Yalayınca dayanamadım götünden sabaha kadar siktim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evde baş başa kalmıştık yaşça benden büyük olduğu yolds.
com için onunla evde bıraktırlar beni bende tabi kabul ettim ben banyo yapacağımı söyleyip banyoya gittim kapısınıda aralık bıraktım buhar yapmasın diye sonra aldım elime aletimi banyoda asılmaya başladım onu hayal ederek oda kapıdan beni dikizliyordu fark ettim devam ettim sonra yatağıma gittim uyuma numarası yaparken geldi aletimi eline aldı dayanamadım kaltım yapıstım dudaklarına sonra yalayıp götünden siktim

konak escort Ben kuzenıme banyoya gırecem tama dedı ben banyo gırdım kapıyı kıtlememmıstım bende ıcerıde kendımden gecmıstım 31 cekıyordum kuzenı hayal ederek ben hıc bır seyın farkında deyıldım oo dk icerısınde demek kı hafıfden kapıyı acmıs benı ızlıyor bende hıc dıkat etmedım daha sonra kuzenım ben yatıyorum dedı ve kendı yatak odasına gectıbede tamam dedım ve bende o zman yatıyorunm izmir escort dedım ve bende gectım kendı yatk odama aradan 1 saat gecmıstı galıba benım sikim kalkmıs bır sekılde deydı aldan bırazda bılerek ıc camasırı gıymemıstım bır anda kapının hafıfden acıldıgını fark ettım ama ben yatıyormus gıbı yaptım hafıf ten kuzenım ellerını sıkımın

ustunde gezdıyordu ben yınde pek oraalı olmadım ama bır yandan da tepkı vememk ıcın kendımı yıyor dum daha sonra alsancak escort benım sortumu hafıften ındırmeye baslıyordu kı ben uyanmıs numarası yaptım ne yapıyorsun abla dedım sen benım bır yandan ablam sayılırsın dıyerek bıraz da kızmıs gıbı yaptım o da ban bır sey olmaz gel buraya senınle sevısmek ıstıyorum dedı banyoda ızledım senı canım cektı senı işte gel buraya bır anda baktım gecelıgını ustunden cıkardı karsımda cıplak bır vazıyetde duruyordu ben de artık dayanamadım bende soyundum bende kulagna hafıden fısıldadım bende bunu beklıyordum hep dedım ona sasırdı bıraz ama iş işden gecmıstı artık bız sevısmeye basldık önce oo benım sıkımı yalamay basladı 15 dk sonra agzına bosaldım daha snra ben onun amını yalamya basladım

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Fantezilerimizi gerçekleştirdikçe uzaklaştık

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben evliliği mutlu giden bir kadındım evde her seks yolds.
com denerdik filim izler pozisyonları denerdik tam fantezi manyağı olmuştuk filimlerdeki gibi yapar onlar gibi yalardık ama zamanla sıkmaya başladı bu sefer gerçek kişiler kullanmaya başladık zenci bulduk eve getirdik zenci fena sikiyordu ve geç boşalıyordu filimlerdeki gibi sikiyordu bizimkide kıskanıyordu ama adam yarağa izmir escort doyuruyordu beni bizimki iyice bozulmuştu sonra ayrıldık zaten

tabi yetmedi porno filmleri bakmaya basladik ve begendigin alet cikarsa yala diyordu bir sürede böyle devam etti.
bir süre böyle devam eden fantezilerimiz artik cevremizdekilere kadar dayanmisti komsu filan yani.

bir gün carsida alsancak escort eski esim is arkadasi zenci bir adami gördü sohbet ettiler aksam tabi düsüneceginiz gibi yatakta fantezimiz zenci oldu.
bir süre sirf zenciyi konusuyorduk baska birsey degil nasil olurdu nasil yalardin arkadan istermiydin filan.

bir aksam misafir gelecek dedi ve isi buca escort son noktaya getirmek niyetindeydi.
arkadasini eve cagirmis bende olacaklari hissetmisdim.
oturduk yemek filan sonra icmeye basladik bayagi cakir keyif olmustuk ki baklayi agzindan kacirdi adamda hosdu ne olursa olsun dedim.

ickininde verdigi cesaretnen sabaha kadar inanilmaz saatler yasadim.
performansi müthisdi zencinin.
herkes mutluydu özelikle eski esim.
ama bir süre sonra artik onda daha cok bagiriyordun daha istekli yaliyyordun gibi kiskanmalar basladi.
sabah kavga ediyordu kiskaniyordu aksamda grup yapmamizi istiyordu degisik ciftlernen.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hapishane Arkadaşım (3)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hapishane Arkadaşım (3)
Karımın çıplak vücudunun tüm hatlarını meydanda bırakıyordu elbisesinin kumaşı… Kolları, omuzları ve kütür kütür memelerinin önemli bir kısmı zaten meydandaydı. Eteği de, kalçalarını ancak örtüyordu. Ayakları çıplaktı. Yüzünde şeytani bir ifadeyle baktı bana.
Odadan beraberce çıktık. Sessizce mutfağa dalıp, servis penceresinden salona baktım. Hakan, televizyonun karşısındaki büyük deri kanepede oturuyordu. Beyaz bir şort giymişti. Bunu o gün mağazadan almıştı.
Bunun dışında çıplaktı. Dev gibi vücudunun esmer rengi ve kollarıyla bacaklarını olduğu gibi tüm göğsünü ve omuzlarını da kaplayan simsiyah kıllar nedeniyle, tıpkı onu ilk çıplak gördüğümdeki gibi, adeta bir hayvana benziyordu.
Sonra karım da girdi görüş alanımın içine. İlk gözüme çarpan, yüzündeki müthiş ifade oldu. Hakan’ın görüntüsünden dehşetli etkilenmiş olduğunu anladım o anda. Doğruca bara yürüyüp, iki büyük bardak viski hazırladı, sonra da gelip Hakan’ın oturduğu kanepenin öbür ucuna oturdu ve bardaklardan birini ona verdi.
Hakan’ın yüzünün yine allak bullak olduğunu görüyordum. Gül’ün görüntüsü, yine aklını başından almıştı. Üstelik biraz önce onun sikişirken çıkardığı sesleri de dinlemişti. Şortunun önünde, giderek büyüyen bir kabarıklık belirmeye başlamıştı bile.
“Semih nerede..?“ diye sordu karıma.
“Yukarda uyuyor…”
“Yoruldu galiba…”
Hafifçe gülümsüyordu Hakan. Ama bu öyle tatlı, ya da şirin bir gülümseme değildi. Neden yorulduğumu düşündüğünü anlamamak mümkün değildi, yüzündeki ifadeden.
“Bilmem…” dedi Gül, “Yoruldu herhalde…”
“Doğruyu söylemek gerekirse, gerçekten şanslı bir erkek Semih…”
“Öyle mi..?“
“Öyle tabii… Çok güzel bir kadınsın…”
“Teşekkür ederim…” dedi karım, bardağını ona doğru kaldırırken.
İçkilerinden birer yudum aldılar. Gül, kanepede hafifçe yan dönmüş, yüzü Hakan’a dönük oturuyordu. Eteği otururken öyle bir sıyrılmıştı ki, bacakları, kalçalarına kadar meydandaydı. Sonra daha da müthiş bir şey yaptı ve ayaklarını kanepenin üstüne, Hakan’la arasına alıp, yüzünü tümüyle ona döndü. Şimdi tam amını görüyor olmalıydı Hakan. Bunu, onun iyice kızarıp kasılan yüzünden anlıyordum.
Ama asıl gösterge, Hakan’ın şortunun önünde meydana gelen muhteşem kabarıklıktı. Kısa bir süre önce, sikişirken çıkardığı seslerini duyup muhtemelen otuzbir çektiği, akıl almaz kışkırtıcılıktaki kadın şimdi yanı başında, elini uzattığında dokunabileceği kadar yakınında oturuyordu ve bu yetmiyormuş gibi, akıl almaz güzellikteki bacaklarıyla amını, gözüne sokmuştu. Siki kalkmayacaktı da ne olacaktı yani. Elindeki viski bardağını kafasına dikiverdi birden.
Gül, amını ona daha da çok göstererek ayaklarını yere indirdi ve elindeki boş bardağı alıp yeniden bara doğru yürüdü. Ayak parmaklarının ucuna basıyordu. Kalçaları, inanılmaz bir şekilde çalkalanıyordu. Dolu bardakla geri gelirken de, Hakan gözlerini, attığı her adımda hafif hafif sallanan memelerinden ayıramaz olmuştu. Sonra yine, aynı biçimde oturdu yerine. Hakan da, eline aldığı dolu bardaktan kocaman bir yudum daha aldı.
“Hiç aldattığın oluyor mu..?“ diye sordu karıma sonra da.
“Anlamadım… Kimi aldattığım oluyor mu..?”
“Kocanı… Yani Semih’i demek istiyorum…”
“Pardon ama, neden merak ettin bunu..?“
“Hiç… Yani, merak ettim işte öyle…”
“Öyle mi..? Yoksa başka bir amacın mı var..?“
Hakan biraz sıkışmış görünüyordu. Ne diyeceğini şaşırmış bir hali vardı. Aslında bu soruyu birden bire sormasının tek bir nedeni olduğunu, karım da biliyordu o da. Ama, sanki biraz cesareti kırılmış gibiydi. Ama bunun nedeni, kesinlikle biliyordum ki, Gül’ün benim karım olmasıydı. Suçluluk duygusuyla mücadele ediyor olmalıydı Hakan. Yoksa karım hakkındaki gerçek düşüncesinin ne olduğu gayet açıktı. Bunun en büyük kanıtı da, şortunun önündeki koca çadırdı tabii.
“Bence böyle bir şey sorarken asıl amacın başkaydı…” diye onu sıkıştırmayı sürdürdü Gül.
“Nasıl yani..?“
“Ne kadardır cezaevindesin sen..?”
“Aralıksız üç yıldır…”
“Ve bu süre içinde hep tek başınaydın değil mi..? Yani eğer porno dergilerini saymazsak tabii…”
Sesi çıkmadı Hakan’ın. Ama iyice heyecanlanmış olduğunu görebiliyordum. Elindeki viski bardağını yeniden ağzına götürüp, kocaman bir yudum daha aldı. Gül ise konuşmayı sürdürüyordu.
“Bunlar, kocamı aldatıp aldatmadığımı sormanın başka, daha gerçek bir nedeni olduğunu düşündürüyor bana… Ne dersin…?“
Hala susuyordu Hakan. Karım onun gözlerinin içine baka baka, dizlerini hafifçe araladı. Tanrım, şimdi doğrudan onun güzelim amının içine bakıyor olmalıydı Hakan.
“Kaldı ki, böyle düşünmeme neden olacak başka şeyler de oldu bugün…” diye sürdürdü Gül.
“Ne gibi yani..?“
“Beni gördüğün ilk andan beri, gözlerini üstümden ayırmadın… Bütün gün boyunca, her yerimi, gözlerinle didik didik ettin mesela…”
“Ama…”
“Ama ne..? Yapmadın mı..?“
“Belki ama…”
“Belki mi..? Her an bana bakıyordun… Hem de ne biçim bakıyordun… Saldırgan gözlerle… Kendimi, ırzıma geçilmiş gibi hissettim sürekli… Şimdi de aynen öyle bakıyorsun bana… Aklından tek bir şey geçtiği belli… Bunu yapıp yapamayacağını anlamak için de, tutup anlamlı sorular soruyorsun bana…”
Bardağın dibinde kalan viskiyi olduğu gibi kafasına dikti Hakan. Sonra gözlerini, yeniden karımın üstünde dolaştırmaya başladı. Arkasına yaslanmıştı. Bacakları birbirinden aralık oturuyordu ve siki, neredeyse şortunu yırtmak üzereydi. Burun deliklerinin kabardığını görebiliyordum. Tepeden tırnağa sik kesilmiş gibiydi.
“Sesini çıkarmıyorsun… Bu itiraf demek… Ama aslında itiraf etmene bile gerek yok biliyor musun..? Söylediklerimin ne kadar doğru olduğunun kanıtı, gözlerimin önünde duruyor zaten… Hem de sıradan değil, bayağı büyük bir kanıt bu… Offf hem de çok büyük…”
Karımın bu sözlerle birlikte, sağ ayağını yavaşça Hakan’a uzattığını gördüm. Büyülenmiş gibi onu, daha doğrusu onun yaklaşmakta olan çıplak ayağını seyrediyordu cezaevi arkadaşım.
Gerçekten de, müthiş sik kaldırıcı bir manzaraydı bu. Göğsündeki kapkara kılların gizlediği kaslarının gerildiğini görebiliyordum. Sonunda Gül’ün ayağı biraz havalandı ve biçimli ayak parmakları, Hakan’ın sikine değmeye başladı. Çok hafif bir temastı bu. Ama yine de, Hakan’ın tüm vücudunun titremesine neden olmuştu.
“Niye açık açık söylemiyorsun..?“ diye sordu karım, “Hadi söyle…”
Ayağı şimdi, hafif hareketlerle Hakan’ın siki üstünde dolaşmaya başlamıştı bile. Bacaklarını da, iyice aralamıştı şimdi. Artık olduğu gibi meydandaydı amı.
“Hadi söyle beni sikmek istediğini…” diye sürdürdü Gül, “Beni sikmek istiyorsun değil mi..? Ohhhh söyle hadi…”
Hakan’ın vücudunun sarsıldığını gördüm. Şortunun önü, bir anda sırılsıklam kesildi. Tanrım belini getirmişti. Bu kadar tahrik olmaya dayanamamış ve belini getirmişti. Bu beklenmedik gelişme, karımın da aklını başından almıştı bu arada.
“Ohhhh belin geldi…” diye inledi, “Yalnızca ayağımla dokunduğumda bile, belini getirdin… Ama anlamıyorum bir türlü… Eline beni sikmek için böyle bir fırsat geçmişken ne bekliyorsun..? Söyle bana, ne bekliyorsun..?”
Birden doğrulduğunu gördüm Hakan’ın. Karıma sokuldu. Sol eli, bir şimşek hızıyla bacaklarının arasına girdi de parmakları bir anda hedefine ulaşıverdi. Gül’ün amını avuçlamıştı. Daha da sokuldu ve bir anda öpüşmeye başladılar. İp kopmuştu.
Kollarını Hakan’ın boynuna dolamıştı karım. Birbirlerinin ağızlarını yemek istermiş gibi, hırsla öpüşüyor, emişiyorlardı. Dillerinin birbiriyle boğuşurken çıkardığı şakırtılı sesleri, ben bile duyabiliyordum.
Bir eliyle de, Gül’ün güzelim memelerini mıncıklamaya başlamıştı Hakan. Tümüyle kendini bırakmıştı karım. Sonra ellerinden birini onun boynundan çekip, sikine götürdü. Beyaz şortun altındaki sik, hala kocamandı.
“Offf ne kadar büyük sikin…” diye inledi, ağzını Hakan’ınkinden kurtararak.
Sesi zevkten boğuklaşmıştı. Sonra öbür elini de getirip, aceleci parmaklarıyla adamın şortunun önünü açmaya koyuldu. Bunu başardığında da, sağ elini içeri sokup, o kocaman siki dışarı çekti. Gözleri büyümüştü. Doğrusu ben de, ondan farklı bir durumda değildim. Gerçi Hakan’ın sikini daha önce de görmüştüm ama o zaman inikti.
Şimdi karımın elindeki ise inanılmaz büyüklükte, kelimenin tam anlamıyla bir erkeklik abidesiydi. En az yirmibeş santim olmalıydı. İnanılmayacak kadar da kalındı. Vücudunun başka yerlerinden daha koyu renkte, neredeyse kapkara ve alabildiğine kıllıydı. Morarmış başı, dev bir mantara benziyordu. Gül’ün onu en dibinden kavrayan beyaz eli, bir çocuğunki gibi, küçücük kalmıştı.
Sonra müthiş bir şey oldu ve Hakan’ın sikinden, uzun, beyaz bir bel sütunu fışkırıverdi havaya ve küçük bir kavis çizip karımı, tam yüzünün ortasından vurdu.
Zavallı arkadaşım o kadar abazandı ki, kendini tutamamıştı. Ama elindeki sikin birden fışkırmaya başlaması ve yüzüne gelen beller, Gül’ün de, kontrolünü tümüyle yitirmesine neden olmuştu bu. İnlemeye başlamıştı. Tüm vücudu sarsılıyordu. Tanrım, o da belini getiriyordu.
Ama kendini daha çabuk toplayan yine de karım oldu. Bir süre elindeki siki hayran hayran seyretti, sonra da, ağzını açıp Hakan’ın kucağına eğildi. Dudakları, bir anda, sertliğinden en küçük bir şey bile kaybetmemiş olan o kocaman sikin başına yapışıverdi. Sonra onu ağzından çıkarıp, başını yalamaya, her yerine bulaşmış olan erkeklik sıvılarını temizlemeye koyuldu.
Hakan’ın yüzünün zevkle çarpılmış olduğunu görebiliyordum. Sağ elini getirip, parmaklarını karımın saçları arasına geçirmişti. Kalçaları küçük hareketlerle kanepeden kalkıyor, sikini aklını başından alan o güzelim ağza sokmaya çalışıyordu. Birden, naraya benzeyen bir ses çıktı ağzından.
Yine fışkırtıyordu. Tohumları bu sefer Gül’ün ağzına doluyordu. Gözlerimi, karımın gırtlağından alamıyordum. Hızla oynuyordu. Tüm gücüyle, ağzına dolan belleri yutmaya çalışıyor ve bir taraftan da, sarsıla sarsıla belini getirmekteydi o da. Sonunda, biraz sakinleştiler.
Ama fazla uzun sürmedi bu durum. Önce karım doğrulup, başını Hakan’ın kucağından çekti. Bütün yüzü, ve ağzının çevresi, bel içinde, pırıl pırıl parlıyordu. Manzara öylesine tahrik ediciydi ki, sikim çatlayacak hale gelmişti.
Sonra Hakan hareketlendi. Gül’ü omuzlarından itip, arkasına yaslanmasını sağladı önce. Peşinden de, kendi eğilip, başını onun kasıklarına gömüverdi. Önce seyrederken içine düştüğü, sonra avuçlayıp mıncıkladığı o güzelim am, şimdi ağzının altındaydı. Yalamaya başladı. Şapırtılı sesler çıkarıyor, karımın amını sanki yiyordu.
Rahatlamak için şortumu indirip, sikimi dışarı çıkardım. Biraz okşayacak olsam belimin geleceğinin farkındaydım. Seyrettiklerim, beni inanılmaz oranda tahrik etmişti. Gül’ün beli bükülmüştü. Zevkle inlediğini duyuyordum.
Hakan, gerçekten amını yiyordu sanki. Ayaklarını onun sırtına dayamış, kendini tümüyle amının içinde dolaşan dile bırakmıştı karım. Birden sarsıla sarsıla belini getirmeye başladı. Sonra da bir daha ve bir daha.
Durup doğruldu Hakan. Sonra ayağa kalkıp, tek harekette şortunu indirdi. Şimdi tüm haşmetiyle meydana çıkmıştı siki. Tanrım, sanki bir doğa harikasıydı karımın karşısındaki. Az öncekinden çok daha büyük görünüyordu. Taşakları da kocamandı. Kapkara ve kıllı birer torba gibi sallanıyorlardı bacaklarının arasında. Gül, büyülenmiş gibi seyrediyordu onu.
“Sik beni…” diye fısıldadı sonra da, “Ohhhh hadi sik beni… Sok sikini bana hadi… Ohhhh sok n’olur…”
*** Devam ***

