırmaya başladım. Bunu ilk kez yaşıyordum. Amımdan sıvılar
fışkırıyordu. Emin bir daha girdi artık daha rahattım. Sikicilerim beni
aralarında yarıyorlardı. Birden mustafa içimden çıktı inanılmaz bir boşluk
hissi yaşadım. Elimi alıp kıçıma götürdü dört parmağım hiç zorlanmadan
giriyordu. çektim elimi ve kanı gördüm. Kıçım yarılmıştı gerçekten.

Bu sırada beni zıplatan emin kükremeye başladı. Ve dibime kadar ahenkli
şaklamalarla amıma giren aleti dibime kadar bastırdı ve içime fışkırışını
hissettim. Fışkırıyordu resmen bunu hissediyordum. Ve tükenmiyordu. Sonra
beni yatağa attı ve aletini ağzıma soktu amımdan çıkan ve hala üzerinde
döller bulunan alet ağzımdaydı. Mustafa ise yandan tek bacağımı omzuna alıp
götüme sokuyordu aletini. Bir kez daha titreyerek fışkırdım. Emin çekilip
bizi seyrederken mustafa çıkarıp sokuyor kıçıma ve arada bir aynada kıçımda
açılan koca deliği bana gösteriyordu.

Sonra köküne kadar çok hızlı sokup çıkarmaya başladı. götünü sikiyorum
diyordu. Sonra birden içimden çıktı ve aletini ağzıma soktu o anda
gırtlağıma yapışan döllerini hissettim. Refleks olarak yuttum. Türkçe
orospu, em, yut diye hırlıyordu. Hepsini ağzıma sokmaya çalışıyordu ama o
kadar çok boşaldı ki ağzımın kenarlarından sızıyordu. Sonra yatağa uzandı.
Aynada kıçımda ve amımda kocaman delikler görüyordum. Kıçım yarılmış kan
kenarlarında pıhtılaşmıştı. Tam iki buçuk saat becermişler beni.

Doğrulamıyor kıçımın üzerine oturamıyordum. çıkmak istediğimde bana
yaraklarını salladılar. Ikisini bir daha yiyemezdim. Ama tabi onların
istediği oldu ertesi gün saat sabah 10′ kadar iki kez daha beni duble
siktiler. Bunlar biraz daha farklı oldu. Mesela sonuncuda amıma küçük kola
şişesini sokup içime kola döküp mustafa içerken emin kıçımı sikiyordu. sabah
meral’i aradım kıyafet getirmesi için çünkü emin kıyafetlerimi çıkartırken
eteğimi yırtmış. Meral geldi ve biz iki gün iki gece bu iki dev yarağı
yedik.

Meral’i bunlar tost yaptıklarında kız ağlıyordu. Sonuçta otelden
çıktığımızda ikimizinde kıçı ve amı kocaman deliklerinde hava alıyor ve
yalpalıyorduk. Uzun süre kıçımızın üzerine oturamadık. Sonuçta onlar kadına
doyarken biz silkmek nedir öğrenmiştik. şimdi bize msn’de yaraklarını
gösterip bizi azdırıyorlar. Bizi nasıl siktiklerin anlatıyorlar.

ablamla doyumsuz sex hayatimiz

ablamla doyumsuz sex hayatimiz
Merhaba herkese biz almanyada yasiyoruz ismim cuneyit 20 ablam mihriban 23 ablama ilgim 15 yasindan sonra basladi fizik superdir sarisin ve 1.75 65 -70 kilolarda bakimli bir bayandir biraz yakinlastim o yaslarda ters tepki almadim ic camasirlarini koklardim ellerdim onu sakayla karisik neyse nisanlandi 1 yil sonra evlendi cok uzulmustum sikemeden onu baska biri almisti almanyada yasadigimiz icin eniste turkiyeden geldi almanyaya alisamadi ablam da bakimli ve acik giyinirdi asiri kiskancliklar 1 yil sonra ayrildilar ablam bir bankada calisiyor maddi durumu iyiydi yanliz yasiyordu ayrildiktan sonra babaminda istegi uzerine ikimiz yasayacaktik ablamda istedi bende okulu bitirmis meslek bankaciligi sectim 1 yil meslek örencektim beraber yasamaya basladik ablam dahada guzellesmis ve sexs abidesigibiydi hergun ona daha cok yakinlasiyordum dertlesiyorduk hafta sonlari diskoya gider eylenir gelirdik evde sohbet eder uyurduk film seyrederdik bir hafta sonu diskodan geldik evde film seyrederken konu sexse kiz arkadasima geldi bkonustuk onun evliligini falan konustuk ona itifaatlar ettim hep cok hhuzel oldugunu nasil burakti seni falan dedim amaan bosver dedi yokmu hayatinda ondan sonra birisi dedim yok olmadi iyi böyle biraz dedi keske ablam olmasaydin dedim neden dedi seni cok isterdim dedim guldu bakseen falan dedi beni istedigini biliyordum bastan beri tangalarim bazen yatanin altindan buluyodum dedi ben kekelemeye basladim sonra ensest filmlere bakip hikayeler okuyup hep seni hayal ettimtangalardaki kokunu alarak 31 cekerdim dedi gulduk anlattik biraz odalarimiza gectik uyku tutmadi sikim tasgibi olmustu ben bir porno filmi actim izlerken tam sex sahnesinde ablam iceri girdi ben toparlanip kapadasiya gördu oooooo ac ac baka bilirsin beraberde bakalim dedi ben kalkmis sikimi orttum o yata uzandi yanima izlerken yoruma basladi bayan guzelmis erkekde guzel yapiyo ben delircektim azmistim icini cekti neoldu dedim hiic dedi ensestlik var biliyosun dedim evet dedi bende istiyorum dedim birbirimize baktik 5 saniye falan bende dedi dudagina yapistim hic konusmuyorduk birbirimizi soyduk ben göysunu emdim sonra direk amini yaladim emdim bacaklarini ayirdi kafami bastiriyodu orgazm oldu emdim hepsini sira sende dedim kulagina boynunu öptum biraz beni yatirdi sikimi oksadi sonra emdi yaladi ben super zevk aliyordum dayanamayip bosaldim hepsini emdi cildirmisti sikimi eliyle oksayarak yalayarak tekrar kaldirdi uzerine oturdu sanki o beni sikiyorgibi uzerimde gidip geliyordu ziplamaya basladi orgazm oldu 2. Ye sonra ben domaltip kalcalarindan tutup amina pompaliyordum ahhhhhhh ohhhhhhhhh doyur beni sikbeni daha once berelerdiydin sen sikbeni diye tekrarliyodu bende havaya girdim kalcalarini oksuyor ablamda eliyle am dudaklarini oksamaya basladi ikimiz ayni sekilde inleyerek bosaldik nefes nefese uzandik ikimizde superdi dedi bende evet hep hayalimdi bu dedim sorun olurmu icine bosaldim dedim spray takili korkma dedi neden daha once yapmadik superdi dedi kalktik birer bira ictik tekrar baslsdik sevismeye sikimi öyle bir yaliyorduki oda acikmis yarak delisi olmus belliydi ben sari saclarini toparlayip kafasini yukari asagi yapiyordum sonra onun odasina gectik yatagi buyuktu beni elimden tutup göturdu acti ayaklarini dudaklarindan baslayip ayaklarinakadar yaladim emdim sonra dondu domaldi yalamaya devem et dedi ben kalcalarini ayirip dilimi götune deligine tukurukle yip yaliyordum oda onu istiyormus zaten wliyle amini oksayip inliyordu dilimi deligine bastirdim dilimle sikiyordum o onliyordu almanca turkce cok guzel eveet super diye ben parmagimi doktum yavasca oynadim biraz sonra amina soktum bas parmagimida götune ikimizde ucuyorduk zevkden sikebilirmiyim götden dedim cok yavas ve dikkatli ol man lazim dedi ben amindan cikarip götune surtmeye basladim ablam dur öyle olmaz dedi su dolaptan kiremlerim car ac orayi dedi actim kirem vibrator seti sasirdim ilk onlarda benim oyuncaklar dedi vibratoru aldim kiremleyip yavas yavas götune bastirdim rahatca aldi aliskin o ora girmeye dedi biraz gitgel yaptim sonra vibratoru cikarip sikini kiremleyip yacas yavas soktim ilk bir ahhhhhh sesi sonra yavas yavas kalcasini oynatarak git gel yapmaya basladi alistinmi zevk aliyormusun dedim sik manyak durma ucuyorum dedi ben yavas yavas pompamamaya basladim 3 bosalmamda götune oldu ogun ikimizde yatakta yorgunluktan konusurken uymus kalmisiz uyandigimizda ciril ciplak tik tekrar sevistik dusa gittik ogunden sonra evde deligibi sikisiypruz eve kosarak geliyoruz almanyadan bizgibi enset varsa tanisa biliriz yorum bekliyoruz sizden ensestlik herkesin icinde vardir bazisi bizgibi sansli olur

Kocam Beni Koca Yarraklı Arkadaşıyla Sikti!