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ap maceran :)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ap maceran 🙂
merhabalar, size 17 yaşımda yaşadığım anılarımı anlatacağım. ben yaz tatilinde babamın dükkanında takılırm beyaz eşya dükkanımız var. çoğu zaman ben tek kalırdım dükkanda ve bilgisayarda sürekli vakit harcardım bazen canım sıkılır ve arkadaşlar gelirdi yanıma mahalleden çocuklar falan bir gün fatih yanıma geldi 14 yaşındaydı o bembeyaz tenli pasparlak bi çocuktu şuan yazarken bile yarrağım kazık gibi oldu bi posta çekip devam edicem yazmaya :).. evet fatih o gün şort giymişti genelde yaz olduğu için bende şort giyerdim. bilgisayar başında beraber otururken birden bacaklarına bakmaya başladım ve çok hoşuma gitti daha küçük olduğundan olsa gerek bacakları kılsız ve bembeyazdı tıpki kız bacağı gibi çok fena tahrik olmuştum. bişeyler yapmak istiyordum hemen bilg. deki pornolar aklıma geldi porno açtım ikimzde zevkle izliyor yarraklarımızı okşuyorduk ben şortla bacağımın arasından yarrağımı çıkardım ve fatihe göstermeye başladım oda şaşırmıştı fakat bakmaya devam ediyordu bende okşamaya devam ettim ve boşalmaya başladım boşalırken yere akmamsı için elimle sidim ve birden fatihin bacaklarına sürdüm elime o biraz kızdı ne yapıyorsun falan diye çıkıştı bende dur nabıcamı şaşırdım falan deyip gel muslukta yıkaylım dedim bacaklarını ebnm için müthiş bi fırsattı gelidik muslukta yıkarken hem okşuyor hem yıkıyordum onunda siki kazık gbiydi noldu sende mi azdın falan dedim o gülmeye başladı bende onun sikini ellemeye başladım okşuyordum dur yapma falan desede ben devam ediyordum sonra ikimizde şortlarımızı çıkardık ve yaraklarımızı okşuorduk sonra oda alıştı duruma birbirimizin sikini elimez aldık karşılklı 31 çektiriyorduk ben götünü okşamaya falan başladım sonra tamamen soyunduk meme uçları çok güzeldi hemen emmeye başladım memesinin ucu çok güzel şişmişti ısırıyordum o sırada götünü ve sikini okşuyordum oda eline benmkini almış 31 çektryordu biz bikaçkez boşaldık ve değişik şeyler denemeye başladık benönce onun yarrağını ağzıma aldım ve sakso çekmeye başladım çok tatlıydı ve ufak hepsini ağzıma alablyodum rahat 15 dakika ağzıma aldım ve o birden anlamadan ağzıma boşaldı bacakları titriyordu bende hiçbişy yapamdım hepsini yuttum ilk deneyim çok güzeldi.. sıra sende dedim ama birtürlü yapamadı tam yarağımı ağzına alacakken tiksiniyordu ben bak böyle alacaksın deyip sürekli onun sikini ağzıma alıyor biraz emiyor bırakıyordum sakso çekmek çok hoşuma gitmişti 🙂 nwyaw olmıcak dedi ve onu domalttım pasparlak götü tam önmdeydi sakın içime sokma dedi bende sokmadımda zaten deliğine dayadım sürekli sürtüyordum çok hoşuma gitmişti götüne dayarken bi elmde siki diğer elimle memelerini okşuyordum ben birden boşaldım tam götünün arası dölle dolmuştu. sonra o tamamen yatağa yüzükoyun yattı bende götünün tam arasına sikimi soktum ve başladım gidip gelmeye deli gibi zevk alıyodum. sonra ikimizde defalarca boşalıp bu seviştik. :)) bir sonraki sefere fatihin evinde ablasının çamaşırlarıyla nasıl sevviştiğimizi anlatıcam.. mmmmm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kapıcımız sikti, kocam seyretti

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kapıcımız sikti, kocam seyretti
Sabah kahvaltımızı yapıp kocamı işe gönderdim. Bahar havası, üstümde şeffaf geceliğim, altımda hiç bir şey yok, tembel tembel vakit geçiriyorum. Canım sıkıldı, tam giyinip çıkayım diyordum ki, kapı çaldı. Boş bulunup öylesine açıverdim ben de… İçimde hiçbir şey olmadığını unuttum… Karşımda Hasan… Apartmanın kara yağız kapıcısı… Beni o vaziyette görünce gözleri fırladı. Önce kekeleyerek bir şeyler dedi anlamadım.

– “Gel içeri, kapının önünde hiçbir şey anlamadım” dedim, içeriye alıp kapıyı kapadım.

Siparişleri getirmiş. Bir de aidatları toplamış, yeni yönetici olduğumdan makbuz kesmem için bana getirmiş. Salonda oturuyoruz, Hasan’ın gözleri önünde, kaçamak bakmaya çalışıyor konuşurken… Kalkıp vitrinin alt çekmecesinden defterleri aldım. Eğilince mini gecelik kalçalarıma kadar açıldı. Vitrinin aynasından açılan hazinelerime baktığını gördüm, arama işini biraz uzattım.

– “Bir çay alır mısın Hasan? Yeni demledim…”

– “Alırım zahmet olmazsa yenge…”

Çayları getirdim. Masaya koyarken eğilince yakası açık gecelikten memelerimin göründüğünü fark ettim, aldırmadım. Hoş, zaten dekoltesine gerek kalmadan, şeffaf tül gecelikten gözüküyordu da… Neyse, oğlanın gözleri kenetlendi memelerime… Yutkunarak bakıyordu zavallı…

Karşısına geçip oturdum, gelen aidatların makbuzlarını yazıp paralarla defterleri tekrar çekmeceye koydum. Pantolonunun önünü saklamaya çalışıyordu mahcup mahcup… Bir şey yapmaya cesareti yoktu, işini kaybedebilirdi. 25 yaşlarında, esmer bir çocuktu, evlenecekti.

– “Nişanlın nasıl Hasan, düğün ne zaman?”

– “Yenge, düğün için para biriktiyorum, biraz daha var…” dedi.

– “Yani kendine hiç para harcamıyorsun?”

– “Nasıl harcıyam yenge? Bir an önce parayı tamamlamam lazım, düğünü etmem lazım. Yalnızlık zor…”

– “Kocamın giymediği pantolonlar gömlekler var. Bir gün gel de bakarsın onlara… Bir de giyim masrafı yapmaktan kurtulursun. Şimdi benim hazırlanıp gitmem lazım. Sen çayını iç, giderken kapıyı çekersin” dedim.

Yatak odasına gittim. Odanın karşısında ayna vardı, o aynayı görüyordu oturduğu yerden… Ben de soyunup sütyenimi taktım. Aynadan beni seyrediyor, sikini okşuyordu. Ben onu görüyorum ama kapıcı onu gördüğümü düşünemiyor. String külodumu giyip üstüne siyah jartiyer çoraplarımı giydim. Bluzumu geçirdim sırtıma, düğmeleri ilikleyecektim, tam o sıra telefon çaldı.

Telefon salondaydı. Olduğum gibi salona gittim, telefonu açtım. İşten arıyorlardı. Tek elle bluz düğmelerini iliklemeye çalışırken diğer elim telefonda, konuşmaya başladım. Zavallı… Apartman yöneticisi önünde yarı çıplak oluşuna aldırmadan, gayet normal bir şeymiş gibi telefonda konuşuyor… Bluzun önü açık, dantel sütyen, memelerim meydanda, altımda kutumu kapatmayan string külot, jartiyer çoraplar…

Beni öyle görünce yine gözleri büyüdü. Hemen çayını içip kalktı. Ben gidiyorum diye bir işaret yaptı, ben de tamam anlamında başımı sallayıp konuşmama devam ettim. Pantolonundan kalkmış siki belli oluyordu. Gözü arkada, çıkıp gitti.

İşte böyle kocacığım…

– “Desene çocuğu delirttin.” dedi kocam… Yatakta çıplak uzanmış, benim kapıcıyla yaşadığım olayı anlatmamı dinliyordu zevkle… Az önce sevişip boşalmış olmasına rağmen, anlattıklarımla siki yine kalkmıştı. Başım göğsünde kalkan sikini okşuyordum.

“Garanti seni düşünüp 31 çekmıştır. Ulan Gül, az orospu değilsin haaa…” Bunu duyunca kikirdedim,

– “Sen de az pezevenk değilsin kocacım…” dedim işveli işveli… “Baksana kapıcı karının amına, götüne baktı deyince sikin nasıl sertleşti…”.

– “Ne yapayım Gül… Öyle ballandıra ballandıra anlatıyorsun ki… Hoşuma gidiyor işte senin orospulukların… Erkeklerin sana bakmaları, sikmek istemeleri, sikmeleri… Tahrik oluyorum.”

– “Hadi öyleyse… Madem tahrik oldun, değerlendir bakayım. Bir posta daha sik beni kocacım…”

Bekletmedi kocam, bacaklarımı aralayıp içime girdi, bir posta daha sevişti benimle….

Hafta sonu kahvaltıdan sonra sordum kocama,

– “Senin giymediklerini vereyim kapıcıya? Ne dersin?”

– “Verebilirsin ne istiyorsan karıcığım” diyerek muzip muzip gülümsedi… Kapıcının istedikleriyle kocamın benim vermeme izin verdiği şeyler konusunda şeytanca düşünceleri vardı, belli oluyordu.

– “Sen de seyredersin değil mi ?

– “Evet… Hem yardım etmiş olursun, çocuğun parası yok kerhaneye gitmeye…”

– “Bedava orospuluk mu yapayım?”

– “Sen kendin delirtmişsin çocuğu…”

Plan yaptık. Dekoratif büyük büyük seyyar aynayı yatağın çaprazına koyduk. Kocam da elbise dolabına girip kapağını hafif aralık bırakacaktı. Böylece odanın tamamını görebilecekti gizlendiği yerden… Hiçbir sahneyi kaçırmayacaktı.

Bacaklarıma ten rengi parlak ortası açık külotlu çorabımı giydim. Üstüne de yakası açık, kısacık mini elbisemi… Kapıcının düğmesine basıp işi bitince yukarı gelmesini söyledim. Fazla beklemeden kapının zili çaldı. Baktım, kapıcıydı. Sanırım koştura koştura gelmişti benim çağrımı duyunca… .

– “Gel içeri, şu kıyafetlere bakalım seninle…” dedim.

– “Enişte yok mu yenge?” diye sordu tutuk tutuk…

– “İşi var bugün eniştenin, sabahtan çekti gitti…” diyerek yatak odasına girdim. Odanın kapısında çekingen, utangaç bir tavırla duruyordu. “Durma öyle gel içeri, bak şunlara…” diyerek yatağın üstüne yığdığım kocamın kıyafetlerini gösterdim.

Fizik olarak kocamla hemen hemen aynı ölçülerdeydi. Yatağın yanına yaklaştı, kıyafetlere elini sürmeden bakıyordu. O bakarken ben de çekmecelere eğilip bakıyor, her çekmeceden bir iki parça daha çıkarıp yatağın üzerine fırlatıyordum. Her eğildiğimde mini elbisemin etekleri kalçalarıma kadar çıkıyordu.

Bacaklarımı, kalçalarımı sergiliyordum adama… Tuvalet aynasından onun hedefine kilitlenmiş aç gözlerini, pantolonun önünü okşadığını görebiliyordum. Eşya işini uzattıkça uzatıyor,

– “Şu alt çekmecede de bir şeyler vardı galiba…” diye diye domalarak aranıp duruyordum. Elime bir pantolon aldım. Ona uzatıp, “Bir dene bakalım olacak mı?”

Pantolonu alıp dışarıya çıkmaya davrandı.

– “Nereye gidiyorsun? Burada dene. Daha bir sürü kıyafet var. Yoksa her seferinde aşağıya gidip gelecek misin?”

– “Şey… Yenge… Ayıp olmasın diye yani…” diye kekeledi.

– “Bırak bunları canım… Kaç göç senin köyde kaldı. Plajda herkes mayoyla dolaşıyor. Ha denizde mayo, ha burada don, ne fark eder ki? Hadi bırak utanmayı falan da, dene şunu… Üstüne olanları al git. Akşama kadar oyalanmayalım bunlarla…”

Arkamı dönüp aranmaya devam ettim yine… Çocuk pantolonunu sıyırdı. Etajerin aynasından donunun önündeki kabarıklığı görebiliyordum. Epey iri bir şeye benziyordu. Sanki koca bir salatalık yerleştirmişti donunun içine… Kocamın pantolonu geçirdi sonra.

– “Sanki sana göre dikilmiş.” Dedim. Elimdeki başka bir pantolonu uzattım, “Bir de buna bak.”

Ayağındakini çıkardı, donuyla kaldı yine… Üstünde gömlek vardı. Pantolonu bırakıp kocamın gömleğini verdim.

– “Önce bunu dene… Bakalım gömlekler olacak mı senin bedene…”

Gömleği çıkardı, fanila vardı altında, onu da çıkarttırdım. Oldukça kıllı bir göğsü vardı. Bütün gün apartmanın işlerini yapmaktan kasları gelişmişti iyice… Vücut çalışanlara benziyordu üst kısmı… Pala bıyıklarıyla kaslı bedeni içimi titretti. Kendime gelmeye çalıştım. Üstüne atlayabilirdim her an…

Oyunu sürdürdüm. Gömleği tutup giymesine yardım ettim, o önümde donuyla dikilirken gömleğin düğmelerini ilikledim. Parmaklarım göğsündeki kıvırcık kara kıllara değiyor, içim bir hoş oluyordu.

– “Bu da tamam, çıkarabilirsin…” dedim. O gömleği çıkarırken ben yatağa oturdum. Mini eteğim sıyrılmıştı otururken, parlak çorabımın süslediği bacaklarım upuzun meydandaydı. Yatağın üstündeki giysilerden bir şort çekip aldım. Gömleği çıkarıp ayağında donuyla kalan kapıcıya uzattım.

– “Bunu dene.” dedim. Sesimdeki otoriter hava sözüme karşı gelinmesini istemediğimi anlatıyordu ona… Elimden aldığı şortu donunun üstüne giymeye davrandı. “İkisi de don zaten… Don üstüne don giyilir mi? Çıkar seninkini, şortu öyle giy…” dedim sertçe…

Bir an durup baktı, sonra utanarak altındaki donu sıyırdı. Şortu giyene kadar ben göreceğimi görmüştüm. Göz ucuyla gardrobun kapağının hafifçe aralandığını da gördüm. Kocam iyice görebilmek için bir parmak daha açmıştı gardrobun kapağını…

Kocaman, esmer teni gibi koyu renkte bir aleti, kocaman taşakları vardı kapıcının… Zenci siki gibi upuzun, simsiyah kılların arasında benim bileğim kadar vardı kalınlığı… Gözlerim faltaşı gibi açıldı aleti görünce… İster istemez ağzım sulandı, yutkundum. Elinde şort Tarzan gibi çırılçıplak önümde duruyordu.

Şortu ayağına geçirene kadar baktım gözümü ayırmadan… Ben baktıkça önündeki kalınlık da artmaya başlamıştı. Şortu giydi, o da tam oldu. Pantolon ve gömleği alıp odadan çıkmak istedi,

– “Kusura bakma yenge…” diyordu yine utanarak…

– “Nereye gidiyorsun, bırak elindekileri, şu şortu da dene bakayım…” dedim. Çekinerek,

– “Enişte falan gelir, yatak odasında rezalet çıkmasın.”

– “Korkmana gerek yok. Enişten de evde yok zaten, olsa da biz bir şey yapmıyoruz ki… Seni duyan da sikiştiğimizi zannedecek. Şimdi bunu giy hemen” deyip başka bir şort uzattım.

-“Estağfurullah yenge…” diyerek utana utana, biraz da kenar mahalle karısı gibi argo konuşmama şaşırmış vaziyette aldı elimden şortu…

Bacaklarımı daha da açtım. Görebildiği kadar görsün dedim içimden… Ben onun her yerini gördüğüme göre… Üstündeki krem renkli dar şort çok yakışmıştı esmer, kaslı bedenine… Hele önündeki kabarıklık… Nerdeyse dışarıya çıkacaktı, çadır gibi bir tümsek oluşmuştu.

– “Gel bakayım, yaklaş, belini düzelteyim, tam olmadı galiba bu sana…” diyerek yanıma çağırdım.

İki adımda yanıma geldi. Önümde durdu. Kapkara çakmak çakmak parlayan gözler, simsiyah gür saçlar, pala bıyıklar, etli kırmızı dudaklar, konuştukça ağzının içinde parlayan düzgün beyaz dişler, kaslı, kıllı, taş gibi bedeni… Kapıcının kaderi işte… Erkeklikte çevremdeki erkeklerin çoğuna on basar. Karayağız, yakışıklı piç…

Şortun önünden, lastiğinden tutup kendime çektim biraz daha… Yatakta oturduğum yerde bacaklarımı aralayıp iyice kendime yaklaştırdım. Bir terzi edasıyla şortun belini düzeltir gibi yaptım. Elim yanlışlıkla olmuş gibi önündeki tümseğe çarptı. Hafif eğiliverdi aniden elim sikine değdiğinde,

– “Ihhh…” diye istemsiz bir inilti çıktı dudaklarından… Kısık sesle,

– “Pardon…” dedim. Başımı kaldırıp gözlerine baktım. Dudaklarım aralanmış, istek dolu gözlerle bakıyordum dudaklarına… Elimi bu kez bilinçli olarak uzatıp önündeki tümseği yakaladım. Hafif sıkıp bıraktım. Konuşmadık hiç, birbirimize baktık. Mesajımı almıştı.

– “Off… Öyle güzelsin ki yenge…” deyip iki eliyle çoraplı bacaklarımı okşadı. Ben de şortun üzerinden sikini okşarken yavaş yavaş konuyu açtım,

– “Bak Hasanım… Bekar adamsın. Kadın parmağı görsen sikin kalkar, duvar kovuğunu bile sikersin. Benim de senden farkım yok. Enişten sikmiyor beni… Ben de açım. Bak, ikimiz burada yalnızız. Kimse görmez, etmez. Sen de ihtiyacını gör, ben de göreyim… Yalnız burda olanlar burda kalır, yoksa bana saldırdı der, rezil ederim seni… Kimseye anlatmak yok. Her şey aramızda kalacak tamam mı?”

– “Merak etme oh yengem… Kimseye anlatmam…” diyerek elini eteğimin altına soktu.

İyice araladım bacaklarımı… Külotlu çorabın ağındaki delikten çıplak tenimi buldu, amımın dudaklarını okşadı. Ben de ayağındaki şortun belinden tutup aşağıya sıyırdım. Bilek gibi alet dışarıya fırladı dimdik, taş gibi… Elime alıp okşamaya, ağzımı yaklaştırıp yalamaya, emmeye başladım. Ağzıma çıkarıp çıkarıp sokuyor, boydan boya yalıyor, arada konuşuyordum.

– “Siktigin başka kadın var mı bizim buralarda?”

– “Yok yenge.”

– “Bak dogru söyle. Genç adamsın, yalnızsın, nasıl yapıyorsun kadınsız, yalancı?”

– “İnan yenge yoktur. En son geçen sene genelevde bir kadınla beraber oldum. Ondan sonra da para biriktirmek için napayım, dergilere bakıp 31 çekiyom.”

– “Sadece dergilerdeki kadınları mı düşünüyorsun otuzbir çekerken?” Bir eli bacaklarımda, bir eli elbisemin dekoltesinden içeri girmiş, mememi avuçlamış, sıkıyordu. Siki ağzımda, zevkle inledim. “Ohhhh…”

– “Yok yenge… Geçen gün seni öyle cıbıldak gördüm ya… Aşada seni düşünerek otuzbir çektim. Çok acaip olmuştum, dayanamadım.” Sikinin gövdesine hafif ısırık attım, kıvrandırdım oğlanı….

– “Bir kere mi otuzbir çektin, yalancı?” dedim gülerek….

– “Ohhh… Issırma yenge… Çok güzel yalıyosun valla… Bi kere olur mu hiç? Her gece hayalimdesin sen… Her gece üç postam var sana…” deyince duramadım artık…

Elimdeki zenci sikini bıraktım. Telaşla elbiseyi üstümden çıkarıp fırlattım, yatağa uzandım. Külotlu çorap ayağımdaydı. Bacaklarımı araladım davet edercesine… Geldi, çorabın içindeki kırmızı ojeli narin ayaklarımı ellerine aldı, yalayıp öpmeye başladı. Zevkle inliyordum. Amım ıslanmıştı.

– “Demek beni düşünüp otuzbir çektin ha? Çok mu hoşuna gitti gördüklerin, anlat bakalım.”

– “Offf… Sorma yenge… Seni öyle yarı çıplak görünce… Bi de karşımda domalıp durunca… Her şeyini gördüm…”

Ayaklarımı bırakmış, çorabı yalaya yalaya yukarıya çıkıyordu. Biraz sonra pala bıyıkları ıslanmış amımı fırçalamaya, şapır şupur yalamaya başlamıştı. Kıvrandım yatakta… İnlemeye başladım.

– “Her şeyimi gördün ha? Neremi mesela? Neyimi gördün yaramaz? Çok mu beğendin?”

– “İşte… Her şeyini yenge… Amcığını gördüm… Kaymak gibiydi… Tam yalamalık, tam sikilmelik amın var yenge…”

– “Bak seenn… Tam sikilmelik ha? Hadi şimdi sikini bana dogru uzatarak yat. Ben de seni yalamak istiyorum.” dedim. Dediğimi yaptı. Başını benim araladığım bacaklarımın arasına gömerken, o da sikini bana uzattı.

– “Hmmm… Harika… Yalamaya devam et… Sakın durma…” diye emir verdim. Koca sikini yalamaya başladım ben de… “Kocaman sikin var canım… Nerde büyüttün bunu böyle?” dedim iştahla yalarken….

– “Seni görünce büyüdü işte yenge…”

Kesinlikle yirmi santimden aşağı değildi uzunluğu… Koca kafalı kalın sikini büyük bir iştahla yalıyordum. Siki kadar dili de kocamandı oğlanın… Köpeğin yalaktan su içtiği gibi şapırdata şapırdata yalıyordu amımı… Artık dayanamaz hale gelmiştim. Hem yalaşmalarımız, hem bir yandan erotik sohbetimiz bitirmişti beni… Sikini yalamayı bıraktım. Saçlarından tutup başını kasıklarımdan uzaklaştırdım. Uzun siki belinden tutup iki yana salladım,

– “Hadi, göster bakalım yengene… Sikilmelik amı nasıl sikiyorsun? Bu koca sikini geçir yengene… Hadi erkeğim benim…”

Yatağa iyice yerleşip çoraplı bacaklarımı araladım. O da bacaklarımın arasından yaklaştı. Kalkmış siki elime alıp, ağı açık külotlu çorabı sularıyla ıslatan amıma sürtmeye başladım. Sikinin şapkasını kabarmış klitorisime sürttükçe zevkten kendimden geçiyordum.

Sonunda kafasını deliğime dayadım. Oğlan da kalçasını ileri atıp itmeye başladı. Amımın dudakları geriliyordu koca alet girerken… Yavaş yavaş girdi. Belinden tutmuş, girişe kumanda ediyordum. Yarıya kadar girdi, ıslak amımda ileri geri hareket etmeye başladı. Daha tam yarısındayken kasıldı birden,

– “Geliyorum yenge…” diye inledi.

– “Sakın içime gelme.” dedim nefes nefese…

Son anda amımdan çıkarttı, kendini geriye attı. İlk fışkıran döller üstüme başıma, külotlu çorabın üzerine yağdı. Fırlayıp ağzıma aldığımda son püskürmeleri kapabildim. Bir güzel yalayıp yuttum spermlerini… Sikini temizledim, dudaklarımda kalanı da parmağımla alıp ağzıma soktum. Zavallı ben yaladıkça inliyordu. Çabuk gelmişti Abaza oğlan…

Kalktım, banyoya gidip üstümdeki tek giysi olan külotlu çorabı çıkardım. Oğlanın döllerini temizledim. Aceleyle tekrar yatak odasına gidip kendimi yatağa, koca yaraklı erkeğimin yanına attım çırılçıplak…

Oğlan sanki hiç boşalmamış gibi dimdik vaziyetteydi. Her yerimi öpüyor, yalıyordu. Pala bıyıkları dudaklarımda, boynumda, memelerimde, göbeğimde dolaştıkça ben zevkten kıvranıyordum.

Ben de doymamıştım daha… Elimle itip yatağa devirdim koca oğlanı… Üstüne tırmandım, koca sikinin üstüne oturdum. Alet amımı yara yara girdi içime… Kasıklarımız birleşene, alet dibime dayanana kadar hiç bitmeyecek sandım… Bacaklarımın arasında öyle bir kalınlık vardı ki… Sikinin üstünde oturup kalkıyor, şehvetle kıvranıyordum. Öyle ıslanmıştım ki, kalın alet içimde yağ gibi, yara yara girip çıkıyordu. Zevkten kendimi kaybettim sanki… İnliyor, feryat ediyordum.

– “Offf… Harika… Harika… İçimi doldurdu yarağın… Ooohhh… Erkeğim benim… Devam et… Sik beni… Geçir sikini yengene… Canım benim… Ohhhh…”

Belimden tutmuş, indirip kaldırıyordu hınzır… Ben alçalmaya başladığımda tutup aniden çekiyor, küt diye yarağı vajinamın dibine gömülüyordu.

– “Sikim hoşuna gitti mi yenge? Güzel mi sikimi yemek? Ohhhh… Senin amcığın harika yenge… Girdikçe giresim geliyo… Ohhhh…”

Üstünden indim. Kocaman kara şey amımın sularıyla pırıl pırıl parlıyordu. Aceleyle domaldım, kalçalarımı sallayıp erkeğimi çağırdım yanıma… Hemen geldi. Kalçalarımı okşadı… Titriyordum.

– “Mmmm… Yala biraz… Dilini hissedeyim amımda…” diye inledim.

Başını arkama gömdü. O uzun ıslak diliyle yine köpek yavrusu gibi arkamdan amımı götümü yaladı şapırdatarak…

– “Hadi geçir şimdi yarağını… Amıma sok…” dedim iştahla…

Belimden tutup koca sikini dayadı arkamdan… Büyük başı kapıma dayandı. Ben bacaklarımı aralayıp girmesi için beklerken o bir anda tutup dibime kadar gömüverdi kocaman aleti… O kadar ıslanmış, o kadar kayganlaşmış olmasına rağmen koca alet lap diye girince gözlerimde şimşekler çaktı birden…

– “Ohhhhh… Aahh… Yavaş hayvan… Deldin… Deldin içimi… Koca yarağın ağzımdan çıkacak sandım… Oohhhhh… Sik… Geçir… Düz beni… Düz koca yarağınla… Köküne kadar geçir… Acıma bana… Becer beni… Oohh… Aahhh…” diye inleyip feryat ettikçe çocuk ta zevkten daha da hızlanarak sikiyordu.

Gardropta fare gibi gizlenip bizi izleyen kocamın gözü önünde acımadan, hırpalayarak amıma koyuyordu. Pezevenk kocam da şu anda mutlaka eli sikinde, bize bakarak otuzbir çekiyor olmalıydı…

Kocam aklıma gelince daha da azdım, aldığım zevk daha da arttı. Hem arkamda beni koca yarağıyla siken erkeğime, hem gardropta bizi seyreden kocama ziyafet çekiyordum. Kocam duysun diye, arkamdakini daha da azdırayım diye inlemelerimin dozunu iyice arttırıyor, abartıyordum.

Sonunda zirveye vardım. Titremeye, kasılmaya başladım. Ben kasıldıkça içimde gidip gelen kalın aleti de sağıyordum. Oğlan da dayanamadı, bağırmaya başladı. O orgazm fırtınası arasında nasıl akıl edebildiysem bağırdım,

– “Çıkar… Çıkar çabuk… İçime attırma…”

Kahretsin… İçime boşalmasını istiyordum deli gibi, ama hamile kalmaktan da aynı derecede korkuyordum… Bundan sonra mutlaka önlem almalıydım. Hap, spiral, neyse… Yaşadığım zevki dibine kadar yaşamalıydım. Son anda içimden çıkması zevkimi yarım bırakıyordu.

Bağırmam üzerine aniden, ilk girişi gibi hızla, lap diye çıkardı içimden… Şişe mantarı çıkarken çıkan sesin aynısıydı. Amımda bir boşluk oluştu sanki… Yüzükoyun kendimi yatağa attım. Orgazm kasılmalarım hala devam ediyor, zevkimi arttırmak için bacaklarımı sımsıkı birleştirmiş, yatağın üstünde kıvranıp duruyordum.

Kapıcının amımdan yeni çıkmış, sularımdan ıslanmış kaygan sikini sıvazlarken çıkan şakırtıyı duydum. Amımda başlayan boşalmasını dışarıda eliyle devam ettiriyor, arkamda otuzbir çekiyordu. Sırtımda, belimde, kalçalarımda fışkıran döl damlalarının sıcaklığını duydum.

Kocam da gardrobun içinde boşalmış olmalıydı. Bu kadar da dayanamazdı çünkü, biliyordum. Mutlulukla gülümsedim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Efe ile Nilin Hikayesi.-13

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Efe ile Nilin Hikayesi.-13
Dayımın diğer yeğeni Pelin ile seviştiği o geceyi anlatmayı bitirdim sonunda… Derin bir nefes aldım. Kocam dalgın dalgın okşuyordu beni… Ben anlatırken ellerimin arasındaki pipisi defalarca kalkıp, inmiş, sonunda dayımın Pelin’i nasıl bağırta bağırta siktiğini anlatırken o da inleyerek boşalmıştı.

On santimlik alet parmaklarımın arasında minicik bir baş parmak boğumu gibi kalmıştı indikten sonra… Spermleriyle ıslanmış, yıvışık bir et parçası… Hayatıma giren erkeklerin penislerinin indikten sonra bile haşmetle duruşları, dölleriyle pırıl pırıl parlamaları gözümün önüne geldi bir an… Yataktan çırılçıplak kalkıp banyoya gittim, ellerimi güzelce yıkadım.

Efe de arkamdan geldi banyoya… Klozete akan suyun sesini duydum arkamda… Sonra da duşa girdi, temizlendi bir güzel… Ben dişlerimi fırçalıyordum, ağzımda onun spermleri kalmasın diye, uzun uzun… Bornozuyla gelip arkamdan çıplak bedenime sarıldı,

“Hadi yatağa gidelim, devamını anlat şunun…” dedi kulağıma, boynumu öptü. Ürperdim dudaklarının temasıyla, başımı kaçırmaya çalıştım.

“Ne devamı, anlattım işte gördüklerimi… Hem de en ince ayrıntılarına varıncaya kadar…” dedim.