Kocam Beni Koca Yarraklı Arkadaşıyla Sikti!
Herkese merhaba. Benim adım Gamze, kocamın adı ise Gürkan. Kocamla evleneli nerdeyse 2 sene oldu. Kocam beni hemen hemen hergece evire çevire sikiyordu. Ama bacaklarımı açıp amıma koyduğunda kocama bir şeyler oluyor, başka erkeklerin de beni becermesini istediğini söylüyor, beni uyuz ediyordu. Zamanla buna alışıp benim de hoşuma gitmeye başlamıştı, ama asla başka bir erkeğin yarrağını yiyeceğim, hatta kocanım arkadaşı Emre’nin beni becereceği aklıma gelmez, asla böyle birşeyin olabileceğini düşünemezdim.Bir gece kocamla yatakta konuşurken bana birşey söylemek istediğini, ama benden çekindiği için anlatamadığını söyledi. Ben de, “Bana anlatmazsan kime anlatacan kocacım?” deyip onu rahatlatmıştım. Ama beni başka bir erkeğe, hatta arkadaşı Emreye siktirmek istediğini nereden bilebilirdim ki? Neyse, sözlerine başlamadan önce kalbinin hızla çarptığını duyabiliyordum, aslında ne söylemek istediğini tahmin edebiliyordum, çünkü bana herzaman söylemek istediğini gayet çekinmeden anlatırdı. Sözlerine başlarken beni okşuyor, azdırmaya çalışıyordu. Parmaklarını öyle güzel kullanıyordu ki, o anda söylediği herşeyi kabul edebilirdim. Aynen öyle de oldu. Beni arkadaşı Emreyle beraber sikmek istediğini söyleyip, unutulmaz dakikalar geçireceğimi, hatta istersem aynı anda biri önüme diğeri arkama girebileceklerini söylüyordu. Ben de o anın zevkiyle, “Tamam!” deyip boşalmaya çalışıyordum. Nede olsa fantazimiz yatakta kalacaktı. Neyse, benle beraber kocam da boşalıp, yatıp uyuduk.Aradan 2 gün geçmişti ve kocam arayıp bu gece misafirimiz olduğunu, bir şeyler hazırlamamı söylüyor, üstümede rahat bir şey giymemi istiyordu. Kocama kimin geleceğini sorduğumda arkadaşı Emre olduğunu söyledi. O anda kocama birşey demedim, ama telefonu kapatınca panik yapmaya başlamıştım. Yatakta onayladığımı gerçek anladıysa diye bir yandan hazırlık yapıyor, bir yandan da içim içimi yiyordu. Üstüme herzamankinden kalın giyinip, onları akşama karşıladım. Ellerinde içki vardı. Biraz oturup yemek yedikten sonra, kocamı yatak odasına çağırıp, Emreyi niye getirdiğini sordum. O da sadece içki içip takılacaklarını söyledi. Biraz da olsa rahatlamıştım. Odaya geçip içkilerimizi içerken gülüyor eğleniyorduk. Aslında Emreyi de severdim, birçok kez yanyana da gelmiştik. Ama asla aklımdan başka birşey geçmemişti Emre için.Muhabbet koyulaştıkça saat te ilerliyor, gece yarısına geliyordu. Kocam Emreye saatin geç olduğunu, isterse bu akşam burada kalabileceğini söyledi. Emre de hiç ısrar ettirmeden kabul etti, nasıl olsa yarın hafta sonuydu. Emreye giyebileceği rahat bir şort çıkarmıştım, giyip içeri geldiğinde verdiğim şortun çokta rahat olmadığını anladım. Çünkü şort Emreye dar gelmiş, siki önünde kocaman duruyordu. Hatta biraz kalkık duruyor, resmen sikinin kafası belli oluyordu. Biraz içkinin etkisiyle olacak ki, gözüm hep Emrenin sikine takılıyor, Emrenin de beni sikecekmiş gibi bakışlarını fark ediyordum…Kocam duşa gireceğini söyleyip, beni Emreyle bırakmıştı. Ben mutfağa giderken Emrenin popoma baktığını hissediyordum. Mutfaktan içeri girdiğimde Emrenin siki resmen odun gibi olmuştu, önünde kocaman birşeyle benimle konuşuyor, inceden de beni süzüyordu. Ne kadar istemem desem de, sonuçta ben de bir kadınım. Emrenin siki okadar güzel duruyordu ki, o başkasının yarrağını asla yemem, kocamdan başkasıyla asla yapamam diyen ben, Emrenin sikine oturmak istiyor, beni sabaha kadar becermesini arzuluyordum. Yerimden kalkıp yatak odasına geçtim, üstümü çıkarıp daha sexy birşeyler giymeyi kafama koymuştum. Zaten kocam da asla bana niye böyle giyindin demez, aksine hoşuna bile giderdi. Sütyenimi çıkarıp üstüne ince bir askılı giydim, altına da daracık şortumu giyip içine tangamı geçirdim. Aynaya baktığımda ben bile kendimi becermek istedim doğrusu…Neyse içeri geçtiğimde Emre koltuğa uzanmış, sikini de kaldırmış, sanki beni bekliyordu. Canım kocam ise banyodan bir türlü çıkamıyor, sanki bizi başbaşa bırakmak istiyordu. Ben de yanındaki koltuğa uzandım, Emrenin o koca sikini izliyordum. Ama cesaretimi bir türlü toplayamıyor, Emreye yanaşamıyordum. Oysa Emrenin beni istediği açıkça belliydi. En sonunda kocam banyodan çıkıp yanımıza geldi. Emre çaktırmadan sikini düzeltmişti kocam görmesin diye, ama halen belli oluyordu.Biraz daha oturduktan sonra ben uykum geldiğini söyleyip yatak odasına geçmiştim. Emrenin o koca yarrağı beni o kadar azdırmıştı ki, kendimi okşuyor, bir yandan da Emrenin beni siktiğini hayal ediyordum. Aradan tahmini 1 saat geçmişti ki, odaya birinin girdiğini duydum, uyuyormuş gibi yapıp yatmaya devam ettim. Aklıma kocamdan başkası gelmedi tabii. Ama yanılmıştım. Emrenin olduğunu fark edince kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor, bir türlü sakinleşemiyordum. Emre yavaşça yatağın içine girip arkama yaslandı. Elleriyle popomu okşadıktan sonra, o odun gibi yarrağını arkama değdirdiğinde, korkudan mı yoksa heyecandan mı bilmiyorum, kendimi bayılacak gibi hissettim. Emre hiç sesini çıkarmıyor, yavaş yavaş ellerini şortumun içine sokuyordu. Amcığım zevkten sırılsıklam olmuştu. Emre bunu fark etmiş olacak ki, hafiften güldüğünü anladım. Ama ben hiç çaktırmıyor, uyuyormuş gibi yapıyordum…Emre bu arada işi ilerletmiş, şortumu aşağıya doğru çekiyordu. Tangamı da aşağıya indirdikten sonra, sikiniamıma sürtmeye başlamıştı. O kadar heyecanlanmıştım ki, kocamı çoktan unutmuştum bile, bu adam nerede, ne yapıyor aklıma bile gelmiyordu. Emre sikinin kafasını arkadan amıma yavaşça sokmaya başlamıştı ki, ben daha fazla dayanamayıp boşaldım. Ama halen yan yatıyor, uyuyor gibi yapıyordum. Zaten bu anlattıklarım dakikalar içinde oluverdi. Neyse, ben boşaldım ama halen içimde yangınlar çıkıyor, beni deli gibi becermesini istiyordum. Emre yarrağını amıma sokarken beni zevkten öldürüyor, o daracık amımı yavaş yavaş genişletiyordu. Yarrağı öyle kalındı ki, içimi tamamen dolduruyordu…Daha fazla dayanamayıp Emreyle konuşup bacaklarımın arasına geçmesini söyledim. Emre beni sırtüstü yatırıp bacaklarımı aralayıp amıma dalıverdi. Öyle güzel sikiyordu ki beni, zevkten inliyor, Emreyi içime bastırıyordum. Emre de taşşaklarını vura vura amıma yerleştiriyordu. Çok geçmeden Emreyle aynı anda boşaldık. İçime öyle bir akıtıyordu ki, çıldırmak üzereydim. Şimdiye kadar kocamla nezaman ilişkiye girsek 1 kereden fazla boşalamıyordum, ama bu sefer başkaydı, Emre hiç içimden çıkarmadan tekrar sikmeye başlamıştı. Girip çıktıkça dölleri amımdan yatağa akıyordu…Birden kocamın bizi izlediğini fark ettim. O an aklıma, daha önce bana anlattıkları gelivermişti, Emreyle beni birlikte sikmek istediği. Kocamı da yanıma çağırıp yarrağını ağzıma aldım. Oysa ağzıma almam için kocam bana yalvarır, ben ise tiskindiğim için çok nadir ağzıma alır, onun gönlünü yapardım. Şimdi kendiliğimden ağzıma almak istiyordum. Emre de öyle güzel sikiyordu ki beni, bana domalmamı söyleyip arkama geçtiğinde yarrağını amıma sokuşunu asla unutamam. Kalçalarımdan tutup taşşaklarını vura vura amıma bastırıyordu o koca yarrağını. Kocam da yatağa yatmış, yarrağını yalatmanın zevkini yaşıyor, biryandan da Emrenin beni nasıl siktiğini sorup beni iyice azdırıyordu. Emre amımı öyle muazzam sikiyordu ki, dayanamayıp üçüncü kez boşalmıştım. Ben bile kendime inanamıyordum, canım hala yarrak yemek istiyordu…Bir süre Emre arkamdan amıma çaktıktan sonra, yatağa sırt üstü yatıp beni kucağına almıştı. Emrenin sikine oturup kalktıkça kendimi kaybediyordum. Kocam da parmağıyla götümün deliğini okşayarak, götüme girmek istediğini söyledi. O anda kocam değil, kaç kişi götümü sikmek istese kabul ederdim. “Tamam gir!” deyince, kocam zaman kaybetmeden götüme sokmaya başlamıştı. Şimdi hem amımdan Emre sikiyor, hem arkamda kocam götümü sikiyordu. Kendimi zevkten bayılcak gibi hissediyordum, iki yarrağın arasında zevk çığlıkları atıyordum. Kocam dayanamayıp götüme boşalınca, Emre de daha fazla kendini tutamadı, amım götüm döl içinde, yarrak yemenin hazzıyla ben de boşaldım. Beni öyle güzel sikmişlerdi ki, 4 kere arka arkaya boşalacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Daha sonra üçümüz banyoya gidip duş aldık. Birer sigara içtikten sonra yatağa geçip uyuduk…Sabah kalktığımda yürüyecek halim bile yoktu, ama o kadar mutluydum ki, herşeye razıydım. Şimdi haftada bir iki kez üçümüz deliler gibi sikişip, yatakta inanılmaz anlar yaşıyoruz. Hayatımdan çok memnunum. Hatta geçmişi hatırlayıp kendime kızıyorum bile, bunu neden daha önce yapmadık, ne kadar salakmışım diye. Bunu iki yarrak yeyince anladım.Evli kadınlar, belki kocanız size böyle birşeyi teklif ettiği halde istemiyor olabilirsiniz, ama inanın bana, kocanız size mutluluğun kapılarını açıyor. Ben bile böyle birşey yapacağım aklımın ucundan geçmezdi. Emre şimdi normal ortamda arkadaşım, yatakta da kocam oluyor ve üçümüz çoooook mutluyuz arkadaşlar. Siz de bu fırsatı geri çevirmeyin, eminim içinizde kocası isteyenler vardır, bu fırsatı kaçırmayın, iki yarrağın tadına siz de bakın, bana teşekkür edeceksiniz!Hepinize saygılarımla.