“Gördüklerini anlattın ama yaşadıklarını anlatmadın karıcım… O puşt dayın seni sikmeden bırakmamıştır. Hadi bakalım, bırak şu diş fırçalamayı, gel yatağa…”

Bornozunu üstünden sıyırıverip birden kucağına alıverdi beni, bağırış çağırış kahkahalarla yatak odasına götürdü. Yatağa yatırdı. Az sonra arkamızda kabarık yastıklar, ben sırtüstü uzanırken kocam yan dönmüş, bir bacağını benim üzerime atmış, bedenimi okşuyor, anlatacaklarımı bekliyordu. Sabırsızlığı belli oluyordu hareketlerinden…

“Başla bakalım küçük hanım… Dayı bey maceranızı da öğrenelim. Bir dakika… Bu olay olduğunda sen memleketteydin değil mi? Yani benimle nişanlı olduğun dönemde oldu bu… Geceleri benimle telefon seksi yaptığın günlerde bir de bu adamla seviştin mi yani? Pes diyorum sana Nil…”

“Yaa… Efe… İsteyerek olmadı ki…”

“Nasıl yani? Tecavüz mü etti sana?”

“Eee… Teknik olarak tecavüz de denemez… Bakış yönüne bağlı… En iyisi anlatayım da dinle…”

“Dinliyorum canım… Unutma, hiç bir şeyi gizlemek yok. Olduğu gibi…”

“Tamam kocacım… Dayısı ile Pelin’i sevişirken röntgenlediğim günden sonra sürekli tetikteydim. Günlük hayatımıza devam ediyorduk ama benim aklımdan o görüntüler, duyduklarım, dayımın beni de isteyişi hiç çıkmıyordu. Ne yapacaklar, nasıl harekete geçecekler bilmiyordum.

Sonunda hafta sonu geldi, cumartesi gecesi dayım yemekte içki içmeye başladı. Pelin’le mutfakta yemek, meze hazırlıyorduk beraber… Beklerken cep telefonlarımızı açtık, ben Pelin’e senin resimlerini gösterdim. İlgiyle baktı. Sonra o da kendi telefonunda bir video açtı.

Gözlerim fal taşı gibi oldu videoyu görünce… Bizim minik Pelin bir erkeğin önünde yarı çıplak diz çökmüş, oral seks yapıyordu videoda… Bir kaç saniye şaşkınlıkla izledim,

“Aaa… Pelin…? Bu ne?” dedim sonra… “Kim bu adam? Kim çekiyor sizi?”

”Ercan aynadan çekti. Ne güzel değil mi?” Hala Ercan diyordu dayısına…

“Güzel de… Pelin, nasıl yaparsın bunu? Dayın o senin… Ensest ilişki bu…” Umursamaz bir tavırla omuzunu silkti.

“Ne bileyim Nil… Bir şekilde oldu işte… Ercan bekar, ben bekar… İkimiz evde yalnızız… Zaten hayrandım ona, yakışıklılığına, her şeyine… Benim bir erkekte aradığım her şey onda var. Bir gece akraba düğününde dans ettik ikimiz… Sarıldık birbirimize…

İkimiz de janti giyinmişiz. Bende mini etek, yüksek topuklar… Gömleğinin yakası açık, erkek kokuyor. Başımı göğsüne koydum.

Öyle tahrik oldum, onu öyle istedim ki… Gece yarısı eve döndük. O düğünde dans ettiğimiz müziği açtı. Yine dans ettik. Bu defa evde yalnızız. Anneannem odasında yine, hasta yatıyor, aldığı ilaçlar yüzünden sürekli uyuyor.

Nasıl oldu, hangimiz başlattı bilmiyorum, dans ederken öpüşmeye başladık. Başım nasıl dönüyor… Düşmek üzereyken kucağına aldı beni, odasına götürdü. Olmaz yapma diyecek oldum, yatağına yatırdı, üstüme kapandı. Her yerimi okşuyor, öpüyor. Bir yandan da soyuyor. Kendi de soyundu.

İlk defa bir erkekle yatıyorum, çırılçıplak sarılıyor bana… Bacaklarımın arasına bir girişi var, bir amımı yalaması vardı ki… Canım öyle istedi ki onu… Ateş gibi yandım. İtiraz etmeyi bıraktım, ne olacaksa olsun diyerek ben de ona katıldım. Okşaya seve girdi içime, kızlığımı bozdu.

O günden beri karı koca gibiyiz evde… Bana seks konusunda her şeyi o öğretti. Geceleri ikimiz beraber yatıyoruz. Sevişiyoruz.”

“Biliyorum Pelin… Geçen gece sizi sevişirken gizlice izledim.” diyerek itiraf ettim ben de…

“Yaa…” dedi Pelin gülerek… “Seni röntgenci seni… Biliyorsun demek… Ben de sana nasıl anlatırım diye kurup duruyordum. Nasıl Nil? Harika bir erkek değil mi? Sen geldin diye çekindik, bir kaç gün sevişmeden durduk ama… Sonunda dayanamadık işte… Açmasam odamın kapısını kıracaktı hayvan…”

“Evet canım… Çok güzeldi. Beni de delirttiniz, tahrik oldum kapının önünde… Hem sen söylemesen de ben bu gece giydiklerinden aranızda bir şeyler olduğunu anlardım. Dayının önünde giyilecek şey mi üstündekiler?” Bunu söylerken kısacık mini eteğini, ayakta dururken bile görünebilen jartiyerini, ince siyah çorabını gösteriyordum. Fıkır fıkır kaynıyordu kız…

“Aman Nil… Ercan bir şey demiyor böyle giyinmeme… Hoşuna gidiyor. Peki siz? Nişanlınla, Efe’ydi değil mi, Efe ile sevişiyor musunuz?”

“Yani… Biz de düğünü bekleyemedik. Yattık, seviştik, ama şimdi ben buraya geldiğim günden beri ayrıyız. Öyle özledim ki onu…”

“Nil, baksana… Sevişmeyi çok özlediysen, sen de gel yanımıza… Dayım ikimize de yeter.” Baklayı sonunda ağzından çıkarabilmişti Pelin… Demek ki görevi beni ayarlamak, baştan çıkarmaktı. Hemen refüze ettim, kestirip attım ilk söylediğinde,

“Saçmalama Pelin… Ben senin gibi yapamam. Benim dayım o… Hem nişanlıyım ben…”

“Amaannn… Ne olacak ki nişanlıysan… Evlenmedin ya… Alt tarafı seks yapacaksın. Sen söylemedikten sonra nerden bilecek senin başkasıyla seviştiğini…”

“Yapamam canım… Efe’yi seviyorum. Başka bir erkekle yapamam. Hele dayımla hiç yapamam. Hadi şu tabakları götürelim de, bir an önce yemeğimizi yiyelim.” diyerek reddettim.

Yemeğe oturduk. Dayım mutfakta bira olduğunu söyleyerek bizim de bira içmemizi istedi. Pelin iki büyük bardakta biraları getirdi. Önce içmek istemedim, ama nihayet bir bardak bira içmenin ne zararı olabilir diye düşündüm, kabul ettim.

Benim niyetim ağır ağır içerek yemeği o bir bardak bira ile bitirmekti. Ama Pelin ve dayım hızlı gidiyorlardı. Ben bardağın yarısına geldiğimde onlar ikinci kadehleri bitirmişlerdi bile… Dayım,

“Pelinciğim, bırak şu birayı, sen güzel rakı içersin bebeğim.” diyerek ona da rakı koydu. Rakı şişesini bana da gösterdi, içmem için, istemedim.

Gerçekten bana mısın demiyordu kız… Kafalar çakır olmuştu. Durmadan kadehlerimizi tokuşturuyor, kahkahalar atıyorduk. Onları bilmiyorum ama, biranın sonlarına doğru benim başım dönmeye başlamıştı.

İçim yanıyordu. Bacaklarımın arasının, kasıklarımın ateş gibi olduğunu hissediyordum. Amımın dudakları kaşınıyor, sürekli elimi oraya atıp kaşımamak için kendimi zor tutuyordum. Terlemeye başlamıştım.

Pelin kalkıp müzik setine gitti, az sonra hareketli bir roman havası yayıldı salona… Kıvırta kıvırta oynamaya başladı. Kalçalarını titrettiriyor, memelerini sallıyor, eteğini yukarı çekiştirerek güzel bir gösteri yapıyordu bize… Dayım kahkahalar atıyor, el çırpıyordu. Onu izlerken gözlerinin parladığını görüyordum.

“Hadi Nil, sen de kalksana… Pelin’i yalnız bırakma…” dedi gülerek…

Ben de oynamaya kalktım. Zaten sevdiğim bir şeydi, müziğin ritmiyle kıvırta kıvırta oryantal dans yapmaya bayılırdım. Düğünlerde kızlarla beraber kendimi ortaya atar, etraftaki genç yaşlı erkeklerin aç kurt gibi bakmalarına aldırmadan oynar dururdum.

Masadan kalkarken başımın döndüğünü hissettim, düşmemek için masaya tutunurken dayım yan taraftan atılıp kalkmış, belimi yakalamıştı.

“İyi misin canım?” dedi kulak mememin dibinde… Ateş gibi soluğu kulağımda, boynumda gezinince içim bir hoş oldu. Elimi salladım,

“İyiyim dayı, merak etme, biraz başım döndü sadece…” dedim. Dayım kolunu belime sarmış, yandan kalçama dayanmıştı. Kendimi çektim, ortada kıvırtarak oynayan Pelin’e katıldım, ben de oynamaya başladım.

Ortada iki kız, masada dayım, güzel eğleniyorduk. Dayımın parlayan bakışları ikimizin üstünde dolaşıyordu. Pelin üstündeki gömleğin düğmelerini açtı,

“Offf… Ateş bastı iyice…” dedi. İçine giydiği, yuvarlacık göğüslerini zor kapatan kırmızı sütyenin dantelleri görünüyordu. Beli benim gibi incecikti. Altındaki mini eteği savurta savurta dönüyor, kıvırtıyordu. Etek her dönüşünde havalanıyor, ince siyah çoraplı güzel bacakları küloduna kadar meydana çıkıyordu. Eminim dayım oturduğu yerden göz hizasındaki külodun bütün ayrıntılarını görebilmiştir.

“Bravo kızlar… Harika oynuyorsunuz… Kıvır…” diyerek alkışlayarak tempo tutan dayım gözünü bizden, kendini hiç sakınmayan Pelin’den ayırmıyordu. Bir ara tempo iyice yükseldiğinde cebine davrandı. Bir yüzlük çıkardı, havada sallayarak bize seslendi,

“Var mı para takmamı isteyen? Varsa gelsin buraya…” Beyaz dişleri siyah kalın bıyıklarının altında parlıyordu gülerken… Ben doğal olarak çekindim, Pelin hemen atladı yüzlüğü görünce… Şımarık şımarık yanına doğru gitti kıvırtarak,

“Ben… Ben… Bana tak Ercan…”

Önünde artık iyice abartarak kalçalarını kıvırtıyor, gerdan kırıp duruyordu. Dayım ayağa kalktı, yüzlüğü sallayarak göğsünü işaret etti. Pelin memelerini sallayarak belden yukarısını ona doğru eğdi oynamayı kesmeden… Yılan gibi kıvrılıyordu vücudu… O anda çok iştah açıcı görünüyordu sanırım dayıma…

Ben iki metre önlerinde kıvırtarak onları izliyordum. Dayım elindeki yüz lirayı yavaş hareketlerle, parmaklarının tersiyle tenini okşaya okşaya kırmızı sütyenin ortasına taktı. Elini çekmedi ama… İki göğsünü de avuçladı bir an… Parmaklarının kasıldığını görebiliyordum. İkisinin de yüzlerinde bir şehvet dalgası dolaştı. Göz göze bakışıyorlardı, artık neler anlatıyorsa o gözler…

Benden çekinmeyi bırakmışlardı artık… Neredeyse dudakları değecek kadar yaklaştılar birbirlerine… Erkek kollarının arasına alma niyetiyle kollarını kaldırmıştı ki, Pelin gülerek döndü, erkeğin kollarından kaçtı. Yanıma gelip benimle beraber kıvırmaya başladı.

Ortamın bir anda elektriklenen, erotizm yüklü havası beni de germiş, heyecandan dudaklarım kurumuştu. Masaya gidip Pelin’in dolu rakı kadehini bir dikişte yuvarladım. Ağzım boğazım yanınca mezelerden bir iki çatal alıp tekrar oynamaya döndüm.

Bu arada isteği karşılanmayan dayım da yüzünde sinirli bir ifadeyle masa yerine uzun koltuğa oturmuş, hırsla masadan aldığı rakı kadehini kafasına dikmişti bize bakarak… Sol eli kucağında, pantolonunun önünde, hareket halindeydi. Sanırım sertleşen aletini bastırmaya çalışıyordu. Biraz sonra elinde tekrar bir yüzlük belirdi. Bize doğru salladı parayı… Pelin gitmedi, oynamaya devam etti.

Bunu gören adam elini tekrar kaldırdı. Bu kez ikiyüzlük vardı elinde… Pelin dayanamadı, tekrar oynaya kırıta koltukta oturan dayısının yanına gitti. Adamın burnunun dibinde kalçalarını değirmen gibi çevirerek oryantal gösterisini sundu.

Kalçalarını okşayarak eteğini yukarıya, külodu görünene kadar kaldırıyor, eğilip kırmızı sütyenin ortasında yüzlük takılı memelerini adama titrettiriyordu. Erkeğim diyen dayanamazdı o görüntüye… Öylesine kışkırtıcı bir manzaraydı ki…

Nitekim dayım da dayanamadı. Kaçmasın diye bir eliyle eteğin belini tutarken, diğer eliyle eteğin ucundan tutarak yukarıya kaldırdı, elindeki ikiyüzlük banknotu hemen önünde meydana çıkan kırmızı tanga külodun bel lastiğine sıkıştırıverdi.

Pelin kahkahayla gülerek eteğini düzeltmeye çalışıyordu ki dayım tuttuğu gibi kızı kucağına oturttu. Bir eliyle uzun sarı saçlarını bileğine doladı hızla, diğer elini de eteğin altına daldırıp sımsıkı avuçladı. Saçını arkaya çekerek başını eğdi, kızın açılan dudaklarına müthiş bir hırsla yumuldu.

Eteğin altındaki eli devamlı hareket halindeydi bu arada, acımasızca kızın amını yoğuruyordu. Pelin dudaklarını erkeğin dudaklarından, iki eliyle tutarak amını kurcalayan elinden kendini kurtarmaya çalıştı,

“Ne yapıyorsun Ercan? Nil var…” diyecek oldu. Dayım hırsla bağırdı,

“Sikerim ulan Nil’i de, seni de… Amınıza koyarım sizin… Delirttiniz ulan beni, orospu…” diyerek tekrar kızı öpmeye koyuldu. Öpmüyor, parçalıyordu dudakları… Çenesinden tutup sabitledi, dudaklarını yaladı, dilini ağzının içine soktu. Derin bir fransız öpücüğü dakikalar boyu sürdü.

Ben ne yapacağımı şaşırmış vaziyetteydim. Bizim iki aşık, bana aldırmadan, benim yanımda sevişmeye başlamıştı. Ben de kötüydüm aslında… O kasıklarımdaki yangın normalde zaten devam ediyordu. Bir de hemen önümde başlayan seks gösterisi iyice zor durumda bırakmıştı beni…

Artık müziği filan duymuyordum. Bütün dikkatimi önümdeki sahneye vermiştim. Elim istemsizce eteğimin altına kaydı. Külodumun üstünden iyice kaşınmaya, hatta suları akmaya başlayan kadınlığımı avuçlayıp sakinleştirmeye çalıştım. Erkek iyice kendini kaybetmiş durumda, Pelin’in her yerinde dolaştırdığı elleriyle kızı zevkten kıvrandırıyordu.

Pelin dayımın kucağından kalktı, bu kez bacaklarını açarak ata biner gibi kucağına oturarak boynuna sarıldı, öpmeye devam etti. Dudaklarındaki ruju dağılmış, kıpkırmızı ruj bulaşığı dudaklarıyla erkeğin öpücüklerine istekle karşılık veriyordu. Kürek gibi eller kah kalçalarını avuçlayıp mıncıklıyor, kah aralarına girip memelerini sıkıştırıyor, kızın zevkten inlemesine neden oluyordu.

“Ben gidiyorum.” dedim, duyan olmadı. Müzik setinin sesini kısıp odama çekildim. Aşıklar hala sevişmeye devam ediyorlardı bana aldırmadan… Pelin’i koltuğa uzatmış, dudaklarını, memelerini yerken, karnını, çoraplı bacaklarını okşayıp duruyordu dayım…

Öylece, olduğu gibi yatağıma uzandım. Kulağım odama kadar süzülen zevk inlemelerinde, eteğimi yukarıya çekip külodumun içine elimi soktum. Klitorisimi okşamaya, am dudaklarımı ovalamaya başladım. İyice azmıştım. Mutlaka boşalmam gerekiyordu. Yoksa içimdeki kızgın ateş sönmeyecekti.

Bira, ardından bir dikişte içtiğim rakının da etkisi vardı sanırım. Başım sürekli dönüyordu. Zevk sularımdan iyice ıslanan külodumu sıyırdım bacaklarımdan, çıkarıp attım.Gömleğimin düğmelerini kopararak açtım. İçime sütyen giymemiştim zaten, gerek duymuyordum o dönemde…

Dizlerimi kaldırıp bacaklarımı ayırdım. İki elimle kızışmış amımı daha rahat okşayabilirdim şimdi… Zevkle inleyerek parmaklarımı çalıştırmaya başladım. Arada bir elimi okşayarak yukarılara götürüyor, göğüslerimi okşayıp uçlarını ovalıyordum.