aman1

aman1
Etrafında oldukca yakısıklı olarak gorulen bşrşydşm .Evli ve arkadaslarımızla ic ice bir hayat yasardık.esimle sex hayatımız muhtesem ver serbesttir.herturlu seyı paylasırdık.ama sadece bana gotten vermezdı bende her seferınde parmaklar bır gun zevk alacagını soylerdim.ama icim yanardı o gote sokamadıgıma.aramızda herseyı ve herkezı acık acık konusurdurduk malum kadınlar cınsel hayatlarını bırbırlerıne acık anlatırlar paylasırlar.nerdeyse etrafımdakı butun kadınların her ayruntılarını nasıl sexten hoslandıklarını bılıyordum.sevısırken onlardan bahseder bızım o yatakta yaptıklarımızı kıyaslardık.esımın kız kardesi evlenmıs mam bekledıgını bulamamıstı .anne babası olmadıgı ıcın butun kardeslere esın bakar onlara anne bende bı nevı baba olmustum.sureklı huzursuzluk vardı .bırcok kere telefonda baldızıma taktıkler verıyor onu hareketlenmesı ıcın yollar arıyorlardıçbende bazı tektıkler verıyordum esıme.ama nafıle bızım enıstede tık yoktu ısten eve evde de nette zaman gecırıyordu.hatta kendımız ozenle secılmıs camasırlar alıp yolladık ılaclar aldık yolladık ama yok.nerdeyse yılda bır gırılen ılıskı acılı ve ızdırap oluyordu.artık bızde baldızda ısı oluruna bıraktık.maddı ve makam olarak ıyı bır pozısyonda hıc olmazsa sosyal olarak hayatını yasıyacaktı.ama ben esime bu kız boyle olmaz bı salaga verecek kendını sıktırecek dıyordum.esim ben olsam coktan vermıstım dedı.senı orospu azgın dedım.sızın aıle sıkılmeyınce rahat duramıyor degılmı dedım ve yapıstım o ufacık gohuslerını yalayıp cıtır gotunu avucladım.hemen egıldı ve benımkını somurmaya basladı.cok ıyı bılıyordu nasıl saha kaldıracagını.tutmasam bosaltacaktı.yatırdım sırtusut basladım pompalamaya bacaklarıyla kavradı belımı ınlıye ınlıye bosaldım.daha nefesımız normale donmeden telefon caldı arıyan baldızdı .gene tertısmıslar tlefonda artık sıkılmek ıstıyorum bende kadınım dıye bagırdıgı duyuluyordu .bosanmaktan bahsedıyordu.bende esıme kalksın gelsın bıraz kafasını dınler rahatlar gezer dolasırız dedım.oda kabul ettı gelıyorum dedı.Ertesı gun ankaradan izmıre ucak ayarladım.yaz daha yenı baslıyor tatılcıler dolmamıstı.esıme ızın alalım kusadasındakı yazlıga gıdelım.denız su gunes herkeze ıyı gelır dedım.havaalanında onu aldıktan sonra eve ugramadan dırek yola koyulduk yol boyunca abla kardesherseyı bırkere bırkere daha konustular .bende dedımkı yol bıtene kadar atıs serbet gıttıgımızde sadece eglenecegız.sıkıntılardan bahsetmıyecegız dedım.azgın karım hemen caktırmadan aletımı sıtı ve aslan kocam ucur bızı dedı.ben anladım gıdınce saglam sıkıs vardı gene.bastım gaza yolu bıtırdım.hemen cıktık eve havuzlu etrafı kapalı vıllamızda cok maceralarımız vardı.anılar canlandı hemen.esyaları odalarımıza cıkardık ben hemen dus alıp havuza gırecegımı soyledım .hanımlar esyaları yerlestıreceklerını sonra katılacaklarını soyledıler.ben soguk bır bıra alıpsuya gırdım jakuzıye gectım bıramı yudumlamaya basladım.kızlarda kapıda gorunduler paryalarını takmıslarbenımkı nın yanında kocaman bellı el degmemıs gohuslerı ıle baldız geldıler.paryalar cıktı suya atladılar ve yuzup oynamaya basladılar.ben 3. bırayı bıtırırken sudan cıkmaya basladılar benım orospu gene tangasını gıymıs kıvıra kıvıra yanıma geldı gırdı jakuzıye baldız normal bıkınısınde ama amının butun caatalı gozukur vazıyette geldı ve elımdekı bırayı alarak dıktı kafasına bıtırdı.oh be artık takmıyacam kafama bırsey hayatıma bakacagım dedı.ben esıme baktım bana goz kırptı.anlasılan sorunlar cozulmustu.baldızda jakuzıye gırdı sakalasmalar hıkayeler gulup eglenıyorduk.ben esıme esım bana opucuklar sarılmalar bı sıkısmıyorduk.ıyıce azmıstım esım bırden bıkınısının ustunu cıkardı bu ne dedı kocamın yanında turbanlı gıbımı gezecegım dedı.bende hemen o memelerıne opucuk kondurup yalamaya basladım.baldız bızı ızlıyorelıylede suyun ıcınde bırseyler yapıyordu.ablam cıkarırsa bende cıkaracagım dedı.ama benımkı olmaz dıye ıtıraz ettı.baldız ıtıraz falan ama yapacak bırsey yoktu kızdı.gunler boyle gecıyor aksamları ve sabahları sıkısmelerımızle oratalıgı ınletıyorduk.kızlar alısverıse cıktılar yenı elbıselere v.s almdılar eve geldıklerınde ben mac ızlıyordum.bunlar posetlerı bosaltıyorlar bana gosterıyorlardı.sonunda esım boyle olmıyacak gıyınelım belkı kafasını mactan kadırır dedı.oldukları yerde soyunup gıyınmeye baslayınca gozler acıldı.benımkı bak goruyormusun cıplak kadına dayanamazdedı ve gulustular.aldılarının hepsı ustelrınde yok gıbıydı kalkıp sıkmemek ıcın zor tutuyordum.elbıselere bıtmıs camasırlara sıra gelmıstı kı artık yeter dedım bak sıkerım bukadarı fazla dedıgımde sık tabı dedımal senın.kalktım yapıstım benımkıne kucagıma aldıgım gıbı yatak odasına gectık ben dırek sıkımı esımın agzına dahadım yagla dedım.basladı somurmaya.soydum yaladım tam sokacak ken esım dur dedı benden daha fazla ıhtıyacı olanlar var.kalk esmanın yanına gıt dedı.ben saskın bakarken bılıyorum yılanı bulsan sıkersın hadı gıt kızın ısını hallet dedı.aynen de oyleydım.cıplak bır vazıyette odaya gıttım kapıdan baktıgımda alınde plastık bır alet amına sokuyordu gozlerı bana yalvarır bır sekılde devam ettı.hemen yanına yaklastım.harıka sısmıs daracık amcıga yumuldum yalamaya basladım.ben yaladıkca daha bastırıyor.agzım sakır sakır vıcık vıcık olmustu bır an heyecanlandıgımı bosalacagımı sandım.esma kacıncı kere bosaldı bılmıyorum .ama o anda sıkmekten vaz gectım bunun hakkını vermem gerekıyordu kız ısını halletmıstı yarak bende oldugu surece daha cok fırsatım olacaktı.kafamı kaldırdım yapıstım dudaklarına sımdılık bukadar yeter ablanın da atesını sondurmek lazım dedım.odaya gectım brnım hanım amını yaglamıstı bıle dırek sıkı daldırdım kaymak gıbı kayıyordu.cokda surmedı ıkımızde bosaldık.uzandık sıgara yaktık.kapıdan baldız gohuslerı acıkta tangasını gıymıs geldı aramıza uzandı.Abla ben bu siki parcalarım dedı.boyle bır bosalma yok dedı.bır elıylede esimin amını parmaklamaya bır yandan da benım sıkımı emmeye basladı…………………

hikaye begenıye ve yoruma gore devam edecektır……

Üç küçüğü milli

Üç küçüğü milli
Üç küçüğü milli yaptım…

Bir gün sabahtan kocamı işe gönderdim. Benim de birkaç parça bir şeyler almak için erkenden çarşıya gitmem gerekiyordu. Ancak orada, o karmaşada arabayı park edecek yer bulamam diye otobüsle gitmeye karar verdim. Evden çıktım ve durağa gittim. Birinci otobüse kalabalık yüzünden binemedim. İkincisine de… Ama üçüncü geldiğinde bu saatte otobüsler demek ki böyle diyerek kalabalığa karışarak ben de itiş kakış bindim.