Daha ben hızımı alıp boşalamadan kapımın önünde bir hareket fark ettim. Başımı zorlukla kaldırıp baktım. Bizim iki aşık, sarmaş dolaş, çıplak bir şekilde benim öylesine açık bıraktığım oda kapısında dikilmişler, benim masturbasyon yapışıma bakıyorlardı.

Pelin üzerinde kırmızı tangası ve jartiyer çoraplarıyla, dayım ise çırılçıplak, kasıklarından yükselerek başını havaya dikmiş hafif kıvrımlı penisiyle, büyük bir iştahla beni izliyorlardı.

“Ne… Ne yapıyorsunuz siz?” diyerek toparlanmaya, doğrulmaya çalıştım. “Utanmıyor musunuz? Gidin odanızda yapın ne yapacaksanız… İstediğiniz gibi sikişin. Beni rahat bırakın.” diye tersledim bir de…

Sanki ben tam aksini söylememişim gibi, söylediklerime hiç aldırmadan, sakin sakin içeriye girdiler. Biri bir yanıma, biri diğer yanıma, yatağa oturdular. Dayım elini göğsüme uzattı, ucunu okşadı parmaklarıyla…

“Nil… Ne yapıyorsun bakayım güzelim? Masturbasyon mu yapıyormuş benim azgın orospu yeğenim?” Pelin de diğer yandan uzattığı eliyle diğer göğsümü okşuyordu aynı şekilde…

“Evet dayısı… Yeğenin amını parmaklıyor. Amcığı alev alev yanıyor şimdi… Değil mi Nil? Söylesene…”

Kıvrandım. Doğru söylüyordu kahpe… Yanıyordu amım… İçine bir şeyler girmesi için ölebilirdim o anda… Pelin eğilip kırmızı rujlu dudaklarının arasından dilini çıkardı bana göstererek, sonra da kulak mememi yaladı, şehvet dolu bir sesle,

“Amcığın yanıyor Nil… İçine yarak girmesi lazım onun…”

Başımı çevirip kızın beni huylandıran, kulağımı gıdıklayan ıslak dilinden kurtulmaya çalışırken dayımın dudaklarıyla karşılaştım. Saçlarıma asılıp canımı yakarak dudaklarıma bir öpücük kondurdu.

“Evet aşkım… Amcığın yanıyor bebeğim… Sevişmek istiyorsun. Sikilmek istiyorsun. Ben sana yardımcı olurum istersen… Ne dersin?”

“Hayıırr…” diye bağırarak başımı iki yana sallamak, kurtulmak istedim. Ama çok zordu. Saçlarımı dayımın elinden kurtaramadım, canım yandı.

“Bırakın beni…” diye inledim. “Nişanlıyım ben… Efe’yi seviyorum. Ondan başkasıyla olamam…”

Pelin tekrar kulağımda dilini dolaştırdı. Sürekli konuşuyor, kulağıma fısıldayıp duruyordu. Dayım da dinliyordu göğsümle oynarken… Bir elini de apış arama atmış, bacaklarımı kasıp engel olmaya çalıştığım halde zorla soktuğu parmaklarıyla amımı okşuyordu sürekli… Pelin devam etti,

“Canım benim… Bırak kendini bize… Bedeninin sesini dinle… Biz biraz kışkırttık onu… Sen istemeyince… Karşı çıkınca… Olayı hızlandırmak istedik. O ilk içtiğin biranın içinde azdırıcı damla vardı Nil… Etkisini gösterdi artık… Nerden mi biliyorum? Kendi birama da aynı damladan koydum. Benim de amcığım yanıyor şimdi… “

Pelin konuşmaya devam ederken, kendinden yana mememin üstüne kapandı, bir yandan kabarmış ucunu yalıyor, bir yandan konuşuyordu şimdi…

“Sapıksınız siz…” diye kıvrandım. “Yapmayın… Efe’ye ihanet edemem. Seviyorum onu… Bırakın beni…”

“Yani kuzenim… Nişanlın burda yok ki… Biz varız. Artık kurtuluşun yok… Erkeğimiz seni sikecek şimdi… Beni de… Aynı yatakta… Aynı anda sikecek bizi… Hoşuna gidecek… Zevk alacaksın…”

“Hayırr…”

“Ohhh… Çok güzel siker benim erkeğim… Onun yarağını bir yesen… Zevkten bayılırsın. İlk seferinde ben de bayıldım, gerçekten ama… Zevkten bayıldım. Önce acı, sonra zevk… Ah Nil… Öyle bir zevk ki… Ensest diyorsun ya… Dayı diyorsun ya… Biraz sonra unutacaksın ensesti, tabuyu… Dayının yarrağı amına girince her şeyi unutacaksın canım… Nasılsın şimdi? Yangın devam ediyor değil mi? Islanmış değil mi dayısı? Orospunun amcığı ıslanmış mı?”

Dayımın dilini amımda hissettim aynı anda… Ucuyla dolaşıyor, sonra köpeğin su içtiği gibi yalıyordu amımın dudaklarını… Şimdi de o konuşuyordu mırıl mırıl… Hem amımı yalıyor, hem de beni delirten şeyler söylüyordu. Ayıp, pis, terbiyesiz sözcükler… Bunları dayımın dudaklarından duymak ayrı bir delirtiyordu, kışkırtıyordu beni…

“Mmmm… Evet canım… Islanmış… Hem de çok… Ohh… Suları akıyor kahpenin amcığı… Yemekten önce ne diyordun sen Pelincim? Yeğenim siktirmiş mi kendini? Nişanlısı mı sikmiş bu körpe bademi? Nasıldı Nil bebeğim? Zevk aldın mı ırzı kırık nişanlın amına koyarken? Kan aktı mı yatağa? Pembe kanın bulaştı mı nişanlının sikine? Ohh… Güzel yeğenim benim… Azgın yeğenim… Ya bırakırsa o orospu çocuğu seni? Nişanlıyken amını siktirdin, seni ortada bırakıp kaçarsa?”

“Hayır… Kaçmaz… Beni bırakmaz o…” Bunları inleyerek söylerken zevkten kıvranıyordum dayımın amımı yalayıp duran dilinin altında…

“Yarak yemeden duramadın değil mi? Oh, canım benim… Aşk falan palavra… Kanın kaynadı değil mi? Şu andaki gibi… Oğlanın sikini yemek istedin. Duramadın. Söylesene aşkım… Anlat bana… Büyük müydü nişanlının siki? Benimki kadar var mı? Zevk veriyor mu sikişirken?”

“Hayır, seninki kadar değil dayı… Hatta çok küçük… Ama zevk alıyorum.”

Nedense, annemi doğrucu Davut sikmiş gibi gerçeği, sikinin küçük olduğunu söyleyivermiştim dayıma…

“Canım benim… Bence bırak o oğlanı sen… Çok küçük siki var ha? O küçük siki yiyerek bir ömür geçireceksin aşkım… Peki, nerde sikiyor seni tıfıl oğlan? Orospu annenin, benim kahpe kardeşimin evinde mi? Kılıbık babanın haberi var mı senin sikiştiğinden? Babanın yatağında mı sikiyor seni?”

“Off… Dayıı… Bazen… Annemin yatağında… Ohhh…”

“Seni azgın fahişe seni… Annenin yatağında ha? Hımbıl babanın haberi olsa ne olacak zaten… Oğlanın altında, seni sikerken görse sesini çıkaramaz. Annene de söz geçiremez. Orospu annene… Yarak delisi annene… Sen de ona çekmişsin zaten… Kılıbık babanın yanında erkeklere kuyruk sallar o azgın kadın… Az mı başım belaya girdi ananın yüzünden… Belki de babanın önünde siktiriyordur kendini genç oğlanlara… Ananı sikiyorlardır.”

“Ohhh… Bilmiyorum dayı… Belki de…”

“Belki de ha? Demek sen de tanımışsın anneni… Orospuluğuna tanık oldun galiba… Oh, senin ne tatlı amcığın varmış Nil… Nasıl da akıyor suların… Nasıl da kabarmış klitorisin… Kemik gibi olmuş… Zevk alıyorsun değil mi aşkım? Dayının dili zevk veriyor sana, değil mi? Pelin de böyle kıvranır altımda… Zevkten delirtirim onu… Değil mi Pelin? Zevk alıyorsun değil mi bebeğim?”

Beni bırakmış, üzerimden eğilip Pelin’in dudaklarını somuruyordu şimdi… Benim üzerimde sevişiyorlardı. Kızı bıraktı sonra, benim dudaklarımı öpmeye koyuldu. Pelin yanımızda, kendini parmaklayarak dayımın beni öpmesini, memelerimi yoğurmasını izliyordu. Dayım başını kaldırıp ona baktı,

“Hadi Pelincim… Benim bıraktığım yeri sen devral… Nil’in amcığını yala bakayım…” Pelin şaşırmıştı bu isteğe,

“Nasıl? Amını mı yalayayım? Nasıl olur?” diye kekeledi.

“Basbayağı olur. Az önce memesini yaladın ya… Şimdi de körpe amcığını yala yavrunun… Dilini göreyim yalarken… Çıldırt beni… Hadi, bekliyorum.”

Pelin beni yalamaya pek de gönüllü değildi ama, dayısı emir verince uymamazlık yapamazdı. Onun otoritesi, verdiği zevk her şeyin üstündeydi Pelin için…

“Peki…” diyerek bir köle itaatkarlığıyla kasıklarıma eğildi.

“Yapmayın… Pelin… Dayı… Lütfen…” diye yalvararak kıvrandım yattığım yerde… Başıma gelecekleri biliyordum. Aynı anda dillenmek ve öpülmek, her yerimden zevk almak öldürecekti beni, kendimden geçirecekti.

Pelin önce dilinin ucuyla klitorisime dokundu. Ben kaçınmak için kalçalarımı sağ sol yapınca elleriyle bastırıp bacaklarımı ayırdı. Zorla dilini iki dudağın arasına soktu. Boylu boyunca amımı yalıyordu kuzenim… Dayım da dudaklarımı somuruyor, kürek gibi elleriyle benim minik portakal memelerimi avuçlamış, zevkten bayıltıyordu beni…

İşte canım… O an benim bittiğim an oldu… Bütün savunmalarım yıkılmış, direnişim sona ermişti. Artık ne nişanlı düşünebiliyordum, ne ensest, ne tabu… Orospu Pelin, kendi yalanırken nasıl hoşuna gidip zevk alıyorsa, aynı şeyleri benim amcığımda uyguluyordu.

Pelin’in dil darbeleri, biranın içinde bana içirdiği azdırıcı damlanın etkisiyle yanıp tutuşan amımı bir nebze serinletiyordu sanki… Hele parmaklarının içime içime girişi, girip çıkışı… Bu arada dilini aşağıya indirip arka deliğimi de yalaması… Orayı da şereflendirmesi… Dilinin ucunu kıvırıp anüsümü zorlaması…

Ya dayımın meme uçlarımı sülük gibi emen dudakları… Memelerime sürtünüp duran bıyıklarının verdiği zevk… Orta parmağıyla dudaklarımı okşaması, parmağını ağzıma sokması, ağzımı siker gibi sokup çıkarması… Pelin’in saçlarını tutup kadınlığıma bastırıp çekmesi… Bir de kalkıp sikini ağzıma uzatmaz mı? O güzel sikini bana yalatmaz mı? Somura somura emiyordum sikinin başını…

Daha fazla dayanamadım artık… İkisinin altında kıvranmaya başladım. Orgazm dalgaları bütün bedenimi sarmıştı. Kasılıyordum durmadan…

Feryatlar koparıyordum. Kimin duyacağı umurumda bile değildi. Zevk alıyordum. Katıksız zevk…

Sonunda durulmaya başlamıştım ki dayım bacaklarımın arasına girdi. Benim orgazm sırasında sırılsıklam olan amcığıma sikini dayadı. Pelin’i sikerken gördüğüm güzel erkeklik organı şimdi benim içime girmek üzereydi.

“Offf… Daha yeni boşaldım dayı.. Bitmedi bile, hala kasılıyorum.” diye sızlandım.

“Aç bacaklarını bebeğim… Dayın da zevk alsın biraz… Yarrağını soksun amcığına…” diyerek homurdandı erkeğim…

Bunun üzerine ben de boşalmanın verdiği tatlı yorgunluğa aldırmadan bacaklarımı zevkle araladım. Dayımın sikinin içime girmesini kolaylaştırmaya çalıştım.

Biliyor musun Efe? Daha önce Hasan’ın ve Ahmet’in erkekliklerini içime alan kadınlığım, onlardan ayrıldıktan sonra iyice boş kalmıştı. Seninle tanıştıktan sonra da… Şikayetçi olduğumu düşünme sakın… Gerçeği söylüyorum. Seninle onlarca kez sevişmeme rağmen, sikin normalden küçük olduğundan sanki vajinam iyice daralmış gibiydi.

İşte bu yüzden, dayımın muhteşemi içime girerken amım çamur içinde, ıslak olmasına rağmen çok zorlandım. Uzundu, kalındı, başı hayli büyüktü. Pelin haklıydı. Girdiği kadını zevkten bayıltırdı bu yarak… Yay gibi kıvrık olması da ayrı bir zevk kaynağıydı sanki… Zorlaya zorlaya amıma girdikçe vajinamın en ücra köşelerine bile dokunuyordu dayımın yarrağı… Sonunda en dibime dayandı. Başının diplerime baskı yaptığını hissedebiliyordum.

“Ohhh…” diye inleyerek boynuna sarıldım. “Dur biraz dayıcım… Bekle… Alışsın… Çok büyük sikin var… Amım patlayacak sanki…”

Bekledi. Minik minik kıpırdanışlarla içimde bekledi. Sonra da işe koyuldu. Gidip gelmeye başladı. Pelin de yine göğsüme eğilmiş, uçlarını yalıyor, emiyordu. Tekrar yükselmeye başladım. İnlemeler, kısık feryatlar…

Pelin kalktı, başımın üzerine geldi, dizlerinin üstünde dikildi. Ne planladığını anlamıştım kaltağın… Amını yalattıracaktı bana… Az önce dayımın emriyle yaptığı oralın karşılığını istiyordu. Saçlarımdan tutup kasıklarına çekti başımı, yüzümü amcığına yapıştırdı.

Çaresiz, Pelin’in amını yalamaya başladım ben de… Onun inlemeleri de gelmeye başladı fazla gecikmeden… İşimi iyi yapmaya çalışıyordum. Klitorisi, tüysüz am dudakları, neresi gelirse yalıyordum. Pelin iyice bastırınca da ağzımı kocaman açıp vantuz gibi emiyordum orospunun amcığını…

Anlatılmaz bir şey… Ancak pornolarda izlediğim bir sahnenin, o anda gerçeğini yaşıyordum. Üçümüz birbirimize girmiş vaziyette, inleye inleye sikişiyorduk.

Benim inlemelerim artınca dayım bacak aramdan çıktı. Yatağa yatıp sırtını yüksek yastığa dayadı, beni de kucağına çekti. Sırtım ona dönük, sikinin üstüne oturmamı sağladı. Ben biraz yüksekte dururken, dayım da altımda kalçalarını indirip kaldırıyor, koca sikiyle amıma girip çıkıyordu.

“Yala Pelin… Nil’in amcığını yala bebeğim…” diye tekrar emir verdi erkeğimiz…

Pelin bacaklarımın arasına yanaştı. Dayımın siki girip çıkarken o da klitorisimi yalamaya başladı.

“Aynısından ben de istiyorum, ona göre…” dedi yalarken…

“Ohhh… Merak etme Pelin… Ne istersen yaparım sana… Yeter ki yalamaya devam et… Çok zevk alıyorum… Ooohhhh…^

Gerçekten çok büyük zevk alıyordum. Sonunda dayım altımda hızlandı, ben de oturup kalkmaya başladım sikinin üstünde… Kalın yarak amımı yara yara girip çıkıyor, zevk sularımı fışkırtıyordu adeta… İçimden çıkan sular dayımın taşaklarından süzülüp yatağa akıyordu. Zevk suyum işer gibi içlerimden kaynıyordu.

Dayımın kasılmalarını hissettim içimde… Döllerini içime boşaltıyordu. Başıma gelecekleri az çok tahmin ettiğimden doğum kontrol hapına başlamıştım. Bu yüzden dert etmedim amıma boşalmasını… Bu rahatlıkla ben de orgazma ulaştım. Bacaklarım kasılarak, kasları seğire seğire orgazm oluyordum.