Sanki özel arabamla gidecekmişim gibi giyindiğime pişman olmuştum bile… Üzerimde ince kumaştan mini dekolte bir elbise, yüksek topuklu iskarpinler, siyah ince külotlu çoraplar… Kapı zar zor kapandığında ben neredeyse otobüsün ortalarına kadar ilerleyebilmiştim.

Ama o kadar kalabalıktı ki… İnsanlar ayakta balık istifi gibi neredeyse üç dört sıra olmuşlardı. Bir süre yol aldıktan sonra, arkamda bacaklarımın arasında bir sertlik hissettim. Sinirle arkama dönüp baktığımda sinirim geçti. Çünkü arkamda bana sırtı dönük bir lise öğrencisi vardı. Elindeki çantasının köşesi benim bacaklarıma değiyordu. Bundan çocuğun bile haberi yoktu.

Az sonra çantanın köşesi otobüsünde sallanmasıyla arkamdan önüme kadar tüm bacak arama sürter olmuştu. Hoşuma gitmeye başlamıştı. Ne de olsa çantanın sahibi dahil kimse farkında değildi olayın… Bir ara çanta tam arka deliğimin hizasında durdu. Ben de kendimi bastırıyordum artık çantaya…

Ancak o an bir şey fark ettim. Otobüs bir duraktan yolcu almak için durmuştu. Ancak çanta hala arkama bastırıyordu. Demek ki yumurcak bunu bilerek yapıyordu. En fazla lise bir öğrencisi bu çocuk sabah sabah beni çantasıyla sırılsıklam yapmıştı.

Otobüs yeniden hareket ettiğinde bu kez sol kalçamda bir el hissettim. Dönüp baktığımda, kalçamı elleyenin çanta sahibi çocuğun yanındaki arkadaşı olduğunu gördüm. Elini ters çevirmiş, kalçamın sol tarafını avuçlamaya çalışıyordu. Çantanın sürtmesiyle ıslanan kadınlığım tepki vermeme engel oldu. Aksine hoşuma gitmişti ellenmek, kalçamı okşayan elin sıcaklığı…

Çok geçmeden kalçamın sağ tarafına da bir el daha yanaştı. Üçüncü arkadaşları da olaya girmişti. Bunlar üç talebe resmen beni elliyor, taciz ediyorlardı. Popomun iki tarafında birer el ve durmadan arkama baskı yapan bir çanta… Hatta çantanın baskısıyla iç çamaşırımın küçük bir parçası kalçalarımın arasına sıkışmıştı.

Gözlerim kaymaya başladı zevkten… Kendimi tutmak için dudaklarımı ısırıyordum. Dayanamayacağımı, yavaş yavaş orgazma yaklaştığımı anlayınca korktum. Orgazm olurken kendimi kaybeder, mutlaka ses çıkarır, en azından yüksek sesle inlerdim. Bunu göze alamazdım. Rezil olmamak için ilk durakta telaşla, insanlara çarpa çarpa kapıya yaklaşıp kendimi otobüsten aşağı attım.

Derin bir nefes alıp kendime gelmeye, üstüme başıma çeki düzen vermeye çalıştım. Aslında ineceğim durağa epey vardı. Tam bir taksi çağıracaktım ki, bir de baktım bizim üç afacan da otobüsten inmişler, koşarak bana doğru geliyorlar. Temiz yüzlü, efendi tipli çocuklardı. Otobüste bana yaptıkları sarkıntılığı bunların yaptığına kimse inanmazdı.

Direkt yanıma geldiler. Meraklanmaya başlamıştım. Ne yapmak istiyordu bunlar böyle? Etrafıma bakındım… Kalabalık… Herkes bir telaş sağa sola koşturup duruyor. Bu kalabalıkta bir zarar veremezler bana… Rahatladım. İçlerinden bir tanesi,

“Merhaba…” dedi. Ben de,

“Merhaba” dedim. “Ne oldu, ne var çocuklar? Az önce bana yaptıklarınız yetmedi mi?” İçlerinden bir tanesi utana sıkıla,

“Şeyy… Özür dileriz.” Durdu, sonra cesaretini toplamış gibi bir nefeste, “Kaç para?” diye sordu.

Mutsuz Orospu

Bu soru karşısında resmen şok olmuştum. Kulaklarıma inanamıyordum. Benim tacizlerine ses çıkarmamamı yanlış yorumlamışlar, beni para karşılığı kendini satan bir fahişe zannetmişlerdi. Önce yüzüm kızardı, tersleyecektim. Ama sonra şeytan engel oldu bunu yapmama… Az önce ellenip taciz edilmem yeterince tahrik etmişti beni… Bacaklarımın arası sırılsıklamdı. Kendimi her şeye hazır hissediyordum. Kendimi çabuk toparlayıp muzurca gülümsedim ve

“Asıl sizin kaç paranız var bakalım? ” dedim. Bunlar hemen aralarında konuşmaya başladı. Sanırım para hesabı yapıyorlardı. Kısa bir görüşme sonrası neticeyi söylediler,

“Elli liramız var…” Gülümsedim. Acemiler, benim gibi bir kadın için yeterli olduğunu düşünüyorlardı herhalde bu paranın… Umurumda değildi zaten söyleyecekleri rakam… Ne söyleseler kabul edecektim…

“İyi tamam o zaman… Nereye gideceğiz?” dedim. Bir tanesinin anne ve babası çalıştığı için evleri akşama kadar boş oluyormuş. Onlara gidebileceğimizi söylediklerinde,

“Haydi o zaman, işimize bakalım, bir an önce gidelim.” dedim. Kendime, yaptığım şeye inanamıyordum. Tamam, kocamdan önce, sonra epey erkekle beraber olmuştum, kocamı boynuzlamıştım. Ama ilk defa bu işi parayla, pazarlıkla yapmak üzereydim. Hem de üç lise öğrencisiyle…

Bir taksiye atlayıp evlerine gittik. Üçü de susup oturdular takside… Heyecanları yüzlerinden belli oluyordu. Hayatlarında bir ilk yaşıyorlardı onlar da… Gittiğimiz çocuğun evi bahçe içinde, güzel bir evdi. İçeriye girdik. Sanki profesyonel bir fahişeymişim gibi davranmaya çalışarak,

“Yatak odası nerede?” diye sordum. Ev sahibi oğlanın gösterdiği odaya girerken, “Siz dışarı çıkın ben çağıracağım” dedim.

Mutsuz Orospu

Aynanın karşısında soyunmaya başladım. Üzerimde sadece külotum kalmıştı. Aynada kendime baktım. Fena değildi. Kendime bakmanın, sporun, rejimin yararlarını görüyordum şimdi… Güzel, biçimli bir kadın vardı aynada… Makyajımı tazeleyip saçımı fırçaladım, yatağa uzandım. Boş gözlerle tavana, etrafa, bu yabancı yatak odasına, eşyalara bakıyor, olanlara inanamıyordum. Resmen fahişelik yapıyordum. Hem de elli liraya… Beş dakika kadar bunları düşündükten sonra dışarıya,

“Biriniz gelsin…” diye seslendim. Çocuklardan biri içeri geldi. Hala üzerinde lacivert ceket, gri pantolon, kravatlı okul kıyafeti vardı. Gülümsedim. “Neden soyunmadın sen bakalım daha?” dedim.

Bunun üzerine çocuk telaşla soyunmaya başladı. Benden çok utanıyordu. Az sonra eliyle heyecandan yarı sertleşmiş sikini kapatmaya çalışarak ayakta duruyordu karşımda… Elimi uzatıp yanıma gelmesini işaret ettim. Geldi. Sikini kapatan elini tutup yanıma çektim. Çırılçıplak yanıma uzandı.

Benimle beraber tavana bakıyordu. Bir kolumun üzerinde doğruldum ve çocuğun göğsünü okşamaya başladım. İşaret parmağımla daireler çiziyordum. Yavaşça elimi erkekliğine götürüp kavradım ve okşamaya başladım hafifçe… Bunu yaparken adını sordum. Sikini okşamamdan aldığı zevkle kıvranarak,

“Ayhan…” dedi. Eğilip dudaklarından öptüm. Kırmızı rujum dudaklarına bulaşmıştı… Tekrar öptüm. Güzeldi dudaklarının tadı…

“Kaç yaşındasın Ayhan?”

“Onaltı…” Bunları konuşurken bir yandan da parmaklarımın arasındaki aleti iyice kalkıyordu.

“Sizin adınız ne?” diye sordu merakla…

“Gül…” dedim. “Peki kaç kızla yattın bugüne kadar?”

“Hiç…” dedi. “Hepimizin ilk olacak…”

Bu hoşuma gitmişti. Üç ufaklık da benimle milli olacaklardı. Onlara muhteşem bir ilk yaşatmaya karar verdim. Dudaklarını iyice somurduktan sonra öpe öpe aşağıya kayıp organına yaklaştım. Çok yavaş hareket ediyordum.

Baş tarafını bir kere yalayıp tadına baktım önce. Fena değildi. Sonra dilimi bir kaç kere gövdesinde gezdirdim. Ardından sadece baş tarafının ön kısmını ağzıma soktum ve emmeye başladım yavaşça. İyice sertleşmişti. Bir yandan da elimle aşağı yukarı yapıyordum.

Mutsuz Orospu

Bu şekilde iki üç dakika emdikten sonra birden ve sert bir şekilde hepsini ağzıma aldım. Dudaklarım kasıklarına yapıştığında elinde olmayarak derin bir

“Oohh…” çekti çocuk… ”Gül ablaa…”

Sonra başımı aşağı yukarı hareket ettirmeye başladım. Tüm gücümle emerek yukarı çıkıyor, baş tarafına geldiğimde dilimi üç dört tur ucunda çeviriyor sonra yine emerek aşağıya kadar iniyordum. Sağ elimle başım yukarıdayken boşta kalan kısımlarını okşuyor, sol elimle de yumurtalıklarını çok hafifçe sıkıp bırakıyordum. Dilime ucundan bir damla sıvı geldiğinde çok yaklaştığını anladım. Kıvranıyordu.

“Ohhh… Abla, ben geliyorum galiba…” dedi.

Aletini ağzımdan çıkarmadan evet anlamında başımı salladım ve sadece erkekliğin baş tarafını emmeye başladım. Dilimi de baş tarafının altında ki o tatlı girintiye getirip usulca yalamaya başladım. Ama sağ elim motor gibi hızlı mastürbasyon yapıyor, sol elimle de yumurtalıklarını okşuyordum. Sanki sağıyordum onu.

Artık dayanamadı ve ilk fışkırması boğazıma çarptı. Dilim başının altında olduğunda her fışkırmasında direk olarak yutuyordum. Beş altı fışkırmadan sonra kısa bir süre daha yaladım ve ağzımdan çıkardım. Tertemizdi… Tamamen emerek yutmuştum onu…

“Hoşuna gitti mi?” diye sorduğumda nefes nefese evet anlamında başını salladı. “Haydi bakalım git ve sıradaki arkadaşını çağır” dedim.

Beş dakika sonra ağzımda başka bir afacan vardı. Üçünü de sırayla aynı şekilde, aynı tarzda ağzıma boşalttım. Ben daha hiç boşalmamış resmen kuduruyordum. Boşalan dışarıya çıkıyordu. Üçüncüyü de boşalttıktan sonra sırtüstü yatıp biraz dinlendim. Elimi külodumun içine attım, parmaklarım su içinde kaldı. İyice azmıştım, kıvranıyordum. Baktım gelen giden yok,

“Neredesiniz çocuklar?” diye seslendiğimde üçü birden odaya geldi. Hepsi çırılçıplaktı. Erkekliklerine baktım. Ayhan boşaldıktan sonra diğerlerine nazaran daha çabuk sertleşmişti. Bacaklarımı açıp ona

“Haydi gel canım…“ dedim. Diğerleri odadan çıkmaya hazırlanırken, “Hayır, çıkmanıza gerek yok. Kalabilirsiniz… Bizi seyredin işte, nasıl yapacağınızı öğrenirsiniz bize bakarak…” dedim gülümseyerek…

Bunu üzerine yatağın yanında durup Ayhan’la ikimizi seyretmeye başladılar. Ayhan beceriksizce içime sokmaya çalışıyor ama hizasına bile getiremiyordu. Canım benim… Elimle yardımcı oldum ona…

Mutsuz Orospu

“Haydi sok şimdi aşkım…” dedim. Birden yüklendi, körpe ama uzunca sikini bir hamlede benim otobüsten beri akan sularımdan kayganlaşmış amıma gömdü. Bu sefer içten gelen bir inleme benim dudaklarımdan döküldü,

“Ohhhh…” diye inleyerek bacaklarımı iyice açıp bacaklarına doladım ve ellerimle de kalçalarını avuçlayıp kendime daha çok bastırmaya başladım. Özellikle kalçalarını içime ittiğinde minik poposunu avuçluyordum. Daha önce bir kere ağzıma boşaldığından iyi dayanıyordu.

Zevkten yarı kapalı gözlerimi açıp baktığımda, diğer oğlanların kalkmış siklerini okşayarak bizi izlediklerini gördüm. Şehvetle parlayan gözlerini kırpmaya korkarak benim sikişmemi izliyorlardı. İlk orgazmımı o anda yaşadım. Bacaklarımı sarıp hırsla kalçalarını kendime çektim. Feryat kopararak boşalmaya başladım.

”Ahhhh… Geliyorum… Ohhh… Çok güzel… Hadi… Sik beni… Pompala… Böyle… İşte böyle…” diye diye kalçalarım inip kalkıyor, yatağı dövüyordu. Ayhan da bana ayak uydurmaya çalışıp zevkten dudaklarını ısırırken o da içime patladı. Kasıklarımı sıkıp gevşeterek içimde sikini sağıyor, aldığı zevki yükseltmeye çalışıyordum.

Döllerini akıtması bitince kalktı ve yerine hemen Murat geçti. Onu da aynı şekilde boşalttıktan sonra Altan aldı sırayı ikinci ve en şiddetli orgazmımı Altan’la, yine bağıra çağıra yaşadım. Nefes nefeseydim. Bir sigara yaktım yatakta… Çocuklara da verdim.

“Ee? İstediğiniz oldu mu? Bir ağzımdan, bir de kadınlığımdan becerdiniz beni…” dedim. Murat,

“Pek değil…” dedi.

“Nasıl yani? Daha ne istiyorsunuz?”

“Arkadan da yapalım… Filmlerde hep görüyoruz. Onu da öğret bize…”

“Peki, yapalım bakalım afacanlar…” dedim gülümseyerek… Sigaramı söndürüp yatağa yüzükoyun yattım. Kalçalarımı havaya kaldırıp iki yana salladım beklentiyle…

“Haydi bakalım kim gelecekse gelsin önce…” dedim. Murat kalktı. “Ama bak, dediklerimi harfi harfine yapacaksın yoksa canım yanar” dedim.

“Tamam…” dedi. Elini tutup önüme geçmesini sağladım. Sikini güzelce, ıslak ıslak yaladım, ıslattım. Sonra arkaya gönderdim onu… Arkama geçip üzerime eğildi. Sağ avucumu dilimle iyice tükürükleyerek uzatıp arkamı da ıslattım ve erkekliğini tutup arkama dayadım. Sonra elimi çektim.

“Şimdi hafifçe bastır…” dedim. Biraz itince canım yandı. İkimiz de nefes nefeseydik ve öbür iki ufaklık heyecanla bizi seyrediyorlardı.

“Dur! Canım yandı. Geri çek biraz…”

“Tamam.”

“Haydi bir daha dene. Ama yavaşça…”

Bu arada kendimi iyice gevşettim ve kalçamı havaya kaldırdım. Yeniden ittiğinde çok canım yandı.

“Ahhhhh dur dur dur. Bekle, sakın itme daha. Çıkarma da ama, o şekilde bekle.”

“Tamam bekliyorum. Durdum.”

Başı girmişti birden. Deliğimin alışmasını bekliyordum. Yaklaşık 30 saniye bu şekilde kaldık. Sonra;

“Tamam yavaşça it şimdi.” Biraz daha ilerledi arkamda.

“Dur canım yanıyor. Biraz geri çek ve yeniden it ama bundan fazla ileri sokma.”

“Tamam Gül Abla, anladım.”

Abla demesine gülesim geldi bir ara. Hem abla diyor hem arkadan beceriyor… Dediğimi yaptı. Sürekli yönlendiriyordum erkeğimi… Sikicimi…

“Tamam şimdi biraz daha sok…”

”Evet yine çek… Islat biraz sikini, buraya kadar yeniden sok…”

”Evet bu şekilde biraz devam et. Ama daha fazla ilerleme.”

”Evet… Böyle işte… Daha fazla ilerlemeden sok çıkar.”

Bu şekilde en az iki üç dakika geçti. İki kez boşaldığından uzun sürüyordu.

“Haydi bakalım şimdi yavaşça hepsini sok.”

“Hepsini birden mi?”

“Evet ama yavaşça… Her an durmanı söyleyebilirim.”

Milim milim dibimi buldu. Kasıkları popomun yanaklarına yapışmıştı artık…

“Ahhh… Offff… Dur, bekle şimdi…. Canım çok yanıyor. Hiç hareket etme.”

İşaret parmağımı büküp acıdan ısırdığımı hatırlıyorum. Çocuk her dediğimi yapıyordu. Bir süre bekledik o şekilde… Sızının azaldığını hissedince popomun yanaklarını sıkıp gevşetmeye başladım.

“Haydi yavaşça sok çıkart şimdi. Ama içimden tamamen çıkarmadan…”

“Tamam.”

Yavaşça dediklerimi yapmaya başladı. Çektiğim acı yerini güzel bir dolgunluk hissine bırakmıştı.

“Güzel mi Murat? İstediğin oldu mu? Memnun musun?”

“Evet evet… Harika bu… Sımsıkı burası… Senin de hoşuna gidiyor mu Gül abla?”

“Evet. Hoşuma gidiyor… Sikin zevk veriyor bana… Hadi, biraz daha hızlanabilirsin şimdi… ”

Murat temposunu daha da yükseltti. Şimdi erkekliği bir piston gibi girip çıkıyordu arkama… İttirdikçe kasıkları kalçalarımı yoğuruyor, eziyordu. Bense popomu iyice havaya dikmiş, sıkıp gevşetiyordum. Sokup çıkarmalarının arasında bu hareketim ufaklığa ekstradan bir zevk veriyordu. Bense acıdan ısırdığım parmağımı artık zevkten emer yalar hale gelmiştim. Orta yaşlı bir kadın, küçük bir çocuğun altında arkadan beceriliyordu…

Sonunda Murat, sertçe dipleyip kaldı öyle. İlk fışkırtmasını içimde bir yerlerimde hissettim, hiç içimden çıkmadan oluk oluk akıtıyordu. Boşalması bitince yavaş yavaş içimden çıktı. Arkamda bir an bir rahatlık hissettim. Ama bu his fazla uzun sürmedi çünkü öbür iki ufaklık da öğrettiğim şekilde, sırayla, beni arkadan yaptılar.