Kendimi yatağa attım. Hala kasılıyordum. Dayım biraz dinlendikten sonra Pelin’e sikini yalattı, kalkmasını sağladı. Sonra da kızı çevirip yatakta domalttı, arkasından içine girdi. Şimdi bağırma sırası Pelin’deydi. Dayımın yarağı piston gibi gidip geliyordu amında…

Altına kayıp başımı Pelin’in kasıklarına yaklaştırdım. Onun bana yaptığı gibi amını dillemeye, klitorisini emip yalamaya başladım. Pelin’in suları süzülüyor, altında olduğumdan yüzümü yağmur gibi ıslatıyordu. Ben de arada dayımın sikini de yalamayı ihmal etmiyor, ellerimle alnıma vurup duran erkeğimizin taşaklarını da okşamaya çalışıyordum. Uzun süre sikti Pelin’i… Onu boşaltmadan durmadı…

Pelin kendini yatağa atıp kasılmaları devam ederken yaklaşıp yan yatan kıza arkasından şefkatle sarıldım, kollarımın arasında sakinleşmesini bekledim. Dayım da benim arkamdan geldi. Pelin’in içinden çıkmış ıslak ve sert sikini benim apış arama sokarak sarıldı bana…

Üç tane kaşık gibi birbirimize sarılmış, öylece kaldık. Yorgunluktan, zevkten ölüyorduk. Dayımın sikinin kıpırtılarını amımda hissederek uykuya bıraktım kendimi… Mutluydum.

Şimdi… Tecavüz müydü yaşadığım? Tecavüz gibi başladı ama temelde değildi. Kendim isteyerek mi seviştim onlarla? En azından ilk başta hayır, karşı çıktım, nişanlım var dedim, istemedim. Böyle garip bir olay işte… Ensest, grup seks, lezbiyenlik… Ne ararsan var… Yaşandı, bitti…”

“Bitti mi gerçekten karıcım? Bir daha olmadı mı?”

Kocamın bu sorusu üzerine durakladım, sonra gülerek,

“Valla aşkım… Ne yalan söyleyeyim sana… Oradan ayrılıp gelene kadar bitmedi. Ama, sen de hak ver bana lütfen… Öyle güzel bir şey ki… İki kız bir erkeği paylaşıyoruz. Aynı yatakta üç kişi sevişiyoruz. Üç kişilik zevk alıyoruz.

Her gece Pelin ile birbirimizi kıyasıya seviyoruz. Dayım sikini okşaya okşaya biz iki körpeyi sevişirken izliyor, kendinden geçiyor. Öyle alıştım ki lezbiyen ilişkiye… Hani dayım olmasa aramızda, durmadan bizi sikmek istemese, biz iki kız kendimize yeteceğiz.

Arada seninle konuşuyoruz telefonda… İlk zamanlar bu olay başlamamıştı, seninle telefon seksi yapıyorduk. Sonradan ara vermeye başladık farkındaysan… İşte olaylar o sırada başladı. Dayım seninle konuştuğumu, konuşurken kendimi okşadığımı görüyordu.

“Yine o pezevenkle mi görüşüyorsun? Boş ver şu hadım herifi bebeğim. Seni mutlu edemez o minnacık sikiyle…” diye takılıyordu bana…”Sen yanıma gel, buraya taşın. Ben seni mutlu ederim her zaman… Bu koca yarak emrine amade güzelim…” diyordu. Ben de ona aldırmadan seninle konuşmaya devam ediyordum.

“Orospu çocuğu…” diye hırladı Efe… “Hem yeğenini sikiyor, hem bana laf ediyor. O kadar meraklıysa buraya gelsin, burada siksin seni karıcım… Hem ben de görmüş olurum çok methettiğin sikini…”

“Aman aşkımm… Dayımı haklı çıkarıyorsun, sana pezevenk demesi hoşuna gidiyor sanki…” diyerek güldüm kocama…

“Ama ne yapayım karıcım… Öyle reklamını yaptın ki… Merak ettim işte… Bence pezevenklik o kadar kötü bir şey değil. Senin mutlu olmanı istiyorum sadece…”

“Canım benim… Dur, sana yaptığımız bir yaramazlığı daha anlatayım da, boynuzların biraz daha uzasın öyleyse…”

Hani senin doğum günündü. Yine telefonda konuşuyorduk. Sen yanımda olmadığın için üzülüyordun. Ben de üzüldüğümü söylüyordum, sana doğum günü hediyesi olarak kendimi siktirmek istediğimi anlatıyordum.”

“Evet, hatırladım. Sonra telefonda masturbasyon yapmıştın. İnlemelerini duyunca ben de boşalmıştım o gece…”

“Ya, kocacım, aslında seninle konuşurken ben dayımın kucağındaydım.”

“Nasıl yani? Gerçekten mi? Yoksa telefondaki o zevk inlemelerin…?”

” Sen o gece aradığında biz de yine üçlü seks için hazırlık yapıyorduk. Dayımın odasında toplanmış, onun geniş yatağında, üçümüz de çırılçıplak soyunmuş durumdaydık. Tam öpüşüp koklaşmaya başlamıştık ki telefonum çaldı.

Baktım, yine sen arıyorsun. Dayım sessizce sertleşmiş sikini gösterdi. Ben de kalkıp sikinin üstüne oturdum. Bir yandan seninle konuşuyordum, bir yandan da dayımın sikinin üstünde yaylanıyordum.

Pelin de oyunumuza katıldı. Geldi, aramızdan başını sokup memelerimi yalamaya başladı. Offf… Kulağımda sen, yanımda sevgililerim… Olayı sana belli etmemek için çok zorlandım kocacım…

Telefonda sana seni özlediğimi söylüyorum, sevişmeye hasret kaldığımı anlatıyorum. O anda dayım yarrağını içime sokmuş, pompalayıp duruyor. Kuzenim memelerimi yalıyor. Aşağı iniyor, dayımın sikiyle benim klitorisimi birden yalıyor. Delirtiyorlar beni…

Kocacım, sonunda baktım inlemelerimi tutamıyorum, sana masturbasyon yaptığımı söyledim. Aslında mastürbasyon yapmıyordum, düpedüz hunharca sikiliyordum. O anda amımda kendi parmaklarım yoktu, dayımın kalın siki vardı. Klitorisimde Pelin’in dili… Çok korkunçtu yaa… Harika bir olaydı…”

“Ah karıcım… Sen çok büyük bir orospusun biliyor musun? Kocasını aldatan azgın orospunun tekisin…” dedi kocam… Uzanıp dudaklarından öptüm kocamı…

“Sen de çok büyük bir pezevenksin aşkım… Karısının sikilmesinden zevk alan, karısı başka erkeklerle seviştiği, onlardan zevk aldığı için mutlu olan bir erkeksin… Seni seviyorum…”

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

tatlı üçlü (ALINTIDIR)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

tatlı üçlü (ALINTIDIR)
Üniversitede üçüncü yılımdı. Kampüste yurtta kalıyordum. Nihayet bu yıl 12 kişilik koğuşlardan kurtulmuş ve üç kişilik özel odada yer bulmuştum. Oda arkadaşlarımın ikiside son sınıf öğrencisiydi. Onun için önceleri beni çömez görüp pek yüz vermemişlerdi. Ama sonraları pek çok konuda kafalarımızın uyduğunu anladıktan sonra gerçekten çok iyi arkadaş olmuştuk. Hemen tüm boş zamanlarımızda beraber oluyorduk. Üçümüzde bilardoya meraklıydık, yüzmeyi seviyorduk, haftada bir kafaları çekmek geleneğimiz olmuştu. Ahmet Elazığ`lı kara yağız, yakışıklı bir çocuktu. Serdar ise Edirne`li, sarışın ufak tefek ama çok sevimli bir oğlandı. Ahmet`le Serdar üç yıldır oda ve sınıf arkadaşıydılar ve içtikleri su ayrı gitmezdi. Bir anlamda ahmet Serdar`ı himayesine almıştı. Kısa sürede ben de ikisiyle samimi olmama rağmen, ikisinin çok daha yakın bir ilişkisi olduğunu hissedebiliyordum. Yılbaşına üç gün kalmıştı. Ahmet bana dönerek “Tan yılbaşı programın varmı ?” diye sordu. Adım Altan olmasına rağmen Ahmet beni daima Tan diye çağırırdı. “Yoo, ya siz ne yapıyorsunuz diye ?” diye yanıtladım. Ahmet “Bu yılbaşı gerçekten esaslı eğlenelim, odamızı süsleyelim, kıyak mezeler alalım, iki de 70 lik…Sabbaha kadar.. varmısınız ?”. Serdar “Ben sana har zaman uyarım” diye yanıtladı. Benim de zaten yapacak daha iyi bir programım yoktu. Yılbaşı günü saat 15:00 de üçümüz de odadaydık. Bulabildiğimiz bir sürü saçma sapan şeyle odayı süsledik. Serdar herzamanki gibi mezeleri hazırladı, masayı kurdu. saat 17:00 de hazırdık. Gülümseyerek zaferle birbirimize baktık. Ahmet ” Eh birer kadeh aperatifi hakkettik” dedi ve yatağının altından zuladan,bir şişe “Gordon” cin çıkardı. Bir ıslık çalarak ” Vay be bu gece lüx takılıyoruz anlaşılan” diyerek sevincimi belirttim. Ahmet bardaklarımıza 1/4 cin ile 1/4 Fanta doldurdu. Serdar da Daha önceden balkona zula ettiğimiz buzlardan birer parça bardaklarımıza koydu. Üçümüz de keyifle bardaklarımızı kaldırdık ve ” Şeref, sağlık ve mutluluğa” diye tokuşturarak yudumlarımızı aldık.Aperatif almamız bir saati bulduğunda “Gordon” şişesinde damla kalmamıştı. Başım şımdiden dönmeye başlamıştı. Gözlerine baktığımda sevgili oda arkadaşlarımın da benden farklı olmadığını farkettim. Ahmet ” Çocuklar bu gece kıyafet balosu yapalımmı ?” diye ortaya atıldı. “Ne kıyafeti” diye soruverdim. Ahmet gülümseyerek, “Zaten burası çok sıcak , eh,değişik kıyafetlerimiz de yok, o halde en iyisi anadan doğma olalım” diye alaycı bir tonla cevapladı. Ben kahkahalar atarken Ahmet soyunmaya başlamıştı bile. En son donuyla kalınca ” Hadi oğlum ne bekliyorsunuz, utanıyormusunuz, isterseniz sizi de ben soyayım” diyince Ahmet`in ciddi olduğunu anladım. Fikir tuhaftı belki ama , ilginçti. O kafayla normal bile geldi ve ikinci soyunan ben oldum. Ahmet birden Serdar`ın üzerine atladı ve yarı zorlayarak o`nu da soydu. Şimdi üçümüz de donla birbirimize bakıyorduk. ” Eee donlar ne olacak” sorusu benim ağzımdan çıktı. Ahmet “sayıyorum 1…2… ve 3” diyerek donunu çıkardı ve havaya attı. Vavv, gerçekten harika görünümlü iri bir yarağı vardı ve önümüzde sallanıyordu. Biraz çekinerek ben de donumu sıyırdım. Ahmet`inkinin yanında garip kalmıştı. En son Serdar da indirdi donunu .. Neyse Serdar`ınki benimkinden de ufaktı. “Haydi dostlar rakı sofrasına” diye Ahmet hepimizin şokunu hafifletti. Birden gözlerimi Ahmet`in vücudundan alamadığımı farkettim. Ve de işin garibi baktıkça tahrik oluyordum. Neredeyse sikim kalkmaya başlayacaktı. Birden kıpkırmızı olduğumu hissettim. Ne yapsam aklımı Ahmet`in vücudundan ve de özellikle o muhteşem aletinden alamıyordum ve daha şimdiden sikim dikleşmişti.. Serdar bunu ilk farketti ve ” Hadi yine iyisin Tan” diyerek sikimi işaret etti. Ahmet ” Durun oolum daha çok erken , hele bir demlenelim… Dimi Serdar” diye araya girdi.. “Çok erken… erken.. Ne için erkendi” aklımdan bir sürü fantazi geçmeye başladı.. Şimdi dimdik olmuştu benimki. Ahmet`le Serdar bana bakıp gülüyorlardı. Ahmet ilk rakılarımızı doldurup, “Hadi yeni bir başlangıca” diyerek kadehini kaldırdı ve Serdar`a göz kırptı. “Hey neler oluyor.. aranızda benden gizli birşeyler dönüyor” diye atıldım. İkisi de gülmeye başladılar. Ahmet ” Tancığım bu gece senin “başlangıç” gecen olacak” diyerek bana da göz kırptı. Hiç bir şey anlamadan aptal aptal bakarken, Ahmet Serdar`a sarıldı ve dudaklarından öpmeye başladı. Serdar da ona karşılık vermiş, birbirlerine sıkıca sarılarak ve birbirlerini okşayarak öpüşmeye başlamışlardı. Ben hem şaşkın hem de anormal tahrik olmuş heyecanla onları izlerken kafama dank etti. Birden içimde dayanılmaz bir şekilde onlara katılma isteği uyandı. Ahmet bunu sezmiş olacak eliyle beni yanına çağırdı. Sonra Serdar`ı sağ dizine beni de sol dizine oturttu. Sol koluyla bana sarılarak dudaklarını yavaşça dudaklarıma değdirdi. İçimin titrediğini hissettim.alt dudağımı ağzına alarak emmeye başladı. Şimdi gerçekten tüm vücudumla titriyordum Ahmet öpmeye devam ederken bir yandan da sırtımı, belimi, kıçımı okşamaya başladı. O anda Serdar`ın da uzanarak sikimi avuçladığını ve okşamaya başladığını hissettim. Aman Tanrım Korkunç bir zevkti, sanki uçuyordum. Elim Ahmet`in sikine gitti ve iştahla kavradım onu. Avucuma sığmıyordu. Kalkmış, taş gibi olmuştu. Damarlarını avucumda hissediyordum. Boydan boya sıvazladım, okşadım , dibindeki kıllarla oynadım ve biraz daha aşağı inip o muhteşem taşaklara ulaştım. Bu arada ben de Ahmet`i öpmeye dilini emmeye başlamıştım. o sırada Serdar`ın sikimin başını yalamaya başladığını hissettim. Islak ve sıcacık dudakları sikimin başı etrafında kapandı. Dili ile çiş deliğimi yalamaya başladı. Zevkten titriyordum. İlk kez böyle bir duygu yaşıyordum Ahmet bir eliyle belimi ve kıçımıokşarken diğer eliyle de göğüslerimi okşamaya başladı. Dimdik olan meme başlarımı hafifçe sıktıkça içim bir tuhaf oluyor, ben de onun sikini ve taşaklarını daha kuvvetlice sıkmaya başlıyordum. Serdar sikimi hızlı hızlı emmeye başladı. Bayılıyorum sandım. Herseferinde sikimin başı gırtlağına değiyor, sonra güçlü dudaklarıyla sikimi başına kadaryeniden sıvazlıyordu. Bu arada Serdar taşaklarımı okşamaya ve gıdıklamaya başlamıştı.Sikim Serdar`ın ağzında zonklamaya başlamıştı. Ben de ağzım Ahmet`in ağzında inliyordum. Ahmet deliler gibi ağzımı yanaklarımı, kulaklarımı , boynumu öpüyor ısırıyordu. Ben de iki elimle Ahmet`in sikini ve taşaklarını kavramış, okşuyor, sıkıştırıyor, seviyordum. Sikim Serdar`ın ağzında taş gibi olmuştu,zonkluyor ve patlamaya hazır bir bomba gibi titriyordu. Serdar`ın taşaklarımı gıdıklamasıtüm döllerimi alarma geçirmişti.Her an patlayabilirdim. Ahmet iki eliyle de kalçalarımı avuçlamış, okşuyor, sıkıyordu. Yavaşça eli kıçımın yarığında gezmeye başladı. Bir taraftan Serdar`ın taşaklarımı okşaması, diğer yandan Ahmet`in kıçımın deliğini okşaması çıldırtmıştı beni. Serdar hala sikimi emiyordu. O esnada Ahmet parmağını kıçımın deliğine sokmaya başladı. Tanrım … olamazdı böyle birşey…Birden taşaklarımdaki tüm döllerin bu parmak darbesiyle sikime oradan da Serdar`ın ağzına boşaldığını hissettim. Durmadan geliyordum, oluk oluk döl fışkırtıyordum hem de bağıra bağıra. Serdar pompa gibi döllerimi yutmaya çalışırken, Ahmet de ağzını ağzıma bastırarak sesimi kısmaya uğraşıyordu. Dakikalar sonra kasılmalarım duruldu, kendime gelmeye başladım. Gözlerimi açtığımda Serdar önümde çömelmiş ağzından döllerim süzülüyor, şaşkın bana bakıyordu. Ahmet ise gülümseyerek beni okşuyor ve yüzümü öpüyordu.Serdar ağzı hala dolu, “Tanrım hayatımda bu kadar çok döl yutmadım” diye yutkundu. Ahmet ise hala beni okşarken ” aramıza hoşgeldin” diyordu. Ben ise hayatımın en büyük orgasmını yaşamıştım ve hala dizlerim titriyordu. Yıkılır gibi kendimi yatağımın üstüne attım. Bu arada Serdar Ahmet`in taş gibi olmuş koca yarağını emmeye başlamıştı.Ahmet Serdar`ın başını avuçları arasına alıp hızlı hızlı Serdar`ın ağzını sikmeye başladı. Az önce nefis bir orgasm yaşamış olmama rağmen yine sikim kalkmaya başlamıştı. Bunu farkeden Ahmet ” evet Serdar zamanı geldi. Yeni dostumuzu artık tam üye yapalım” dedi. Ben anlamamış şaşkın bakarken Ahmet yanıma geldi, beni sırtüstü döndürdü ve kalçalarımı, yarığımı ve deliğimi okşamaya başladı. Ohhhh korkunç bir zevkti. O esnada Serdar da başucuma gelip; didik olmuş sikini ağzıma sundu. Önce tereddüd ettim , ama öyle güzel görünüyordu ki dayanamayıp ağzıma aldım. Kekremsi ama hoş bir tadı vardı ve ağzımda zonklaması hoşuma gitmişti. İştahla emmeye başladım. Serdar inliyordu. O anda Ahmet` in göt deliğimi yalamaya başladığını hissettim. Tanrım bu kudurtmuştu beni, o zevkle Serdar` ın sikini yer gibi iştahla emmeye, taşaklarını okşamaya başladım. Ahmet dilini deliğimin derinliklerine sokuyor, yalıyor emiyordu. Kıvranmaya başlamıştım ve götüme kalın birşeyler girsin istiyordum. Ahmet bunu hisetmiş gibi bacaklarımın arasına girdi ve o kocaman sikinin başını deliğime sürtmeye başladı. Harikaydı, çılgınca sikilmek istiyordum . Ağzımda Serdar`ın siki “hadi Ahmet sik beni..noolur kökle…içimde istiyorum seni…hadi” diye inlemeye başladım. Ahmet butlarımı tutarak yavaşça başını içime kaydırmaya başladı. İlk acı korkunçtu, gözlerimden yaş gelmiş ” yavaş .. noolur..yavaş” diye yalvarmaya başlamıştım. Ahmet sikini azıcık sokup sonra geri çekiyor, biraz sürttükten sonra bu kez biraz daha derine sokuyor ve sonra yine geri çekiyordu. Herseferinde daha derine girmesine rağmen artık çok acımıyordu, üstelik zevk bile alıyordum. Sonunda Ahmet yavaşça köküne kadae soktu ve durdu. Taşaklarını kıçımda hisediyordum, kıçımın içinde yangın vardı, acıyor, sanki yırtılıyordu…. Ama yavaş yavaş acı zevke bıraktı yerini.. inlemeye ve Serdar`ı daha bir iştahla emmeye başladım.Bunun üzerine Ahmet ritmik bir şekilde gidip gelmeye başladı…önce yavaş yavaş sonra daha hızlı ve… daha hızlı..Ahmet`in sikişinden sarsılıyordum bu da Serdar`ı emiş ritmimi ayarlıyordu. Üçümüzünde nefesleri hızlanmış, üçümüzde inlemeye ve titremeye başlamıştık ki, ilk olarak Ahmet ” geliyorum al sana al hepsini” diyerek götümün içine boşalmaya başladı. Sikinin kasılmalarını ve he kasılmada götüme döllerini fışkrtmasını hisediyordum ve bu beni zevkin doruğuna çıkarttı, yatağın üstüne fışkırmaya başladım. Bu arada elimde olmadan ağzımı sıkmış ve Serdar`ın sikini nerdeyse ısırmıştım. “Uuuuhhh..ahhhh” diye haykıran Serdar ayni anda oluk oluk döllerini gırtlağıma fışkırtmaya başadı.O durumda ağzımı çekememiş ve boğulmamak için hepsini yutmuştum… Az sonra yine masa başında oturmuş, birbirimize gülerek rakı kadehlerimizi tokuşturuyorduk. Ahmet ” Sevgililerim, bundan sonra artık her gece bizim aşk gecemiz olacak” diye kadehini kaldırdı. Ben ise bir elim Serdar`ın sikinde okşarken “Hayat buymuş dostlarım” diyerek kadehimi diktim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Arkadaşımla tatile yakınını getirince boş geçmedim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Arkadaşımla beraber tatile gittik deniz kum plaj ben orda kendime sevgili yaptım beraber takılyorduk gene plaj a indim aradım ben bugun yokum dedi bende kimse yok diye tek girdim suya çıkardım üstümdeki şortu çıplak yüzdüm geleni geçene aldırmadan o sıra arkadaşımla kız yakını geldi dedim çıplağım giydim üstüme şortu bunlar da yanıma geldi verdim gazı bunlarda soyundu çıplak yüzerken kızın vücudu beni bitirdi o an onu sikmeyi kafaya koydum hafif dokunuşlarla tahrik ettim sonra işi bitirdim