Üçüncü parti de bittikten sonra birer sigara daha yaktık. Ben boşalmıştım ama istediğim gibi olmamıştı. Hep afacanları memnun etmek için, sevişmeyi onlara öğretmek için uğraşmıştım. Sigaram bitince onlara;

“Bugün hep ben sizi memnun ettim. Bir orospu olarak paranızı hak etmek için ne derseniz yaptım. Şimdi de benim istediğim gibi yapacağız bir kere…”

”Hayır, sen orospu değilsin… Bizim Gül ablamızsın sen…” dediler bir ağızdan…

Güldüm. Üçünü de yatağın kenarına oturttum. Yere çömelerek ortada oturanı ağzıma aldım. Diğerlerini de, sağ ve sol elimle kavrayıp sıvazlamaya başladım. Zaman zaman diğerlerini de ağzıma alıyor, beş altı kere ağzıma alıp emdikten sonra hemen diğerine geçiyordum.

Mutsuz Orospu

Erkeklikleri iyice sertleşince, Ayhan’ a yatağa yatmasını söyledim. Yatınca, sol elimle erkekliğinin dibinden tutup kadınlığıma hizaladım ve yavaşça oturmaya başladım. Kasıklarımız birleşene kadar diplediğimde bir süre bekledim. Sonra eğilip miniğimin dudaklarını emmeye başladım. Bir yandan da hafifçe oturup kalkıyordum üzerinde… Az sonra inip kalkmamı durdurup, belimi daha da çukurlaştırıp zaten çıkık olan kalçalarımı daha da açtım. Bizi seyretmekte olan diğerlerine dönüp,

“Murat haydi arkama gel sen de…” dedikten sonra altımdaki Ayhan’ın üzerine bir kurbağa gibi bükülüp, Murat’ ın arkama sokmasını bir kurbanlık koyun edasıyla beklemeye başladım.

Dizlerinin üzerinde arkama yaklaştı. Erkekliğini kaba etlerimde hissedince irkildim ama buna rağmen elimi yandan dolaştırıp penisini yakaladım ve arkama hizaladım.

“Haydi yavaşça sok bakalım.” dedim.

Zaten kısa bir süre önce üçü de arkamdan yaptığı için hala esnekti. Girmesi zor olmayacaktı. Soktuğunda buna rağmen canım yandı. Ama dibimi bulduğunda hemen zevk almaya başladım. Tabii bu arada Ayhan altımda ve içimdeydi. Arkamdaki organ tam içime yerleşip de ilk acısı geçtikten sonra kalçamı hafiften indirip kaldırmaya başladım. Artık hem önümde hem arkamda birer penis vardı. Önümdekini içime alıp çıkarmaya başladığımda, arkamdakine de

“Haydi sen de başla…” dedim. O da sokup çıkarmaya başladı arkama… Müthiş zevk alıyordum. Minikler beni sandviç yapmışlardı. O anda diğerine dönüp önüme diz çöküp ağzıma vermesini söyledim. O da yerini aldığında başımı hafiften sola çevirip, ön ve arkamdan aldığım zevkle, yutarcasına ağzıma aldım. Her üç deliğimde de birer afacan vardı şimdi.

Müthiş bir tempo yakalamıştık. Altımdakini sanki ben beceriyormuşçasına hırsla üzerinde inip kalkıyordum. Arkamdaki ise resmen beni çatır çatır beceriyordu. Ağzımdakini gerçek anlamda somuruyor, emiyor, yalıyor, öpüyordum.

Bu durum ve tempo en az onbeş dakika sürdü. Beynim durmuş, sadece düzülmenin verdiği zevki hissediyordum. Zevk çığlıklarıma engel olamaz hale gelmiştim. Orgazm adım adım geliyordu. Bir anda gözlerim karardı, başım uğuldamaya başladı,

“Geliyorum! Haydi çocuklar! Haydi erkeklerim… Daha hızlı… Geliyorum! Geliyorum!” diye bağırmaya başladığımı hatırlıyorum.

Kendimi altımdakine daha çok bastırıp kalçamı çalkalamaya başladığımda, saç telimden ayak tırnaklarıma kadar zangır zangır titremeye başladım. Korkunç bir orgazm yaşıyordum. O anda altımdaki de boşalmaya başladı. Hemen ardından arkamdaki bir bomba gibi patladı arkama. Benim orgazmımın sonuna doğru ağzımdaki de haykırarak ağzıma patladı. Onu da resmen içip bitirdim son damlasına kadar.

Orgazmın verdiği sarhoşluk üzerimden kalkınca, kalkıp duş aldım, giyindim. Küçük sevgililerimi birer birer dudaklarından öptüm. Ve evden dışarı attım kendimi… Çarşıyı falan boş verip yorgun argın eve döndüm.

Ancak gece uyumaya hazırlanırken aklıma gelen bir şey, küçük bir tebessüm etmeme neden oldu. Nasıl bir fahişeysem… Hayatlarındaki ilk sevişmeyi yaşattığım çocuklardan parayı almayı unutmuştum…

kadının kimyası ..

kadının kimyası ..
Element : Kadin
Sembolu : WO
Atom agirligi : 53,6 kg olarak kabul edilmis olup, 40 kg’ dan 200 kg’a kadar degisik cesitleri de bulunmaktadir.
Bulundugu yerler : Dunya gezegenindeki tum kent ve kirsal alanlarda.
Fiziksel Ozellikleri
1. Yuzeyi renkli film tabakasiyla kaplidir.
2. Degisik sicakliklarda kaynar.
3. Bilinen bir sebep olmaksizin donar.
4. Ozel ilgi gordugunde erir.
5. Dogru olmayan kullanimlarda isirir.
6. Islenmemis metalden siradan maden filizine kadar pek cok halde bulunur.
7. Dogru noktalara basinc uygulandiginda urun verir.

Kimyasal Ozellikleri
1. Altin, gumus, platin ve kiymetli diger taslarla buyuk akrabaligi vardir.
2. Buyuk miktarlarda pahali maddeleri absorblayabilir.
3. Bir belirti gostermeksizin kendiliginden patlayabilir.
4. Sebepsiz yere cikip gidebilir.
5. Likitlerde cozunmez, fakat alkolle doyuruldugunda aktivitesi buyuk oranda artar.
6. Bilinen en guclu servet indirgeyici ajandir.

Genel Kullanim Alanlari
1. Genelde süs olarak.
2. Rahatlatmada buyuk yardimi olabilir.
3. Cok etkili bir temizleme ajani olarak.

Testler
1. Saf numunesi dogal halde bulundugunda rengi parlak pembeye doner
2. Daha iyi bir numunesi ile kiyaslandiginda rengi yesile doner.

Potansiyel Tehlikeleri
1. Tecrubesiz ellerde cok tehlikelidir.

Sikilme Günlüğüm (3)

Sikilme Günlüğüm (3)
Sikilme Günlüğüm (3)

Sabah uyandım. Dün gece yaşananlar halen kafamdan silinmemişti ama artık buna daha fazla kafa yormak istemiyordum. Juli beni duyduysa zaten iş işten geçmişti, yapacak bişey yok artık diye düşündüm. Banyoya girip bir duş aldıktan sonra, altıma iç çamaşırımı ve kısa bir şort, üstüme de sadece bir kolsuz t-shirt giyerek içeri gittim. Mike yoktu ve Juli tek başına kahvaltı yapıyordu. Hiç bişey olmamış gibi “Günaydın” diyerek yanına oturdum, bir kahve aldım. Juli de gayet normal davranıyordu. Dün akşam açılan konu hakkında hiçbir şey söylemedi o da. Gündelik bikaç sohbetten sonra okula gideceğini söyledi ve çıktı.

Bu şekilde günlerimiz geçiyordu. Ben hem kendime yeni bir arkadaş çevresi edinmeye başlamıştım, hem yaşadığım yeni çevreye ayak uydurmaya çalışıyordum. Bir yandan okul hayatı bir yandan da gündelik uğraşlarımla güzel bir hayat düzeni kurmuştum. Mike yine arada sırada bizde gelip kalıyordu ve geceleri Juli’nin odasınında gelen sesleri kıskanır bir şekilde dinlerken, dildom ve parmaklarımla kendimi teselli etmekten başka bişey gelmiyordu elimden. Bu arada, geçen bu sürede, her fırsatta “Mike’ın sikini görebilir miyim acaba” diye planlar da kuruyordum kafamda. O banyoya gittiği zamanlarda kasıtlı olarak sık sık banyonun kapısının önünde geçiyor, telefonla konuştuğumda, banyo kapısını görebileceğim şekilde bir yerde durup konuşuyordum. Belki bir ihtimal, banyodan sonra odaya geçerken, birkaç saniyeliğine dahi olsa onu çıplak görebilmeyi umuyordum. Bu sayede Juli’yi bağırta bağırta siken yarrağın nasıl birşey olduğunu görmeyi çok istiyordum.

Birgün, hayalini kurduğum bu an gerçekleşti. Mike banyoda duş almış, suyun sesi kesileli bikaç dakika geçmiş olmasına rağmen halen dışarı çıkmamıştı. Banyonun kapısını çok net görebilidiğim bir esnada, Juli odasından çıkıp, benim orada durduğumu farketmeksizin banyoya yöneldi ve kapıyı açarak içeri girdi. Tam o sırada Mike, elinde havluyla vücudunu kuruluyor ama henüz tamamen çıplaktı. Vücudunu profilden görüyordum ama gördüğüm manzara müthişti. Gayet düzgün fiziği ve çok abartılı olmayan kaslarıyla bir heykel gibiydi adeta. Bacaklarının arasında ise, sarkık halde duran siki kelimenin tam anlamıyla “sallanıyordu”. İnik haliyle bile çok çekici ve uzun görünen bu sikin kalkmış halini neredeyse tahmin edebiliyor, gözümde canlandırabiliyordum. Kapının hafif aralık kaldığı birkaç saniye boyunca gördüğüm manzarayı hafızama kazıdım ve ne Mike’la ne de Juli’yle o anda göz göze gelmek istemediğim için hemen toparlanıp odama geçtim.

Şu ana kadar yan odadan duyduğum seslerin üzerine, uzun zamandır merakla karşılaşmak istediğim manzarayı nihahet görmüş olmanın mutluğuyla karşı konulmaz bir arzu ve istek hissetmeye başladım içimde. Mike’ın sikini ben de istiyordum. Juli’yi siktiği gibi, beni de bağırta bağırta siksin, beni buraya geldiğim günden beri kendimi teslim ettiğim dildodan artık kurtarsın istiyordum. Gerçek bir yarak tarafından sikilmeyi, hele ki büyük bir yarak tarafından sikilmeyi gerçekten özlemiştim. Oda arkadaşımın sevgili olması filan da umurumda değildi. Bi şekilde, bir yolunu bulmam gerek diye bir düşünceye kaptırdım kendimi.

Aradan geçen bikaç günün ardından, bir Cumartesi akşamı Juli’yle evde oturuyor ve içki içiyorduk. Mike o haftasonu basketbol maçı olduğu için şehir dışındaydı ve eve gelmedi. İçkinin de etkisiyle, sohbetimiz bir süre sonra özel hayatımız, erkek arkadaşlarımız vs. gibi konulara gelmeye başladı. Birden, hiç beklemediğim bir anda Juli “buraya geldiğin ilk günlerde, seni mastürbasyon yaparken duydum, Mike’ı sayıklayarak kendini tatmin ediyordun” dedi. O anda, aradan geçen zaman boyunca bu konu hakkında hiçbirşey de düşünmemiş olmamın etkisiyle dondum kaldım. Hangi günden bahsettiğini tabi ki çok iyi biliyorum, ikimiz de biliyorduk. Ağzımdaki son yudum içki, boğazımda kilitlendi kaldı. Ne diyeceğimi bilemedim. Juli’nin suratına baktığımda, hiç de bunu dert eden bir ifade yoktu ama yine de tedirgindim.

Sonra sözlerine devam etti;
“Merak etme, bunun için sana bişey söyleyecek değilim. Sonuçta hemen hemen her gece yan odanda sevişiyoruz ve senin de bizim seslerimizi duyduğuna neredeyse hiç şüphem yok. Dolayısıyla, buraya geldiğinden beri en çok gördüğün, neredeyse birlikte yaşadığın tek erkek de Mike olduğuna göre, onu düşünerek mastürbasyon yapmanda bi sakınca görmüyorum ben. Yalnız, aklından sakın çıkarma, o benim erkeğim, sakın elimden almaya kalkma” dedi ve güldü.

Bunu söylerken o kadar neşeliydi ki, bir yandan bu durumdan hoşlanmış olduğunu, bir yandan da gerekli mesajı vermiş ve beni tatlı bir dille ikaz etmiş olduğunu hissettim. Onun bu rahatlığı beni de çok rahatlattı çünkü normalde, bugüne kadar Türkiye’de edindiğim arkadaş çevremden biriyle aynı bu durumu yaşasaydım muhtemelen “bana bak orospu, senin saçını başını yolarım, sevgilimin adını dahi ağzına alma bir daha” seviyelerinde bir tartışmanın içinde bulurdum kendimi.

Juli’nin bu rahatlığından istifade ederek, ben de artık “ne olacaksa olsun” diye düşünüp, ki sanıyorum içkinin de verdiği bir özgüven vardı üstümde, anlatmaya başladım;
“Juli, o gün beni duymuş olabileceğinin farkındayım, gerçekten üzgünüm, ama dediğin gibi, buraya geldiğimden beri her gece sizin sesinizi duyuyorum ve kendi ihtiyacımı giderebilmek için şu an için yapabileceğim tek şey, mastürbasyon. O gün de o sözler döküldü ağzımdan, yoksa kötü bi niyetim yok elbette” dedim.

Bunun üzerine sohbetin yönü biraz daha değişti. Juli;
“O gün seni duyduğumu Mike’a da anlattım. Aslına bakarsan her ikimiz de biraz şaşırdık. Bizim bildiğimiz kadarıyla, sizin ülkenizdeki kadınlar, dini faktörlerin de etkisiyle cinsellik konusunda biraz muhafazakarlar. Senden o şekilde sesler çıkararak mastürbasyon yapabileceğini beklemiyordum doğrusu. Her ikimiz için de sürpriz oldu” dedi.

Ben de kendisine bu konularda çok rahat bir ailenin kızı olduğumu, cinsellik konusunda Türkiye hakkındaki önyargılarının tamamen değil, ancak kısmen doğru olduğunu, benim cinsellik konusunda gayet açık fikirli olduğumu, bugüne kadar çok sayıda cinsel deneyimim olduğunu ve bu gibi konuları anlatırken beni hayretle dinledi. Gerçekten de bu insanların ülkemiz hakkındaki önyargıları inanılmaz seviyedeydi. Onların düşüncesine göre, Türkiye’de hiç bir kadın, evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmez, hayatına sadece tek bir erkek girer, cinsellikle ilgili konuşmak bile tabu sayılır vs. vs. Bu konularda benim ne kadar rahat olduğumu gördüğünde şaşkınlığını gizleyemez oldu. Hatta kendisine bisexüel olduğumu söylediğimde, içkisinden büyükçe bir yudum aldı ve “ciddi olamazsın! artık bu kadarını da beklemiyorudum!” diye bağırdı.

Beni tüm şaşkınlığıyla dinleyen Juli;
“Peki, madem öyle sana birşey sormak istiyorum. Bizim Mike’la her zaman hayalini kurduğumuz birşey var. Aramıza başka bir kadın daha alarak, threesome olarak sevişmek istiyoruz. Bunu özellikle Mike çok istiyor gerçi ama, ben de birgün ikinci bir erkek istersem Mike’ın da bunu kabul etmesi şartıyla, aramıza bir kadın almayı kabul ettim. Sen bu eve ilk taşındığında, Mike’le senin hakkında konuştuk ama o zaman tüm bu anlattıklarını bilmediğimiz için, böyle birşeye asla sıcak bakmayacağını ve kabul etmeyeceğini düşünmüştük. Ama şimdi hem anlattıkların, hem de sanırım içkinin etkisiyle, sana bu konuda açılmakta sakınca görmedim nedense. Ne dersin, ilgini çeker mi böyle birşey?” dedi.

Kulaklarıma inanamadım o anda, gecenin ortasında gökyüzünde güneş doğmuş, günümü aydınlanmış, tüm dilek ve arzularım yerine gelmiş gibi hissettim kendimi. Uzun zamandır hayalini kurduğum, ama olabileceğine asla ihtimal vermediğim birşey, kendi kendine gerçekleşiyordu. Ben Mike’ın sikini Juli’nin haberi olmadan nasıl görebilirim diye planlar yaparken, şimdi Juli kendi elleriyle Mike’ı bana sunuyor, onunla sikişebilmem için bana bir bilet veriyodu adeta. Üstelik kendisi de bu işin içinde olacaktı. Bundan daha güzel bir teklif alamazdım herhalde. Eğer çok fazla içki içmiş olsaydım ve sarhoş olsaydım, bu duyduklarımın gerçek olmadığını, sadece bilinçaltımın “duymak istediğim sözler” olarak önüme koyduğu bir sanrı olduğunu düşünebilirdim. Ama hayır, bu kesinlikle gerçekti.

Juli’ye;
“Bu söylediklerine gerçekten çok şaşırdım inan, ve beni yanlış anlamanı istemem ama, bunu ne kadar çok istediğimi tahmin bile edemezsin. Tabi ki çok isterim” dedim.

Juli birden ayağa kalktı, telefonunu aldı, aradığı kişinin Mike olduğuna hiç şüphem yoktu. “Selam tatlım, nasılsın, bak sana ne diyeceğim, seninle konuştuğumuz konu vardı ya, evet o, ben o işi hallettim, tamam, ne zaman, tamam o zaman, yarın gece görüşürüz, seni seviyorum koca adam” dedi ve kapattı. Bu konuşmadan anladığım kadarıyla, bu akşam benimle bu konuşmayı yapmak için zaten önceden plan yapmışlar ve planları da istedikleri şekilde yürümüştü. Bana dönerek, “madem öyle küçük hanım, yarın akşam Mike burada olucak. Hep birlikte, unutulmaz bir gece geçirelim tatlım” dedi ve gülümseyerek mutfağa gitti.

Bir an için, odada yalnız kalınca, geçen 5 dakika içinde yaşanan ve konuşulanları düşündüm. Olanlara ve bundan sonra olabileceklere inanamadım. Az sonra Juli geri geldi. Şu ana kadar çaprazımdaki koltukta oturuyorken, şimdi benim oturduğum koltukta yanıma oturdu, yüzü bana dönük bi şekilde bağdaş kurdu. Bacakları bacaklarıma değiyordu, eliyle elimi tuttu ve devam etti;

“Peki, anlat bakalım bana, Mike’ı düşünerek mastürbasyon yapmak güzelmiydi, kendini sadece Mike’la sevişirken mi hayal ediyordun yoksa ben de var mıydım yanınızda, anlat bana” dedi. Sesi kısık, her kelimesinde yüzü bana biraz daha yaklaşarak konuşuyordu benimle. Eliyle tuttuğu elimi, kendi bacağının üzerine götürdü ve bacağının okşayacağım şekilde hareket ettirmeye başladı. Gözlerine bakmak için yüzümü ona döndüğümde, git gide bana yaklaşan dudakları benim dudaklarımla birleşti. Küçük küçük öpücükler konuduruyordu dudaklarıma ve bir yandan da eliyle onu okşamam için bacaklarının üzerinde gezdiriyordu elimi.