Bugün y?ktu.
H?m?n ?r?dım k?şt? işl?ri ?lduğunu öğl?d?n ??nr? g?l???ğini ?öyl?di.
B?nd? t?k b?şım? k?ndimi çırılçı?l?k ?ul?r? v?rdim.
Yüz?rk?n kim?? çı?l?k ?lduğumu bilm?diğind?n g?li? g?çm?l?rini umur??mıy?rdum.
Bir müdd?t ??nr? ?rk?d?şıml? ?bl??ı g?ldi.
B?nd? çı?l?k ?lduğumu ?öyl?dim ?rk?l?rını döndül?r v? bikinimi giydim.
?bl??ı n?d?n çı?l?k yüzdüğümü ??rdu,çı?l?klık h?şun? mı gidiy?r d?d f?l?n öyl? ??hb?t ?ttik.
İkn? ?ttim ?rk?d?şıml? ?bl??ı d? çı?l?k yüzm?y? k?r?r v?rdil?r.
H??imiz birbirimizi görm?d?n çı?l?k d?niz? girmiştik ?m? y?n y?n? ?lun?? i?t?r i?t?m?z birbirimiz? d?kunuy?rduk.
? n?ydi öyl? ?bl??ının göğü?l?ri dir??ğim k?d?r ??rtti.
?bl??ı ?klım? düşmüştü.
Kumr?l uzun d?lg?lı ??çlı h?rik? h?tt? h?fif d?lgun d?nil?bil???k bir vü?udu v?rdı.
H?mşir?lik ?kumuş ?m? ç?lışmıy?rdu.
Bir yıllık ?vli ik?n b?ş?nmışl?rdı.
Kıyıy? çıkm? f??lı g?lin?? ??r??rilik y??ı? dir?k çıktım v? vü?udumu ?öm?rtç? ??rgil?dim.

?rk?d?şımd? ?ynı ş?yi y??tı ?m? ?bl??ı ?rk?mızı dönm?mizi i?t?mişti.
bursa escort Bizd? t?m?m d?dik v? döndük b?n bu ?r?d? ?bl??ının bikinil?rinin üz?rin? b??ıy?rdum bil?r?k.
?bl??ı y?kl?şın?? h?m?n döndüm v? ? ??rt göğü?l?rini gördüm.
Bir ??y d?m?di ??d??? gülüm??di v? bikini?ini giydi.
Ev? dönün?? ?kş?m K?lk?n’? inm?y? k?r?r v?rdik.
S?vgilim? h?b?r v?rdim ?nun d? g?lm??ini i?tiy?rdum ?m? ? tür y?rl?ri ??vm?diğini ?öyl?di.
?kş?m ?lmuş üçümüzd? ?ldukç? ??k?i kıy?f?tl?rimizi giymiştik.
?bl??ının ?r?b??ın? bindik bir?z gittik ?bl??ının üç ?rk?d?şını d?h? ?ldık.
Uf??ık ?3 t? 6 kız binmiştik.
B?n h?limd?n m?mnundum ?rk?d? üç kızl? birlikt? ku??k ku??ğ? ?ldukç? z?vkliydi.
G??? klübün? gittik tüm gözl?r üz?rimizd?ydi.
?rk?d?şımın ?bl??ı (?yş?) v? diğ?r ?rk?d?şl?rı (giz?m,?yf?r,?in?m) ?ldukç? ??k?i giyinmişl?rdi.
?m? bunl?rd?n ?in?md? gözüm k?lmıştı.
Yüzü ?t? b?nz??? d? ç?k düzgün bir fiziği v?rdı.
G??? bitm?k üz?r?yk?n h?rk?? zil zurn? ??rh?ştu.

?yş? y?v?ş y?v?ş gidiy?rdu b?nd? y?rı ?ızmış y?rı ç?kırk?yif kızl?rın ?r??ınd? bir ?nu bir bunu ?kşuy?rdum ç?ktırm?d?n.
Sin?m,?yş?y? ??rh?ş h?li il? ?v? gid?m?y???ğini ?nl?rd? k?lm?k i?t?diğini ?öyl?di v? bizd? k?ldı diğ?r kızl?rı ?v? bır?ktık.
Sin?mi ?rk?d?şıml? birlikt? bizim ?d?y? çık?rdık.
T?bi ?d? ?ldukç? d?ğınıktı iç ç?m?şırl?r bikinl?r f?l?n y?rl?rd?ydi.
Sin?m gülüm??yr?k v? ??nd?l?y?r?k y?t?ğ? ?turdu.
B?nd? k?rşıd?ki y?t?kt? ?turuy?rdum.
Kızl?r ç?k ??k?i giyiniy?r?unuz d?di bizd? gülüm??dik.
S?nr? y?tm?k i?t?diğini escort bursa ?öyl?y?r?k ?y?ğ? k?lktı ?ltınd?ki ?t?ğini çık?rdı b?y?z kil?du il? k?ldı.
Ü?tünü çık?rdı ü?tü çı?l?ktı v? b?nim y?t?ğım? bır?ktı k?ndini.
Y?t?kt? k?ndini ?kşuy?rdu göğü? uçl?rını ?ıkıy?rdu.
?d?t? k?ndi il? ??vişiy?rdu.
?rk?d?şıml? ??d??? izliy?rduk.
S?nr? döndü biz? “? h?di ?r?b?d? mın?ıkl?dığınl? mı k?l???k?ın”.

Su?muştum bir ş?y d?m?d?n.
Y?nın? g?ldim v? dud?kl?rın? y??ıştım çılgın?? ö?üşüy?rduk v? birbirimizi ?kşuy?rduk.
B?nd? bu ??n?d? y?v?ş y?v?ş ??yunm?y? ç?lışıy?rdum.
?rk?d?şım d? ??nlı ??rn? izliy?rdu.
Sin?mi t?r? ç?viri? kül?dunu d? çık?rdım.
En???ind?n uf?k ö?ü?ükl?r ?t? ?t? k?lç??ın? indim.
Mi? gibi k?kuy?r du v? t?rt?mizdi.
Ön?? ?rk? d?liğini tükürükl?yi? y?l?m?y? b?şl?dım k?dif? gibi ?rk? d?liği v?rdı.
??rm?ğımı ??km?y? ç?lıştım girm?di.
Bir müdd?t d?h? y?l?yı? yumuş?ttıkt?n ??nr? ??rm?ğımın bir b?ğumu ?n?? girmişti.
Sin?m h?fif h?fif inliy?rdu.
B?n ?rk??ını ??rm?kl?rk?n b?ktım ? d? ?ltt?n ?mını ?kşuy?rdu.
?rk?d?şım? b?ktım gözl?rini f?l t?şı gibi ?çmış bizi izliy?rdu.
Sin?mi t?r? ç?virdim v? ?mını y?l?m?y? b?şl?dım.

Müthiş bir ş?kild? ?uyu g?liy?rdu.
H?rik? k?lın dud?kl?rı,dud?kl?rı iç? d?ğru t?rt?miz bir ?m?ıktı.
B?kir? ?lu? ?lm?dığını bilmiy?rdum ?m? ??rm?ğımı ??kuv?rdim.
B?ktım bir??y y?k d?v?m ?ttim h?m iki ??rm?ğım içind? h?md? ?mını y?lıy?rdum.
??liriy?r y??tığı ı?ırıy?r ç?rş?fı ç?kiştiriy?r,k?f?mı iyi?? b??tırıy?rdu.
Sür?kli bursa escort bayan “h?di durm? d?h? ??k ?ik b?ni diy?rdu” ? ?nd? ?klım? b?ld?n b?ğl?m?lı g?ldi.
H?m?n d?ğrulu? ç?nt?mı ?çtım v? b?ld?n b?ğl?m?lıyı hızlı?? b?ğl?dım.
?rk?d?şım ş?şkınlık içind? b?n? b?kıy?r t?k k?lim? ?d?miy?rdu.
H?m?n ?l?ti ?mın? ?ürtü? ?ul?ndırdıkt?n ??nr? y?v?ş y?v?ş ??km?y? b?şl?dım.
Gözl?rini kı??r?k b?ni k?ndin? ç?kiy?r v? inliy?rdu birk?ç d?kik? ??nr? miy?vl?r gibi ulur gibi ??? çık?r?r?k z?vk ?uyunu dış?rı v?rdi.
B?nd? gidi? g?lm?yi durdurdum ? ??n?d? ?rk?d?şım? b?ktım kil?dunu dizl?rin? k?d?r indirmiş ?t?ğini yuk?rı ç?ki? ?mını ?kşuy?rdu.
Sin?mi bır?kı? ?rk?d?şım? yön?ldim ? d? h?m?n ?y?ğ? k?lktı v? ?y?kt? ö?üşm?y? b?şl?dık.

Öyl? hır?ı v? i?t?kli ö?üşüy?rdu ki ? ö?üşm?y? bil? b?ş?l?bilirdim.
Ell?rimiz h?yr?tç? b?d?bl?rimizd? g?ziy?rdu.
S?nund? ?in?m ??nund? çırılçı?l?k k?lmıştı.
?nu y?t?ğın? ittim.
Sırt ü?tü y?tmıştı ?mını ?vuçl?dım ?ım?ı??k v? ?uluydu.
B?n? “??kın b?kir?yim” d?di.
B?nd? k?f? ??ll?dım.
T?tlı ?m?ığını ?kş?m?y? b?şl?dım müthiş ?u ?kıy?rdu ?????mb? ?mınd?n.
? d? öyl??in? ??rt göğü?l?rini ?ıkıy?rdu ki ?nl?t?m?m.
Eğildim göğü?l?rin? bir iki dil ?ttım v? ?mın? indim.
Y?l?m?y? b?şl?dım.
S?nr? b???kl?rını k?ldırı? ?rk? d?liğini y?l?dım.
Bu ??n?d? b?ld?n b?ğl?m?lıyı çık?rı? k?n?r? bır?ktım v? 69 ??zi?y?nu ?lm?mızı ??ğl?dım.
Bizim kız ???miliği bir?z g?çmiş g?y?t güz?l y?lıy?rdu.
Göz u?uyl? ?in?m? b?ktım biz? d?ğru dönmüş bizi izl?y?r?k k?ndini ??rm?klıy?rdu.
?rk?d?şımın ?mın? yumuldum burnum ?rk? d?liğin? d?yiy?rdu.
?rk? d?liğin? ??rm?ğımı ??ktum ? k?d?r r?h?t girdi ş?şırmıştım.
İkin?i?ini z?rl?n?r?k ?ldı v? ?mım? öyl? d?li gibi yumuldu ki dişl?ri ?r?d? bir d?yiy?rdu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kadınla evinde kaçamak yaparken kız yakaladı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

iş için gittiğim şehirde bizimkinin yakını vardı yolds.
com onlara gittim kalmaya zaten daha öncede sikiştiğimiz için rahat takılıyordum birbirimizide özlemiştik neyse gittim eve yan tarafta inşaat çalışması olduğu için uyku düzenleri bozulmuş uyumak için uyku hapı alıyorlarmış evde kızla kadın vardı kız hapı içmiş mışıl mışıl uyuyordu biz işe koyulduk kadınla hemen aletimi aldı ağzına yaladı güzelce o yalarken bende onu yalayarak sikişmek için amçığı hazırladım bunu sikerken aklıma evdeki kız geldi

atsan duymaz artık neyse tabi ben baldıza sarkıyorum ama yinede çekinerek hareket ediyordum bursa escort baldız kızının uyumak için böyle yaptığını anlatınca ben biraz rahatladım ve kızının odasına doğru gittim fakat geceliğini giyipte yattığı için geceliği yatarken kalçalarına kadar sıyılmıştı içamaşırınında bir tarafı içine doğru girmişti ben kudurdum ve yavaşçana yanaşıp kalçasına öpücük kondurdum daha sonra baldıza seslendim ve gel hadi burada yapalım neden dedi bende burada istiyorum falan dedim nasıl olsa uyanmaz deme dedim oda evet dedi ve kızına doğru baktı eteğini örteyim dedi ve örttü bende hiç ses çıkarmadım daha bursa escort bayan sonra biz baldızla sevişmeye başladık ben onu soydum o beni soydu 69 pozisyonuna geçtik artık kudurmuştuk

ikimizde ve ben baldızı dizlerinin üzerinde domalttım kıznın yatağının dibindeydik ben baldızın amına yeleştirdim fakat benim ufaklık kalın olduğu için he alışında zorlanıyordu ben kendimi kaptırmışım seks önümde balızı sikiyorum yanımda baldızın kızının kalçalarını elliyorum ve kilotunu yana doğru sıyırttıryorum bu esnada baldızda geldi bende geldim ve baldızın ağzına veeceğim sırada bana doğru döndü ve escort bursa kızının ohalde olduğunu gördü ne yapıyorsun bu yüzdenmi burada yapalım dedin dedi evet niye olmasın onumu sikiyorum sanki dedim ve değişiklik lsun diye istedim dedim sadece elliyorum dedim fakat değişik değişik fantezilerimiz olsun diye dedim ama dikkatli ol başka birşey yapma dedi tamam dedim ve ben domaltıp aynı pozisyonda baldıza bu sefer götten kaymaya başladım

daha önceki sikişmemizde zorlada olsa birkaç sfer baldızı götten sikmiştim ve o yüzden göt alışmıştı fakat nekadar alışırsa alışsın yarrak kalın olduğu için zorlanıyordu ve kremi aldım bolcana kremledim götünede sürdüm yavaş yavaş yerleştirdim bağımasın diye ağzını kapattım ama yine azda olsa sesi yükseldi ben götten sikerken elimle krem sürdüğüm için elim kremin yağından olsa gerek kaygandı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Üniversiteli Kızdan Lüks Fahişeye! – 3 –

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Üniversiteli Kızdan Lüks Fahişeye! – 3 –
Sabah epeyce geç kalkmıştım. Kahvaltımı yaptım, evin havuzunda yüzüyordum. Bir ıslık sesiyle irkildim. Baktığımda Kerim bey beni kenardan izliyordu. Yüzerek yanına gittim. Bana iltifatlar ediyordu. Gülümseyerek ona elimi uzattım, beni havuzdan çekmesi için. Ama elimi tuttuğunda içimden muzurluk yapmak geldi ve onu havuza çekip suya düşürdüm. Havuzun içinde kendini toplar toplamaz dudaklarına yapıştım ve öpüşmeye başladık. Zaten havuzun derin olmayan kısmında idik. O da bana karşılık veriyordu. Ellerimiz birbirimizin bütün vücudunu okşuyordu. Hemen onun sikini okşamaya başladım. Kalkmıştı, kocaman olmuştu. Sikini çamaşırlarından kurtardım, ben de bikinimin alt kısmını çıkarttım ve Kerim beyin kucağına zıpladım. O da hemen amıma yerleştirdi sikini…

Suyun içinde sikini içime almak çok hoş olmuştu, muhteşem bir zevkti. Bir süre böyle devam ettik, sonra beni indirdi ve arkamı çevirdi. Ben havuzun kenarlarından tutundum, o da arkamdan yaklaşarak, sikini arka deliğime dayadı ve içeri girmeye başladı. Yavaş yavaş kökünü bulmuştu ve pompalamaya başladı. Muhteşem zevkli oluyordu ve kısa sürede bütün döllerini götümün içine boşaltmıştı bile…

Beraberce çıktık havuzdan ve duşa gittik. Ilık duşun altında sikini ağzıma aldım ve tekrar kaldırdım. O da beni yukarı çekti, dudaklarımız tekrar birleşti. Çılgınca öpüşüyorduk. Elleri bütün vücudumu dolaşıyor, beni çıldırtıyordu. Dudaklarımdan boynuma indi, oradan göğüslerimi emmeye başladı. Çok hoşuma gidiyordu. Ve oradan da daha aşağı inerek, amımı yalamaya, dilini içime sokmaya başladı. Ben uçuyordum artık. Bir yandan da 2 parmağını arka deliğime yerleştirmiş, git gel yapıyordu. Muhteşem bir zevkti bu. Tepemden akan ılık su, amımı delice seven bir dil ve göt deliğimde gidip gelen 2 parmak beni mest ediyordu ve çok kısa sürede deliler gibi boşalmıştım…

Kerim beyi yukarı çektim, tekrar öpüşmeye başladık ve ona arkamı döndüm. Önünde domalmıştım. Hemen arka deliğime hamle yaptı, ama sikini götüme almadım ve o pozisyonda amıma girmesini sağladım. Hızla pompalıyordu. Ben 2. orgazmıma doğru gitmeye başlamıştım. Gittikçe hızlanan bir tempo ile amıma girip çıkıyor, ben deli ediyordu. Ve ben 2. orgazmımı kasılarak yaşarken, o da amımdan çıkartıp kocaman sikini göt deliğime dayadı ve girmeye başladı. Sikini götümde hissetmek benim de çok hoşuma gidiyordu ve köküne kadar sokmaya başladı. Muhteşemdi. Köklediğinde, bir eliyle de bızırımı okşamaya başlamıştı. Ben tekrar uçuşa geçmiştim. Hızla pompalıyordu…

Bir ara götümden çıktı, “Bekle, odaya gidip gelecem hemen!” dedi, gitti. 1-2 dakika sonra, ben daha ne olduğunu anlamadan, koca sikini tekrar götüme saplamış ve pompalamaya başlamıştı. Birkaç sefer götümde git gel yaptı ve sonrasında amımın ağzında başka bir şey hissetmeye başladım. Gözlerimi açtığımda, o akşam kullandığım belden bağlamalı vibratörü alıp gelmiş, kendisi götümü sikerken, vibratörü de amıma sokmaya başlamıştı. Yine aynı anda 2 deliğim de dolmuş, ikimiz de zevkten uçmaya başlamıştık. Gittikçe hızlanıyordu, boşalmak üzere olduğunu anlamıştım, hemen sikini götümden çıkarttım ve çömelip sikini ağzıma aldım. Vibratör ise halen amımda idi. Hem Kerim beyin sikini emiyordum, hem de vibratörle kendimi sikiyordum. Ve fazla sürmedi, Kerim bey bütün döllerini ağzıma boşalttı. Ben de iştahla onları yutum. Sonra ikimiz de yıkanıp çıktık…

Yemekte bana, 1 hafta izinli olduğumu, eğer istersem ailemin yanına gidebileceğimi söyledi. Ben de sevinerek hazırlıklarımı yaptım ve ertesi gün yola çıktım. Ailem benim çok iyi maaşla staj yaptığımı sandıkları için arabamla rahatça gitmiştim. 1 hafta boyunca, annem, babam ve kardeşlerimle özlem giderecek ve tatil yapacaktım…

İlk 2 gün gayet normaldi, 3. gün benim ta Ortaokuldayken erkek arkadaşım olan Selim’i gördüm. Selim uzun boylu, atletik yapılı, masmavi gözler, simsiyah saçlar, muhteşem görünüyordu. Esk**en de yakışıklıydı, ama bu kadar değildi. Hele üzerinde daracık kot ve o kotun ön tarafındaki kocaman kabarıklık benim iştahımı kabartmıştı. Beni görünce yüzüne bir tebessüm gelmişti. Konuşmaya başladık. Babasının şirketini işletiyormuş, işleri büyütmüşler, durumları oldukça iyi hale gelmişti. Beni yemeğe davet etti, ama akşam olmak üzereydi. “Bugün olmaz, ama yarın öğlen olabilir!” dedim. Ertesi gün buluşacağımız yer konusunda anlaştık ve ayrıldık. Ertesi günü sabırsızlıkla çekiyordum. O kocaman kabarıklığı emmeli, amıma, götüme, her yerime almalı, doyasıya kendimi siktirmeliydim ona.

Ertesi gün annemden izin alıp onunla buluşmaya gittim. Üzerimde dar bir kot ve bir body vardı, ailemin yanında olduğum için fazla seksi giyinememiştim, ama yinede kalçalarım muhteşem belli oluyordu. Onunla buluştuk ve şehrin en lüks otellerinin birinde yemek yedik. Sonra, “Bara geçip 1-2 kadeh birşeyler içelim mi?” dedi. Ben dünden razıydım, bara geçtik. Biraz içki içtik, sonra dans etmeye başladık. Esk**en beri beni düşündüğünü falan anlatıyordu. Benim ise aklımda secde onunla yatmak vardı. Dans ederken kendimi ona iyice bastırıyordum. Artık onda da hareketlenmeler başlamıştı, önündeki sertliği büyüyordu. Kulağına, “Hadi yukarıda bir odaya çıkalım!” dedim. Hemen resepsiyondan bir oda ayarladı ve yukarı çıktık…

Kapıdan girer girmez dudaklarına yapıştım. Muhteşem öpüşüyordu. Öpüşürken birbirimiz soyduk, ikimiz de çırılçıplak kalmıştık. Aşağı doğru inmeye başladım, artık o kocaman yarağını istediğim gibi görecek, okşayacak ve emecektim. Evet şimdi karşımda idi, gerçekten şimdiye kadar gördüğüm en büyük sikti. Gülerek ona, “Nerde büyüttün bunu?” dedim. O da, “Keşke o kadar büyük olmasaydı, hiçbir kadınla doğru dürüst birlikte olamıyorum, bunu gören benden kaçıyor!” dedi. “Ben kaçmam, korkma!” dedim. O yarağı mutlaka içime almalıydım. Yalamaya başladım, zira ağzıma sığmamıştı. Sonra yatağa uzandım, o da üzerime geldi, boynumdan başlayarak, göbeğime kadar her milimetremi yalıyor, emiyor, okşuyordu. Amıma gelmişti, 2 parmağını amıma yerleştirdi, önce birkaç ileri geri yaptı ve sonra elini iyice bastırarak, çok hızlı bir şekilde sağa sola sallamaya başladı…

Hayatımın en kısa sürede ulaştığım orgazmını yaşamıştım ve öyle şiddetli boşalmıştım ki, yatak sırıl sıklam olmuştu. Onu hemen yukarı çektim, dudaklarına yapıştım. Ve kocaman sikini tutarak amımın ağzına yerleştirdim, “Hadi, sik beni! Seni uçuracağım, hepsini alacağım! Hadi sok!” dedim. Girmeye başladı. O neydi öyle, bacaklarımın arasında sanki bir direk vardı ve milim milim giriyordu içime…

Epeyce girmişti. Dayanamıyordum. Aldığım zevkten bütün vücudum boncuk boncuk ter olmuştu. Biraz daha, biraz daha derken nerdeyse amımın dibini bulmuştu, ama halen kasıklarımız birleşmemişti. Biraz daha yüklendi, hafif acı hissetmeye başladım, ama hiç önemli değildi. Biraz daha yüklendi ve kasıklarımız birleşti. Öylece beklemesini istedim. Biraz öylece bekledi. Ama siki içimde nabız gibi atıyordu ve bu atış bile benim yeniden boşalmama yetmişti. Bir süre sonra sikini içimde hareket ettirmeye başladı. Artık acı yoktu, muhteşem zevk dalgaları yaşıyordum. Onu alta aldım ve ben üste çıktım, onun kocaman yarağı üzerinde zıplıyordum artık. Onun da çok zevk aldığı her halinden belliydi. Bu arada ilk girişinde hafif bir kanama olmuştu, benim bekaretimi bozduğunu sanmıştı saf. Neyse, ben 5. orgazmımı yaşıyordum artık…

Ona sordum, “Selim, sen hiç bir kadını arkadan yaptın mı?” diye. O da, “Bu yarakla önden bile doğru düzgün kimseyi yapamadım, arkadan kim verir bana? Ama inan ki çok isterim!” dedi. “Öyleyse hadi yap!” dedim ve önünde dört ayak oldum, çantamdaki kremi almasını ve arkamı kremlemesini istedim. Zira şimdiye kadar götüme hiç bu kadar büyüğü girmemişti. Götümü güzelce kremledi. Parmaklarını sokmasını istedim. Önce 1, sonra 2, sonra 3, sonra 4 ve en sonunda 5. parmak da giriyordu götüme. Götüm artık iyice esnemişti. Onu yatağa sırtüstü yatırdım ve yarağını arka deliğimin ağzına dayayıp, üzerine oturmaya başladım. Çok zorlanıyordum onu almakta (İlk kez götten verdiğim gün geldi aklıma, o günde böyle zorlanmıştım, hemde bundan çok daha küçük bir yarak için).

Biraz uğraştan sonra başı girmişti, ama canım yanıyordu. Bir süre bekledim öylece. Yavaş hareketlerle yarısından çoğunu almıştım. Canımın acısı gittikçe hafifliyordu. Ne olacaksa olsun dedim ve birden oturdum. Ama oturmamla birlikte yüksek bir çığlık atmıştım, götüm yırtılmıştı sanki. Öylece kaldım bir süre. Bir an baygınlık geçirir gibi oldum, ama köküne kadar da almıştım. (Benim gibi bir fahişe için bu normal olmalıydı, ya Kerim beyin evinde böyle bir şeyle karşılaşsaydım?). Biraz durduktan sonra hareketlenmeye başladım. Canım halen yanıyordu, ama gittikçe hafifleyen bir acıydı bu ve 5 dakika sonra o acı da gitti. Şimdi o koca yarağı köküne kadar götüme alabilmiş olmanın zevkiyle, doyasıya kendimi siktiriyordum…

Bu arada Selim bana iltifatlar ediyor, “Dile benden ne dilersen!” falan diyordu. Bir süre üzerinde zıpladıktan sonra, erkeklerin anal sekste en çok sevdiği pozisyona geçtim, önünde dört ayak olmuştum. O da arkamdan yaklaştı ve yarağını dayadı. Ama az önce onun üzerinden kalktığımda götümden içeri giren hava içimi dondurdu diyebilirim, göt deliğimin ağzını hissetmiyordum. Girmeye başladı ve kısa sürede kökledi, hızla pompalamaya başladı. Bana iltifatlar yağdırıyordu. Ben ise aldığım zevke bakıyordum…

Artık gelmek üzere idi, ona amıma girmesini söyledim, o da hemen götümden çıkarıp amıma girdi ve pompalamaya başladı. İçimi öylesine dolduruyordu ki, ben yine boşalmıştım. Amıma birkaç git gel yaptı ve boşalmaya başladı. İçimde sanki bir yanardağ patlamıştı, lavları bitmek bilmiyordu. Bir süre daha amımın içinde bekledi ve içimden çıktığında yatağa dökülen dölleri bir su bardağını rahat doldururdu herhalde. Yanıma uzandı ve “Sen muhteşem bir kadınsın! Daha ilk seferinde bunun hepsini içine aldın ya, dile benden ne dilersen!” diyordu…

Saf garibim, amıma ilk soktuğunda kanama olduğu için bekaretimi bozduğunu sanıyordu, suratında onun suçluluğu vardı. Bunu değerlendirmeyi düşündüm ve bu işin bana ekonomik bir katkısı olmalıydı. Ona, benim bekaretimi bozduğunu, ama onunla evlenmeyeceğimi, ama bekaretime karşılık, onun işyerlerinden birinde erkek kardeşime müdürlük vermesini istedim. O da, “Zaten annenlerin mahallesine bir süpermarket açacaktım, oranın müdürü de kardeşin olsun!” dedi. Kabul ettim ve “Tamam ozaman anlaştık, şimdi toparlanalım!” dedim. Toparlandık, ama ben bir yarım saat odanın içinde yürüyüşümü düzeltmeye çalıştım. Sonra çıktık otelden. Bu arada telefon numaralarımızı aldık. Bana, “Sen gidince yine yarağım elimde kalacak! Bunu alabilecek kadını birdaha nerden bulurum? Birdaha görüşecekmiyiz?” diyordu. Ona, “Eğer istersen, senin yarağını alacak başka kadın bulurum!” dedim. O da, “O zaman var ya, süpermarketin tapusunu bile kardeşinin üzerine yaparım!” dedi. “OK!” dedim ve ailemin evine döndüm.

Evde duşa girdim, amıma ve götüme soğuk suyla masaj yaparak kendilerine gelmelerini sağladım, ama hiç rahat oturamıyordum. Ertesi gün yataktan zor kalktım. Tatilimin son 2 gününü de evde annem ve babamla geçirdim. Bu arada erkek kardeşim için ayarlamış olduğum işi de müjdeledim ve tatilim bitince Ankara’ya döndüm. Kerim beye 1 hafta misafir almamasını, rahatsız olduğumu söyledim. O da normal olarak kabul etti.

2 ay sonra kardeşim yeni açılan süpermarkette müdür olarak işe başladı. Daha sonra ilginç bir gelişme daha olmuş, Selimin ailesi, Selimle evlendirmek için annemlerden kız kardeşimi istemişler, bizimkiler de kabul etmişler ve nişan takılmış. Tanrı kızkardeşime sabır versin. Ama ben hemen Selimi arayarak, “Bak Selim, kızkardeşimi alıştıra alıştıra sik, canını yakma kızın, yoksa bozarım işi!” dedim. O da, “Tamam!” dedi. Evlendiklerinden kısa bir süre sonra kız kardeşimle konuştuğumda, onun iyi olduğunu ve benim başardığım şeyi, onun da büyük bir beceriyle başardığını öğrendim. Kızkardeşim adına mutlu olmuştum, ama kocasının benimle sikiştiğini bilmiyordu tabi!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

webmaster forum play casino canlı bahis illegal bahis illegal bahis kaçak bahis canlı bahis güvenilir bahis sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan sakarya escort bursa escort kocaeli escort bursa escort bursa escort bursa escort kayseri escort bursa escort bursa escort