Hiçbirşey söylemedim. Onun hareketlerine karşılık vermeye çalışıyordum. Juli’nin nefes alışı gittikçe hızlanıyor, içinde bu bulunduğumuz bu durumdan ve az önceki konuşmalarımızdan onun da oldukça etkilendiğini fark ettiriyordu. Ben de en az onun kadar heycanlıydım aslında. İkimiz de gözlerimizi kapatmış, hafif nemli dudaklarımızı birbirimizin dudakları üzerinde gezdirip, sakin ve yavaşça öpüşüyorduk. Juli’nin ellerini belimde hissettim. Belimden kavramış, bütün vücuduyla kendini bana yaklaştırmaya çalışıyordu. Bir süre sonra, koltukta iyice yana ve aşağıya kaymış durumdaydım. Juli de neredeyse tamamen üstümde duruyor konumdaydı. Elleriyle önce göğüslerime doğru uzandı. Sütyen giymeden sadece üzerime geçirdiğim t-shirt’ün üstünden, sertleşmiş meme uçlarıma dokunuyor, göğüslerimin üzerinde elleriyle yuvarlak hareletler çizerek onlara doknuyor, okşuyordu.

Ben de artık iyice anın akışına bıraktım kendimi. Ellerimi Juli’nin boynuna dolayıp, tamamen üstüme çıkması için kendime doğru çektim. Sağ bacağımı koltuktan aşağıya indirip, sol bacağımı da koltuğun üst kısmına koyarak iyice bacaklarımın arasına girmesini sağladım. Masum ve yavaş öpüşmelerimiz yerini gittikçe sertleşen iştahlı öpüşmelere bıraktı. Birbirimizin dudaklarını emiyor, ısırıyorduk. Ben de ellerimi Juli’nin kalçalarına doğru kaydırdım. Üstündeki şortun içine elimi kaydırdım. İçinde iç çamaşırı yoktu ve avuçlarımla kalçalarını kavrıyordum. Kendime gittikçe daha fazla bastırarak, vücudunun tüm ağırlığını amımın üstünde hissetmek istiyordum. Juli de benim hareketlerime karşılık verip, üstümde ileri geri hareketler yapmaya başladı. Adeta beni sikiyormuş gibi, yavaş ve sakin bir şekilde hareket ediyordu üstümde.

Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra, Juli birden doğruldu, tek hamlede üstündeki t-shirt’ü çıkarttı. Benimkine kıyasla oldukça büyük olan göğüsleri, gözlerimin önündeydi. Yine ani bir hareketle üzerime doğru eğildi ve göğüslerini yalayabileceğim şekilde ağzımın önüne getirdi. Gerçekten büyük göğüsleri vardı. Uçları, aynı benim göğüs uçlarım gibi sertleşmiş, her biri onları yalamam için bekliyor gibiydi. Sırayla önce birini, sonra diğerini dilimin ucuyla yalamaya başladım. Bu arada ellerim hala kalçasının üzerindeydi ve ellerimle uzanabildiğim kadar arkaya uzanıp, Juli’nin göt deliğine ve amına dokunmaya çalışıyordum ama elim yetişmiyordu. Ben göğüsleriyle ilgilendiğim esnada, Juli de elini benim şortuma götürüp, onu çıkarmaya çalışıyordu.

Kısa bir süre sonra, her ikimiz de çıplak kalmıştık. Juli, benden biraz daha uzun boylu, göğüsleri benimkinden kesinlikle daha büyük, yuvarlak kalçalı, benim kadar olmasa da ince belli sayılabilecek, beyaz tenli bir kadındı. Amının üstündeki tüyler kasıtlı olarak uzatılmış, ama üst kısımda kenarlarından çok düzgün bir şekilde traşlanmıştı. Amının dudaklarının kenarı ise pırıl pırıldı. Koltuğun üzerine oturdu ve bacaklarını yukarı çekip koltuğun kenarlarına dayadı. Gördüğüm manzara karşısında, hiç düşünmeden, yere, halının üzerine diz çöktüm. Bacaklarının iç kısımlarını yalayarak ve öperek, amına doğru yaklaşmaya başladım. Kendi amımı göremiyordum ama hissedebildiğim kadarıyla fazlasıyla ıslaktı. Juli’nin de benden bir farkı yoktu. Amının ıslaklığı, odanın tavanında yanan ışığın etkisiyle parlıyordu. Yüzümü amının üstüne kadar getirip, dilimle önce amının çevresini yalamaya başladım. Juli, inlemeye başlamıştı altımda. Daha henüz amına değmemiştim bile ama fazlasıyla tahrik olduğu ve zevk aldığı her halinde belli oluyordu.

Ona daha fazla işkence etmek istemediğim için, amını yalamaya başladım. Uzun zamandır bir kadınla birlikte olmuyordum ve bu tadı, bu kokuyu özlemiş olduğumu farkettim. Dilimle amının her tarafını, eksiksiz bir şekilde yalamaya çalışıyordum. Bir yandan da ellerimi Juli’nin vücuduna doğru kaldırmış, ellerimle kavrayamadığım kadar büyük olan göğüslerini okşuyor, onları sıkıyordum. Juli, her iki elini kafasının arkasında birleştirmiş, her anın, dilimin her dokunuşunun tadını çıkarmaya çalışıyordu. Bir süre sonra biraz daha hızlı hareketlerle Juli’nin amını yalamaya hatta dilimi amının içine sokmaya başladım. İşte o anda, Juli’den gelen sesler de yükselmeye başladı. Bu kadar kısa sürede, sadece onu yalamamla orgazm olabilir miydi acaba diye düşündüm kendi kendime.

Derken, Juli bacaklarını kapatarak doğruldu koltuktan, ellerimden tutup beni ayağa kaldırdı ve koltuğun üstünde domalttı. Elleriyle sırtımı, belimi ve kalçalarımı okşayarak arkama geçti. Bu sefer, aynı benim az önce dizlerimin üstünde durduğum gibi, o arkdamda diz çöktü. “Harika bir amın var, Mike bunu çok sevecek” diyerek yüzünü amıma yasladı. Diliyle, zaten sırıl sıklam olmuş amımı yalarken, burnu da zaman zaman göt deliğime değiyordu. O kadar iştahla yalıyordu ki beni, domalmış halde kıvranmaya başladım koltuğun üstünde. Elleriyle her iki kalçamı tutmuş, onları ayırarak yalıyordu ve arada sırada yukarı çıkıp götümün üstünde gezdiriyordu dilini.

Birden durdu Juli, elleriyle kalçamı ayırmış durumda, götüme baktığını farkettim. Göz göze geldiğimizde, “söylesene, anal seksten hoşlanır mısın” diye sordu. “Evet, çok severim” dedim kendisine. Bana Mike’ın göt sikmeyi çok istediğini, ama Juli’nin bunu yapamadığını, normalde daha önce göt siktirmek konusunda deneyimleri olmasına rağmen, Mike’ın sikinin boyutları yüzünden bunun mümkün olmadığını anlattı bana. İşte o anda bir kez daha anladım ki, Mike gerçekten iri bir sike sahipti. Bana “ben bugüne kadar onu arka deliğimden içeri sokamadım, ama eğer yarın gece bunu sen başarabilirsen, Mike sana tapacaktır. Yine de çok ümitlenme, onu bu küçük götüne alabileceğine çok ihtimal vermiyorum” dedi ve gülümseyerek yalamaya devam etti göt deliğimi.

O anda aklıma odamdaki dildo geldi. Dildom oldukça büyüktü bana kalırsa ama Mike’ın ondan bile büyük olma ihtimali var mıydı acaba? Banyoda, henüz kalkmamış sikini gördüğümde, kalkmış halinin büyük olacağı hissine kapılmıştım ama ne kadar büyük olabilirdi ki? Eğer öyle değilse, ve o dildoyu da başından taşaklarına kadar götüme sokabildiğime göre, yarın gece Mike’ın bana tapmasını sağlayabilirdim gerçekten. Bunları sadece kafamdan geçirdim ama Juli’ye de bişey söylemedim.

O gece bir süre daha Juli’yle sevişmeye devam ettik. Her ikimiz de, sadece birbirimizi yalayarak ve parmaklarımızla defalarca boşaldık. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum ama, ikimiz de tamamen çıplak vaziyette, vücudumuz birbirine karışmış bir pozisyonda, uyuya kalmışız. Gece bir ara uyandığımda, Juli’nin altından usulca kayarak kalktım ve mutfağa gittim. Bir bardak su içtikten sonra odamda yatmaya karar verdim. Juli’yi de uyandırmak istedim ama her ne kadar seslendiysem de uyanmak istemedi. Üzerine bir örtü örterek odama gittim.

Juli’nin bu kadar rahat bir kadın olması, erkek arkadaşını bile benimle paylaşabileceğini bilmek ve onunla uzun süre ev arkadaşı olarak birlikte olacağımı bilmek beni çok mutlu etmişti. Yarın gece olacaklar içinse, şimdiden heyecanlanmaya başlamıştım. Bir an önce yeni güne uyanmak ve Mike’ın geleceği saati beklemek için can atıyordum. Aklımın ucundan geçen türlü düşüncelerle uykuya daldım…

Üçüncü bölüm de burada son buluyor. Devamı gelicek. Takip edin 😉

BBC-Tiryakisi

webmaster forum play casino canlı bahis illegal bahis illegal bahis kaçak bahis canlı bahis güvenilir bahis sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan sakarya escort bayan bursa escort kocaeli escort bursa escort eskişehir escort bursa escort mersin escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort